Felsefeyi psikoloji ile zekice birleştiren A. Dufourmantelle, riski ve risk almayı biraz karışık bir şekilde anlatıyor ve risk almaya gerçekten övgü yağdırıyor. Hayat hikayesini okuyunca düşüncelerinin arkasında tam bir inançla durduğunu risk almaktan kaçmadığını göreceksiniz.
Bir filozof aynı zamanda bir psikanalist, tıp eğitimi gerektiren psikiyatrist değil, anlatımların ruhsal çözümlerini yapan bu konuda eğitim alan bir psikanalist. Bu nedenle akademik derinliklere dalmadan, özellikle kendi deneyimlerine ait çeşitli psikanaliz örnekleriyle risk almanın kötü bir şey olmadığını anlatıyor.
Ele aldığı konular çok çeşitli, örneğin; bağımlılıklar, korkular, aileyi veya eşi terketme, özgürlük, kaygılar, hayal kırıklıkları, rüyalar, yalnızlıklar, inanmak, umut etmemek, itaat etmemek, mahremiyete bağlılık vb bir çok ilginç ve güncel insanlık halleri. Aşırı yoruma kaçılan bazı bölümler kitap içinde yama gibi duruyor, örneğin romantizmi riske atmak, çeşitlemeleri riske atmak vb gibi. Alıntı yaptığı yazar ve bilim insanları dünyaya farklı bakan kişiler; J. Derrida, M. Blanchot, G. Deleuze, E. Levinas, F. Guattari, ve tabii ki Descartes, S. Freud, F. Nietzsche, S. Kierkegaard, J. Kristeva vd.
Hızla okunacak bir kitap değil, biraz zaman ayırmak gerek, bazı yerlere tekrar dönüşleri yaşadım, kitap çizme huyunuz yoksa küçük bir not defterini yanınızda bulundurun. En önemlisi bu tarz kitaplarda sıklıkla rastlanan “fikri empoze etme”, adeta okura bazı konuları dikte ettirme olayının bu kitapta hiç olmaması. Özgür düşünceye saygılı olması. Riske övgü düzenleyen yazar sizden risk almanızı bekleyerek yazmamış bu kitabı kanımca. Keyif alarak okudum yoğun içerikli bu kitabı, öneririm.