What do you think?


شمسپاره
اليف شافاك در اين كتاب از موضوعهای مختلفی همچون هويت زن و جايگاه او در جامعه و خانواده، آزادیهای فردی، روابط ميان زن و مرد، ادبيات، نزاعهای قومی و غيره... صحبت میكند. شافاك در اين كتاب به زندگی شخصی خود نيز پرداخته و به عنوان يك زن نويسنده چالشهای زندگیاش را به رشتهی تحرير درآورده است. هر حكايت هر كلمه يك شمسپاره است... تكهای از آفتاب است... میافتد روی شانههامان آرام، مثل دانههای برف مثل باران روحمان را میشويد از وجود غبار و آلودگی پاك میكند از يكنواختیها... ؛
256 pages, Paperback
First published June 1, 2012
About the author
Elif Shafak
65 books36.7k followersElif Shafak is an award-winning British-Turkish novelist and the most widely read female author in Turkey. She writes in both Turkish and English, and has published seventeen books, eleven of which are novels. Her work has been translated into fifty languages. Shafak holds a PhD in political science and she has taught at various universities in Turkey, the US and the UK, including St Anne's College, Oxford University, where she is an honorary fellow. She is a member of Weforum Global Agenda Council on Creative Economy and a founding member of ECFR (European Council on Foreign Relations). An advocate for women's rights, LGBT rights and freedom of speech, Shafak is an inspiring public speaker and twice a TED Global speaker, each time receiving a standing ovation. Shafak contributes to major publications around the world and she has been awarded the title of Chevalier des Arts et des Lettres. In 2017 she was chosen by Politico as one of the twelve people who would make the world better. She has judged numerous literary prizes and is chairing the Wellcome Prize 2019. www.elifshafak.com
Ratings & Reviews
Friends & Following
Create a free account to discover what your friends think of this book!
Community Reviews
Displaying 1 - 30 of 38 reviews
June 28, 2016
Kitabın arkasındaki yazıya aldanmayın bu kitap bir roman, öykü vs. değil Elif Şafak'ın Habertürk gazetesinde yayınlanan denemelerinden bir derleme.
Ufak bir kararsızlıktan sonra kitaba 2,5'tan 3 verdim sonra Doğan Kitap'a kızdım 2 verdim (sonlarda açıklıyorum sebebini). Çok güzel, çok özel bir eser değil ama okunabilir. Bu kitaptan alacağınız zevkin Elif Şafak hakkındaki düşüncelerinizle doğrudan ilişkili olabileceğini düşünüyorum.
Denemelerin konularını düşündüğümde beni memnun edenler öncelikle edebiyatla ilgili olanlardı. Tanıdığım, tanımadığım bir sürü yazar, onların hayatları ve eserleri hakkında ilginç bilgiler edindim bu kitap sayesinde, bundan memnun kaldım. İkinci olarak, gündemdeki konular hakkında okuduğum denemelerden de memnun kaldım. Elif Şafak'ın fikirleri öyle ufuk açan cinsten olmasa da ülkemizin durumuyla ilgili değerlendirmelerinin birçoğuna katıldım. En sevmediğim denemeler ise Elif Şafak'ın kişisel hikayelerinin de olduğu denemelerdi. Açık konuşayım, ben Elif Şafak'ı hiç sevmedim. Arkadaşlık etmek isteyeceğim birisi değil kendisi. Bu nedenle konunun kendisine geldiği denemelerden çok sıkıldım. Bir tek, "Annelerimizin Gözünde Ne Zaman Büyürüz?" yazısı samimi ve güzeldi. Onun dışında Elif Şafak'ın muhabbetini ve tabii kendisini pek çekilir bulmadım.
Kitapla ilgili dikkatimi çeken bir nokta da şu, kitaba neresinden bakarsanız bir satış kaygısı göze çarpıyor. Normalin üzerinde bir çaba gösterilmiş sanki. Bir kere ismi, Şemspare, güneş parçası demekmiş sözlükten öğrendim ama burada Elif Şafak'ın mevleviliğin ekmeğini yemeğe doyamaması bana daha gerçek bir anlam gibi geldi. Yoksa kitapta bir yeri falan yok bu şemspare kelimesinin. İkincisi, kitabın ön ve arka kapakları, kapakların iç kısımları da dikkat çekici. Elif Şafak bence gerçekten güzel bir kadın ve bu güzellik satışlara da yansısın istemişler ki hanımefendinin güzel fotolarını yerleştirmişler kitaba. Yetmemiş, yine kapak fotosu için özel çabalar sarf etmişler, bir de kitabın başına 'tatlış' da bir hikaye yazmışlar. Takdir ettim. Bu da yetmemiş. Yazıların başına M.K. Perker'in çizimlerini yerleştirmişler. Aslında bu çizimlerden ben bir rahatsızlık duymadım aksine bakarken eğlendim ama oraya konma amacını düşünmeden de edemedim. Böyle bir kitabın 78 baskı yapması kolay açıklanabilir değil. Neyse.. Daha fazla uzatıp, kendi kendime sinirlenip puanımı 1'e düşürmeden değerlendirmemi bitireyim en iyisi..
