Dogradigi her kurbanin üzerine baska bir kadinin ismini daglayan bir sapik... Katilin saplanti haline getirdigi 118 rakaminin gizemi...Polisle, kedinin fareyle oynadigi gibi oynayan kan içici bir avci. Onun pesine düsen, kendi ruhsal sikintilari içinde bogulup kalmis kirk dÖrt yasinda bir profil uzmani.Aklin sinirlarini zorlayan bir hayal gücü, kalbin temposunu bozacak bir gerilim ve hemen yani basinizda solugunu hissedeceginiz güçlü karakterler. Elinizdeki kitap pimi çekilip beyninizin labirentlerine birakilmis bir bomba etkisi yaratacak!Solugunuzu kesecek, zihninizi allak bullak edecek, sarsici, gerçekçi bir psikolojik-gerilim kurgu.Bildiginiz her seyi unutun ve aklin sinirlarini zorlayacak bu gizemli hikâyenin kapilarindan geçin; kitabi bitirdiginizde hayat çok farkli olacak.çünkü zihninizde açtigi tahribati kolay kolay tamir edemeyeceksiniz!Hiç düsmeyen bir tempo!Tedirgin edici bir gerilim!Bas dÖndürücü ve karmasik bir gizem!Tahmin edilmesi imkânsiz bir son!Ince Kapak: Sayfa Sayisi: 424Baski Yili: 2015e-Kitap: Sayfa Sayisi: 420Baski Yili: 2013Dili: TürkçeYayinevi: Panama Yayincilik
4.25 Kitap güzel bir tempoyla başladı ve çok güzel ilerledi, cinayetin adım adım çözümlenmesini okumaktan çok zevk alıyorum ve bu kitapta da bunu bulunca çok sevindim. Okurken hiç sıkılmadım ve temponun çok yükseldiği yerleri hem zevk alarak hem de heyecanla okudum. Kitapta gizem ve gerilim iyi dengelenmişti, ve flasbackler de kitabı daha güzel hale getirmiş.Karakterler iyi kurgulanmıştı, onlarla ilgili bilgi vermek istesem de spoiler vermeden bahsedemeyeceğim için susuyorum. Sonu ve bir kaç nokta dışında kitabı sevdim, güzel bir polisiye gerilim. Yorumun tamamı için tıklayın :)
Nereden başlasam bilmiyorum. Kitabın yazım dili o kadar saçmaydı ki. Ben kitap yazmaya kalksam ancak böyle amatör cümleler kurarım. Yazarın okuduğum ilk kitabı. Başka kitaplarını da aldım, sırada. Ama bu kitap yazım dili açısından büyük hayal kırıklığı oldu. Onun dışında inanılmaz klişe bir son tasarlamış. Okuyucunun o kadar başını döndürüyor ki. Tam diyorum heh tahmin ettim, şak yazar döndürüyor. Ha ha nasıl ters köşe yaptım ama diye seviniyor herhalde. Bence çok zayıf bir son olmuş. Daha iyi olabilirdi. Gerilim, olay örgüsü bir yere kadar iyiydi. Okutuyordu kendini. Ama maalesef bütününde ortalamanın altında 👎🏻
Tam anlamıyla zaman kaybıydı. Karakterler havada kalmış, özdeşleşilemiyor. "Mistik olsun..." diye çok çaba harcanmış, konu kopmuş, yazar uçmuş, zırvalamış. Banalleşmiş, yozlaşmış hayat kesitlerini bolca kullanarak düşük seviye takılmış. BERBATTI.
Başlarda fena olmasa da sonradan betbatlaşan bir kitap oldu. O ne saçma sondu öyle okuduğum ve filmi olan bir kitaba benzetmeye çalışmışlar. Spoiler olmasın diye söylemiyorum adını. Ammavelakin yazılış tarzı olsun, kurgu olsun, karakterler olsun hiçbirini beğenmedim.
Doğrusu yorumuma nereden, nasıl başlayayım pek emin olamıyorum. Aklımda çok daha detaylı bir yorum vardı, fakat kitabın konusu ve olay örgüsünden söz etmeye başladığım noktada geri kalan her şey çorap söküğü gibi geleceği için oralara pek girmemeyi tercih ediyorum. Ben pek polisiye seven birisi değilimdir çünkü soğuk dil ve alabildiğince detay, özellikle polislerin veya ajanların bir parçası olduğu birimlerle ilgili, beni pek çekmiyor. Bu da benim bu kitaba büyük bir ön yargıyla başlamama neden oldu tabii; fakat yazarın diline ve oldukça fazla detaya alışmayı başardığım noktada, kitabı elimden bırakmak istemedim çünkü o kadar zekice kurgulanmıştı ki, devamında ne olacağını merakla beklemekten başka bir şey gelmedi elimden.
