Bu eseri okuyup da anlatılanların içinde kendisinden mutlaka bir şeyler bulmayan tek kişi gösterilemez. Çünkü sevgi ve dostluk bütün insanların ortak duygusudur. İlk insandan son insana kadar, dünyada aşkı az ya da çok tatmayan, o yüzden acılar içinde kıvranmayan birinin çıkmış olması mümkün değildir.
Âşık ile sevgili arasında yaşanan acı tatlı bütün olup bitenler hakkında bilgi veren satırları okurken zaman zaman kendinizden bahsedildiğini hissedeceksiniz. Öte yandan dostlar, ahbaplar ve arkadaşlardan söz edildiği kısımlarda da, dost görünüp sizin yüzünüze gülen, arkanızdansa kuyunuzu kazmaya çalışan ikiyüzlü tanıdıklarınızla bu eserde sık sık karşılaşacaksınız.
Bir bakıma da bu eser tam bir öğütler kitabı, ders alınması gereken bir ibretler demetidir.
Ayrıca bu eser tarih sosyolojisi, Endülüs’te yaşanan olaylar, o dönemin toplum yapısı, sosyal yaşantısı gibi konularda da eşi benzeri bulunmaz bir kaynaktır.
Kurtuba’ya Ağıt:
Eserin ek bölümünde, kaybolmuşken sonradan bir İspanyol araştırmacı tarafından bulunan İbn Hazm’ın güzelim şehir Kurtuba’ya, kaybedilen diyar Endülüs’e yazdığı yürek yakan bir ağıt bulunuyor.
Tam gençlik zamanlarının başında okunması gereken bir kitap, bir rehber. Çok şeyi hatırlattı bu kitap bana, çok şeyi yeniden öğretti. İyi ki okudum.
"Sana olan aşkım hep var olduğu kadar kalacak Sonsuza değin ne azalacak ne de artacak İrade dışında hiçbir nedeni yok bunun Bundan gayrı kimsenin bildiği bir sebep yok."
"Birşeyin nedenini kendisi gördüğümüzde, artık ebediyen var olacak bir şeydir o!"
"Yetinmenin bir başka şekli de, âşığın içinin sevgilisini gören birini görmesiyle, onunla dostluk kurmasıyla veya sevgilisinin diyarından gelen biriyle tanışmasıyla ferahlayışıdır."