Turkceyi guzel kullanan yazarlardan biri olan Sevket Rado sohbetlerinde akici ve kolay anlasilir bir usluba sahip.Esref Saat cocuklara hatta her seviyedeki insana vazife duygusunu, etrafina faydali olmayi, gucluklerden yilmamayi, aileye bagli olmayi telkin etmek amaciyla Istanbul Radyosu'ndaki konusmalarindan olusuyor. Esref Saat'i okuyarak hayati sevecek, sagliginizin degerini bilecek, zengin olmak icin dogru davranisin ne oldugunu ogreneceksiniz.Ilkogretim ogrencileri icin belirlenen 100 Temel Eser'den biri olan Esref Saat pek cok insanin keske ogrencilik yillarinda, cok daha once okusaydim diyecegi turden bilgiler iceren bir kitap. Eser, yazarin radyo konusmalarini dinleyenlerin o gunlere donmelerini saglayacak turden bir anlatima sahip.Yazarin ifadesiyle "hayati sevmeyi, calismayi, iyilige, dogruluga, guzellige deger vermeyi ustun tutan" bir insan olmanin kapisini araliyor Esref Saat.Sayfa 14Baski 2011 Bilge Kultur Sanat
Şevket Rado (Radovişte-Üsküp, 1913 - İstanbul, 1988) Vefa ve Pertevniyal liselerinde okudu (1933), Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi (1936). Uzun yıllar Akşam gazetesinde çalıştı. Yapı ve Kredi Bankası'nın desteği ile Aile, Resimli Hayat ve Doğan Kardeş dergilerini çıkardı. 1956-1978 arasında magazin dergisi Hayat'ı yayımladı. Ses, Resimli Roman, Ayna, Hayat Spor ve Hayat Tarih dergilerinin yayım işlerini yürüttü.
Öncelikle kitabın sayfa sayısı bilgisi yok goodreadste ve bu yüzden sıfır sayfa olarak sayıyor kitabı!!!:D Dili çok keyifli, o güzel Türkçeyi okudukça keyiflendim, üstelik bazı yeni kelimeler de öğrendim. Mürekkep'in "oluşmak" anlamı da varmış mesela bunu atlatamıyorum... Çağının insanı olduğu için kadın erkek eşitliği gütme eğiliminde olmamış ve yer yer klişelere mahal vermiş Şevket Rado. Yine de lisede çok severek okuduğum biri olduğu için tekrar okuyunca bana kendimi genç hissettirdi. Hayatın temel gerçeklerine değinen, zamanın önemli isimlerinden birinin radyo söyleşilerini temel alarak oluşturduğu, keyifli kitap
Bir tane minicik bir kitaba sığmış kocaman kocaman hayat derslerine bakın:
"Bilmem bilir misiniz, kültürün güzel bir tarifi vardır: Kültür, insanın okuduklarını unuttuktan sonra kalan şeydir, derler.
Hayatınızın mesut tesadüflerde dolu olmasını ve sizin de bu tesadüflerden en iyi şekilde faydalanmanızı temenni ederim.
Beynin asıl vazifesi, bize hatırlamayı değil, unutmayı temin etmektir.
Yemeği bir vazife yapar gibi yiyen hastalar dünya zevklerinden el etek çekmiş olanlara misaldir.
Bu kapkara topraktan çıkan bu bembeyaz, bu sapsarı, bu mavi, bu kırmızı çiçekler acaba bize toprağın altında gizli olan harikulade bir alemden haber vermek istiyorlar da biz bunun bir türlü farkına varamıyor muyuz dersiniz?
Hayata dayanmanın en emin çaresi de hayatı sevmektir.
Öyle, şair tabiatlı olanlar akşam saatlerini severler.
Şüphesiz hayatın sert darbeleri insanı sarsar fakat sarssa bile yıkamamalı. İnsanoğlu neşesini hiçbir zaman büsbütün kaybetmemeli.
Başkalarını aldatmak elbette fena bir şeydir ama kendimizi aldatmak ondan daha fenadır.
Şüphesiz okumaya devam etme azmimiz baki kaldıkça yeni kitaplar bize zevk vermekte devam edecektir. Fakat ilk sigaranın verdiği baş dönmesinin nasıl ikinci, üçüncü sigaralar vermezse, gençlik çağlarında okunmuş kitapların şahsiyetimize kattıklarını sonraki kitaplar kolay kolay değiştiremez.
