Gözümüz nasıl evrimleşti? Renk nedir? Göz renklerimiz nasıl oluştu?
Neden morötesi ışınları göremiyoruz? Koku alma duyumuz nasıl gelişti?
Memelilerde erkekler neden dişilerden büyüktür? Atom altı parçacıklardan bir canlıya yolculuk nasıl gerçekleşti?
Geçiş formlarını anlamakta neden zorlanıyoruz? Gök cisimleri neden kendi etrafında da döner?
Serbest su damlası neden yuvarlaktır? Big Bang nedir, ne değildir?
İnsan formu maymundan geliyorsa maymunlar neden insanlaşamadı?
Kıllarımızın bir kısmını niye yitirdik, işe yaramayanlar niye kaldı? Genetik çeşitlilik nedir, ırklar nasıl ortaya çıktı? Atalarımızda sorun olmayan pek çok özellik sosyalleşmemizle birlikte bizde niye bedel ödemeye dönüştü?
Atom altı parçacıktan insana, türlerin görkemli yolculuğuna tanıklık edeceksiniz. Belgeleriyle ve kanıtlarıyla... Prof. Dr. Ali Demirsoy'un kaleminden...
Name : Ali İsmet DEMİRSOY Place and Date of Birth : Turkey – 8 February 1945 Nationality : Turkish Martial Status : Married, two children Present Job and Status : Professor of Biology Address : Hacettepe University, Faculty of Science, : Department of Biology, Beytepe, Ankara-Turkey
Elementary School : Yuva village/Kemaliye/Erzincan, 1951-1956. Junior High School : Kemaliye Junior High School, 1956-1959. High School : Ankara Gazi Lycee, 1959-1962. University : Ankara University, Faculty of Science, Department of Geology and Biology, 1962-1966 (B.S.) Doctorate : Atatürk University, Faculty of Science; Biology, 08.03.1971. Associate Professor : Atatürk University; School of Sciences, Department of Biology, 20.11.1974 Professor : Hacettepe University: School of Sciences, Department of Biology, 1979 (designation 30.04.1980).
Turkish - 1945 yılında, Yuva (Gerüşla)- Kemaliye (Eğin)/Erzincan köyünde çiftçi-sanatkar Mehmet Sadık Demirsoy'un oğlu olarak dünyaya geldi. 1956 yılında, köyündeki ilkokulu, 1959'da Kemaliye'deki ortaokulu, 1962'de Ankara Gazi Lisesi'ni, 1966'da Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Tabii İlimler Bölümü'nü bitirdi. Petrol aramada staj yaptı. 1966 yılında Atatürk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü'ne asistan oldu. 1971 yılında Erzurum ve civarı vilayetlerin Orthoptera Faunası adlı tezle doktor oldu. Aynı yıl DAAD'den aldığı bir bursla Almanya'da lisan okuluna devam etti. Daha sonra Humboldt bursunu kazanarak Hamburg Üniversitesi'nde, Paris ve Londra'daki araştırma enstitülerinde çalıştı. Türkiye'nin Caelifera Faunasının taksonomik incelemesi adlı tezle 1974 yılında Habilitasyonunu yaptı. Yine bu süre içerisinde Birleşmiş Milletler'in finanse ettiği bir derin deniz araştırmasına katılarak Kuzey Kutbu ve Grönland'da, İzlanda civarında, oseonografik, yavru balık ve deniz akımlarını inceleyen bir bilimsel araştırmaya aktif olarak katıldı. 1984 yılında Alexander von Humboldt bursunu tekrar alarak, Hamburg Üniversitesi Zooloji Enstitüsü'nde Türkiye Faunası ile ilgili araştırmalarına devam etti. 1978 yılında Hacettepe Üniversitesi'ne atandı. 1980-1981 yıllarında Zooloji Bölüm Başkanlığı, 1981-1982 yılları arasında da Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Dekanlığı yaptı. 1982 yılından beri Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü'nde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır. Ders kitaba, araştırma, deneme ve bilimsel roman tarzı çok sayıda kitabı vardır. Türkiye faunasının yanısıra, çevre, biyolojik çeşitlilik ve biyoloji eğitimi ile ilgili çalışmaları ve girişimleri vardır.
İsminin yanlış olduğunu düşündüğüm, asıl isminin '' Evrime Karşı Din - Ali Demirsoy'un Düşünceleri '' olması gereken kitap. Demirsoy önemli bir bilim adamı yazdıkları ve söyledikleri değerli şeyler. Ancak bu kitabında bir sürü yanlış yapıyor bana göre. En büyük yanlışını üslubu ile yapıyor. Üstten bakan, agresif, biraz alaycı okuyucuyu da hafife alan bir bakış açısı ile yazmış bu kitabını. Anlamsız bir şekilde evrimi anlatmaktan, bilim yapmaktan çok dinin gerçek olmadığına yoğunlaşmış ve sürekli bir dini inanç mukayesesine girmiş. Sürekli dine inanlar ve kutsal kitaplar üzerinden gidiyor halbuki bunlara hiç ama hiç gerek yok. Çalışmalardan bahsetse ve ortaya bilimi koysa başka bir şeye gerek kalmıyor isteyen istediğine inansın. Kimsenin inancı ile alay ederek her hangi bir yere varılmıyor ve kimse ikna edilmiyor. Evrimin din veya inançla da ilgisi yok, verileri çalışmaları ortaya koyarsınız ve anlatırsınız. Ama Demirsoy'un derdi evrimi anlatmaktan çok dini çürütmek olunca ortaya bilimsellikten son derece uzak evrimle çok az akalalı, kendi düşünce ve yorumlarını ortaya koyduğu bir kitap ortaya çıkıyor.