Özensiz bir çeviri ve düzeltiyle okuyucuya sunulmuş. Hikâye evet yer yer heyecanlı ve sürükleyici oluyor; fakat sonu beni pek tatmin etmedi. Hikâye daha iyi anlatılıp daha iyi bağlanabilirmiş.
Kitabin sonunu basindan daha cok sevdigimi soyleyebilirim.Oldukca tahmin edilebilir ilerlemesi yuzunden acikcasi basta zor ilerledim ama son kisim bir solukta bitti.
Kitabın dili kötüydü hatalarla doluydu ama insanı bir şekilde merak ettirip sürüklüyor. Fbi ajanı Mike’ın bir seri katil peşinde neler yaşadığını anlatıyor. Sondaki şok üstüne şok edici bölümler pembe dizileri anımsattı :) Sadece bu türü seviyorsanız okumaya katlanılabilir bir kitap bence.
Bu kirada bir akıl hastasının kendi kafasında kurduğu hayatını anlatıyor.Kendisini FBI da çalışan bir polis olarak biliyor.Bir gün kısa süre içerisinde birçok cinayet işleniyor ve bunu araştırmaya çalışıyor.Arkadaşlarıyla beraber bunu araştırırken kendisiyle katil iletişim kuruyor ve katil bunu başka bir ülkeye çağırıyor.Burada başka bir polisle karşılaşıyor.Çocukken yaşadığı travmaları hatırlıyor.Babasından nefret ediyor ve babasını silahla vuruyor. Tam o anda karşısında bir doktor görüyor.herşeyin hayal olduğunu,polis olmadığını,katilin kendisi olduğunu anlıyor. Bu romanın çok iyi bir polisiye roman olduğunu düşünüyorum ve okurken hiç beklenmedik yerde beklenmeyen olaylar yaşanıyor.Katilin bir ruh hastası olduğu ve bunu kendi kafasında başka birisi yapıyormuş gibi katilin peşine düşmesi heyecan verici bir anlatımla anlatılmış ve sonunda gerçeklerle yüzleşmesinin çok ilginç bir şekilde olduğunu düşünüyorum.
3,5 Kötü çeviri, sayılamayacak kadar çok yazım hatası ve anlatım bozukluğu. Nasıl bir editörün elinden geçmiş anlamak mümkün değil. Bu kadar çok anlatım bozukluğu ve yazım yanlışı benim dikkatimi dağıtıyor. Onun dışında güzel kitap, sıkılmadan okunuyor. Fakat yazar bazı şeyleri çok fazla göze sokmuş ve olayları okuyucuya hatırlatmak için olsa gerek, aşırı tekrara düşmüş diye düşünüyorum. Yine de zaman kaybı değil, gerilim-polisiye severler için iyi bir kitap.
Kitapların arkasında ki şu övgüler genellikle boş çıkar. Kapağı doldurmak için konmuştur bazen ve o övgülerin çoğu kitap hakkında gerçek değildir. Tüm samimiyetimle söylüyorumki Halüsinasyon kitabı hem sahip olduğu övgüleri hem de daha fazlasını hak ediyor. Kitabı okurken sıradan olayların arasında gidiyorsunuz. Bir katil çıkıyor öldürdüğü insanlara, 118 damgasını dağlıyor. ve öldürdüğü kurbanlar genelde göçmen hayat kadınları. Kitap kahramanımız Mike, geçmişinde zor şeyler yaşamış ve hala psikolojik sorunları olan bir Fbi ajanıdır. olayları aydınlatmak için bu işe verilir. Fakat bir ayrıntı, Katil hep bir adım öndedir ve Fbi ile kedinin fare ile oynadığı gibi oynamaktadır. Sonunda bir katil adayı ortaya çıkarılıyor. herşey onun üstüne hesaplanıyor ama katil ısrarlar Gary olmadığını söylüyor ve Fbi ajanı Mike'a Brezilya'ya gitmesini ve Miguel adında birisini bulmasını söylüyor. Ve Amerika'da sadece 20 yıl önce bulunduğunu vurguluyor. Kurgu buraya kadar normal; her gizem, gerilim kitaplarında olduğu gibi… Ama unutmayın Halüsinasyon romanı; şizofren, paranoya, deli hastalarının üzerine kurulmuş bir kitap. Kimin akli dengesinin yerinde olduğunu tahmin edemezsiniz. Nede olsa en tehlikeli deliler akıllı numarası yapanlar. Kitabın sonu sizi hayal kırıklığına uğratabilir zira son sayfalarda " Ne oluyoruz abi ya" durumlarına dönüşebilirsiniz. Alein Kentigerna bence keşfedilmemiş yazarlardan. Çok iyi bir kalemi ve kurgusu var kesinlikle tavsiye ederim.