Ufak bir kararsızlıktan sonra kitaba 2,5'tan 3 verdim sonra Doğan Kitap'a kızdım 2 verdim (sonlarda açıklıyorum sebebini). Çok güzel, çok özel bir eser değil ama okunabilir. Bu kitaptan alacağınız zevkin Elif Şafak hakkındaki düşüncelerinizle doğrudan ilişkili olabileceğini düşünüyorum.
Denemelerin konularını düşündüğümde beni memnun edenler öncelikle edebiyatla ilgili olanlardı. Tanıdığım, tanımadığım bir sürü yazar, onların hayatları ve eserleri hakkında ilginç bilgiler edindim bu kitap sayesinde, bundan memnun kaldım. İkinci olarak, gündemdeki konular hakkında okuduğum denemelerden de memnun kaldım. Elif Şafak'ın fikirleri öyle ufuk açan cinsten olmasa da ülkemizin durumuyla ilgili değerlendirmelerinin birçoğuna katıldım. En sevmediğim denemeler ise Elif Şafak'ın kişisel hikayelerinin de olduğu denemelerdi. Açık konuşayım, ben Elif Şafak'ı hiç sevmedim. Arkadaşlık etmek isteyeceğim birisi değil kendisi. Bu nedenle konunun kendisine geldiği denemelerden çok sıkıldım. Bir tek, "Annelerimizin Gözünde Ne Zaman Büyürüz?" yazısı samimi ve güzeldi. Onun dışında Elif Şafak'ın muhabbetini ve tabii kendisini pek çekilir bulmadım.
Kitapla ilgili dikkatimi çeken bir nokta da şu, kitaba neresinden bakarsanız bir satış kaygısı göze çarpıyor. Normalin üzerinde bir çaba gösterilmiş sanki. Bir kere ismi, Şemspare, güneş parçası demekmiş sözlükten öğrendim ama burada Elif Şafak'ın mevleviliğin ekmeğini yemeğe doyamaması bana daha gerçek bir anlam gibi geldi. Yoksa kitapta bir yeri falan yok bu şemspare kelimesinin. İkincisi, kitabın ön ve arka kapakları, kapakların iç kısımları da dikkat çekici. Elif Şafak bence gerçekten güzel bir kadın ve bu güzellik satışlara da yansısın istemişler ki hanımefendinin güzel fotolarını yerleştirmişler kitaba. Yetmemiş, yine kapak fotosu için özel çabalar sarf etmişler, bir de kitabın başına 'tatlış' da bir hikaye yazmışlar. Takdir ettim. Bu da yetmemiş. Yazıların başına M.K. Perker'in çizimlerini yerleştirmişler. Aslında bu çizimlerden ben bir rahatsızlık duymadım aksine bakarken eğlendim ama oraya konma amacını düşünmeden de edemedim. Böyle bir kitabın 78 baskı yapması kolay açıklanabilir değil. Neyse.. Daha fazla uzatıp, kendi kendime sinirlenip puanımı 1'e düşürmeden değerlendirmemi bitireyim en iyisi..
November 13, 2015
Elif Şafak’ın okuduğum ilk kitabı. Henüz bir romanını okumadan önce köşe yazılarından müteşekkil bu kitabını okuduğum için çok mutluyum. Daha önce birkaç yerde dinlediğim konuşmalarına ek olarak bu kitapta Elif Şafak’ın duygu dünyasını ve olaylara bakış açısını görme fırsatım oldu.
Kitapta gündelik yaşama dair paylaşımlar olsun, tanımadığım ya da yeterince ehemmiyet vermediğim kişilere yapılan atıflar ve paylaşılan değerli bilgiler olsun, hayatın sıradan ve boğucu ritmi içinde gözümüzden kaçan güzelliklerin farkındalığına vardırması olsun ve unuttuğumuz, yitirdiğimiz hatta ihmal ettiğimiz nice güzellikleri tekrar hatırlatması olsun çok değerli şeylerdi bunlar...
Yukarıdakilere ek olarak kitapta ele aldığı konulara yaklaşımının yanı sıra, bunları ifade ediş üslubu da hoşuma gitti. Açıkçası şimdiye kadar romanlarını pek elime alma fırsatım olmamıştı. Belki de popüler şeyleri popüler olduğu zamanlarda tüketmeyi sevmediğim içindir bilerek uzak durdum, kim bilir... Şimdi ilk romanından başlayarak diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum ve merakla bekliyorum.
