İstanbul’da yaşayan Hare’nin sıradan bir hayatı vardı. Profesyonel bir dansçı olmak ve kız kardeşi Sare için bir eczane açmak dışında büyük hayaller kurmamıştı. İstemediği halde bir suça karışınca büyüdüğü kasabaya sığınmaktan başka çaresi kalmadı.
Ailevi bir görevi yerine getirmek için geldiği kasaba, başarılı bir cerrah olan Engin Dinçerler’e göre değildi. Genç adamın mesleğinin etrafında dönen kuralcı hayatı bu sakin kasabada karşılaştığı bir kızla birlikte tepetaklak oldu. Yaşantısına tamamen aykırı olan bu güzel sarışını kolayca bertaraf edebileceğini sandı ve fena halde yanıldı.
Tanışmaları olaylı, aşkları sıra dışıydı…
Bir yanda suçla kararmış geçmişinden korksa da, yıllar sonra karşısına çıkan ilk aşkıyla mutluluğu düşleyen Hare, diğer yanda ailesine karşı işlenen suçun intikamını almak için peşlerine düşen bir adamla başı ve kalbi büyük bir belada olan Sare…
Akdeniz kıyısındaki o saklı kasabada rüzgârı duyacak, denize dokunacak, sayfalara karışıp heyecanlı bir maceraya, iki zorlu aşka ve taptatlı bir komediye ortak olacaksınız…
Asude, 1986 yılında doğdu. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesinden mezun oldu. Eğitim hayatından itibaren yazmaya ilgi duyan yazar, üniversite yılları sırasında birçok senaryo ve kısa öyküye imza attı.Sosyal medyada çeşitli hikayeler, romanlar yayınladıktan sonra ilk kitabı Gül ve Avcı'yı 2013 Yılında çıkardı. Pabucumun Ajanı ile başarısını taçlandıran yazar,kitaplarıyla okuru gündelik hayatın streslerinden uzaklaştırıp, gülümsetmek istediğini söylüyor. Eserleri romantik komedi, tarihi ve dram türündedir.
tipik Asude kitabıydı. gülmekten yanaklarınız ağrıyor ve keyif alıyorsunuz buna rağmen kitabın fazla uzadığını düşündüğümü belirtmeliyim. eğer rs deyseniz ya da yeni okumaya başlayan biriyseniz sizin için iyi bir seçim. fakat önce yazarın diğer kitaplarını kronolojik olarak okumak gerekli çünkü çiftler hakkında spoiler var.
Ta ta ta tammm bakın hangi güzelliği okumuş bulunuyorum😍 İzmir fuarından önce elime geçmiş olsa da ancak vakit bulup okuyabildim. Zaten ele alınca bırakması pek mümkün olmuyor. Sonuçta bir Asude eseri😂
Ben bayağı bayağı cidden aşırı beğendim.😂 Asude'nin kitaplarda genelde 2.yan karakterleri ayrı bir severim ama burada asıl karakterlerden gözümü alamadım ki yahuuu. Engin ve Hare. Cidden ilk defa uyuz bulmadığım hareketleri olan bir kız yazmışsın Asude😂😂😂
Hare'yi acayipppp sevdimm. Ben bile kendime inanamasam da sevdim😍 Kardeşinden de cok sevdim 😂 Doğu da güzeldi falan ama Engin de ona bin basar😂
Konuyu kısaca anlatayım desem elimde patlayacak her türlü spoi vericimm. Asude sağolsun a desek spoi olcak şekilde yazmasını iyi biliyor😅 O yüzden anlatmiyorum. Alın okuyun kardeşim aaaa.😂 Engin doktorumuzun düğününde görülen gezegenlere de ayrı bir bayıldım.😍 Sondaki çocuk sahneleri on numara. Oyyyy böyle sarıp sarmalayasim geldi tüm kitabı karakterleri. Eline emeğine sağlık canım @deasude 😘 yeni kitaplarında buluşalım en yakın zamanda💕
Yine ve yeniden çok güzeldi. 😍😍😍 Zaten hep söylüyorum söz konusu Asude kitapları olduğunda objektif olamıyorum. 😊 Şimdi de heyecanla Sezin'in kitabını bekliyorum.Okuduğumuz kısa tanıtımlar bile beni şimdiden merak içinde bıraktı.😊
Asude, benim severek okuduğum ve her kitabında kendini geliştiren bir yazar. Özellikle Ateşle Oynama kitabında kendini oldukça geliştirdiğini düşünüyorum.
