What do you think?


BEYHUDE OMRUM (DERGAH YAYINLARI)
Kitapta Kutlu'nun tabiat tutkusu, Anadolu insanının tabiata bakışı ve hayat gOrUşU ile OrtUşmektedir. En derinde ise "fanilik" meselesine değinen metafizik bir boyut vardır. Bu da bir uzun hikAyedir.
Beyhude OmrUm, dış yapısı itibarıyla TUrkiye'deki gOC olgusundan, kOylerin boşalmasından, sosyal bir vakadan bahsediyor. Aslında o bir "tutku" hikAyesidir. Kahramanı kuş uCmaz - kervan geCmez - ot bitmez dağlar başında bir "bahCe" kurmak iCin Cırpınır.
Kitap Detayları
Sayfa Sayısı 172
Kağıt Cinsi: 2. hamur
Kapak Cinsi: karton kapak
Ebat: 203 mm x 127 mm
Basım Tarihi: 2007
Baskı 10
ISBN:
978-975-995-613-4 (kitap)
978-975-995-608-0 (eKitap)
Beyhude OmrUm, dış yapısı itibarıyla TUrkiye'deki gOC olgusundan, kOylerin boşalmasından, sosyal bir vakadan bahsediyor. Aslında o bir "tutku" hikAyesidir. Kahramanı kuş uCmaz - kervan geCmez - ot bitmez dağlar başında bir "bahCe" kurmak iCin Cırpınır.
Kitap Detayları
Sayfa Sayısı 172
Kağıt Cinsi: 2. hamur
Kapak Cinsi: karton kapak
Ebat: 203 mm x 127 mm
Basım Tarihi: 2007
Baskı 10
ISBN:
978-975-995-613-4 (kitap)
978-975-995-608-0 (eKitap)
- GenresTurkish Literature
172 pages, Paperback
First published September 1, 2001
About the author
Mustafa Kutlu
63 books177 followers1947'de Erzincan'da doğdu. Erzincan Lisesi'ni (1963), Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi (1968).
Tunceli ve İstanbul'da edebiyat öğretmenliği yaptı. Öğretmenlikten ayrılarak (1974) Dergâh Yayınları'nda idareci olarak çalışmaya başladı.
Hareket ve Dergâh dergileriyle, Türk Dili Edebiyatı Ansiklopedisi'nin yayın faaliyetlerini yürüttü.
Senaryolar yazdı. Televizyonda sohbet programları yaptı.
Mustafa Kutlu Eserleri
Hikaye
Ortadaki Adam (1970),
Gönül İşi (1974),
Yokuşa Akan Sular (1979),
Yoksulluk İçimizde (1981),
Ya Tahammül Ya Sefer (1983),
Bu Böyledir (1990),
Sır (1990),
Arkakapak Yazıları (1995),
Hüzün ve Tesadüf (1998)
Uzun Hikâye (2000),
Beyhude Ömrüm (2001),
Mavi Kuş (Hikaye 2002).
Deneme:
Akasya ve Mandolin (1999)
İnceleme
Sabahattin Ali (1972)
Sait Faik'in Hikaye Dünyası (1968)
Tunceli ve İstanbul'da edebiyat öğretmenliği yaptı. Öğretmenlikten ayrılarak (1974) Dergâh Yayınları'nda idareci olarak çalışmaya başladı.
Hareket ve Dergâh dergileriyle, Türk Dili Edebiyatı Ansiklopedisi'nin yayın faaliyetlerini yürüttü.
Senaryolar yazdı. Televizyonda sohbet programları yaptı.
Mustafa Kutlu Eserleri
Hikaye
Ortadaki Adam (1970),
Gönül İşi (1974),
Yokuşa Akan Sular (1979),
Yoksulluk İçimizde (1981),
Ya Tahammül Ya Sefer (1983),
Bu Böyledir (1990),
Sır (1990),
Arkakapak Yazıları (1995),
Hüzün ve Tesadüf (1998)
Uzun Hikâye (2000),
Beyhude Ömrüm (2001),
Mavi Kuş (Hikaye 2002).