Kitapta gündelik yaşama dair paylaşımlar olsun, tanımadığım ya da yeterince ehemmiyet vermediğim kişilere yapılan atıflar ve paylaşılan değerli bilgiler olsun, hayatın sıradan ve boğucu ritmi içinde gözümüzden kaçan güzelliklerin farkındalığına vardırması olsun ve unuttuğumuz, yitirdiğimiz hatta ihmal ettiğimiz nice güzellikleri tekrar hatırlatması olsun çok değerli şeylerdi bunlar...
Yukarıdakilere ek olarak kitapta ele aldığı konulara yaklaşımının yanı sıra, bunları ifade ediş üslubu da hoşuma gitti. Açıkçası şimdiye kadar romanlarını pek elime alma fırsatım olmamıştı. Belki de popüler şeyleri popüler olduğu zamanlarda tüketmeyi sevmediğim içindir bilerek uzak durdum, kim bilir... Şimdi ilk romanından başlayarak diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum ve merakla bekliyorum.
December 14, 2012
''Şemspare'' yazarın HaberTürk gazetesindeki köşe yazılarını topladığı bir deneme niteliğinde. Bir nevi ''Firarperest''in devamı. Elif Şafak bu kitabında herzamanki gibi agresiflikten uzak, sakin bir uslupla eleştirilmesi, üzerinde düşünülmesi gereken konuları öne çıkartarak bazı konularda sessiz kalmamanın gerekliliğini vurguluyor. Bu konuların en önemlilirinden bir tanesi de kürtajın yasaklanması konusu. Cesurca bu konuda söz hakkı alıyor ve yapıcı eleştirel bir üslupla 'kürtaj Türkiye'de yasaklanırsa ne olur?'un altını çiziyor. Sadece bu makelenin okunabilmesi açısından bile bence bu kitap okunması gereken önemlilerden bir tanesi olarak benim listemde yerini almıştı. Birkaç ay önce de okuyup bitirdiğim zaman içim rahatladı.
Kitapta dikkatimi çeken bir başka şey de denemelerin illüstrasyonlarla renklendirilmesi. Bu çizimler, yazıların derinliğini başka bir boyuta taşıyorlar...Üzerlerinde düşünmeden sayfaları geçemiyorsunuz.K. Perker'in bu illüstrasyonları kitapta ayrıca görülmeye değerler. Elif Şafak'ın takdir ettiğim yanlardan birisi de bu...Kitaplarında beraber çalıştığı kişilerin emeğine herzaman saygı duyuyor ve kitap tanıtımlarında da katkısı olanları anmadan, onların yeteneklerine şapka çıkartmadan es geçmiyor. Kitabın yaratılmasında kendisini tanrılaştırmıyor. 'Şemspare' güneş parçası demekmiş, yani yaratıcılığa sahip olan insanların varettikleriyle hayatımızı zenginleştirmesini, yaşamdaki güneş parçaları olarak adlandırıyor...
Fırsat yaratın ve mutlaka okuyun!
Kitapta dikkatimi çeken bir başka şey de denemelerin illüstrasyonlarla renklendirilmesi. Bu çizimler, yazıların derinliğini başka bir boyuta taşıyorlar...Üzerlerinde düşünmeden sayfaları geçemiyorsunuz.K. Perker'in bu illüstrasyonları kitapta ayrıca görülmeye değerler. Elif Şafak'ın takdir ettiğim yanlardan birisi de bu...Kitaplarında beraber çalıştığı kişilerin emeğine herzaman saygı duyuyor ve kitap tanıtımlarında da katkısı olanları anmadan, onların yeteneklerine şapka çıkartmadan es geçmiyor. Kitabın yaratılmasında kendisini tanrılaştırmıyor. 'Şemspare' güneş parçası demekmiş, yani yaratıcılığa sahip olan insanların varettikleriyle hayatımızı zenginleştirmesini, yaşamdaki güneş parçaları olarak adlandırıyor...
Fırsat yaratın ve mutlaka okuyun!
November 6, 2020
کتاب مجموعهای از داستانهای کوتاهه از الیف شافاک. کلا نویسنده یک سری دغدغه ثابت مثل حقوق زنان و سنتهای غلط ترکیه (که خیلیهاش در ایران هم صادقه) و ... داشته و نظراتشو نوشته و خب از یک جایی به بعد (بعد از یک سوم کتاب به نظرم) خیلی تکراری میشه حرفهاش و عملا چیز جدیدی برای گفتن نداره.
March 13, 2019
A collection of articles which Elif talks about her experiences and beliefs. She is very honest wich is the most precious feature of this book (despite many of writers in her home country). I liked her opinion about many cases cause they gave me the possibility to think in a different way , she invites us to accept pluralism in our local communities which is absolutely beautiful but i feel similar to late Yasar Kemal , Shafak has a romantic orientation toward what is called "Kurdish issue in Turkey" , even despite this , i respect her high valued ideas.
