Beyoğlu, 19. Yüzyıl ortalarında Avrupa devletlerinin sefaret saraylarının inşa edildiği bir bölgeydi. İstanbul’a gelen Levantenler de bu dönemde Beyoğlu’na yerleşmeye başladı. Bu yoğunlaşma sonunda, “Grande Rue de Pera” ve çevresi bir Avrupa semtine dönüştü. Batı tarzı pasajlar, oteller, balohaneler, birahaneler, pastaneler, tiyatrolar ve sinemalar ilk kez Beyoğlu Caddesi’nde sıralanmaya başladı. Caddenin tam ortasında yükselen Naum Tiyatrosu, Avrupa’daki önemli opera yapılarından biri haline geldi. Zaman içinde Beyoğlu, Osmanlı Devleti’nin çağdaş dünyaya açılan penceresi oldu.
Araştırmacı yazar Turan Akıncı, Beyoğlu’nda yaşanmış olayları, döneme damga vurmuş kurumları, yapıları, ünlü aileleri, mimarları ve sokakları ayrı ayrı başlıklar altında sunuyor.
1952 yılında İstanbul’da doğdu. Yeniköy İlkokulu sonrasında 1971 yılında İstanbul Erkek Lisesi’nden mezun oldu. 1977 yılında DGSA Mimarlık Fakültesi’nden diploma aldı. 1978 yılında Almanya’da doktorasını yapaken tarihi çevre koruması üzerine çalışmalarda bulundu.
35 yıl kurucusu olduğu sanayi kurumlarında görev yaptı. Emekli olduktan sonra İstanbul’da 2000 Osmanlı yapısının tanıtıldığı www.tas-istanbul.com internet sayfası ile büyük kitlelere ulaştı. Tanzimat sonrası Osmanlı liman kentleri üstüne çalışmaktadır. Yazarın Osmanlı’da Selanik adlı kitabı vardır.
İstanbulda okuduğum yıllarda içinde yaşayıp nereden geldiğini pek merak ettiğim bir çok kültürel detayın açıklayıcısı oldu bu kitap. Sadece bir tarih araştırması olarak düşünmek çok yanlış olur. Eskileri yenilere bağlayacak pek çok ilmek oluşturuyor. Böylesine kapsamlı araştırmaya bağlı bir çalışma yaptığı için yazarını kutlarım.
Cumhuriyet öncesi Osmanlı'nın ve İstanbul'un sıkı bir araştırması. Bir hikayesi yok ama kategorik olarak iyi bir başvuru kaynağı olmuş. Bugününü anlamak için geçmişini bilmek gerekiyor.
Değerli Turan Akıncı'nın diğer kitapları gibi bu kitabını da severek okudum. Çok değerli bilgiler var bu kitapta, herkesin mutlaka okuması gereken... Bilmediğim bilgileri de bu kitap sayesinde öğrendim. Bu kitabı okurken Beyoğlu sokaklarında bir kez daha dolaştım bu bilgilerle... İyi ki; böyle bir eser, bizlerle buluştu!