Mustafa Bülent Ecevit (May 28, 1925, Istanbul – November 5, 2006, Ankara) was a Turkish politician, poet, writer and journalist, who was the leader of Republican People's Party (CHP), later of the Democratic Left Party (DSP) and four-time Prime Minister of Turkey
Ecevit Ailesi’ne yakınlığı ve hayranlığı olduğu anlaşılan gazeteciden, çanak sorular dışında merak uyandırabilecek hiçbir soru soramama hali. Yakın tarihe ilişkin bir dönem tekrar hatırlanıyor tabi. Ancak bilinmedik bir içerik yok kitapta. Usta politikacı, her konuda politika yapmayı başarıyor. Gazetecinin hayranlığı ise tarihin görüp görebileceği en büyük politikacıyla karşılaştığımız sanrısı düzeyinde.
Mustafa Hoş’un doğru bir tespiti vardır: “Neo Türkiye’nin panzehiri hafızadır”. Her gün yeni gündemlere uyanırken neler olup bittiğini çok da fark edemeden yaşıyor, kritik olayları “unutup gidiyoruz”. Bu kitap da bir panzehir gibi, Türkiye’nin 40’lı yıllardan başlayarak bugüne uzanan siyasal ve sosyal gelişimini, bizzat Ecevit çiftinin ağzından hatırlamamızı/öğrenmemizi sağlayan bir kitap olmuş. Türkiye’nin demokrasiye geçişinden bugüne yaşanan olayları, iç ve dış etkileri birinci ağızdan bir film şeridi gibi okumak, bugüne olan bakışımı da netleştirdi diyebilirim. Ecevit’in çok değerli bir devlet adamı ve vatansever olduğunu düşünürdüm, bu kitapta bu düşünceyi destekleyici pek çok argüman buldum. Önyargı ile yaklaşılan Rahşan Ecevit’i ise hiç tanımadığımı fark ettim. Bütün kadınlara örnek olacak bir hayatı olmuş Rahşan Hanım’ın. Arka planda toplumun gelişimi ve sosyal sorunlar için yaptığı çalışmalar detaylı şekilde aktarılıyor.
Farklı siyasi görüşlere sahip olabilirsiniz. Ama yine de sol’un penceresinden objektif bir yakın tarih analizi sunuyor bu kitap.
İsimlerin Bülent ve Rahşan Ecevit olmadığını farz ederek okuduğunuzda da, hangi siyasi görüşten olursanız olun, demokrasiye ve ülkesine inanan, ülkesini seven bir kişinin hemfikir olmayacağı pek az fikir bulabilirsiniz bu kitapta.
Yakın tarihini merak eden herkese tavsiye ederim. Bence arşivlik bir eser.
Beklentim biraz daha fazlasıydı.. Bilmediğimiz ya da tahmin edemediğimiz pek bir şey yok kitapta.
Yine de birkaç günlüğüne bile olsa Ecevitlerle vakit geçirme şansını verdiği, Ecevitlerin birbirlerine olan bağlılıklarını ve olaylara sakin ve insancıl bakış açılarını hatırlattığı için güzel bir tat bırakıyor.
İki, üç anekdot ilgimi çekti ama ben de yapılan yorumlarda olduğu gibi pek bilinmedik bir şey olmadığı konusunda hemfikirim. Öte yandan yazarın Ecevit ailesiyle ahbaplığı olması sıcaklık vermiş ama sanki daha keskin soruların sorulmasını da engellemiş. Yine de bir çırpıda keyifle okunan bir kitap ortaya çıkmış. Ecevit ailesinin yanıtları ve üslupları hoşuma gitti.