July 27, 2012
Tatilimi süsleyen, Elif Şafak kokan, çok hoş bir bir kitaptı... Hayata dair çok hoş anektodlar vardı kitapta, onların altını özenle çizdim. Bazı konulardaki yorumlarını taraflı buldum ancak benim için geneli önemliydi ve ben çok sevdim. Son sayfası kapandığında da kütüphanemdeki yerini almıştır... :)
August 22, 2020
"رمان، تنهاترین ژانر میان همه ی هنرها است که تنها نوشته می شود، تنها خوانده میشود. در سایه ی این تنهایی، میتوان میان قلب ها پل زد.
یککتاب را صدها، هزاران و صدهزاران نفر می توانند بخوانند. با این همه خواندن هرکسی منحصر به خودش است.اگر در این مورد سوال کنی، خواهی فهمید که برداشت هرشخص از یک رمان متفاوت است"
یککتاب را صدها، هزاران و صدهزاران نفر می توانند بخوانند. با این همه خواندن هرکسی منحصر به خودش است.اگر در این مورد سوال کنی، خواهی فهمید که برداشت هرشخص از یک رمان متفاوت است"
December 28, 2014
Elif Şafak, günümüz yazarları içerisinde Türkçe'yi en iyi kullanan yazarların başında geliyor. Eserleri genel okuyucu kitlesinden ziyade, genç yazarlar için daha kıymetli olduğu kanısındayım. Her kitabını elimde kalemle okuyorum ve sevdiğim kelimeleri, cümleleri boş sayfalardan birine not alıyorum. Sayesinde son 2 yılda yazı dilimi epey düzelttiğimi itiraf etmeliyim. Fakat, bir de madalyonun öteki yüzü var. Elif Hanım çalışmalarıyla her ne kadar genç yazarlara önderlik etse de, satış politikalarıyla yüzlerce genç kalemi kırıyor, idam ediyor. Her kitabı 100,000-150,000 adet basılıp, her kitabevine dağıtılıyor. Bu da bizim gibi, eti budu olmayan, ama bir şeyler hayal etmeye ve yaratmaya muhtaç olan yazarları boğuyor. Uğruna savaştığı birçok güzel düşünceyi bu tutum hiçe sayıyor. Belki de bu yüzden çok kıskanılıyor. Başarısız yüzlerce yazar kendisinden sırf bu yüzden nefret ediyor.
Şemspare'ye dönecek olursak, kitap yazarın köşe yazılarından derlenmiş bir çalışma. Çeşitli olaylara yoğunlukla kadınların penceresinden bakıyor ve bunun yanında entellektüel konularda da merak uyandırıcı bilgiler veriyor. Bu sebeplerden ötürü Şemspare'ye küçük bir genel kültür hazinesi gözüyle bakabiliriz. Daha önce de sözünü ettiğim gibi, kitabın en güzel yanı Elif Şafak'ın güzel dil becerileriyle döşenmiş bir çalışma olması. Onun cümlelerini okumak haz veriyor. Ama düşünce zenginliği bir noktadan sonra insanı boğuyor. "Kürtlere, Sunnilere, Alevilere, eşcinsellere ve her türden insana her zaman saygılı olmalıyız. Herkes birbirini sevmeli, saymalı. Gibi gibi..." Elbette tüm bunlar çok güzel düşünceler ama aynı düşüncenin bana 40 kere zikredilmesine gerek yok. Elimdeki kitaptan -hele Elif Şafak gibi büyük bir yazarın elinden çıkmış bir eserden- daha fazla vizyon bekliyorum. Yeni düşünce istiyorum. Cahilliğimden ötürü Émile Zola gibi tanımadığım yazarları bana tanıtması çok güzel ama Elif Şafak'tan özgün düşünce bekliyorum.
Şemspare'ye dönecek olursak, kitap yazarın köşe yazılarından derlenmiş bir çalışma. Çeşitli olaylara yoğunlukla kadınların penceresinden bakıyor ve bunun yanında entellektüel konularda da merak uyandırıcı bilgiler veriyor. Bu sebeplerden ötürü Şemspare'ye küçük bir genel kültür hazinesi gözüyle bakabiliriz. Daha önce de sözünü ettiğim gibi, kitabın en güzel yanı Elif Şafak'ın güzel dil becerileriyle döşenmiş bir çalışma olması. Onun cümlelerini okumak haz veriyor. Ama düşünce zenginliği bir noktadan sonra insanı boğuyor. "Kürtlere, Sunnilere, Alevilere, eşcinsellere ve her türden insana her zaman saygılı olmalıyız. Herkes birbirini sevmeli, saymalı. Gibi gibi..." Elbette tüm bunlar çok güzel düşünceler ama aynı düşüncenin bana 40 kere zikredilmesine gerek yok. Elimdeki kitaptan -hele Elif Şafak gibi büyük bir yazarın elinden çıkmış bir eserden- daha fazla vizyon bekliyorum. Yeni düşünce istiyorum. Cahilliğimden ötürü Émile Zola gibi tanımadığım yazarları bana tanıtması çok güzel ama Elif Şafak'tan özgün düşünce bekliyorum.