Kaçmak bile her zaman kolay değildir. Bazen büyük cesaret ister.
Bu dünya öyle çatık kaşla dolaşmaya, şunun bunun kalbini kırmaya değer bir dünya değildir.
Ben hayatta muvaffak olduğum için gülmüyorum. Tam tersine! Güldüğüm için hayatta muvaffak oluyorum.
Muhakkak ki her şeyin bir zamanı vardır.
Cenabıhakk'ın insanlara bahşettiği en büyük nimet, olan bitenleri zapt etmek kabiliyeti değil, ondan daha kuvvetli olan unutmak kudretidir. Her an, her şeyi hatırlamış olsaydık halimiz ne feci olacaktı hiç tasavvur ettiniz mi?
İnsanlara ait güzelliklerden hiçbiri ebedi değildir.
Kitabın Yorumu Öğretmen, gazeteci, yayıncı ve yazar olan Şevket RADO’nun, haftalık radyo sohbetlerinden kitaplaştırdığı “Eşref Saat”; insan davranışlarının ve toplumsal kuralların işlendiği bir denemedir.
Bizce, romanın üç kelimeyle özeti; “Radyo, Nasihat, İyimserlik”, üç kelimeyle yorumu ise; “Sade, Değerli, Gençlere” şeklindedir.
Kitap, her biri dörder beşer sayfadan oluşan toplam 26 başlık altında; "çocukluk, gençlik, ihtiyarlık, iyimserlik, saygı, yaşam sevinci, erdem" gibi temel kavramları konu ediyor.
Tıpkı bir kuşun ağacın dallarında dolaşması gibi, yazar da yaşam ağacının farklı dallarında serbestçe dolaşıyor ve okura hayat tecrübelerini mütevazı bir yaklaşımla aktarıyor. Bu yönüyle Montaigne’in Denemeler’indeki gibi konu çeşitliliğine sahip bir eser.
RADO’nun radyo konuşmalarını dinlemedik ancak, bunların “Toplumu aydınlatma ve eğitim maksatlı yapılan zevkli sohbetler” olduğunu, kitabın sıcak ve samimi dilinden anlayabiliyoruz.
Eğitici niteliği baskın bir kitaptır. Toplumun tüm kesimi hedeflediğinden, kitabın tıpkı dili gibi anlatımı da oldukça sade tutulmuş. Her ne kadar yazarın da ifade ettiği gibi; “nasihat dinlemek insanların tercih ettikleri bir şey olmasa da”, yine de kitabın samimi üslubunun çekici olduğunu söyleyebiliriz.
Kitabı bitirince; toplum yararına çalışan insanların önemi akla geliyor. Şevket RADO’nun bu eserini de bu nedenle faydalı bulduk. Alfred ADLER’in, henüz okuduğum “Yaşamın Anlamı” isimli kitabında da öne sürülen "İnsanın yaşadığı topluma karşı faydalı olması” prensibine uygun, faydalı bir kitap.
Sonuç olarak; toplum yaşamının bazı temel konularını okuyup üzerinde düşünmek isteyenler (özellikle gençler), bir de “özlü sözlere ve kitap alıntılarına özel önem veren okurlar” için, 2-3 saatlik bir sürede okunabilecek “Eşref Saati” kitabını tavsiye ediyoruz.
Yilin son kitabi da bu oldu ve yillik hedefimi yine son gun tammalamis oldum. Sevket agabey belliki cok iyi gozlemci ve kendince dogruyu yanlisi suzgecten gecirmis kafasinda oturtmus. Imkani kisitli bir eski Turkiyeden ici isitan konusmalar. Guzel Turkce. Eski dil anlatim her daim daha zengin zaten. Niye esref saat acaba esref saati degil. Elveda 2023 you wont be missed.
Temel konular üzerine deneme okumak keyifliydi. Dikkatimi çeken bir diğer husus ise kitabın sanki erkeklere hitaben yazılmış olmasıydı. Yine de değerli bilgiler içerdiğini düşünmekteyim.
Yazarın entellektüel seviyesini, sosyal zekasını ve yaşananları okuma biçimini iyi bulamadığımı söylersem rahatsızlık yaratır mıyım endişesi bir tarafa, söylemekte beis görmüyorum; evet okumayı denemeyin bile, o kadar yani, anlayınız!