Deneme:
Akasya ve Mandolin (1999)
İnceleme
Sabahattin Ali (1972)
Sait Faik'in Hikaye Dünyası (1968)
Ratings & Reviews
Friends & Following
Create a free account to discover what your friends think of this book!
Community Reviews
Displaying 1 - 30 of 41 reviews
Read
December 22, 2017Köyler boşalmaya, kentler tıklım tıklım dolmaya devam ediyor. Bozkıra cenneti de getirsen insan maddeye; paraya tapıyor. Oysa neydi cennet? Yemyeşil bahçeler, her türlü yemişler, huzur, mutluluk, sadelik, doğallık... değil miydi? ama yok yetmedi işte. Hep aynı Uzun Hikaye.
June 17, 2019
Gözlerimde yaş, dilimde dua.
Öldüm ve bir bahçeye gömüldüm.
O kadar naif, güzel, duru bir kalem ve iç burkan bir hikaye... bir bahçe sevdası.
Mustafa Kutlu'nun insanı hiç yormayan, okudukça okutan çok özel bir kalemi var.
December 1, 2018
Hani derler ya : Aradan çok yıllar geçti.
4/5⭐️⭐️⭐️⭐️
Kitaplardan konuştuğumuz bir ortamda kendi okuma türümden bahsettiğimde bana "Mustafa Kutlu" tam senlik denilmişti. Böylece ben de aslında uzun zamandır Uzun Hikaye'yi okumayı istediğim için artık Mustafa Kutlu okuma zamanım geldi diye düşündüm. Fakat Uzun Hikaye kitabını kütüphanede bulamayınca yorumlardan yola çıkarak Beyhude Ömrüm kitabını okumaya karar kıldım. Hikaye türünde bu kadar türüne sadık kalarak yazılan okuduğum ilk kitaptı. Daha önce de tam anlamıyla "hikaye" türüne giren kitaplar okudum diye hatırlıyorum ama bu tarz bir yazımla karşılaşmamıştım. Hem biraz romansı hem de biraz Oruç Aruoba'nın yazdığı tarzdan cümlelerle dolu bir kitaptı. Anadolu'daki köy yaşantısına şahitlik yapan kitapta aslında tam anlamıyla bir bahçenin hikayesini okuyoruz. Sonra arada bir aşk hikayesinin, bazen de bir köyün yaşantısını. Bir sürü güzel alıntılarla dolu kitapta ise en çok kalbe dokunan cümle son satırlarında gizliydi. "Öldüm ve bir bahçeye gömüldüm." Mustafa Kutlu'dan sırada kesinlikle Uzun Hikaye'yi okuyacağım. Onun yazım türü de aynı mı merak ediyorum. Size de keyifli okumalar dilerimm..
4/5⭐️⭐️⭐️⭐️
Kitaplardan konuştuğumuz bir ortamda kendi okuma türümden bahsettiğimde bana "Mustafa Kutlu" tam senlik denilmişti. Böylece ben de aslında uzun zamandır Uzun Hikaye'yi okumayı istediğim için artık Mustafa Kutlu okuma zamanım geldi diye düşündüm. Fakat Uzun Hikaye kitabını kütüphanede bulamayınca yorumlardan yola çıkarak Beyhude Ömrüm kitabını okumaya karar kıldım. Hikaye türünde bu kadar türüne sadık kalarak yazılan okuduğum ilk kitaptı. Daha önce de tam anlamıyla "hikaye" türüne giren kitaplar okudum diye hatırlıyorum ama bu tarz bir yazımla karşılaşmamıştım. Hem biraz romansı hem de biraz Oruç Aruoba'nın yazdığı tarzdan cümlelerle dolu bir kitaptı. Anadolu'daki köy yaşantısına şahitlik yapan kitapta aslında tam anlamıyla bir bahçenin hikayesini okuyoruz. Sonra arada bir aşk hikayesinin, bazen de bir köyün yaşantısını. Bir sürü güzel alıntılarla dolu kitapta ise en çok kalbe dokunan cümle son satırlarında gizliydi. "Öldüm ve bir bahçeye gömüldüm." Mustafa Kutlu'dan sırada kesinlikle Uzun Hikaye'yi okuyacağım. Onun yazım türü de aynı mı merak ediyorum. Size de keyifli okumalar dilerimm..
