14. yüzyılda yaşamış Müslüman dini önderlerden Fazlullah Esterabâdî kıyametin kopmak üzere olduğuna inanıyordu. Rüyalarında Allah'ın doğrudan ilhamına mazhar olduğunu iddia ediyor, bu yüzden Hz. Musa, Hz. İsa ve Hz. Muhammed ile aynı mertebede olduğunu düşünüyordu. Ses ve harfin, âlemdeki tüm hakikati kapsadığını düşündükleri bir dili oluşturduğuna inanan takipçileri Hurufiler olarak anılıyordu. Onlar, Fazlullah'ı Allah'ın insan bedenindeki tecessümü olarak görüyor ve hatta 1394'teki idamından sonra onun dünyaya bir kez daha gelip kıyametten önce dünyada adaleti tesis etmesini bekliyorlardı.
Fazlullah Esterabâdî'nin hayatı ve düşüncelerini ele alan bu kısa ve ilginç çalışma Hurufilik hareketinin tarihini ve Fazlullah'ın, kendisinden sonra yaşamış Müslümanlar üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor.
Shahzad Bashir Stanford Üniversitesi'nde profesör. İslam tarihi üzerine çalışmalarını sürdürüyor.
Yayınlanmış çalışmalarından bazıları şunlar:
-Messianic Hopes and Mystical Visions: The Nurbakhshiya between Medieval and Modern Islam, -Sufi Bodies: Religion and Society in Medival Islam.
گاهی با جریانهایی آشنا میشیم که تاثیر زیادی بر جریانهای مهم بعد از خودشون گذاشتند، حتی در سطحی وسیع تر، اما تا بحال به گوش ما هم نخوردند. به نظرم یک عامل مهم در چنین اتفاقی ضعف آموزش تاریخی ما و زوایای پنهان بیشمارش است. در مورد خاص فضلالله استرآبادی و حروفیه، این تاثیرگذاری بر روی شاه اسماعیل و صفویان، و بعد ها بابیها و بهایی ها ظاهرا بیش از سایرین بوده و از طریق بکتاشیه به عثمانی و بالکان و حتی مجارستان میرسه. اما در حالیکه خاستگاه و محل گسترش اصلی ایران بوده از آن چه میدانیم؟ بدیهی است که این اثرگذاری ها بر جریانهایی است که با قرائت رسمی دینی امروز ما فاصله زیادی دارد و شاید همین به گوش خوردن هم موهبتی باشد
در هر صورت به عنوان یک جریان مدعی مهدویت، تاکید فضلالله و پیروانش بر ماهیت حروف در هستی و ارتباط معانی درونی آنها با پدیدههای طبیعی و عرفانی جالب و قابل تامل است. قابل تامل از این جهت که نشان میدهد برای انسان دوران ما چقدر تفکیک خرافات از برخی عقاید صوفیانه و عرفانی گذشتگان ما چقدر میتواند دشوار باشد. اثر تحقیقی مقدماتی مثل این لازم است گرچه متن آن کمی آکادمیک و خشک نگاشته شده
Tüm evrenin sesle var olduğunu söylüyorlar, neticede Allah daha öncesinde alemde yalnız olduğundan ve iletişim kuracağı herhangi bir varlık olmadığından bir dili kullanmasını gerekmemekteydi. Bir dilin vücuda geldiği ilk an da "Ol/Kün" emriyle beraber oldu. Devamındaysa sesler ve harfler bu hitaptan türedi. Sesle fiziksel gerçeklik arasındaki gerçeklik de böylece kurulmuş oldu. Daha bir çok konuda farklı görüşleri olan, harfleri, kelimeleri, ilm-i simayı ve vahdet-i vücud anlayışını farklı bir perspektife ele alan bir kitap. Standart öğretinin dışına çıkan, farklı yorumların renkliliğini gösteren ama bir o kadar da bazı süreçlerin/hamlelerin nasıl politikaya karıştığını göstern bir kitap. Ayrıca kitabın sonuna eklenen okuma listesi de bu konuya adım atanlar için ufuk açıcı bir nitelikte.
"İnsan bedeni, fiziksel hareketler vasıtasıyla seslerin ifade edildiği harfler olarak görülüyordu ... Fazlullah namaz sırasında insan bedeninin üç türlü duruş içinde olduğuna dikkat çekiyordu. Bunlar, ayakta durmak (kıyam), elleri dizde birleştirerek eğilmek (rüku) ve yere kapanmaktı (secde). Bu üç şekil tahmin edileceği gibi yine Allah'ın ismini meydana getiren ve biri dik (müstakim), diğeri eğri (mu'vec) ve sonuncusu yuvarlak (müstedir) olan elif, lam ve he harflerini imliyordu."
Konuyla ilgili genel bilgi almak için çok iyi bir eser. Benim gibi çok az ilginiz ve bilginiz var ise bu konuyu yormadan ve sıkılmadan anlayabileceğiniz bir eser.