Hikaye küçük yaşlarda tanışmış iki çocuğun aradan 22 yıl geçtikten sonra tekrar karşılaşması ile başlıyor. Tabi işin içinde bir suç, bir kaçma kovalama macerası da var.
Başlarda Engin'e sinir olsam da, -arkasından az hödük demedim!- Affet! Sonrasında Hare'nin aşkıyla öyle bir hale geldi ki.. Yanıp tutuştu, deli divane oldu adeta.. Özellikle Hare'ye yaptığı itiraftan sonra gönlümü çeldi.
Engin'e bir noktada kızdım. O da Hare'yi annesine karşı ezdimesiydi. Yani kızı koruyup kollamasını, savunmasını isterdim. Engin'in annesi de az şirret değil, canım! Hare yine iyi dayandı. Neyse ki Engin Efendi sonunda doğru yolu buldu.
Hare ve Sare'yi ise böyle bağrıma basmak istiyorum. Hare'nin kardeşinin geleceği için kendi hayallerinden vazgeçmesi çok dokundu bana. Yüce gönüllü bir kardeş ilan ettim kendisini.. Birbirlerine "Sarelle" ve "Kelebek" diye hitap etmeleri ise çok güzeldi. İki kardeşin aralarındaki bağ çok özel ve güzeldi. (Hare'nin dans yeteneğini ie hayran hayran okudum.) Gelelim hikayedeki en sevdiğim karaktere. Doğu! Başta kendisine de hödük falan dedim ama sonradan kendini bir sevdirdi ki.. Görmeniz lazım. Sare'ye dokunacak bir elin, saçının teline zarar verecek herhangi birine dünyayı dar edecek kadar kendini Sare'de kaybeder bir halde buldu.
Ben böyle başlarda hödük olup sonraları aşklarından deli divane olan karakterleri seviyorum. Engin ve Doğu da onlardan biri.. Çiftlerin aralarındaki atışmalar ise tam seyirlikti.. Okurken o kadar keyif aldım ki.. Kitabın dili de oldukça akıcıydı ki bir oturuşta 200 sayfayı devirmişim. -Güya 100 sayfa okuyacaktım.- 😂
Sonuç olarak her bir satırından keyif aldığım arada sinirlenip hüzünlendiğim ama çokça sevdiğim bir kitap oldu Ateşle Oynama.. Şimdi sırada Sezin var. Deli gibi merak etmemek elde değil.. 😍
Ateşle Oynama uzun zamandır çıkmasını beklediğim bir kitaptı, okumayı bu kadar ertelememin nedeni ise kıyamıyor oluşumdu. Sıkı bir Asude hayranıyım ve Hare&Engin çiftinin maceralarını ve aşklarını da çok sevdim. Başlarda Engin’in o şüpheci, kasıntı hali, Hare hakaret içeren bir cümle kurmasa, sadece kendini savunsa dahi, sürekli “Annemle böyle konuşamazsın”, “Beril’le böyle konuşamazsın”, “Dayı oğlumla böyle konuşamazsın” lafları beni sinir etti. Aşırı kuralcı, fazla prensipli, hayatını sadece mantık üzerine kurduğu bir düzene göre yaşayan o adama Hare’nin aşkı çoook iyi geldi. Tuna&Deniz, Tekin&Rüya çiftlerine de tekrar rastlamaya bayılıyorum. Her seferinde Tuna ve Deniz özlemimden içim gide gide okuyorum o satırları :( Diğer kitapta da görmek istiyorum onları, kızlarının adını ne koymuşlar merak ediyorum :D
Kurumsal Kasıntı gibi Kalpsiz Kalp Cerrahı’na da bayıldım. :) Sezin’in kitabı içinse beklemedeyim^^
#kitapyorumu 🌸 💚 Tanışmaları olaylı, aşkları sıra dışıydı...