November 21, 2018
Elif Shafak has similar books to this one where she openly shares her opinions, thoughts and experiences without the use of a storyline. Although I do not agree with all of which she states in the book, it is still a good short read with challenging and refreshing views, something that is hard to find amongst Turkish writers.
January 11, 2014
Muhteşemdi yine, yazarın her kitabı gibi. Romanlarından farklı olarak denemerin yer aldığı bu kitabı ayrı bir lezzetliydi. Altını çizdiğim o kadar çok cümle var ki. Ne diyeyim? Ruhum doydu yine.
July 3, 2014
makes u think about women life !
October 31, 2015
Elif Şafak'ın okuduğum 8. veya 9.kitabı nedense yazara karşı oluşan ön yargım bu kitapta O'nun kendi sözler i ortadan kalkmış olması sevindirici....
September 25, 2019
داستان هاي كوتاه عبرت اموز.
ولي تا نيمه ميرسين براتون كمي خسته كننده ميشه
ولي تا نيمه ميرسين براتون كمي خسته كننده ميشه
April 30, 2024
نصف اول کتاب واقعااا قشنگ بود و لذت بردم ولی نصف دوم کتاب انگار کم کم به سمت تکرار میرفت هرچند نصف دوم هم داستان های جالبی داشت
ولی باز هم هرچی باشه نمیتونم به این کتاب امتیاز خیلی عادلانه ای بدم چون الیف شافاک توی قلبم جا داره
ولی باز هم هرچی باشه نمیتونم به این کتاب امتیاز خیلی عادلانه ای بدم چون الیف شافاک توی قلبم جا داره
Read
March 8, 2016Elif Şafak, Habertürk gazetesini haftasonları aldığımızda ara sıra okuduğum bir yazardı. Eşim Aşk adlı romanını okuyana kadar henüz kütüphanemize girmemişti. Kendime ettiğim vaad gereği ilk Türkçe romandan itibaren kronolojik olarak Türk Edebiyatı eserlerini okuma gayretimden dolayı (Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın eserlerini yarıladım) araya pek kitap almıyordum. Fakat, gerek Halid Ziya’nın ağır dili, gerekse Hüseyin Rahmi’nin detaylarla uzayan romanlarına ara sıra ara verme niyeti ile geçenlerde 10 kadar güncel roman/politik düşünce kitabı aldım.
İlk olarak da Şemspare ile başladım.
Dil olarak Halid Ziya’dan sonra oldukça sade gelen Deneme tipindeki bu kitapta, dünya edebiyatına çok aşina olamayışımdan dolayı çok fazla yeni eser, yazar not almak durumunda kaldım. Bilişim üzerine yaptığımız iş gereği edebiyat, kişisel garetlerle geliştirilen bir hobi olarak yerini aldı hayatımda.
Edebiyat-ı Cedide yazarlarının çokca Fransız yazarlara atıfta bulunmaları, karaterlerine dil olarak Fransızcayı çok kullandırıyor olmalarını, eğitimlerinin bir kısmını bu ülkede geçirmelerine bağlamama rağmen, günümüz yazarlarının eserlerinde farklı ülkelerin yazarlarını eserlerinden alıntılar yapmalarını hep merak etmişimdir.
Elif hanım bu konuda, çok çalışmak gerektiğini söyleyerek acaba bu tür alıntılar yapmak için özel bir gayret mi sarfettiğini anlatmak istiyor bilemiyorum. Zira Elektronik ve Haberleşme Mühendisi olarak mezun olduğumda ne telefon yapmayı, ne de televizyonu nasıl tamir edeceğimi biliyordum.
Aynı şekilde, velev ki Edebiyat temelli olsun, tüm bu farklı ülkelerdeki yazarları okul bitiminde biliyor olmaları mümkün mü? Yoksa zaman içerisinde okuyarak mı öğreniyorlar? Veyahut, konuyla ilgili arama tarama yaptıkları kaynaklar mı var?
Neyse ne. Sonuç güzelse nerden geldiği bir merak konusu olarak kalsın daha iyi. Gizemi öldürmemek lazım.
Şemspare’de not aldığın sözler, eserler, yazarlar ve diğerleri özetle aşağıdaki gibidir. Umarım sizlere yararı olur.
