Bir kez daha anneannemin ve dayımının anlattığı korku hikâyesindeki congolos ile karşılaştım fakat bu sefer vampir söylencesi bağlamında… Vampiri hem sözcük hem kültürel hem de dini açıdan konu alan kitapta Dracula’nın esasen Seyahatname’den esinlenilmiş olabileceği, Tatarca “obur” sözcüğünün vampire veya cadıya karşılık gelen şekilde kullanıldığı, Yozgat ve Sivas yöresindeki karacongolozun zemheride ortaya çıktığı gibi bilgiler yer alıyor. Eğlenerek ve meraklanarak okudum resmen, bir yandan da keşke çizimler/canlandırmalar da olsaydı ya da yöresel (Trakya, Yozgat, Sivas, Çerkes ya da Tatar) bazı folklora hikâyelere de yer verilseydi dedim.
Yine de yazarın dini, siyasi, tarihi ve dilbilimle ilgili bilgi birikimini ortaya koyan da bir kitap. Bu bakımdan iyi derlenmiş diye düşünüyorum. Cadılar, vampirler, masallardaki yaratıklar gibi fenomenlere meraklıysanız kitaplığınızda olması gereken bir eser.