Engin Dinçerler, yaşantısına tamamen aykırı olan bu güzel sarışını kolayca bertaraf edebileceğini sandı ve fena halde yanıldı. Doğu Özkara, intikam için geldiği yerde işini hemen bitirip dönmeyi beklerken bir çift masum gözün esiri oldu. ▪ Bir yanda şuçla kararmış geçmişinden korksa da, yıllar sonra karşısına çıkan ilk aşkıyla mutluluğu düşlerim Hare, diğer yanda ailesine işlenen suçun intikamını almak için peşlerine düşen bir adamla başı ve kalbi büyük bir belada olan Sare... 💉 🌹 💙 Yine her Asude kitabı gibi okumaktan büyük zevk aldım.😍Çok güzel, kıpır kıpır, eğlenceli, yeri geldi mutlu eden bazen de sinirden delirtten çok güzel bir kitaptı. Asude'm yine kalemini konuşturup bana her duyguyu yaşattı. Kitaptaki tüm çiftlerimizi çok sevdim 😍 Canım odunum Engin ve Kıpır kıpır Hare iyi ikili oldular. Hare hayatın ona yaptırdığı kötülüklere rağmen çok masumdu bence. Saf sevgisi ve tertemiz aşkıyla onu çok sevdim. Engin'e başlarda çok ama çok gıcık oldum. Sağolsun bana her duyguyu yaşattı. (Özellikle de sinir 😂Kitaba girip saçını yolmak istemedim değil 🙈) Ama ne zaman bizim odunumuz alev aldı ortaya bambaşka bir Engin çıktı.😁🔥 Hare pes etmeyen, sürekli sevmeye devam eden halleriyle kendine bağladı. Kitaba dair sevmediğim tek şey Hare'nin Engin'i çabuk affetmesi oldu. (Özellikle bir yer varki asla affedemezdim🙈) Biraz sürüm sürüm sürünmesini isterdim😈(Sürünen erkek candır 😂) ▪ Kitapta daha da çok sevdiğim bir çift var ki Doğu ve Sare 😍 Ahh Doğu, özellikle ona bayıldım. Sert görüntüsüne rağmen yumuşacıktı😍Kendine kütük diyor birde. Böyle kütüğe can kurban 😍 Sare ile ikisini okumak çok güzeldi. Keşke biraz daha okusaydık, onlara doyamadım. İntikam için gelen adam harika bir şekilde koruyucu oldu. ▪ Kitapta her çift çok güzeldi. Ercüment ve Kelly'e ayrı bayıldım. Onların aşkı da çok güzel ve ilginçti. Kesinlikle harika bir hikayeleri var 😍Keşke onlarında kitabı olsa🙏Kelly tam Hare'ye layık elti. O Türk ruhlu bir İngiliz 😄 Şu bahsedilen çapkın doktorumuz Ural'da çok dikkatimi çekti. Bence yazarımız onu boşuna koymadı. Onun da bir kitabı gelse çok güzel olur. (Çapkın olup uslanan adamlara bayılıyorum. Aşık olduktan sonraki şapşik ve aşık olduğunu kabullenemeyen ama kızı da kıskanmaktan geri durmayan halleri çok tatlı😂) Lütfen onunda olsun 🙏❤ Sonlardaki diğer karakterlerimizi görmek çok güzeldi😍Nasıl özlemişim onları. Kız isteme sahnesi süperdi.😄Deniz ve Tuna, Tekin ve Rüya yine herzaman ki gibi çatlak ve delicesine aşıklar 😄😍Az da olsa hasret gidermiş oldum. Her sayfası ile çok güzel harika bir kitaptı 😍Nur Hanım kertenkelesi ve Hakan böceği hariç herkesi sevdim 😁 Sezin'in kitabı Tek Solukta'yı heyecanla bekliyorum😍Sonraki tanıtım çok merak ettirici ve güzeldi. 