Bu kitap, Švankmajer'in imge dunyasina yonelik bireysel susuzlugumun bir sonucu olarak ortaya cikti... diyor Levent Senturk. Senturk'un bu nevi sahsina munhasir metni, gercekustuculugun puslu Cek koluna uzanip, oranin usta imge buyucusunun dunyasinda esine zor rastlanir bir yolculuk sunuyor. Icinden: Švankmajer'in filmleri uzerine radikal bir okuma metni. Švankmajer sinemasinda nesneler canlanip kendilerini gozumuzun onunde var ederken, gorsel duzlemdeki kusursuz isleyise karsilik sessel olarak da kusursuz bir isleyis vardir. Švankmajer sesler konusunda asla acik vermez; son derece rasyonel bir bicimde, jestlerin tamami icin ongorulmus, islenmis ve secilmis bir ses topografyasi kurar. Yonetmen, edimleri olusturan siradan ayrintilari analiz edip yorumlarken sessiz bir film degil, dile ve konusmaya yer birakmayacak dolulukta sozsuz bir film kurar. Nesnelerin canlanip kendi hikyelerini anlatmalarini saglayan, gercekcilik etkisini katlayarak cogaltan, bu ses evrenidir. Sesler, Švankmajer'in imgelerinin dokunsallik temelinde gelistigi gibi gelisir.