Ortaokul mezunu olan Toy, çocukluğundan itibaren çalışarak yaşamaya başladı. Fırıncılık, bankacılık, vurgun yiyen süngercileri sigortalama gibi işlerde çalıştıktan sonra, İstanbul'a yerleşti. Bank-İş sendikasanın kurucuları arasında yer alarak sendikacılığa başladı. Gazetelerde yazıları yayımlanan Erol Toy, ilk öyküsünü 1952 yılında Çınar dergisinde yayımladı. YAZKO Yönetim Kurulu başkanlığı yapan yazar, romanlarında Türkiye'nin toplumsal, ekonomik ve politik sorunlarını işledi. Toplumcu gerçekçi bir çizgide yürüyen Toy, ilk basımı 1974 yılında yapılan ve Vehbi Koç'un yaşamöyküsünün anlatıldığı iddia edilen İmparator adlı romanıyla okur kitlelerine adını duyurdu. Öykü, roman, deneme ve eleştiri yazılarının dışında sahnelenmiş tiyatro oyunları da bulunan Erol Toy, 1962 Ali Naci Karacan Üçüncülük Ödülü sahibidir.
Gelişme, sanayileşme, Avrupalılaşma hamlelerinde kişilerin dar görüşlü veya kötü niyetli olma durumlarını hikaye şeklinde anlatıyor kitap. Abdülaziz döneminde de böyleydi, İttihat Terakki, Atatürk ve Demokrat parti döneminde de. Hiç mi düzgün adam, hiç mi önce devletini düşünen adam hiç mi vizyonu olan adam çıkmadı veya idealist bir kişi? Evet çıktı ama sistem maalesef onları hızlı bir şekilde çarkın dışına attı. Kime yetki verildiyse kendine yonttu, yakınını kayırdı, çıkar sağladı. Mayamızda var.
1923 İzmir Kongresi'nde alınan kararlaran birisi de: Üreticiden tüketiciye ulaşan malların aşırı pahalanmasına sebep olan aracılık ve kabzımallığın tamamıyla kaldırılması. Yani; sorunlar değişmiyor ve hala aynı yerdeyiz