YKY, ilk kez 1945 yılında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Rus klasikleri arasında yayımlanan üç ünlü Gogol hikâyesini yeniden okurlarla buluşturuyor.
“25 Mart’ta Petersburg’da son derece tuhaf bir hadise oldu” cümlesiyle açılan “Burun”, kaybolan burnunun peşinden Petersburg sokaklarını arşınlayan bir adamın hikâyesi, absürd bir başyapıt. “Fayton”, bir süvari alayının gelişinin değiştirdiği bir kasabada yaşananları konu edinen bir hiciv. Bugün okurlar tarafından “Palto” adıyla bilinen ve pek çok yazarı etkilemiş olan “Kaput”ta ise, küçük memur Akakiy Akakiyeviç’in hem komik hem hüzünlü hikâyesine tanık oluyoruz.
“Üç Hikâye”deki çevirilerde, Tercüme Bürosu’nun emektar Rusça çevirmeni Erol Güney’in yanı sıra Orhan Veli’nin de imzası var. Aradan geçen onca yıla rağmen akıcı ve canlı kalmış bu çeviriler sayesinde Gogol’ün kahramanları sular seller gibi Türkçe konuşuyor!
People consider that Russian writer Nikolai Vasilievich Gogol (Николай Васильевич Гоголь) founded realism in Russian literature. His works include The Overcoat (1842) and Dead Souls (1842).
Ukrainian birth, heritage, and upbringing of Gogol influenced many of his written works among the most beloved in the tradition of Russian-language literature. Most critics see Gogol as the first Russian realist. His biting satire, comic realism, and descriptions of Russian provincials and petty bureaucrats influenced later Russian masters Leo Tolstoy, Ivan Turgenev, and especially Fyodor Dostoyevsky. Gogol wittily said many later Russian maxims.
Gogol first used the techniques of surrealism and the grotesque in his works The Nose, Viy, The Overcoat, and Nevsky Prospekt. Ukrainian upbringing, culture, and folklore influenced his early works, such as Evenings on a Farm near Dikanka . His later writing satirized political corruption in the Russian empire in Dead Souls.
Aziz Nesin anlatımına çok benzettiğim üç sistematik öykü var kitapta. Dönemsel mekânsal ve coğrafik histerinin bizim atmosferimize bu kadar yakın olması beni bir süre heyecanlandırmış olabilir. Kitabın girizgâhında özellikle “ Kaput “ öyküsü güzellenmiş olsa da favorim öyküm “Burun”dur. Kısa, etkili ve disiplinli bir Rus okulu anlatimi deyip susuyorum. Saygılar.
"Gogol tuhaf bir yaratıktı ama zaten deha hep tuhaftır; müteşekkir okuyucuya akıllı bir eski dost gibi gelen, hayatla ilgili fikirlerini güzelce geliştirmesini sağlayanlar, ikinci sınıf yazarlardır aslında. Büyük edebiyat, akıldışılığın kıyısında dolaşır." Vladimir Nabokov (Nikolay Gogol kitabından)
Üç Öykü; Burun, Fayton ve Palto adlı üç öyküden oluşmuş klasik bir eser. Kitap çok ince olduğu için keyif kaçırmamak adına öykülerin konularından bahsetmeyeceğim. Ancak şunu söyleyebilirim ki, Burun öyküsü son derece absürd iken Fayton öyküsü gerçeğe oldukça yakın işlenmiş. Gogol'ün meşhur Palto'suna gelecek olursak; O, yaşamın ta kendisi. Rus aristokrasisinin her öykünün temelinde yer alması ise, verilmek istenen mesajlardan biri sanırım. Yazarların ustası olan Gogol'ü her okura tavsiye ederim. =)
Burun, Fayton, Palto... Birbirinden güzel 3 hikaye...
En çok Palto hikayesini beğendim, Dostoyevski, Çehov, Puşkin gibi çok önemli yazarlar bu hikayeye referans veriyorlar. Önemli klasiklerin öncüsü sayılabilecek bir hikaye Palto.