💙 🌹 "Biliyor musun, hayatım boyunca en çok zorlandığım teşhisi sonunda kendi kalbime koydum," dedi yarım bir gülüşle. Hare, mavi gözlerindeki berrak deniz bir kez daha taşmadan önce sorabilirdi. "Ne teşhisi?" "Kalbimin sadece sana ait oluşunun teşhisi sevgilim. Ortalama 80 bpm olan kalp atımımda duyulan şeyin, senin adın olduğunun... Bunu işitmek için steteskopa ya da EKG'ye gerek olmadığının... Bütün koroner arter sistemimden geçen tek şeyin senin sesin, kokun, nefesin olduğunun... Sen ve sana dair şeyin kalbimi, bedenimi ve tüm hayatımı beslediğinin teşhisi." ▪ "Buyurun, efendim!" dedi dişlerinin arasından. "Susadım. Soğuk su getir." "Zıkkım iç!" Taner kahkaha atarken Engin daha da öfkelendi ve aynı anda daha sertçe bağırdı. "Hemen!" "Geliyorum, efendim!" 🌸 Engin onun sözlerini bastırdı. "Seni seviyorum, Hare! Bu da bir çeşit yangın değil mi zaten? Beni yakmak mı istiyorsun, güzelim? Yaktın zaten. Baksana bana! Hazırlıksız ve provasız bir halde, dünyanın en berbat ilanı aşkını yaptım az önce." 🌻 Ahh Doğu'm ahhh 😍😍😍 ▪ Sare utansa da çenesini dikleştirdi. "Yani sen istemedin, öyle mi?" "Tek bir an bile!" "Elbette... Çünkü sen daima istenilen tarafsın değil mi? Ah, sendeki bu özgüven yeni bir gezegen keşfeden bilim adamlarında bile yok!" Doğu kıza döndü ve fısıldadı. "Ben bir gezegenden çok daha iyisini keşfettim." "Neymiş o?" "Sensin..."
Bu kitabı ben ve benim gibi Asude’nin kalemini seven herkes sabırsızlıkla bekliyordu. Neredeyse tam bir yıl önce yazar bize Engin’in ve Hare’nin kitabının geleceğini söylediğinde çok heyecanlanmıştım. Doktor Engin’i zaten tanıyorduk “Pabucumun Ajanı 2” kitabında kendisini şahsen tanımıştık ayrıca da “Daima Aşk Kazanır” kitabındaysa ismi geçmişti ve bizim ailemize böylece giriş yapmış oldu. Bu süre zaafında yazar bize sosyal medya aracılığıyla ilk dokuz bölümü yayınladı-bu arada kitaptaki bölümlerle yayınladıkları aynı eğer okuduysanız onuncu bölümden başlayabilirsiniz-. Ama ne yazık ki bu zaman aralığından çok yıprandım ve ümidim kalmadı. Yok bayram dediler, yok Şubat dediler her ay okunacaklar listesinden eksik etmedim kitabı tahmin edersiniz ki kitap çıkmadı. Ve sonunda kitap çıktı ve olabildiğince çabuk satın aldım. Zaten Engin’i seviyordum ama bu kitapla daha çok sevdim ve ailemizin bir üyesi oldu. Tabii ki Hare, Sare ve Doğu da. Bu kitaptaki olay akışı da diğer kitaplarındaki gibi aslında. Klasik bir Asude kitabı denilebilir. Ama benim zaaflarımdır ki çok seviyorum bu türü. Okurken hem güldüm hem de yüreğimde bir sızı oldu. Ayrıca bu kitapta Tuna ve Deniz’i, Rüya ve Tekin’i –Sezin’i- ve tabii ki de Beste ve Umut’u gördüğüm için ayrı bir mutlu oldum. Tabii diğer kitapların sonunda aldığımız güzel haberlerin de devamını okuyoruz. Tüm bu zamana deydi mi dersen hala düşünüyorum. Sadece tek ümidim “Tek Solukta” kitabı bizi bu kadar bekletmez.
