Jump to ratings and reviews
Rate this book

L'Empire du sommeil

Rate this book
Les périlleuses expériences de dormeur auxquelles se livre un médecin. Une aventure qui rend tous leurs droits à l'action et à l'imagination.

208 pages, Paperback

First published January 1, 1992

4 people are currently reading
71 people want to read

About the author

Henri-Frédéric Blanc

40 books5 followers

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
21 (22%)
4 stars
38 (41%)
3 stars
24 (26%)
2 stars
6 (6%)
1 star
3 (3%)
Displaying 1 - 14 of 14 reviews
Profile Image for Can Küçükyılmaz.
174 reviews37 followers
June 13, 2019
Son birkaç yıldır okuduğum en iyi roman diyebilirim. Kafkaesk bir roman, sanki kafka'nın modern versiyonu.
Profile Image for Usman  Baig.
31 reviews29 followers
February 2, 2022
4.5 stars. Features some of the best monologues I have read in a long time and is a beautiful meditation through the subject of sleep on the havoc modernity has wrecked on humanity.
Profile Image for Boran.
192 reviews2 followers
January 18, 2015
Yazarın okuduğum tek kitabıdır ve beni çok etkilemiştir. Uyku hakkındaki örtüşen düşüncelerim ise yazara ve kitaba olan sempatimi ikiye katlamışıtır.

"Uyumaya layık değilsin! Zamanını, kendini zorlamakla, nefret ettiğin şeyi yapmakla geçiriyorsun, kendini kullanıyorsun, kendini susmaya zorluyorsun, yüreğini konuşturacak yerde kafanla karar veriyorsun ve yine de uyumak istiyorsun! Ama uyku seni istemiyor ki! Uykuyu hak etmek gerekir! Uyku, pis ayakkabılarla ve sümüklü burunlarla hiç mi hiç girilmeyecek bir tapınaktır! Uyumaya niyetliysen önce gerçeği gör ve ruhunu koru!"
Profile Image for Francesco.
Author 34 books41 followers
September 7, 2015
Discreto. Ottima l'idea, un po' incerta la messa in atto: la narrazione è sempre indecisa fra le peripezie del protagonista nella vita reale e gli excursus onirici (pochi rispetto alle promesse della presentazione del libro). Sembra una storia scritta di getto, senza una direzione precisa stabilita in partenza. Ma è scritta bene e tutto sommato tiene in modo abbastanza avvincente fino alla fine.
Profile Image for Elif Sena Ergin.
Author 4 books17 followers
November 27, 2016
Çok güzel çok. Altını çizdiğim birsürü satır var. Yaşasın uyku! Hikaye harika, baş karakter çok özgün ve derin. Ben de büyüyünce bir düş kaşifi olacağım. Zamanımıza eleştirilerle dolu, fikri yanı baskın ama aynı zamanda mizahi. Taşlama gibi biraz.

Kitabın tek kusuru fazlaca didaktik olması olabilir ve malesef bu sebeple hasıl olan diyaloglardaki yapaylık. Çevirisini de çok beğenmedim, keşke çevirmen öztürkçe kelimeleri bu kadar kullanmasaymış (aşırı değil ama rahatsız edici miktarda).