Güzel Sözler
..Karşıtından beslenir insanı var eden, yukarı çeken nice özellik…
…Çöl, yataylık ve sonsuzluk, bunalımları tetikler. Yalnızlık duygusunu artırır. İnsan kendini kainatın uçsuz bucaksızlığı karşısında ufacık hisseder. Kimisi mistisizme ya da ruhaniyete kayar bmyle durumlarda (Bence tek tanrılı dinlerin çöllerden çıkması tesadüf değildir)…
“Her müellif yazardır, ama her yazar müellif değildir. Ama biri ötekine ihtiyaç duyar var olabilmek için, ayakta kalabilmek için”, Michel Foucault
“Edebiyatın üç sacayağı var. Biri eser, biri yazar, biri ise okur”, Sezai Karakoç
Yazarlar, Eserler ve diğerleri
David Foster Wallace: ABD’li yazar
Yaratıcı Beyin, Nancy Andreasen
Vaclav Havel: Çek yazar
Örümcek Kadının Öpücüğü, Manuel Puig (Arjantin’li yazar)
Yeryüzü Derneği (Ekoloji ile ilgili bir dernek)
İSTANBUL EDEBİYAT HARİTASI (Yazarlarını seven şehirler yazısından)
Germinal, Emile Zola
Dreyfus Davası (Fransa’daki önemli bir olay. Anatole France’a göre İnsanlığın bilincindeki en anlamlı an, bir sıçrama)
Strance Fruit, Billie Holiday (şarkı)
Yalnızların Gücü bölümü
Shakespeare Olmak, Stephen Greenblatt
Mem û Zin: Kürt aşk hikayesi
İlk olarak da Şemspare ile başladım.
Dil olarak Halid Ziya’dan sonra oldukça sade gelen Deneme tipindeki bu kitapta, dünya edebiyatına çok aşina olamayışımdan dolayı çok fazla yeni eser, yazar not almak durumunda kaldım. Bilişim üzerine yaptığımız iş gereği edebiyat, kişisel garetlerle geliştirilen bir hobi olarak yerini aldı hayatımda.
Edebiyat-ı Cedide yazarlarının çokca Fransız yazarlara atıfta bulunmaları, karaterlerine dil olarak Fransızcayı çok kullandırıyor olmalarını, eğitimlerinin bir kısmını bu ülkede geçirmelerine bağlamama rağmen, günümüz yazarlarının eserlerinde farklı ülkelerin yazarlarını eserlerinden alıntılar yapmalarını hep merak etmişimdir.
Elif hanım bu konuda, çok çalışmak gerektiğini söyleyerek acaba bu tür alıntılar yapmak için özel bir gayret mi sarfettiğini anlatmak istiyor bilemiyorum. Zira Elektronik ve Haberleşme Mühendisi olarak mezun olduğumda ne telefon yapmayı, ne de televizyonu nasıl tamir edeceğimi biliyordum.
Aynı şekilde, velev ki Edebiyat temelli olsun, tüm bu farklı ülkelerdeki yazarları okul bitiminde biliyor olmaları mümkün mü? Yoksa zaman içerisinde okuyarak mı öğreniyorlar? Veyahut, konuyla ilgili arama tarama yaptıkları kaynaklar mı var?
Neyse ne. Sonuç güzelse nerden geldiği bir merak konusu olarak kalsın daha iyi. Gizemi öldürmemek lazım.
Şemspare’de not aldığın sözler, eserler, yazarlar ve diğerleri özetle aşağıdaki gibidir. Umarım sizlere yararı olur.
Güzel Sözler
..Karşıtından beslenir insanı var eden, yukarı çeken nice özellik…
…Çöl, yataylık ve sonsuzluk, bunalımları tetikler. Yalnızlık duygusunu artırır. İnsan kendini kainatın uçsuz bucaksızlığı karşısında ufacık hisseder. Kimisi mistisizme ya da ruhaniyete kayar bmyle durumlarda (Bence tek tanrılı dinlerin çöllerden çıkması tesadüf değildir)…
“Her müellif yazardır, ama her yazar müellif değildir. Ama biri ötekine ihtiyaç duyar var olabilmek için, ayakta kalabilmek için”, Michel Foucault
“Edebiyatın üç sacayağı var. Biri eser, biri yazar, biri ise okur”, Sezai Karakoç
Yazarlar, Eserler ve diğerleri
David Foster Wallace: ABD’li yazar
Yaratıcı Beyin, Nancy Andreasen
Vaclav Havel: Çek yazar
Örümcek Kadının Öpücüğü, Manuel Puig (Arjantin’li yazar)
Yeryüzü Derneği (Ekoloji ile ilgili bir dernek)
İSTANBUL EDEBİYAT HARİTASI (Yazarlarını seven şehirler yazısından)
Germinal, Emile Zola
Dreyfus Davası (Fransa’daki önemli bir olay. Anatole France’a göre İnsanlığın bilincindeki en anlamlı an, bir sıçrama)
Strance Fruit, Billie Holiday (şarkı)
Yalnızların Gücü bölümü
Shakespeare Olmak, Stephen Greenblatt
Mem û Zin: Kürt aşk hikayesi
June 18, 2015
Yazarın 'Aşk' romanından sonra okuduğum ikinci kitabı bu. Ne kadar usta bir yazarı okuduğumun şimdi gerçekten farkına vardım. Daha önce adını bile duymadığım yazar, şair, tanınmış/tanınmamış kişilerin hayatlarından kesitler anlatılmış, her birinden yeni şeyler öğrendim. Bu kişiler içerisinde beğendiği ya da kendi dönemlerinde parlayan eserlerinden de bahsedilmiş birkaçını not aldım okuyacağım kitaplar arasına.
