Jump to ratings and reviews
Rate this book

Hep Sevgili Kalalım

Rate this book
“Ben seni gecikmiş trendeki kavuşamamış yolcu misali sevmişim. Talihsizliğim, sevdiğimi anlamamış olmak.”

Mutluluk tarifini “özgür caz ve özgür aşk” olarak yapan Demir, istediği her şeye sahiptir: Başarılı bir iş hayatı, çok sevdiği iki çocuğu ve ışıkların dansını izlediği Bitez Koyunun şefkati... Ancak bir iş yemeğinde tanıştığı Rüya ile olan ilişkisi mutlu başlasa da zaman içinde karanlık tonlar almaya başlar. Demir’in özgürlüğünü bir kadına teslim etmek istememesi, her ikisinin de dengelerini altüst edecektir!

(Tanıtım Bülteninden)

Paperback

Published January 1, 2018

3 people want to read

About the author

Birol İnan

5 books1 follower

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
2 (66%)
4 stars
0 (0%)
3 stars
0 (0%)
2 stars
0 (0%)
1 star
1 (33%)
Displaying 1 of 1 review
Profile Image for Ayshim.
364 reviews10 followers
October 5, 2018
Hep Sevgili Kalalım’ı bitirmem çok zamanımı aldı. Neden mi? Çünkü ne zaman başına otursam yapmam gereken işlerin hepsini serdim. Yoksa ne iri bir kitap ne de hikâye baştan sona ayağını sürüyor. Aksine konu öyle insanı içine çekiyor ki okumanın haricinde hemen her şey sırasını beklemek zorunda kalıyor.

Kitabı bitirmemin zaman almasındaki bir diğer etken de okurken çok not almam, geri dönüp belli yerleri tekrar tekrar okumam.

Hep Sevgili Kalalım, yeni bir kitap. Bu yılın haziran ayında Mona Kitap’tan çıktı. Benim bu kadar kısa sürede dünyanın öbür ucunda okuma şansına erişme nedenimse yazarın kardeşinin yakın arkadaşım olması.

Belli ki Birol İnan’ın inceliklerle dolu bir dünyası var. Ben özellikle şarap, mimari, müzik, resim ve insanların doğal yapısı arasında kurduğu bağlantıları çok beğendim. Ancak belli bir kesim bu kitabı son derce burjuva bulacaktır: bundan da kesinlikle eminim. Ama bu tarz kitapların hedef kitlesi zaten o okur grubu değil.

Altı Çizilenler

Dostluklarının çimentosu ortak damak tatlarıydı.

Ruhumun adresini bilemedi oysa her şey çok güzel olacaktı.

Bulutlar dağılıyordu ama Londra’nın değil, Demir’in ruhundakiler.

Yaptığı imla hatalarındaki viski kokusu burnuna geliyordu.

Asıl üzüldüğü Rüya’nın ondan kopması değil, Rüya’nın anılarında da olsa tanıdığı gibi kalamamasıydı.

Uzun bir sessizlik oldu. Her ikisinin de içinden geçenler vardı elbet, kaybetme korkusuyla konuşamadıkları.

Ben seni gecikmiş trendeki kavuşamamış yolcu misali sevmiştim. Talihsizliğim, sevdiğimi anlamamış olmak.

Bir kadın seni seviyorsa; yanında kedi bile sevemezsin.

Seyrine doyamadığımız kokulu bir oyundu ilişkimiz. Onda hapis kalır, alışır, kendinizi cennette yaşıyor sanırdınız.

Kelimeler kilit vurulduğunda özünü anlatamazsın, özünü anlatamazsan özünü yaşatamazsın.

‘’Sadece yaşam yoğunluğu olanın biçim yoğunluğu vardır.’’ Nafi Çil
Displaying 1 of 1 review

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.