Jump to ratings and reviews
Rate this book

Allah Aşkı Üzerine Düzensiz Düşünceler

Rate this book
“Zamanımızın en büyük ruhu”

- Albert Camus

“Bir azizin sahip olduğu türden deha sahibi bir kadın”

- T.S.Eliot

Dünya üstünde, çeşitli kılıklar içerisinde gördüğümüz kötülük, Allah'dan uzak oluşumuzun bir işaretidir. Lakin mesafenin kendisi aşktır ve aşka aşık olunmalıdır. Kötülüğe aşık olamayız ama Allah işte bu kötülükler arasından geçilerek sevilir.

56 pages, Paperback

Published April 1, 2018

2 people are currently reading
30 people want to read

About the author

Simone Weil

343 books1,886 followers
Simone Weil was a French philosopher, Christian mystic, and social activist. Weil was born in Paris to Alsatian agnostic Jewish parents who fled the annexation of Alsace-Lorraine to Germany. Her brilliance, ascetic lifestyle, introversion, and eccentricity limited her ability to mix with others, but not to teach and participate in political movements of her time. She wrote extensively with both insight and breadth about political movements of which she was a part and later about spiritual mysticism. Weil biographer Gabriella Fiori writes that Weil was "a moral genius in the orbit of ethics, a genius of immense revolutionary range".

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
6 (17%)
4 stars
16 (45%)
3 stars
11 (31%)
2 stars
2 (5%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 4 of 4 reviews
Profile Image for Elif Çevik.
102 reviews4 followers
October 14, 2021
Kafa karıştıran bir kitap. Her ne kadar kısa ömründe çok şey yaşamış olsa da Simone Weil, yaşının ötesinde bir sesle vaaz ediyor. Ama ses, kendi sesi mi yoksa ödünç alınmış bir ses mi emin olamadım. Metnin çok fazla tekrara düşmesi de ayrı bir sorun.

İlahi aşk konusunda bizdeki tasavvuf öğretilerine benzer şeyler söylüyor ancak hep içime sinmeyen bir şeyler oldu. Kendi ifadesiyle "...ruhumuzda Tanrının hazinesinin geçeceği yalnız iki delik vardır; bunlar mutsuzluk ve güzelliktir." Mutsuzluğa verdiği aşırı önem Hristiyan inancından kaynaklanıyor. Hz. İsa'nun mutsuz olduğu savına dayanarak Tanrıya ulaşmada olmazsa olmaz bir unsur olarak görüyor. İslami bakış açısıyla bakıldığında bu gibi ifadelerin fazla duygusal yorumlar olduklarını görebiliyorsunuz.

Kitapta altını çizdiğim birkaç cümle:

1. "Bir yıldızın uzaklardaki parıltısı, denizdeki dalgaların çıkardığı ses, tan ağarırken ortaya çıkan sessizlik kaç kez insanların dikkatini çeker? Dünyadaki güzelliklere kayıtsız kalmak da belki mutsuzluğa giden yolda bir günahın ve suçun başlangıcı olarak görülmeli."

Kendi adıma cümleye "duygularımı" kelimesini de ekleyerek:

2. " ...düşüncelerimi yaşayacakları başka bir barınağa yollayabilmenin adıdır dostluk."

Simone Weil kimmiş, tanışıp dost olalım diyenlere tavsiye edilebilir.
Profile Image for ceyda.
118 reviews4 followers
February 24, 2021
simone weil'den okuduğum ikinci eser olarak kitaplığımda yerini aldı. başlamadan hemen belirtmeliyim ki bundan önce kişi ve kutsal kitabını okumamış olsaydım bunda anlama konusunda biraz sıkıntı yaşabilirdim ve aynı şekilde bu kitabı kişi ve kutsal'dan önce okumuş olsaydım, onda daha rahat dolaşırdım sayfalar ve fikirler arasında. yani demeye çalıştığım şey simone weil'i anlamak için ona alışmak gerekiyor sanırım. kitabı elinize zihniniz dinginken ve zamanınız kısıtlı değilken almanız da belki düşünceler arasındaki keskin geçişlere adaptasyon konusunda işinizi kolaylaştıracaktır.

kişi ve kutsal'dan sonra weil'le uzun uzadıya bir sohbet etmeyi istediğimi düşünmüştüm. istediğim kadar uzun olmasa da ve bazı çok önemli konulara sadece değinip geçilse de genel olarak bu kitap bana istediğimi verdi diyebilirim.

belki duyduğumuz inanç ve aidiyetin kategorize olduğu din yazarla farklı. ama ben kitabı elime bir saatimi allah aşkı üzerine düşünceler okuma fikri ile elime aldım. okuduğum fikirleri kendi zihni terazimde ölçtüm, tarttım. katıldıklarım ve katılmadıklarımla kaliteli bir bir saat geçirdim.