February 1, 2015
Öldüm ve bir bahçeye gömüldüm.
Ağlattı.
Ağlattı.
July 10, 2018
3.5
"Dünya dediğimiz de bir gurbet değil mi?" Sf:70
"Dünya dediğimiz de bir gurbet değil mi?" Sf:70
March 6, 2021
Hayat gailesi, bir bahçeye bütün ömrünü verip, çoluk çocuğu yetiştirip o bahçede ölmek acı mi yoksa gururlu bir son mu bilemedim.
March 25, 2016
Mustafa Kutlu nev'i şahsına münhasır üslubu ve romana benzeyen uzun hikayeleriyle tanıdığımız bir yazar. Beyhude Ömrüm de "hikaye" altbaşlığıyla basılsa da hacmi ve olay örgüsü itibariyle kısa bir romana daha fazla benzemiş.
Başlangıçta Anadolu'nun herhangi bir köyünde yaşanması muhtemel pastoral bir hikaye, ot bitmez kayalıklara bahçe kurma azmi ve çekememezlikten mütevellit insan ilişkileri anlatılıyor. Ancak, yavaş yavaş hikayenin akışı hızlanıyor ve sıradan olayların usta yazarın kalemiyle nasıl heyecan ve merak uyandıran bir anlatıma bürünebileceği görülüyor.
Eser, son elli yılda yaşadığımız yanlış şehirleşmenin iyi bir eleştirisi. Köyde kente göçün ortaya çıkardığı sosyo-ekonomik sorunlara şehir zaviyesinden bakan bilimsel ve edebi eserler, geride kalanların durumunu irdeleyenlere göre sayıca bir hayli fazladır. Beyhude Ömrüm geride kalanların psikolojisini ve beşeri münasebetlerdeki değişimi irdeleyen sayıca az eserden biri olarak da okunmaya değer. Sonlara doğru iyice hissedilen hüzünlü hava ise aslında hepimize kendimizden bir parça sunuyor...
"İnsanlar artık ne doğana seviniyor, ne ölene üzülüyor. Varsa yoksa aldım-sattım, yaptım-çattım (s.195). "
"Köyde kalan biz birkaç kişi, bir gece ansızın büyük bir gürültüyle yataklarımızdan doğruluyoruz. Ve o ilk şaşkınlık halinden sonra bir evin daha bu yalnızlığa, bu terk edilmişliğe dayanamayarak göçüp gittiğini anlıyor; 'kimin evi acaba' diye bir an düşünüyor, sonra yorganı başımıza çekip yatıyoruz. 'Kimin evi?' ne fark eder (s. 203)."
Başlangıçta Anadolu'nun herhangi bir köyünde yaşanması muhtemel pastoral bir hikaye, ot bitmez kayalıklara bahçe kurma azmi ve çekememezlikten mütevellit insan ilişkileri anlatılıyor. Ancak, yavaş yavaş hikayenin akışı hızlanıyor ve sıradan olayların usta yazarın kalemiyle nasıl heyecan ve merak uyandıran bir anlatıma bürünebileceği görülüyor.
Eser, son elli yılda yaşadığımız yanlış şehirleşmenin iyi bir eleştirisi. Köyde kente göçün ortaya çıkardığı sosyo-ekonomik sorunlara şehir zaviyesinden bakan bilimsel ve edebi eserler, geride kalanların durumunu irdeleyenlere göre sayıca bir hayli fazladır. Beyhude Ömrüm geride kalanların psikolojisini ve beşeri münasebetlerdeki değişimi irdeleyen sayıca az eserden biri olarak da okunmaya değer. Sonlara doğru iyice hissedilen hüzünlü hava ise aslında hepimize kendimizden bir parça sunuyor...
"İnsanlar artık ne doğana seviniyor, ne ölene üzülüyor. Varsa yoksa aldım-sattım, yaptım-çattım (s.195). "
"Köyde kalan biz birkaç kişi, bir gece ansızın büyük bir gürültüyle yataklarımızdan doğruluyoruz. Ve o ilk şaşkınlık halinden sonra bir evin daha bu yalnızlığa, bu terk edilmişliğe dayanamayarak göçüp gittiğini anlıyor; 'kimin evi acaba' diye bir an düşünüyor, sonra yorganı başımıza çekip yatıyoruz. 'Kimin evi?' ne fark eder (s. 203)."
