Lise yillari sona eriyor...Gelecekle ilgili dogru kararlar almak gerek.Hangi meslek? Hangi universite?Kendi ayaklarinin ustunde durabilmek icin sorular sormak, dusunmek gerek. Serra ile arkadaslari bu zor donemi yine kih gulerek kih huzunlenerek ama hep birbirlerine omuz vererek surduruyorlar. Ya ilkgenclik asklari? Onlar ne olacak?(Tanitim Bulteninden)Sayfa Sayisi: 430Baski Yili: 2016Dili: TurkceYayinevi: Artemis Yayinlari
1961 yılında Amerikan Kız Koleji Edebiyat Bölümü'nden mezun olan İpek Ongun, yazı yaşamına 1980'de yayımlanan Mektup Arkadaşları'yla başladı. Onu Kamp Arkadaşları ve Afacanlar Çetesi adlı çocuk kitapları izledi. Bunları izleyen Yaş On Yedi ve Bir Genç Kızın Gizli Defteri başlıklı yapıtlarıysa gençlik için yazılmış romanlardır. Gençlik romanlarından sonra, gençlere yaşama kültürü ve kişisel gelişim gibi konularda yardımcı olmasını amaçladığı bir üçlü yazdı. Adları Bir Pırıltıdır Yaşamak , Bu Hayat Sizin ve Lütfen Beni Anla olan bu kitapların ilki 1911 yılında TÜYAP'ta " Altın Kitap Ödülü " 'nü aldı. Ayrıca gençller için yaptığı bu çalışmalar nedeniyle kendisine Rotary Kulübü tarafından "* 1995-1996 Meslek Hizmetleri Ödülü" verildi. 1998 yılında da Oriflame firmasının 250.000 kişilik bir halk jürisine yaptırdığı anket sonucu yılın en başarılı kadın yazarı seçildi. Bu çalışmalardan sonra tekrar romana dönen Ongun, Bir Genç Kızın Gizli Defteri'nin devamı olan Arkadaşlar Arasında,Kendi Ayakları Üstünde,Adım Adım Hayata,İşte Hayat ve Şimdi Düğün Zamanı 'nı yazdı. Sabah gazetesi'ndeki yazılarını Yarım Elma,Gönül Alma ve Sabah Pırıltıları adlı iki kitapta topladı. Evli ve iki kız annesi olan İpek Ongun,yazı yaşamını çok sevdiği Mersin'de sürdürmektedir.
Okudukça başıma ağrılar girdi, Serra'nın saçma düşüncelerinden fenalıklar geçirdim. Arada güzel nasihatler görsem de genel olarak bakıldığında günümüzün dünyasına pek uymayan bir düşünce sistemi var. Ayrıca Serra ve ailesinin bu kadar muhafazakar ve sınıfçı olması içimi şişirdi.
Lise yıllarında Anneciğimin bana aldığı kitaptır bu. O dönemde çok severek okuduğum kitaptır. Anne - kız arasındaki ilişkiyi ve duyguları çok güzel anlatan bir kitap. Her genç kızın okumasını tavsiye ederim.
