В книгу вошли бессмертная комедия А. С. Грибоедова «Горе от ума» и другие драматические произведения, а также стихотворения, статьи, письма и путевые заметки выдающегося русского драматурга, поэта и дипломата.
Russian: Александр Сергеевич Грибоедов Russian diplomat, playwright, poet, and composer. He is recognized as homo unius libri, a writer of one book, whose fame rests on the verse comedy Woe from Wit or The Woes of Wit. He was Russia's ambassador to Qajar Persia, where he and all the embassy staff were massacred by an angry mob following the rampant anti-Russian sentiment that existed through the Treaty of Gulistan of 1813 and Treaty of Turkmenchay of 1828, and had forcefully ratified for Persia's ceding of its northern territories comprising Transcaucasia and parts of the North Caucasus.
Yaz aylarında kardeşimin üç ay boyunca benimle vakit geçirmesi, sohbetlerimiz aracılığıyla bir eserle yeniden ve daha derin bir bağ kurmama vesile oldu. Benim olgunlaşma sürecim, onun ise ergenlik yıllarını büyük ölçüde Rusya’da geçirmiş olması; ülkenin kültürel ve eğitsel etkileri üzerine uzun ve çok katmanlı tartışmalar yapmamızı sağladı. Bu sohbetlerde ortaklaştığımız temel mesele, uzun süre doğduğumuz şehirden, akrabalarımızdan ve aile dostlarımızdan uzak kaldıktan sonra, misafir olarak geri döndüğümüzde yaşadığımız eski ile yeni düşünceler arasındaki ikilemdi. Söz konusu eser, bu duyguların ve zihinsel çatışmaların adeta bir ilanı niteliğini taşımaktadır.
Kardeşim henüz on bir yaşındayken bu kitabı edebiyat derslerinde okumuş, öğretmeninin çözümlemelerini dinlemiş ve tiyatro uyarlamasını izlemişti. Bu nedenle eseri bana çok farklı katmanlarıyla, çeşitli alıntılar eşliğinde aktardı. Sonunda öğrencimin Rusya’dan kitabın orijinal baskısını getirmesiyle eseri vakit kaybetmeden okumaya başladım. Buradan kendisine ayrıca teşekkür etmek isterim; özellikle benim talep ettiğim baskı yerine farklı bir yayınevini tercih ederek eserin sonunda yer alan Gonçarov’un değerlendirmesini okumama olanak tanımış olması, metni daha derinlikli kavramamı sağladı.
Eserde Çaçkiy, üç yıl süren seyahatlerinin ve eğlence dolu hayatının ardından Moskova’ya döndüğünde ilk ziyaretini Sofya’ya ayırır. Hatta sabaha kadar at üzerinde yol alarak çocukluk arkadaşı ve eski aşkına kavuşma arzusunu simgeler. Ancak Sofya, kalbini artık başkasına kaptırmış olduğundan, Çaçkiy’i yalnızca eğlenceli, alaycı ve sıra dışı bir figür olarak görmektedir. Ne var ki eserin temel meselesi yalnızca bir aşk dörtgeni etrafında şekillenmez; daha derinde, Famusov ile Çaçkiy arasında beliren kuşaklar arası zihniyet farkı, dönemin toplumsal yapısını gözler önüne serer.
Eserin güncelliğini hâlâ korumasının nedenlerinden biri de budur. Geçmişin ağırlığı altında kalan, eski düzene neden bu denli bağlı olduğunu sorgulamaksızın, aidiyet duygusuyla kendini otoriteye teslim eden Famusov’un karşısında; farklı bir gerçekliğin mümkün olduğuna inanan, bir kişi ya da makama hizmet etmektense bir ideale ya da entelektüel uğraşa kendini adamayı tercih eden, zeki ve hazırcevap Çaçkiy yer alır. Ancak mesele yalnızca bu iki karakter arasındaki karşıtlıkla sınırlı değildir. Moskova balosundaki seçkin çevrenin, Çaçkiy’nin entelektüel birikimini ve eleştirel bakışını “delilik” yaftasıyla dışlaması, eserin toplumsal eleştirisini daha da derinleştirir.
Nitekim öngörülü ve geleceğe dönük düşünen bireylerin, günümüzde de benzer biçimde toplum dışına itildiği görülmektedir. Bu durum, Çaçkiy’nin yaşadığı sancıların yalnızca kendi dönemine ait olmadığını; aksine, geleceği inşa etme çabasıyla özdeşleşmiş evrensel bir mücadeleyi temsil ettiğini ortaya koymaktadır.