November 6, 2013
Sanki o amca gerçekten varmış da ben de tanıyormuşum gibi, sonunu merak ettiğim için hızlı hızlı ama bi' yandan da nihai olayla karşılaşmaktan korkarak okudum. Kendi halinde bi' amcanın pastoral ve dinlendirici öyküsü.
September 21, 2013
Özellikle son sahnede, kar tanelerini şeftali yaprakları olarak gören, hisseden azimli amcamızı unutamıyorum. Göçün acısını-gidenler ve özellikle kalanlar için- anlatan etkileyici bir eser.
February 11, 2025
Hayatımda okuduğum en. güzel. kitaplardan biri. Nasıl da ağlattı. Sanki o hayatı yaşamışım da gözümünün önünden su misali akıp geçmiş gibi hissettiren bir kitap. Aklım bizim köye gitti.
January 17, 2018
beklediğimden daha az beğenmem beni aşırı üzdü acaba yanlış zamanda mı okudum?!? keşke beklentimi sıfırın altına indirip başlasaydım, öf gidip biraz ağlayayım.
September 2, 2013
Pastoral şiir tadında, elinize alınca su gibi akıp giden ve hemencek biten, son sayfalarında boğazınıza yumruk gibi oturacak bir kitap okumak istiyorsanız Beyhude Ömrüm'ü en kısa zamanda okumanız lazım.
April 27, 2019
okumak istiyorumn
This entire review has been hidden because of spoilers.
August 17, 2020
Mustafa Kutlunun hiçbir kitabı beni hayal kırıklığına uğratmadı
May 15, 2014
Ölmek gibi sarsıcı
May 20, 2023
Kutlu’nun açık ara en en en sevdiğim kitabı. İlk okuduğumda bahçesini kurmaya çalışan o adamın karşılaştığı her durumu, içine düşen her duyguyu tüm benliğimle hissetmiş ve yaşadığı sonu bir gün bizlerin de yaşayacağının farkındalığı ile beyhude olduğunu bildiğim bir hüzne kapılmıştım. Aradan yıllar geçti. Geçen hafta eve gittiğimde kendi bahçemizi boyumca ot kaplamış vaziyette gördüm. Bu kitabı tekrar okumanın vakti gelmiş diye düşündüm. Bahçenin öksüz kalışı üzdü beni. Halbuki insan bu dünyaya niye gelir? Herhalde bir bahçe kurmaya gelir. Toprağı boş bıraktık belki ama farklı türden bahçelerle uğraşıyoruz hepimiz. Aradan çok yıllar daha geçecek. Öleceğiz ve o uğraştığımız bahçelere gömüleceğiz…
May 29, 2019
Bir an gençliğim bir film şeridi gibi geçti .Kendi yaşadım şeylerle benzerliklerini düşündüm.Benzer yanı çok fazla ama biz de kitapta olan gibi köyümüzü terk ettik. Şuan mutlu muyuz şahsen değilim. Eskiden imkânlar yoktu fakat çok mutluyduk şimdi işe her istediğimiz var fakat mutluluğumuz kalmadı. Şehir bizi kendi içine çekti fiziksel olduğu gibi ruhsal olarak boşluktayiz. Bilmiyorum köyde iken şehir yaşamı hakkında o kadar çok hayalini kurduk fakat hiçbiri gerçek değilmiş biz sadece rekli kısımları görmüştük gri kısımları içine girince anlaşıyor. Şehir insana insan olduğunu unutturuyor. Kitap benim için değerli bir yere sahip.Okumanizi tavsiye ederim.
January 20, 2017
Yine sımsıcak ve soba başında anlatılmaya layık bir hikaye okudum ben.
Hayatın inişlerle ve çıkışlarla dolu olduğunu ve emek verilmeden ekmek olmadığını her hikayesinde işleyen Kutlu, bu kitabında da ufak bir köyde yaşayan insanlarını ve ilişkilerini bir bahçe üzerinden anlatıyor.