Ayrıca kitaba hakim olan düşünce genelde birlik olma, düşünce özgürlüğü ve 'farklılıklara evet ayrımcılığa hayır' düşüncesi. Bunun yanında önyargılara ve günümüzde yaşanmış/halen sorun olamaya devam eden toplumsal olaylar hakkında görüşlerini paylaşmış yazar. En sevdiğim bölüm Vazgeçebilmek konulu yazıydı. Yazarın diğer kitaplarını da en yakın zamanda okumayı düşünüyorum.
Ayrıca kitaba hakim olan düşünce genelde birlik olma, düşünce özgürlüğü ve 'farklılıklara evet ayrımcılığa hayır' düşüncesi. Bunun yanında önyargılara ve günümüzde yaşanmış/halen sorun olamaya devam eden toplumsal olaylar hakkında görüşlerini paylaşmış yazar. En sevdiğim bölüm Vazgeçebilmek konulu yazıydı. Yazarın diğer kitaplarını da en yakın zamanda okumayı düşünüyorum.
March 22, 2017
Gönülden yazılmış her roman, her hikâye, her kelime bir şemsparedir...
Güneş parçası...
Kararır gökyüzü bazen;
kasvetli bulutlar kaplar semayı.
Hayatın ritmi durağanlaşır, sohbetler bildikleşir,
içimizde birikir yalnızlık hissi.
Nasıl özleriz güneşi o zaman,
griler içinde aradığımız
bir tutam renk demeti.
Peri tozu gibi, inceden.
Gönülden yazılmış her roman,
her hikâye, her kelime
bir şemsparedir...
Güneş parçası...
Düşer omuzlarımıza,
kar tanesi gibi usulca,
yağmur gibi yıkar ruhumuzu, arındırır tozdan kirden tekdüzeliklerden...
Güneş parçası...
Kararır gökyüzü bazen;
kasvetli bulutlar kaplar semayı.
Hayatın ritmi durağanlaşır, sohbetler bildikleşir,
içimizde birikir yalnızlık hissi.
Nasıl özleriz güneşi o zaman,
griler içinde aradığımız
bir tutam renk demeti.
Peri tozu gibi, inceden.
Gönülden yazılmış her roman,
her hikâye, her kelime
bir şemsparedir...
Güneş parçası...
Düşer omuzlarımıza,
kar tanesi gibi usulca,
yağmur gibi yıkar ruhumuzu, arındırır tozdan kirden tekdüzeliklerden...
March 6, 2016
It was really nice book i think. Full of peace and relaxation. I have certain times (morning books, books on the way, or evening books) for each kind of book. And this was evening book. This is Elif Shafak's first book for me which I enjoyed a lot. Critisizing Turkish modern day society, political issues, youth, human rights, and mitivates self esteem. And states that u r strong when u Give up things that dont make u happy any more for which im completely agree. My point is 8 out of 10.
July 6, 2013
ilk Elif Şafak denemem... ayrı-ayrı, parça-parça ama aslında hep toplumsal yaralar... arada bireyin kendine bakış... yazarın kendi nasıl olur hali... hızla bitirmeye çalışarak okumak,hep bildik konular gibi ama çok akıcı ve yalın bir dil... okuyup biran önce başka romanlar okumak isteğiyle, tek solukta biten bir başlangıç... aslında aynı bu yazdığım dille anlatmış Elif Şafak (bence)
May 7, 2015
Kısa hikaye yada konuları okumak normalde pek hoşuma gitmez. Uzun soluklu konuları okumak daha çok dikkatimi çekmiştir. İtiraf edeyim ön yargı ile okudum ama Elif Şafak resmen benim düşündüklerimi yazmış. Her konu güncel sorunlarımız ile ilgili olduğu için yeri geldi güldüm yeri geldi düşündürdü. Severek okudum.
September 8, 2018
Elif Şafağın ne kadar usta bir yazar olduğunu bu kitapta yer alan hayata dair çok ama çok hoş anekdot lari içime çektikçe fark ettim. Kitap baya Elif Şafak kokuyor. Her gün mücadele verdiğimiz konular üzerine bize ulaştırdığı fikirler çok derin ve hassas olmalarına rağmen nedense ferahlık la kapladı içimi. Çok iyi bir zamanda okudum bu eseri ve çok şey öğrendim.
October 6, 2019
Diger eserlerinin ve arka kapagin aksine bir roman degil, gazetedeki yazilarindan derlenmis denemeler.
Onu tanimak icin birebir. Hem insanin icini isitan bir sevgi hem de ilginc bilgiler ve hikayeler.
Onu tanimak icin birebir. Hem insanin icini isitan bir sevgi hem de ilginc bilgiler ve hikayeler.
