Çocukluğumuzda hediye paketlerini özenle katlar ve tekrar kullanmak için saklardık. Gömlek yakaları ters çevrilir, gömlekler yenilenirdi. Çoraplar onarılır, trikolar örülür, ayakkabılara pençe yapılır ve neticede her eşyaya uzun süreli kulanım için hayat verilirdi.
Kitabımız; her şeyden önce okuyucunun tüketim olgusuna etraflıca bakmasını, sistemi ve sistemin dinamiklerini daha iyi anlamasını amaçladı. Ayrıca okuyucunun daha sade de yaşanabilir fikri üzerine enine boyuna düşünmesi ve bunun için cesaret bulması üzerine kaleme alındı.
Bu kitap ozellikle para hırsı içinde ve lüks yaşantıya imrenen beyaz yakalara, öğrencilere, tüccarlara öneririm. Tabi bir de kendini bulmaya çalışan her yaştan okuyucuya.. Gerçek mutluluğun tanımını, tüketmeye nasıl "zorlandığımızı", basit yaşamanın aslında ne kadar değerli olduğunu çok önemli akademisyenlerin tamamı referans gösterilerek yazılmış makaleleri aracılığıyla göreceksiniz. Şiddetle tavsiye ediyorum.
Denemelerin hepsi farklı bir tat bırakıyor. Bir çok farklı açıdan incelenmiş sadelik kavramı: ekonomik,sosyolojik,psikolojik,tasavvufi... Favorim Pelin Kesebir’in denemesi oldu. İlla ki kendinizden bir şeyler bulabileceğiniz, kapitalizmin tüketim algılayışınıza müdahalesini somutlaştırmanıza faydası olabilecek bir kitap.
Güzel ve iyi bir entellektüel seviyede başlayıp kahvehane birikimine doğru ilerliyor. Bence kitaba dahil edilemeyecek düzeyde denemeler kitaba dahil edilmiş. Beğenmedim.