Emperyalist fenomenler, her dönemin ekonomik sınıf çıkarlarına indirgenmeye çalışılabilir. Neo-Marksist kuramın yaptığı budur. Emperyalizmde, kısacası, yalnızca kapitalist üst katmanın kapitalist gelişmenin belli bir aşamasındaki çıkarlarının yansımasını görür. Şüphesiz ki bu, meselemizin çözümüne dair elimizde olan açık ara en ciddi katkı. Ancak bu düşüncenin, tarihin ekonomik yorumunun mantıksal olarak zorunlu bir sonucu olmadığını vurgulayalım. Bu düşünce, tarihin ekonomik yorumuyla çelişmeden, hatta onun sunduğu çerçevede kalarak da reddedilebilir.
Emperyalizm geçmiş devirlerin kalıntıları diyebileceğimiz büyük gruba girer. Bunlar tüm somut toplumsal durumlarda, her toplumsal durumun o günkü yaşamsal koşullarıyla değil de o günün geçmişinin yaşamsal koşullarıyla, yani iktisat tarihi bakış açısından o anın değil de geçmiş zamanın üretim ilişkileriyle açıklanabilecek unsurları üzerinde büyük bir rol oynarlar.
Emperyalizmi ortaya çıkaran yaşamsal zorunluluklar kaybolup gittiğinden onun da zamanla ortadan kalkması gerekiyor. Yapısal unsur olarak ortadan kalkması gerekiyor zira, taşıyıcısı olan yapı çöküyor ve toplumsal gelişme sürecinde ona alan bırakmayan ve onu destekleyen iktidar unsurlarını elemine eden başka yapılarca çözülüyor.
People know Moravian-born Joseph Alois Schumpeter, an American, for his theories of socioeconomic evolution and the development of capitalism.
This political scientist briefly served as finance minister of Austria in 1919. Of the 20th century, the most influential Schumpeter popularized the term "creative destruction."
Schumpeter, bizlere emperyalizmin geçmişten, kitabı yazdığı zamana kadar olan diliminde yaşanan gelişmeleri belirli bir süzgeçten geçirerek, tarihsel süreç içerisinde sosyolojik, politik ve ekonomik olarak aktarmasının yanı sıra, kapitalizm ile olan ilişkisini de kitabın son bölümünde inceliyor. Kapitalizm ve emperyalizm çizgisini birbirinden ayırmasına katılmamakla beraber, tarihsel süreci derinlemesine irdelemiş olan Schumpeter dönemine ışık tutmuş olan biri olarak karşımızda yer alıyor. Bilgi birikimi için okunabilir fakat çok da ekstra katkılar beklememek gerektiğini düşünüyorum.
Schumpeter’in emperyalizm tanımı, kavramsal çerçevesi sorunlu olsa da bütün olarak ele alındığında kapitalizm ile emperyalizm arasına mesafe koyan tezler arasında emperyalizmi ardındaki diğer sosyolojik ve politik unsurlara dayandıran güçlü bir zemin yaratmış.
This monograph is one of the best discussions of imperialism I have ever read. It is far from being superficial. Anyone who has called himself or herself either an imperialist or anti-imperialist must address the main thesis that Schumpeter ably advances here.
I wrote the foreword to the Laissez Faire Books ebook edition of this important work.