154 reviews
February 9, 2022
Her şeyi metalaştıran, insani değerleri yerle bir eden sistemin karşısına icat ettiği uyku makinesiyle çıkan, “çocuklar, hayvanlar, sarhoşlar ve delilerle” iyi anlaşabilen sevgili Joseph…
İnsana umut veren, masalımsı ve mizahi bir dille yazılmış, yoğun bir kitap. Okunmalı8️⃣
“Düşler ve karabasanlar, dünyayla hesaplaşmamızaya­ rar, yaşamımızı dengeler, ama uykusuzluk bize şunu der: "Uyumaya layık değilsin! Zamanını, kendini zorlamakla, nefret ettiğin şeyi yapmakla geçiriyorsun, kendini kullanı­
yorsun, kendini susmaya zorluyorsun, yüreğini konuştu­ racak yerde kafanla karar veriyorsun ve yine de uyumak is­tiyorsun! Ama uyku seni istemiyor ki! Uykuyu hak etmek
gerekir! Uyku, pis ayakkabılarla ve sümüklü burunlarla hiç mi hiç girilmeyecek bir tapınaktır! Uyumaya niyetliy­sen önce gerçeği gör ve ruhunu koru!"
“Parasız işeme yerleri yeniden kurulsun. Çünkü işemek için para ödemek alçaltıcıdır. . .Acele etmek yasaklanmalı, uymayan kovuşturulmalıdır. Çünkü acelecilik insanın ödünü patla­ tır. Kentte otomobillere paydos. Kötü sürücüleri maden ocağına sürmeli. Televizyon yayınları yasaklanmalı. İnsan­ların birbirlerini tanımaları için her akşam mahalle şenlik­leri düzenlenmeli. Hayvanlar sokaklara salınsın... Deve kuşları, filler... Hayvanlar, insanların davranışlarını yu­ muşatırlar. İşi fazla olanların işini azaltıp, işi olmayanlara
iş verelim. Küçük bir ücret karşılığında herkese bir çalgı öğrenmek şartı konsun. Takas yeniden uygulansın. Öğle uykusu zorunlu olsun. Herkese bir bahçe dağıtılsın. Av ya­saklansın. Herkesin konuşabileceği tartışmalar yapılsın. Okulda matematiğin yerine çiçek yetiştirme okutulsun.”
Profile Image for Paola Manzo.
19 reviews7 followers
September 19, 2013
Se volete giustificare il fatto che vi piace dormire e amate sognare per il gusto di farlo, leggete questo libro! Per il dottor Joseph Cavalcanti dormire è un lavoro non da tutti. La maggior parte delle persone sono dormienti distratti. Ed il sonno se ne accorge, perché ama chi ama, raggela l'indifferente e vomita i tiepidi. La vera realtà è quella che viviamo nei sogni, che ci mostrano ciò che siamo, o meglio, ciò che dovremmo essere se non fosse per le costrizioni del giorno. Gli artifici che costruiamo da svegli. Perché è più semplice voltare le spalle al mostro, invece di far fronte. 'Molti credono che dormire significhi voltare le spalle alla realtà, oppure voltare le spalle a se stessi. In verità, è esattamente il contrario. Dormire significa scendere nel più profondo di noi stessi, nelle segrete della nostra coscienza, nelle buie cantine della nostra mente, dove abbiamo ammucchiato alla rinfusa tutto ciò che non vogliamo sapere, tutto ciò che temiamo di più... E tutto ciò che amiamo troppo. Dormire significa vedere la propria vita dietro le quinte.'
Inoltre, Joseph è il dottore più folle/antipatico/nevrotico/divertente che ci sia.
Profile Image for Stephanie.
27 reviews9 followers
May 11, 2010
A humorous mix of Faustus and Bulgakov's Master and Margarita, full of philosophical one-liners such as "Oh! If only there was no such thing as pleasure! How happy we would all be!" and "He had nothing to say because he had nothing to say." The climax of the story is, of course, when Joseph turns up to a conference on the study of sleep in his pyjamas.
Profile Image for Aslı.
119 reviews10 followers
January 12, 2025
"Tüketicilerin uykularında bir 'artı' ya gereksinmeleri vardır. Ürün, normal uyku uyuyan ancak başkalarından daha iyi uyuma tutkusuna sahip olan kimseleri hedef almalıdır. Uykuda eşitçiliğin modası geçti. Başarıya ulaşmış bir insanın, sıradan bir işsizden daha iyi uyku çekememesi hakça değildir"

Bu romanın baskısının olmaması çok yazık. Eskimeyecek bir konuya sahip ve "7/24 Geç Kapitalizm ve Uykuların Sonu" kitabıyla beraber okumak çarpıcılığını arttıracaktır. Uyku İmparatorluğu arka kapak yazısına bakınca bilimkurgu gibi görünüyor ama aslında uykuya adanmış bir manifesto resmen. Reklamlarla ve kapitalizmin anlatısıyla işgal edilmemiş son özgürlük alanımız uyku ve düşler, roman boyunca kahramanımız Joseph tarafından ölümüne savunuluyor. Joseph çok düşünen, araştırmacı, uykucu ve düş gezen olarak topluma uyumsuz, sıkıntılı bir adam. Onun iç dünyasını da detaylı öğreniyoruz ama bu iç dünya da eleştirilen düzenin bir sonucu sanki. Çünkü roman boyunca kendini yaşama bırakamayan, yaşamdan korkan Joseph, sistemin diğer insanlarını da aynı sebepten eleştirir. Yani hem iç hem dış mücadeledir verdiği. Hiçbir zaman eskimeyecek bir hikaye.
Profile Image for Melisa Parlak.
Author 11 books30 followers
April 2, 2021
Muhteşem bir kitap. Bittiği için üzüldüm. Her bakımdan tatmin edici olsa da en çok da konusuyla övgüyü hak eden bir kitap Uyku İmparatorluğu. Kapitalizmin uyku üzerinden bir özeti. Doğanın, insanlığın nasıl sömürüldüğünün edebi bir haykırışı. Absürt ve psikolojik bir kurgu. Okurken bir satır olsun tereddüte düşürmüyor insanı. Çevirisi de kitabın güzelliğine büyük katkı sağlamış gibi geldi bana. Özümsenmiş, sevilmiş, özenle çalışılmış bir kitap. Keşke baskısı olsa da alıp tüm sevdiklerime hediye edebilsem.
Profile Image for oiyio.
83 reviews2 followers
February 24, 2014
Kitaba başlarken , sürekli rüyaların anlatılacağı düşüncesindeydim. Ancak rüyalardan çok yazarın vermek istediği mesajlar çoğunluktaydı. Kahramanımız kitapta geçen tecrübelerini yaşamadan önce ve yaşadıktan sonra çok güzel mesajlar veriyor. Tabi rüyalara yer verilen kısımlar da var özellikle kitabın sonlarına doğru kahramanımızın rüyası ve kitabın sonlanışı en güzel kısımlardı.
Profile Image for Rusty.
175 reviews3 followers
February 20, 2014
There were some good lines and some of the jokes were funny. But there were too many rants and ravings that went on far too long and repeated the same themes, often in almost the same words. Perhaps the writing was more successful in the original French.
2 reviews
August 3, 2018
Yazarın okuduğum ilk romanı, Tam da kitabın sonunda yazarın tasvir ettiği gibi bir mekanda, romanda ki gibi elbet değil, çünkü o bir düş parçası, benim biraz daha gerçekliğe uygun doğa güzelliğinin içinde kendimi ne okusam diye kıvranırken bulduğum , ama bir düşün içinde olup yarattığım kabusları da yanımda taşıdığım bir anda :) @postmortem abinin tavsiyesi üzerine hemen pdf sini indirip okumaya başladığım bir kitap. Tam da istediğim gibi bir kitap çıktı. Fazla yormadan, kendi içinde karmaşık demeyeceğim ama üstüne düşülürse karmaşık hale gelebilecek anlamları olan. Karşılıklı sorgusal niteliği bulunan (Karakterlerin anlatımları anlamlandırmalarına yönelik, bir bakıma kapitalizm eleştirisi niteliğinde de diyebileceğimiz, natürel yaşama duyulan özlemi modern hayatın insanları kendisinden, duygularından, uzaklaştırdığını, ki bunları zaten biliyoruz. Bir daha vurgulanmasında zarar yok. Güzel bir kitap.

