Tarih ilerisini göremeyenler için çok acımasızdır.
Dünü bilmeden ve anlamadan ileriyi görebilmek ise mümkün değildir. İlker Başbuğ'un bu kitabı, “şu padişah döneminde şu savaşlar, şu padişah döneminde şu olaylar oldu” ya da “şu padişah döneminde Osmanlı'nın toprakları şu kadar büyüdü veya küçüldü” kitabı değildir. Kitap o savaş ve olaylara, o büyüme ve küçülmeye kaynaklık yapan mücadeleyi sınıflar; merkez-çevre mücadelesi, yani kısaca güç odakları bağlamında inceleyerek, askeri, siyasi ve ekonomik güçlerin tarihin akışına nasıl etki yaptığını ortaya koyar.
Osmanlı'dan Cumhuriyete 600 yıllık tarihsel kesitte yaşanan güç mücadeleleri, büyük çarpışmalar, taht kavgaları...
Hangi yüzyılda, hangi güç odakları ortaya çıktı? Bunlar o yüzyıldaki hangi güç odaklarıyla karşı karşıya geldi? Merkezdeki ve merkezi ele geçirmeye ya da merkezi etkilemeye çalışan bu odakların mücadelesi Osmanlı Devleti'nin iç ve dış politikasını nasıl etkiledi? Hangi güçler hangi sınıflara dayandı? Güç odaklarının mücadelesi, Osmanlı Devleti'nin ittifak politikalarına nasıl yansıdı? Mustafa Kemal Paşa, Kurtuluş Savaşı'ndan Cumhuriyete giden süreçte hangi güç odaklarıyla karşı karşıya kaldı, onlarla nasıl mücadele etti?
İleriyi görmek istiyorsanız, bu kitap size analitik ve sentezci bir yaklaşımla yardımcı olabilir.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin 26'ncı Genelkurmay Başkanı olan Orgeneral İlker BAŞBUĞ, 1943 yılında Afyonkarahisar'da doğmuş, 1962 yılında Kara Harp Okulundan, 1963 yılında Piyade Okulundan mezun olmuştur.
1971 yılına kadar Kara Kuvvetleri Komutanlığına bağlı çeşitli birliklerde Takım ve Bölük Komutanlığı yapan Orgeneral BAŞBUĞ, 1973 yılında Kara Harp Akademisini kurmay subay olarak bitirdikten sonra; Genelkurmay Plan Harekât Daire Başkanlığında Karargâh Subaylığı, Kara Harp Akademisi Öğretim Üyeliği, Belçika / Brüksel'de NATO Uluslararası Askerî Karargâhında Cari İstihbarat Plan Subaylığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Plan ve Prensipler Başkanlığı Savunma Araştırma Şube Müdürlüğü ve 51'inci Piyade Tümeni 247'nci Piyade Alay Komutanlığı görevlerini yürütmüştür.
İngiltere Kara Harp Akademisi ve NATO Savunma Kolejini de bitiren Orgeneral İlker BAŞBUĞ, 1989 yılında Tuğgeneralliğe terfi etmiştir. Tuğgeneral rütbesi ile Belçika / Mons'ta Avrupa Müttefik Kuvvetleri Yüksek Karargâhında (SHAPE) Lojistik ve Enf. Daire Başkanlığı ile 1'inci Zırhlı Tugay Komutanlığı görevlerinde bulunmuş, 1993 yılında Tümgeneralliğe terfi etmiştir. Tümgeneral rütbesi ile Jandarma Asayiş Komutan Yardımcılığı ve Belçika / Mons'ta Millî Askerî Temsil Heyeti (NMR) Başkanlığı görevlerinde bulunmuş, 1997 yılında Korgeneralliğe terfi etmiştir. Korgeneral rütbesi ile 2'nci Kolordu Komutanlığı ve Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreter Başyardımcılığı görevlerinde bulunduktan sonra 2002 yılında Orgeneralliğe terfi etmiştir. Orgeneral rütbesi ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanlığı, Genelkurmay II nci Başkanlığı, 1'inci Ordu Komutanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevlerinde bulunmuş, 30 Ağustos 2008 tarihinde atandığı Genelkurmay Başkanlığı görevinden 30 Ağustos 2010 tarihinde emekliye ayrılmıştır.
Orgeneral BAŞBUĞ; TSK Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası, TSK Üstün Hizmet Madalyası, Pakistan İmtiyaz Nişanı, TSK Şeref Madalyası, Gambiya Özel Şeref Madalyası, ABD Liyakat Madalyası, Arnavutluk Altın Kartal Madalyası ve Kore Cumhuriyeti Tongil Liyakat Madalyası sahibidir.
Bayan Sevil BAŞBUĞ ile evli olan Orgeneral İlker BAŞBUĞ'un 2 çocuğu vardır. İngilizce bilmektedir.
Kitap Osmanlı öncesinden başlıyor aslında, kitabın ilk bölümü geçmiş yönetimler ve osmanlı mücadeleleri, ikinci bölümü 1800'lerden Cumhuriyete olarak ayrılabilir. Kitap bir tarih kitabı değil, daha ziyade askeri-strateji veya süreçlerin değerlendirmesi kitabı. Çok rahat okunuyor. Ama daha detaylı tarih incelemesi istiyorsanız kitabın sonundaki kaynakça kısmı okunabilir sanki. Kapsadığı dönemin genişliği ve yoğunluğu düşünüldüğünde bence iyi bir özet çalışma olmuş. Kitabın ikinci bölümü daha detaylı anlatılmış.. Ben doğrusu sıfır beklentiyle okumaya başladığım için kitabı şaşırarak iyi buldum.
İlker Başbuğ Osmanlı’dan Cumhuriyet’e kadar olan süreçteki iç ve dış güç odaklarını ustaca kaleme almış. Güç odaklarıyla gününüz koşulları arasında bağlantı oluşturmamasına rağmen tarihi kitabın çizgisi doğrultusunda ilmek ilmek analiz etmiştir. Mutlaka okunmalı.
Adeta tüfek çatılması mekaniğiyle, farklı kaynaklardan analizlerin çatılmaları istemi silsilesi... Kitabın son 1/3'lük kısmını ilk kısımlarına oranla daha başarılı buldum. (3.45/5)