özellikle yazarın dünya hayatına bir sürgün gözüyle bakması ve allah aşkını aşkın en mükemmel formu, ideali kabul etmesi katıldığım noktalardandı. insanın her an allah ile beraber olduğunun idrakinin zor olduğunu kabulü, insanın unutmak ve uzaklaşmak üzerine bir eğilimi olduğunu ifade etmesi ama buna rağmen allah ile araya giren mesafenin aşılmaya çalışılmasının da aşka dahil olduğunu vurgulaması da benim inanç algımda karşılık bulan kısımlardandı.

insanın, insana rağmen allah’ı hatırlaması ve aşkın bir sevgi hissetmesi. hûş der dem olmak. insanın aldığı her nefeste rab ile beraber olduğunun farkındalığı, manevi uyanıklık hali. İşte ben weil’in satırları arasında dolaşırken zihnimde bu meseleler canlandı.

toparlamam gerekirse, şahsen, dolu dolu bir saat geçirdim. ama öncesinden bir tanışıklık hissetmesem ve ne ile karşılaşacağımı bilmesem bu kadar verim almış olmazdım inancındayım.
Profile Image for Kadir.
106 reviews1 follower
February 11, 2024
Kitap üç bölümden oluşuyor. İlk bölüm Allah Aşkı Üzerine Düzensiz Düşünceler, ikinci bölüm Joe Basquet’ye mektup ve son bölüm Allah Aşkı ve Mutsuzluk. Simon Weil, okuyucuyu ne olursa olsun Tanrı’ya itaate çağırıyor ve bunu herhangi bir delil ya da ispatlama kullanmaksızın oldukça duygusal bir dille yapıyor. Weil’in Tanrı’nın varlığını ispatlama gibi bir amacı yok. O duygulara sesleniyor.
İlk bölümün sonunda, Tanrı’nın varlığına ilişkin duyulan şüphelerin soyut ve lafzi olduğunu vurguluyor. Son bölümde ise mutsuzluğun Tanrı inancı üzerindeki olumsuz etkisinden söz ediyor ve buna karşı kişinin kendini hazırlaması gerektiğini ifade ediyor. Dünyanın işleyişini ise “kör mekanizma” olarak isimlendiriyor ki bence Weil felsefesinin özeti bu kavramdır. Tanrı adam seçmez demeye getiriyor. Kör mekanizmanın absürt olduğunu da bu kısımda belirtiyor. Bedbahtlık halinde en büyük ezalar çekilirken Tanrı’nın kendini kişiye göstereceğini söylüyor ki bu hem bir anlamda çileci bir bakış açısı hem de kör mekanizma kavramı ile bir uyumsuzluk gösteriyor. Bu kısımda Weil, açık bir Hristiyan terminolojisi kullanıyor. Tanrı’ya itaatin kaçınılmaz olduğu, kişinin bu itaati arzu edip, etmeyeceğinin sadece seçim konusu olduğunu da vurguluyor. Tanrı inancıyla ilgili, Tanrı’nın içimize bir tohum ektiği bu tohumun büyümesi gerektiği metaforunu açıklayarak bu konudaki fikrini paylaşıyor. Kitabın sonunda ise bu dünyada sonuca bağlı olarak yaşanamayacağını, iyilik yurdunun ise ahiret olduğunu belirtiyor.
Profile Image for Sümeyye  Yıldız.
181 reviews11 followers
June 21, 2019
...kötülüğün tahakkümüne maruz kaldığımız mekanlarda soğur ve nefret ederiz. Bu mekanlar bizi kötülüğe hapsedermiş gibi görünürler.
Displaying 1 - 4 of 4 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.