Gogol’ün o meşhur Palto öyküsüyle sonunda tanıştım ve çok etkilendim. Kitapta üç hikaye vardı; Burun, Fayton ve Kaput yani Palto. Öykülerin her biri çok güzeldi, fakat dediğim gibi Palto beni büyüledi resmen. Tavsiyemdir👌🏻
Kısa, absürt, güzel mesajlar barındırıyor. Kaput hikayesinden çok etkilendim. “Ama bu dünyada hiçbir şey sürekli değil. Bunun için neşe de ikinci dakikada, birincidekinden farklıdır, üçüncüde bir derece daha zayıflar, nihayet bütün bütün yok olur, eski halimize döneriz; suda genişleyen halkaların nihayet suyun sathıyla bir olup kaybolması gibi.” Nikolay Gogol
Gogol gerçekten çok muzip bir yazarmış. Kendisini bu kadar geç tanıdığıma üzüldüm, oysa ki çok iyi anlaşabilirmişiz:) burun öyküsü ve palto öyküsü çok güzel, hicivlerine bayıldım. En kısa zamanda tekara görüşmek üzere :)
175 yıl önce yazılan bu ilginç öyküler Gogol'un nasıl bir yazın dünyasına sahip olduğunun göstergesi. Özellikle son "Kaput" öyküsü Orhan Veli'nin Süleyman Efendisi'ne bence esin kaynağı olmuş. Bu yüzden Akakiy Akakiyeviç ile Süleyman Efendi'nin aynı kişi olduğuna yemin edebilirim ama kanıtlayamam.
'Polis komiseri sanatkârene şeylere olsun, el zanaatı eserlerine olsun, çok meraklıydı. Ama hazinenin eseri olan papelleri hepsine tercih ederdi.' - Burun
'Kısacası şu memur tayfası kadar alıngan insan yoktur. Bugün iş o dereceye vardı ki, birisi bir hakarete uğramayagörsün, bütün topluluğa hakaret edildiğini söylüyor.' - Fayton (Kaput)
This entire review has been hidden because of spoilers.
Gogol ve Balzac romanlarını okurken gerçekten bu denli yoksulluk var mıydı Rusya da diye merak ederim.Yoksulluk ama öyle böyle bir yoksulluk değil.Tasarruf etmek için akşam mum bile yakmamak,her tarafı yırtılmış montu yıllarca yama olamayacak duruma gelene kadar giymek,hiçbir sosyal hayatın olmaması.Bu durumları Gogol kitaplarında çok güzel vurgulayarak anlatıyor.
Rus edebiyatına hakim olmayan biri olarak, bu üç öyküye yorum yapmamın uygun olmayacağını seziyorum.
Yine de; hikayelerdeki karakterlerin, üslubun ve olay örgüsünün beni içine çektiğini, harikulade çeviriyle beraber çok hoş bir okuma deneyimi yaşattığını söyleyebilirim, sanırım.
Ama bu dünyada hiçbir şey sürekli değil; bu nedenle de neşe, ikinci dakikada, birincikinden farklıdır; üçüncüde bir derece daha zayıflar, sonunda bütün bütün yok olur, eski durumumuza döneriz; suda genişleyen halkaların, sonunda suyun yüzeyiyle bir olup yitmesi gibi.
Rus siyasetini, devlet adamlarının kibrini inceden inceye eleştiren hikayeler.. Bana göre Gogol'u deha yapan sadece edebi yönü değil; zamanında bu hikayeleri yazarak ve yayımlayarak gösterdiği büyük cesareti..
Sevmek ve sevmemek arasındayım... Burun hikayesini beğenemedim ama Kaput cidden güzeldi. Akakiyeviç'in trajikomik hikayesi hem üzücü hem de bence bize bir çok şeyi hatırlatması gereken bir hikaye...
Bu adam bir deli... Cidden okuyunca sanki aklı başında biri yazmamış gibi duruyor fakat Gogol'u farklı kılan da bu olmalı. Toprağı bol olsun. Fayton hikayesi orjinal.