October 31, 2012
beklentimin altında kalan bir kitap oldu açıkçası ama her zaman ki gibi elif şafak okumak bir keyifti :)
July 25, 2013
Aslinda Türkiye'deki her kadinin icinde kanayan yaralara, insanlarda gorduklerine, ilişkilerde hissettiklerine ayna tutmuş yine Elif Şafak. Bu sefer denemiş;) denemeleriyle...
October 11, 2015
Tebessüm ederek, sayfalarını karıştırdığım bir Şemspare. Öğrendiğim, hayal gücümü zorlayan hikayeler'le dolu bir kitap.
January 3, 2016
Gazetede koseyazisi okur gibi hergun bir yazi okumalik... Toplu tasima icin ideal
June 7, 2019
Sıkmadan okunabilecek bir kitap, firarperest misali...
July 15, 2020
جغرافیای دردمند خاورمیانه
September 16, 2026
جزو کتابایی هستش که اصلا اطلاعی نداشتم وجود داره و کادو گرفتمش، نوشتههای کوتاه الیف شافاک که بعضیاش واقعا جالب و قشنگ بود و بیشترشون دردناک! و یکم تعجب کردم از فرهنگ سنتی ترکیه که چقدر شبیه به خودمونه؛ مخصوصا درمورد مسائل زنان... به صورت کلی تجربهی خوبی بود خوندنش و احساس میکنم بابت کتاب ملت عشق یکم درحق الیف شافاک داره کم لطفی میشه، واقعا دوست دارم کتابای دیگه هم ازش بخونم چون نوع نوشتارش به دلم میشینه و همین دیگه🦦💕
°
°
°
"در تمام دنیا، ویژگی مشترک رژیمهای دیکتاتوری، پایهریزی جوامع تودهای است. در چنین جوامعی فردیت رشد و نمو نمیکند. زندگی جمعی به صورت تودهای همرنگ و تکصدا تلقی میشود. انسانها به جای اینکه تشویق به رفتن سمت تفاوتها شوند یا چنین پدیدهای را قبول کنند، آن را یک تهدید بالقوه میبینند. متاسفانه از بطن جوامع تودهای، هنر خلق نمیشود، فلسفه ظهور نمیکند، آزادی به وجود نمیآید و خوشبختی زاییده نمیشود."
°
°
"به راستی موضوع خشونت علیه زنان، دغدغه چند نفر است؟ چند نفر این مسئله را جدی گرفته و در این راستا کاری انجام دادهاند؟ به من میگویند:" چقدر به موضوع زن اهمیت میدهید؟ نکند شما فمنیست هستید؟" نمیتوانم بگویم:" خب، پس شما کی هستید؟" زیرا در مقایسه با کسی که جنبش زنان را تحقیر میکند، دوست دارم یک فمنیست دوآتشه باشم. زیرا این اندوخته، این جنبش که اینهمه برایش زحمت کشیده شده، این حرکت جهانی حق به جانب، پدیدهی بی ارزشی نیست؛ چند کلمهی دهان پرکن نیست که بتوان با پوزخندی دربارهاش قضاوت کرد."
پ.ن: راستی ۲۵شهریوره تا ابد "زن، زندگی، آزادی"
°
°
°
"در تمام دنیا، ویژگی مشترک رژیمهای دیکتاتوری، پایهریزی جوامع تودهای است. در چنین جوامعی فردیت رشد و نمو نمیکند. زندگی جمعی به صورت تودهای همرنگ و تکصدا تلقی میشود. انسانها به جای اینکه تشویق به رفتن سمت تفاوتها شوند یا چنین پدیدهای را قبول کنند، آن را یک تهدید بالقوه میبینند. متاسفانه از بطن جوامع تودهای، هنر خلق نمیشود، فلسفه ظهور نمیکند، آزادی به وجود نمیآید و خوشبختی زاییده نمیشود."
°
°
"به راستی موضوع خشونت علیه زنان، دغدغه چند نفر است؟ چند نفر این مسئله را جدی گرفته و در این راستا کاری انجام دادهاند؟ به من میگویند:" چقدر به موضوع زن اهمیت میدهید؟ نکند شما فمنیست هستید؟" نمیتوانم بگویم:" خب، پس شما کی هستید؟" زیرا در مقایسه با کسی که جنبش زنان را تحقیر میکند، دوست دارم یک فمنیست دوآتشه باشم. زیرا این اندوخته، این جنبش که اینهمه برایش زحمت کشیده شده، این حرکت جهانی حق به جانب، پدیدهی بی ارزشی نیست؛ چند کلمهی دهان پرکن نیست که بتوان با پوزخندی دربارهاش قضاوت کرد."
پ.ن: راستی ۲۵شهریوره تا ابد "زن، زندگی، آزادی"
Displaying 1 - 30 of 38 reviews



