Burada direkt birisine atıfta bulunmuyorum ama bu kitaptan puan kırmamın sebeplerinden biriside bu kadar beklemiş olmam açıkçası. 10/8
Allah'ım ya çok çok çok tatlı bir Asude kitabı okudum.Şuan buraya bu cümleleri yazarken şapşal şapşal sırıttığımı da eklemeliyim.Okurken muhteşem bir merakla çevirdim her sayfayı.Bir zaman sonra Engin ve Hare'yi bırakıp bütün sayfayı Doğu ve Sare'yi merak ederek çevirdim.Doğu ve Sare çok tatlıydı ki ben kitaplarda yan karakterlerin konuşmalarına daha çok müsade edilmesine bayılıyorum. Engin'in yengesini Kelly'e de apayrı bayıldım diyebilirim. Hatta hala gözümün önüne gelen ve beni hala güldüren repliğini size aktarayım..Sare Doğu'nun ardından ağlarken Kelly Sare'ye şöyle söylüyor;"Siz neden yanlış erkekleri seviyor,Sare?Senin sister Hare gibi? Bu satırı okurken ufak bir kahkahayı salıverdim dudaklarımdan.Ve söylemeden geçemeyeceğim final bir harikaydı. Bütün dünya dışı gezegenlerimizin bir kaçı finalde müthiş bir uyumla bize eşlik etmişti.Bunların başında nam-ı diğer Uranüs'lü ,Jüpiter'li olan jönümüz Tekin Soyönder ve finalde bulunmayıp ama adı geçen Neptün'lü Mert Kutlar. Pek tabi bu gezegenlerin bir araya gelmesiyle Deniz Engin'e isim bulamadan yapamamış ve ona da Satürn'lü demişti. Neyse baya konuştu ay pardon yazdı ben. Hemen kitabın konusunu sizlere kısaca aktarayım; Hare ve Sare anne ve babasını kaybettikten sonra geçim sıkıntıları yüzünden İstanbul'a gidip para biriktirmeye başlamışlardı,bir baltaya sap olamayan abileriOğuz kızların başına öyle bir çorap örmüştü ki kızlar soluğu doğup büyüdükleri yer olan Baharlıkoy'da almışlardı.Baharlıkoy'a gelen kızları aile dostları olan Bahadır bey karşılamış ve onları Dinçerler'in villasına götürmüştü iş için.Engin ve Hare'nin ve tabikiDoğu ve Sare'nin macera,aksiyon ve komedi dolu hikayeleri Engin'in villasında Hare'yi görmesi ve onu hırsız sanmasıyla başladı.
Kitap gerçekten çok güzeldi ve bunu bekliyordum. Bir kitap konusunda beklentiye girip o beklentinizin karşılanması kadar güzel bir şey yoktur herhalde. Asude, kalemini çok beğendiğim bir yazardır ve onun kitaplarını okurken ayrı bir zevkle okurum, bu kitapta da bu durum değişmedi. Asude'nin çoğu kitabı bazen ağlatsada eğlencelidir ve bu, onun kitaplarını okumamda büyük bir etken ama ne yazsa okurum dediğim de bir yazardır ayrıca. Bu kitabın ilk birkaç bölümünü Facebook'ta okumuştum, yani kitabın konusuna biraz hakimdim. Engin ve Hare'nin, Doğu ve Sare'nin aşklarını okumak çok güzeldi. Doktor -daktır- Engin'imizi Asude'nin diğer kitaplarından az çok tanıyoruz ve onun hikâyesini okumak için sabırsızlanıyordum.
