Reşad Ekrem'in dilinde tarih gerçek hayattan daha canlı, daha güzel, daha büyülü… Tulumbacılar, 1720'den 1826'ya kadar bir asır boyunca, İstanbul'un dillere destan yangınlarını söndürürken, şehrin edebiyatına ve folkloruna da yanık izleri bıraktılar. Reşad Ekrem Koçu, yıllarca tulumbacı kahvehaneleri işletmiş Üsküdarlı halk şairi Vâsıf Hoca'nın notlarından, namlı tulumbacı, halk ressamı ve şairi Kahveci Gürcü Nusret'in antoloji-hatıratı Zindan Şiirleri'nden ve başka birinci el kaynaklardan yararlanarak, "teşkilatıyla, âdet ve ananeleriyle, koğuş nizamları ve hayatıyla, çalgılı kahvehaneleri ve buralardan doğmuş koşmaları, semaileri, ayaklı mânileri ve destanlarıyla, destanlara geçmiş aşk ve cinayet vakalarıyla, o renkli, sesli âlem"i anlatıyor. Bu arada, Abdülhamid'in hafiyesi Fehim Paşa'nın İngiliz metresinin kardeşi "tulumbacı taslakçısı" İngiliz Hidayet ve kadın tulumbacı Bahriye gibi aykırı örnekleri de unutmuyor! (Tanıtım Bülteninden)
Reşat Ekrem Koçu (1905-1975) is a Turkish historian and writer mostly known for his work "İstanbul Ansiklopedisi".He was born in İstanbul. After completing his high school education in Koçu Bursa Erkek Lisesi, he studied history at İstanbul University, where he later on functioned as a researcher. After 1933, he assumed duties teaching history at Kuleli, Pertevniyal and Vefa high schools. He also published various poems, stories and novels during his teaching years. Orhan Pamuk acknowledges this literary person as a source of his inspirations during childhood years, devoting a whole section to Koçu in his work Istanbul: Memories of a City.His best known work is the "İstanbul Ansiklopedisi"; an encyclopedia where he describes the city of İstanbul in many different aspects, often resorting to stories related to Ottoman times. He could not complete this work though, being interrupted due to financial problems at 11th volume.
His other works include "Forsa Halil" (1962), "Patrona Halil" (1967), "Erkek Kızlar" (1962), "Haşmetli Yosmalar" (1962), "Türk Giyim, Kuşam ve Süsleme Sözlüğü" (1967), "Osmanlı Padişahları" (1960) and "Eski İstanbul’da Meyhaneler ve Meyhane Köçekleri" (1947).
Bir Koçu klasiğiydi. İstanbul kültürünün ve tarihinin en önemli olaylarından biri olan yangınları ve dönemin itfaiyesi olan tulumbacıları anlattığı bu eserinde yine kişilerin hikâyeleri üzerinden bir dönem panoraması çizmiş. İstanbul'un namlı tulumbacılarının yaşamöykülerinin yer aldığı kısımlar ve bu tulumbacıların maceraları üzerine yazılmış destanlar/halk şiirleri beni oldukça eğlendirse de her okura hitap etmeyebilir.