17.05.2026: Kitabı hâlâ okuyorum ve şu ana kadar 97 sayfasını bitirdim. Hikayenin devamında beni nelerin beklediğini ya da kitabı bitirdiğimde aynı memnuniyeti hissedip hissetmeyeceğimi henüz bilemesem de bir şeyden çok eminim: Ne olursa olsun, Serra'nın annesinin ona yazdığı o mektup hiçbir zaman aklımdan çıkmayacak. Bir anne, ergenlik çağındaki kızına hayatı ne kadar da güzel anlatıyor... İşte o mektup:
"Canım güzel kızım, İlk kez tek başına bir geziye çıkıyorsun. Yanında arkadaşların var ama benim demek istediğim, ailenle değilsin. Bizler yokuz. Bu senin ilk kez kendini koruma sorumluluğunu yüklendiğin anlamına geliyor. Ve ben, kızıma sonuna kadar güveniyorum. Ama yine de sana bazı şeyleri söylemek istiyorum.Çok gençsin, duygularının en coşkulu zamanını yaşıyorsun. Tatildesin; gezecek, eğleneceksin, ay ışığında dans edeceksin. Bambaşka bir atmosferde olacaksın. Seni beğenenler olacaktır ya da senin beğendiklerin... Bunlar çok doğal ve hayatın bu güzel yanını da yaşamanı isterim. Bu geziden hoş anılarla dönmeni dilerim, pişmanlıklarla değil.O nedenle sana yol gösterecek bazı noktalara dikkatini çekmek istiyorum. Bir ikileme düştüğünü hissettiğin zaman kendine şu soruları sor, benim tatlı kızım: Bu yaptığım birilerine zarar veriyor mu? Daha da önemlisi bana zarar veriyor mu? Yaptığım beni utandırır mı? Çok beğendiğim, saygı duyduğum birinin yaptıklarımı görmesinden rahatsız olur muyum? Yaptıklarımı yalana başvurarak saklamaya çalışıyor muyum? Beni yalan söylemeye zorlayan durumlar yaşıyor muyum? Bu yaptıklarım dürüstlük, doğru sözlülük ve verdiğim sözde durma ölçütlerine uyuyor mu? İşte herhangi bir durumda bu sorularla kendini sorgulayarak nerede durduğunu bilebileceksin. Bizler bir süre sonra senin yanında olmayacağız. Üniversite yaşamında, daha sonra da çalışma hayatında kendi ayakların üstünde durmak zorundasın. Bu gezi, bir yerde kendi sorumluluğunu yüklenme konusunda ilk deneyimin. Duygularını, sana evde öğretilen güçlü prensiplerle dengele. Güçlü prensipler, sağlam bir pusula gibidir, insanı doğru yolda tutar. Aklını, iradeni, mantığını kullan. Duygularının sınırlarını aklınla çizebilirsen, pişmanlıklar duymaz, yaşına yaraşır sorunsuz dostluklar, temiz eğlenceler yaşarsın ve tatlı anılarla anarsın bu günleri. Bilmem, anlatabildim mi, güzel kızım.
Sana güveniyorum, benim Serra'ma iyi bak.
Öpücükler
Vıdı vıdı annen."
29.05.2026: Sevgili Serra, senin muthiş hikayeni az önce bitirdim. Seni tanıdığıma ne kadar memnun oldum, bilemezsin:) Nasılda doğru bir zamanda seninle tanışmişim guzel ruhlu insan... Ne kadar asil ve efendi kadınalrsınız sen ve anne ciğin! Nasıl da güzel kendinizi yetiştirmişsiniz! Hayat hikayenı okamaya ve senden öğrenmeye devam edeceğim. Yeni defterlerinde göruşmek üzeri :)
Evet, Serra macerasına devam ediyoruz. Büyüme hikayelerini okumayı gerçekten çok seviyorum.
Seriyi ilk okuduğumda fark etmediğim bir detay da Serra'nın ailesinin ülke standartlarına göre çok anlayışlı olması. 28 yaşında ekonomik özgürlüğüme sahip bir kadın olarak aynı anlayışı, özgür bakış açısını ailemden göremiyorum maalesef. Serra'nın amerikaya gidişi bile o kadar kolay oldu ki. Tabii kastettiğim gerçekçi niye böyle yazmış gibi bir söylem değil, sonuçta kurgu bir kitapta daha farklı olanı görmek de önemli. Ee tabi ana karakter şansı da var Serra'da.
3.5 yildiz, okumasi kolay oldugu icin seviyorum, turkce okumami daha akici hale getirmek icin yardimci oluyor ve kitap benden daha genc kiz kitlesine yazilmis olsa da yinede konular oyle cok da baymiyor okunulur yani
Zamanda atlamlar olunca hoşuma gitmiyor, bari o arada neler olduğunu daha iyi anlatsa. Bazı kısımlar uzatılmıştı, sıkıldım. Ama serinin her kitabı gibi yine çok güzeldi. Özellikle üniversiteye başlayacak biri olarak bunu tam zamanında okuduğumu düşünüyorum.