Hare ve Sare, zor zamanlar yaşamış iki ikiz kardeşdir. Hare'nin dansla, Sare'nin de okuduğu eczacılıkla ilgili hayalleri varken hayat, onlara başka bir yol çizer. Hare'nin istemeden karıştığı bir suç ile kendilerini doğdukları kasabada bulurlar. Doktor Engin'in işinden başka düşündüğü tek bir kişi vardır ve onunda sebebiyle kendini yazları gittikleri kasabada bulur. Daha ilk karşılaşmalarında(!) olaylar baş gösterirken, eğlenceli, aşk dolu ve biraz da acılı bir serüvene adım atarlarken; Doğu ve Sare'nin de bu ikiliden aşağı kalır yanı olmadığını göreceksiniz. . Aile, hayatımızın en temel taşıdır. Bazen aile ve sevgi bağları bizi istemediğimiz şeyler yapmaya mecbur bırakabilir, dahası neye sebep olursa olsun vazgeçmek neredeyse aklımıza gelmez bile. Hare ve Sare birbirlerine sahip oldukları için mutluluk duysalarda, ailenin bazen 'yük'te olabileceğini onlarla birlikte deneyimliyoruz. Her iki çiftin de aşkını okumak keyifliydi. Engin'in karakteri ayrıca hoşuma gitti ama bazen, keşke bu kadar sertte olmasa, dedim. Kitabın sonlarında, diğer kitapların çiftlerini ve çocuklarını da okumak çok güzeldi, özlemiştim hepsini. Onlara, Sezin'in hikâyesiyle veda edeceğimizi bilmek şu an bile üzüyor beni. Neyse, güzel bir kitap daha okuduğum için mutluyum da.
Öncelikle kitabı beğendim. Asude'nin kalemi romantik komedilerde cidden iyi. İkizlerin aşklarını okumak hoşuma gitti. Ama ben Hare'den çok Sare'yi daha çok sevdim. Engin ve Hare'nin olayları beni bazen sinir etti. Sare ve Doğu kusursuzdu bence. Kitapta Doğu gelinceye kadar olaylı bir kitap değil. Doğu geldikten sonra bence olaylar sarpa sarıyor. Kitabın uzun olmasına bakmayın hızlıca okunabilir. Reading slumptan çıkarabilir. Güzel keyifli bir kitaptı. Asude den okuğum 3. kitaptı ve en sevdiğim bu kitabı oldu. 4,5/5
Yazarın kalemini her seferinde çok severek okuyorum. Ve bu kitabını da bir o kadar severek okudum. Konusuna geçmeden önce belirtmek isterim ki kitap cildiyle kapağıyla, iç sayfaların tasarımı ile bir görsel şölen sunuyor.
kitabın ilk sayfaları su gibi aktı. ilk sayfaları derken beş yüz sayfa falan. fakat son otuz sayfa yüzünden kitabı bu kadar uzun sürede okudum. çünkü çok uzatılmıştı. hani kitap benim için bitti ve ben artık onu kenara koymak istedim. daha fazla okumanın bir anlamı yoktu benim için. diğer kitaplarına kıyasla en az sevdiğim kitaptı. yine de benim için yazarın ayrı bir yeri var.
Asude kalemi daima beklediğiniz enerjide bir romantik hikaye sunar size... Hare'nin Engin'le olan hikayesi de tutkulu ve komik bir macera sunuyor size 😃
Evet Asude'den okuduğum ilk kitap Ateşle Oynama. Yani beğendim diyebilirim en azından erkek karakterin kız karakteri ezmesi gibi bi klişe yoktu. (Bad boy dediğimiz) Ancak Hare'nin 22 yıl boyunca kendisini ağlarken güldüren o 11 yaşındaki çocuğu unutmaması gerçekten çok dokunaklı geldi. Ben aşırı unutkan bir insan olduğum için de bana garip gelmiş olabilir jfjdjd Neyse ben Hare'nin ikizini daha çok sevdim neden bilmiyorum. Tabi biraz daha güçlü bir kadın karakter olabilirdi ama yine de sevdim. Doğu'yu kitabın başında her ne kadar öldürmek istesem de sonlara doğru bu isteğim biraz azalmış olabilir :) Neticede ben zorba zannediyordum onu ki kitabın başında öyleydi de çünkü Hare'ye zorbalık yapmıştı. Sonradan yaptıklarıyla bu durumu biraz telafi etti diyebilirim. Yine de akıp giden ve reading slump'a (okuma zorluğu) iyi gelecek dediğim bir kitaptı. Okunabilir. 6/10
This entire review has been hidden because of spoilers.
