12 Eylül faşizmi demokrasilerin ve demokratların “eylemli desteğiyle” başarıya ulaştı. Türkiye’nin iki darbeyle uçuruma itildiğini biliyoruz: Birincisi 12 Eylül 1980, ikincisi 3 Kasım 2002 tarihlidir. İkinci darbe birinci darbenin mantıki sonucu ve tamamlayıcısıdır. Gericilik, Türkiye topraklarında ilerici, aydınlanmacı, sosyalist ne varsa kazımaya yeminliydi. Cumhuriyet bitirilmeliydi. Başarılı oldular. Ancak, yardım görerek: Türkiye, Batı demokrasilerinin desteğiyle bitirildi. Öncelikle de Batı Almanya’nın… O destek olmasaydı, generallerin örtülü İslamcı darbesi de, AKP’nin açık İslamcı darbesi de yarım kalırdı.
Bu darbeler sırasında Federal Almanya’da sosyal demokratlar iktidardaydı. “Bonn Cumhuriyeti” Türkiye’yi emperyalist-kapitalist sistem içinde ve Avrupa çerçevesinde 1970’lerden itibaren kendi sorumluluğu altına almıştı; dolayısıyla neoliberal bir faşizm programı olan 24 Ocak Kararları’nı da, onun çağırdığı Kenan Evren darbesini de sonuna kadar destekledi. Türk faşizmi, hamurunu ve içindeki kremayı “gerçekçi” Alman sosyal demokratların yoğurduğu bir “Alman pastası” idi. Faşizm ve sosyal demokrasinin ikiz kardeşler olduğu tezini mi doğruluyoruz? Bakmamız gerek. Anlamamız gerek.
“Alman basınına yıllar sonra dönüp bakınca, bir konu açıklık kazanıyor: Bu köklü siyasal dönüşümde Almanya’nın rolü saklanmamış, ancak öne de çıkarılmamıştır. Bonn olsun, Alman basını olsun, bu ‘olayı’ bekliyordu. Beklememeleri şaşırtırdı.”(s.118)
12 Eylül'ün göstere göstere geldiğini bugünden baktığımızda rahatlıkla söyleyebiliyoruz. Her ne kadar ABD'nin dahli "our boys did it" mottosuyla biliniyor olsa da, "12 Eylül: Bir Alman Pastası" Federal Almanya'nın darbeye giden süreçte ve sonrasında emperyalist siyasetin sosyal demokrasi aracılığıyla nasıl memlekete müdahil olduğunu gösteriyor. Faşizm ve sosyal demokrasi arasındaki geçişkenliğin izini usta işi bir "gazetecilik"le yürütüyor Osman Çutsay.
12 Eylül darbesi öncesi ve sonrasında Federal Almanya ve Türkiye ilişkilerini irdelemiş Özellikle Alman sosyal demokrasisinin soğuk savaştaki rolü, sosyalizmin cözulusundeki rolü konusunda çok aydınlatıcı..