Flashbackler ile anlatım şekli güzelleşmiş, 3 yıldızı da bu anlatım şekline ve akıcılığına veriyorum. Uzun zamandır polisiye okumamamın verdiği açlıkla 3 günde bitirdim. Ancak berbat bir finali var. Bitirdiğimde bende uyandırdığı hissiyat, yazarın bir ‘di caprio’ filmi etkisinde kalıp, farkında olmadan onu kopyaladığı yönünde oldu. Beyaz kapağına kanıp, belki ‘empati’ veya ‘zar adam’ seviyesinde bir şey okurum, onları da böyle tesadüfen almıştım diyerek aldığım bir kitap. Tüketecek polisiye bulamayan türün sevenleri hariç, benim gibi arada bir de heyecan olsun diye polisiye okuyan kimselere tavsiye etmiyorum.
Yazıcı en başda çox detaya girerek yazdığı üçün çox sıxılmışdım. Detayların bu qeder çox olmağına göre kitab çox yavaş irelileyirdi. Amma sonradan çox maraqlı olmağa başladı. Detaylar o qeder çox deyildi ve hekaye çox gözel irelileyirdi. Yazıcı her detayı çox gözel izah edirdi. Hekayenin keçmişle olan bağlantısı da çox xoşuma geldi. Her hisse elimize bir ipucu verirdi. Amma onunla bele tam sonu bilmirdik. Sonu, daha doğrusu son bir neçe sehifesi xaricinde sevdim bu kitabı. Esas o sona göre bir xal çıxdım. Ümumiyyetle her kese tövsiyye edirem.
3 tane kadını öldüren seri katili bulmaya çalışıyorlar. Cesetlerin üstünde 118 rakamını işliyor. Mike cinayet suçundan aranmaya başlıyor. Kaçarak brezilya ya gidiyor orda bir siginakta michealla hapsoluyor. Kapıyı patlatarak kaçıyor. Ama kitabın sonunda mike aslinda sizofren akıl hastanesinde kalıyor gerçekte ilk annesini oldurdu daha sonra iki kadını damgaci cinayetlerini doktor gelodf Wieland işliyor aslinda polid degil bu hikayeleri kendi kafasindan uydurdu. Siginaktan kactiktan sonra babasını öldürdüğünü dusunuyor aslinda hastanedeki güvenlik görevlisini öldürdü
Daha kötüsü gelene kadar en kötüsü bu. Yazarın hiç bitmeyen bir Brezilya ve ikizler takıntısı var. Kurguladığı olaylardaki karakterler ve birbirleriyle olan ilişkileri o kadar zorlama ki kitapların sonunu aradaki bu mantık hatalarını kapatmak için bu kadar şaşırtıcı yazmaya çalıştığını düşünüyorum. Ayrıca yazmaya çalıştığı sonlar da yazarın bugüne kadar okuyup izlediği şeylerin çok kötü birer kopyası.
size bir tavsiye; Asla kitabın başındayken 412. Sayfayı okumayın. Çünkü kendinizi kitabın başındayken boşuna hayal kırıklığına sokmuş olursunuz! Eğer bunu yapmazsanız belki sonunda benim kadar büyük bir şok yaşamazsınız. Çünkü sonunda efsaneleşen sürekleyici bir roman...
Kitap çok çok ayrıntı verilerek yazılmış. Bu nedenle bu gereksiz ayrıntılardan kurtularak kitabın ilgi çekici kısmına gelene kadar çok sıkıldım hatta zorla okudum diyebilirim. Daha sonra bu ayrıntılı anlatım bitmemiş olsa da konu ilgi çekici bir hâl aldı. Bazı yorumlarda kitabın sonu beğenilmemiş ancak bence güzel bir final olmuş.
Son 20 sayfasında beynim yandı. Şöyle düşünün; başından biri bir hikaye anlatılıyor ve o sırada bir şeyler çözmeye çalışıyorsunuz. Sonuna geldiğinizde kendinizi akıl hastası gibi hissetmeye başlıyorsunuz çünkü her şey yalan. O açıdan beğendim aslında.
Yazar kitabı yine kendi klasiği şeklinde beklenmedik bir sonla bitirmiş. Ancak Tanrı’nın psikopat çocukları kitabı çok daha iyiydi. Ek olarak yazım hataları vardı.