Hare ve Sare iki kız kardeştir.Hare çocuk yaştan beri çalışır ve kız kardeşini okutur.Kendisi ise en sevdiği şey olan dans için kursa başlar.Sare Eczacılık bölümü son sınıfta okuyor ve mezun olduktan sonra bir eczane açmak istiyordur.İki kız kardeş Sare'nin hayalini gerçekleştirmek için birikim yaparlar.Baş belaları olan abileri Oğuz sürekli onlardan para ister.Sare için birirktirdikleri parayı da abilerine vermek zorunda kalırlar.Bir gün Oğuz borçları karşılığında hayatının tehlikede olduğunu söyler ve Hare çalıştığı barın patronunu parasını çalmak zorunda kalır.Oğuz bu parayı da alarak kayıplara karışır.Barın sahibinin oğlu Doğu, Hare'den şüphelenmiştir.İki genç kız ise bu olay üzerine doğdukları yere, İzmir'e dönerler.Hare ve Sare bir süre Dinçer'lerin malikanesinde kalırlar. Engin Dinçer dedesinin rahatsızlığı sebebi ile o çok sevdiği ve hayatını adadığı doktorluk mesleğine kısa bir ara verir.Çocukluktan beri kalp cerrahı olmak istemiştir ve başarılı da olmuştur.İzmir'deki evlerine herkesten önce gelmiştir lakin evde bir hareketlilik vardır. Sare birinin geldiğini farketmiş ve kaçmaya çalışmıştır.Ama Engin onu daha iki adım atamadan yakalamış ve neler olduğunu sorgulamaya başlamıştır. Hare ve Engin'in karşılaşmaları yeni değildir.Ama bunu sadece Hare bilmektedir.Kalpsiz kalp doktorumuz Engin, Hare gibi hayat dolu birini sevebilir mi? Ya Hare yıllardır nerede olduğunu merak ettiği adamın dönüştüğü son halini ve kabalıklarına tahammül edebilecek midir? Sare kaçtıkları şeyin ellerine düşmüştür.Doğu onu bir ateş olup yakacak mı yoksa sarıp sarmalayacak mıdır? Kafanızda deli sorular😎 Okuyun ve merakınız son bulsun.
#alıntılar
🦋 Ben çekildiğim her fotoğrafta defolu bir kelebek gibi çıkarım. 🦋 Keşke her şey bilimsel gerçeklik kadar net olsaydı.O zaman bir formül bulur, bir uygulama yapar, bir reçete yazdırıp seni hep mutlu ederdim. 🦋 Çoktandır ellerim bir kağıttan gemiyi, kopmuştu denizinden.Başıboş bir balon gibi sökülmüştü ipinden... 🦋 Artık geldin, güneşli mevsimlerle dolu gökyüzüm ve sonsuzluğa denk sanki kelebek ömrüm.
Önceden bu kitaba 4 yıldız vermişim, ama yeniden okuyunca 3 vermeye karar verdim. Asudenin yazımını seviyorum, hatta benim adımda bir karakter yarattığı için biraz daha fazla bile seviyor olabilirim. Ama bu kitapta Hare’nin her olayı sineye çekmesi ve yine de gururu ile “e seni de ..... ederler” diyip gidememesi, her şeye rağmen Enginin yanında olması ve delulu takılması beni aşırı sinir etti. AZICIK GURURUN OLSUN BE KADIN! bundan 3 yıl önce okurken belli ki Aşkın gerçekten bir şeyleri değiştirebileceğine ya da savaşılacak bir şey olduğuna inanıyormuşum. Ama nedense artık böyle bir şey göremiyorum. Her neyse doktor engin umarım senin bir kopyan vardır tabii daha az reaksiyon vereni çünkü yeşil göz severim. Evet arkadaşlar, canım sıkıldı ve okudum fazla bir şey demeye gerek yok. Kendi eski yorumlarımı okuyunca daha çok şaşırdım, aman siz şaşırmayın.