Ne oldum dememeli, ne olacağım demeli sözünü ispatlar nitelikte olan bu hikayeyi çok sevdim. Okurken sorgulayacağımız, durup üzerinde düşüneceğimiz çok şey var.
Hayatın inişlerle ve çıkışlarla dolu olduğunu ve emek verilmeden ekmek olmadığını her hikayesinde işleyen Kutlu, bu kitabında da ufak bir köyde yaşayan insanlarını ve ilişkilerini bir bahçe üzerinden anlatıyor.
Ne oldum dememeli, ne olacağım demeli sözünü ispatlar nitelikte olan bu hikayeyi çok sevdim. Okurken sorgulayacağımız, durup üzerinde düşüneceğimiz çok şey var.
March 4, 2022
Kelimeleri duygularla okuyorsun. Duyguların ritmiyle iç sesin şekilleniyor.
Bahçe kuracağı zaman hızlandım, hayal kurdum merak ettim. Heyecanlandım.
Oğlunun İstanbul'a göçünde durgunlaştım örtbas etmeye çalışırken bu boşluğu, bahçesi üzerine teselli olmaya, tatmin olmaya çalıştık yutkundum.
*insanoğlu dünyaya bir bahçe kurmaya gelir*
Bahçe kuracağı zaman hızlandım, hayal kurdum merak ettim. Heyecanlandım.
Oğlunun İstanbul'a göçünde durgunlaştım örtbas etmeye çalışırken bu boşluğu, bahçesi üzerine teselli olmaya, tatmin olmaya çalıştık yutkundum.
*insanoğlu dünyaya bir bahçe kurmaya gelir*
This entire review has been hidden because of spoilers.
November 24, 2022
Öncelikle kitabın yazarı Mustafa Kutlu'nun hikaye anlatış şeklini çok sevdim. Beni gerçekten içine çekiyor. Köyde yaşayan bir adamın hikayesini anlatıyor ve beni gerçekten etkiledi. Modern hayat eleştirileri de yer yer kendini göstermekle birlikte bu hayatın aslında kısa ve biraz da boş olduğu mesajını aldım diyebilirim. Ne diyeyim kesinlikle tavsiye ederim. Okuyun, okutun efendim.
October 11, 2024
Sanki okurken anneannemin hayatını, onun hissettiklerini, anlattıklarını bir de yazarın dilinden dinledim. Yaşarken yaşamdan neler kaçırdığımı farkettim. Daha önce hiç bir ağaca, kuşa, suya böyle bakmamıştım.Aslında beyhude olanın şimdiye kadar boşa geçirdiğim kendi ömrüm olduğunu düşündüm.Yanan bir soba yanında hikaye dinliyormuş hissine kapılarak ve bolca düşünerek okuduğum bir kitap.
July 23, 2020
İçerisinde köy hayatı ve nostalji barındıran bir kitap.Bu ikisine de aşina değilseniz.Kitap sizi yakalayamıyor.Karakterler özellikle kötü karakterler kafada canlandırınca çok yapmacık geliyor.Bütün bunlara nazaran kitabın gerçekçi hikayesi ve sade dili kendini yormadan okutuyor.
October 5, 2018
Mustafa kutlu is perfect author
November 8, 2018
Bomboş bir hayat.Sonumuzu bilmeden yaşıyoruz.Ve bunları yüzümüze çarpan bir kitap.Diyeceklerim bu kadar.Teşekkür ederim.
January 8, 2019
“Kitaplarda yazıyor; lakin hayat kitaplarda yazana pek benzemiyor.” Sf. 119
Read
January 24, 2021Nöbetçiyken halit hocaya özet geçtiğim kitap fjpğhkpgjjoğ
March 2, 2022
“Dünya dediğimiz de bir gurbet değil mi?”
December 16, 2022
En sevdiğim kutlu kitabı olabilir. Hayatın su gibi gelip geçiciliğini muhteşem hissettirmişti bana bir zamanlar..
July 4, 2023
Kitabı ikinci kez okudum çok güzeldi yine içimi tatlı bir hüzün kapladı herkesin okuması gereken bir kitap :") ✨🌿
Displaying 1 - 30 of 41 reviews





