Diğer bana yanlış gelen kısım bir çok yerde kaynak olarak Vikipedia'yı veriyor ki hiçbir değeri yoktur özellikle de akademik camiada. Zaten genel olarak kaynakça kısmını da çok yetersiz buldum böylesi bir konuda. O kısmı da anlamadım.
Bunlarla beraber kitap içerisinde düşünce yapınızı değiştirecek ve ufkunuzu açacak bilgiler de var. Bunlar kitabın güzel kısımları ancak bir kaç bölümde çok fazla moleküler biyoloji ve genetiğe girip bizi detaylarla o kadar boğuyor ki bir yerden sonra kopmamak veya sıkılmamak mümkün değil açıkçası. Bu kısımlarla da gereksiz detaylar ile okuyucuyu yormuş ve konu bütünlüğünden uzaklaştırmış. İçinden notlar aldığım, çarpıcı ve güzel bilgiler öğrendiğim kısımlar da oldu ancak genel olarak bütününe bakınca kitabı hiç beğenmedim.
Bilimin ve bilim adamının din ile ilgisi yoktur ve olmamalıdır da. Bilimin amacı evreni yaşamı açıklamaktır. Açıklarken de bunu dini kaynaklara göre değil bilimsel deney ve gözlemlere göre yapmalıdır. Dolayısıyla kimsenin inancı bilime engel değildir.
Geniş bir kaynakçaya sahip, işin teknik tarafına ağrılık veren bir kitap değil. Öncelikle bunu göz önüne alarak okumak gerekiyor. Sıra sıra bilimsel makalelerle karşılaşmıyorsunuz. Evrim teorisinin ve kavramının temel mantığı anlatılmaya çalışılıyor. İşin teknik boyutuna yüzeysel olarak değinilip, daha çok olayın sosyal yansımalarına odaklanılmış. Bu yüzden biyolojiye derinlemesine hakim olmasanız bile kolay bir şekilde okuyup anlaşılabilecek bir kitap. Bunların dışında bilim-din çatışması, evrim karşıtlarıyla evrimci görüşlerin mukayesesi geniş bir yer tutuyor kitapta. Dogmatikleri eleştirdiği bazı kısımlarda eleştiriyi biraz daha yumuşak mı yapsaydı diye düşünmedim değil. Gerçi eleştirdiği zihniyetteki insanlar bu kitabı muhtemelen okumayacaklardır. (:
3-4 defa bitirdim. Anadili Türkçe olan bir yazarın kitabı her zaman daha anlaşılır oluyor. Ayrıca günlük hayatta çok konuşulan çoğu konuya farklı bir bakış açısı getirilmiş, evrimsel bir bakış açısı, yenilikçiliğin önemli olduğı bir bakış açısı. Valla ben hem yabancı evrim kitapları gibi bilgileri aldım hem de bunları günlük hayatıma da sokmaya başladım. Tarihe de bir farklı baktım. Eyvallah, çok güzel kitap.
“Dünyadaki hiçbir bilimsel buluş dünyadaki hiçbir kutsal kitaptan esinlenerek ya da onlardan yararlanarak bulunmamıştır, yapılmamıştır ve yapılmayacaktır da.”
Ali hocanın inanılmaz üretkenlikle on yıllardır sürdürdüğü evrim çalışmalarını özet bir şekilde sunmasıyla başlayan kitap daha sonra evrimin sosyolojik boyuttaki tezahürleriyle devam ediyor. Evrim teorisini savunan birisinin toplumda nelerle karşılaşacağı, bunlara karşı nasıl davranması gerektiği gibi konularda hoca hem yaşının getirdiği tecrübeyi hem de bilgisinin verdiği özgüveni kitabına aktarmış. Beklediğimden daha sosyal-bilimsel bir kitaptı.
Evrim hakkında okuyabileceğiniz en yetersiz kitap olabilir. Başlığına veya başka herhangi bir yerine iliştirilmemiş, kendi alanı olmayan birçok konuda hedefi ıskalamadan da öte günlük konuşma dilinde içeriğiyle beraber satın alan insanı da yanıltıcı nitelikte. Direkt anlatacağını iddia ettiği konuları okumak isterseniz kitap oldukça kısa sürer. Geri kalan bölümleri ise konular hakkında okuma yapmamış bir insanın dünya tarihi üzerinde gelişmişlik-gelişmemişlik kavramlarına yapılmış sığ, indirgemeci hakaretlere varan içi dolu olmayan eleştirileri. Bu konu tamamiyle inançtan bağımsız bir konudur ve aynı inanca sahip olmama rağmen yaptığı yorumlar kabul edilebilir şeyler değil, çünkü belirli konuları bu denli sığ bir şekilde ele alıp herhangi bir gruba ya da inanç sistemine karşı hak etmediği lafları söylemek herkesi irrite eder. Kitabın ismi belki '' Dünya üzerindeki devletlerin gelişmişliklerini anlayabilmek için yeterli sayıda kitap okumadım, bu konuda kendimi zorlamadım ama her şeyi de tamamiyle bildiğimi düşünüyorum, bu yüzden Orta Doğu'nun İslam nedeniyle gelişmemiş olduğunu düşündüğüm yazılarım ve alanım olmayan konular üzerinden sadece hoşlanmadığım, anlamadığım inanç sistemlerine ve topluluklara eleştirilerim'' olsaydı daha yerinde olurdu.
Kitap biyolojik evrimin basamaklar halinde anlatımından çok evrim düşüncesini çeşitli biyolojik örneklerle anlatma ve evrim düşüncesinin sosyal ve siyasal alandaki etkilerini anlatmaya yönelik.