Yazarın kurgusu başlarda ilgimi çekmiş olmasına rağmen, Beklentim neydi bilmiyorum ama daha iyi işlenebileceğini düşündüğüm bir konu, uyumak, düş, ölüm, yanılsama, gerçeklik, ruh gibi kavramlar... Sonrasında olayın kurgu yönünü bir tarafa bırakıp, Yazarın bir çok şey hakkında duyguları düşünceleri ve bakış açısını anlamakla geçti diyebilirim kitap.

Kitabı okurken, Sürekli düşlerimi, rüyalarımı, kabuslarımı ve bazen uyanmak istemediğim gerçeğe yakın olan, ama gerçekleşmesi imkansız olan ve gerçek hayatta yaşamış karşılaşmış olsam böylesine büyük sevinç yaşayamayacağımı düşündüğüm düşler, uyandığım anlarda bırakmak istemeyip tekrar uyumaya daldığım anları hatırlattı :D tabi ki hayat gibi düşlerde güzellikten ibaret değil elbet, Kabuslar ve karabasanların elinden kurtulup, gözümü açtığım anlarda oh be rüyaymış dediğim anlar..

Kitapta bir cümle geçiyordu. İnsanlığın ortak düşleriyle ilgili, Aklıma hamile kadınların %90 nın gördüğü ortak bir rüya geldi. Bu bir araştırma sonucudur arkadaşlar sallamıyorum. Her anne adayı mutlaka bir kaç kez hamileliği esnasında çocuğunun 6 parmaklı doğduğunu görürmüş rüyas��nda. Ve her anne yüksek bir yerden çocuğunu düşürdüğünü, pencere pervazı veya balkondan :) bende annişkoma sordum. O da görmüş bu rüyaları... İlk çağ kadınları binlerce yıl evvel hamilelik esnasında nasıl rüyalar görüyorlardı acaba? Belki de bir vahşi hayvanın yavrusunu yediği olabilir mi? Şimdi o vahşi hayvanlar, şekil değiştirip rüyalarımıza özürlü çocukların ağlayan suratları olarak giriyor sanırım. Her neyse.. Her kimdeyse neyse?

Kitabı okurken bir olay geldi aklıma bir gün bana birisi şunu sormuştu. Sık sık gördüğün bir rüyanı anlatır mısın? Bende kendimi sürekli bir deniz kenarında şato desem değil, kale, gibi ama puslu rüzgarlı kaplı bir hava da , dalgaların acımasızca kayaları dövdüğü büyük ama içinde kaybolduğum kimsenin bulunmadığı ısısız bir adada o büyük evden, dik yamacın üstüne kurulmuş...pencereden baktığımı, bir film karesi gibi kişi kendini uzaktan görebilir mi? olabilir sanırım. Düşlerde sınır yoktur. anlatmıştım. Çok ilginç ertesi gün, rüyamı tekrar sordu sanırım arkadaş, ya da konusu açıldı. Ne gördüğümü sordu Rüyamda :D ona anlattığım bu rüyanın yalan olduğunu söylüyormuşum arkadaşa .. gerçekten de bunu gördüm. Düşünü yalanlayan bir düş..Ve o günden sonra o rüyayı bir daha görmedim. Rüya sömürücüm elimden rüyamı çaldı gitti. Şimdi o gördüğüm rüya bir imgelemem mi? yoksa gerçek bir düş müydü? Bunun sorusuyla baş başa kaldım :D
Displaying 1 - 14 of 14 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.