Jump to ratings and reviews
Rate this book

Bukre (Ciltli): Bazı aşklar aşka ihanettir.

Rate this book
Güzellik, bakmayı bilen gözdedir sevgilim. Artık kendime layık olanı seçebiliyorum sayende. Bir insanın gözlerine bakıp, kalbini görebiliyorum her seferinde. Eskisi gibi değilim. Neden mi senden çok daha öndeyim? Herkesin dünyası kendi gördüğü kadardır sevgilim. Sen önüne bakarken, ben uzakları ezberledim. Sen olup bitenlerle ilgilenirken, ben olmayanın izindeydim.

Çivi çiviyi sökermiş, yalnızlığı kanatan hüzünlü şarkılar, yalnızlığa iyi gelirmiş. İşte ben bu şekilde hayata karşı direndim. Keşke bana akıl vereceğine, aklımı alacak kadar beni sevseydin. Ben, bir çocukluk edip büyüdüm işte! Sen büyümüşsün ama doğmamışsın bile. Ben, senin doğrundum sevgili. Ötekiler gelip geçerdi. Sen doğru olanı değil, geçerli olanı seçtin. Terk etmek kazanan olmaya yeter zannettin.

Bana, bir veba busesi bırakıp gittin; bak şimdi yerini başkaları aldı. Bu aşkın vebası sende, busesi bende kaldı. Seçtiğin yolda sana mutluluklar diliyorum. Unutmak alışmaktır. Unutursun demiyorum… Ama alışacaksın biliyorum.

304 pages, Hardcover

First published September 1, 2013

13 people are currently reading
237 people want to read

About the author

Kahraman Tazeoğlu

50 books66 followers
Ay’a ilk ayak basıldığı yılın 10 Ağustos’unda doğdu. İstanbul’un çileli ve kesmekeşli ortamında, o şehirde bir ömür harcayacağını bilmeden hep “düşünen” bir çocuk olarak büyüdü.

Cevizli semtinde, bir dere kenarında oynarken, mahallenin delisi kovalayınca “korkuyla” tanıştı.

Ailesi İstanbul’un mutena semtlerinden Fenerbahçe’ye taşınınca daha az korkmaya ve Fenerbahçeli olmaya basladı. 6 yasinda ilk kez bir maça gitti ve en sevdigi Fenerbahçe şapkasını çaldırdı. (Bugün bile o şapka için üzülür). 7 kardeşin 2 numaralı olanıydı ve ilerde bir mahalle takımında 2 numaralı formayı giyerek maçlara çıkacağını bilmiyordu.

Ablası okula başlayınca çok kıskandı ve saçını çekti. Bir yıl sonra ise okulunun ilk gününde annesi onu sınıfına sokmayı zor başardı... O gün çok ağlamıştı.

Arkadaşları teneffüslerde çesitli oyunlar oynarken, o hep “düşünüyordu”...

İlkokul bittiğinde bir korku filmi senaryosu yazdığını iddia ederek arkadaşlarına kendini güldürdü. Daha sonra sinema ile sadece “seyirci” olarak ilgilendi. O hep bir sinema tutkunu olarak yaşayacaktı; çünkü siirle daha tanışmamıştı.

12 Eylül ihtilalinde ortaokula başlayacaktı ve tek başına belediye otobüsüne binmeyi öğrenecekti. Daha sonra yağ, tüp, şeker ve gaz kuyruklarında beklemeyi ve soğuklarda üşürken ağlamamayı...

Mahallede her kırılan camdan Tazeoğlu kardeşler sorumlu tutulmaya başlanınca, baba Hayati Tazeoğlu ani bir göç harekatıyla tüm aileyi yeniden Cevizli’ye taşıma kararı aldı. Buna en içerleyense küçük Kahraman oldu. Geride bıraktığı mahalle arkadaşlarını bir gün yeniden görebilmek ümidiyle yanıp tutuşurken birden ilk defa yaşayacağı bir duyguyla karşılaştı. Karşı komsunun kızına aşık olmuştu. Mutluluğu, acıyı, hüznü ve ağlamayı yeniden keşfetti. Bütün bunların toplamının ona şiiri öğreteceğini bilmiyordu. Ablasının yazdığı şiirlerle dalga geçerken hatta “şiir de neymiş; saçmalık” diye iddia ederken gece gündüz şiir yazmaya başladı. Sonunda o terk edildi ama şiir onu terk etmedi. Yine aşık oldu, yine terk edildi, yine şiirler yazdı.

Matematiği gereksiz bir ders olarak gördüğü için, hocaları da onu gereksiz bir öğrenci olarak gördü. Uzun bir süre ara vereceği eğitimini daha sonra bin pişman olarak devam ettirecekti. Bu arada ailesi “eti senin kemiği benim” diyerek onu bir kuaföre çırak olarak verdi. 10 yıl sürecek bu macera özel radyoların açılmasiyla sona erecekti.

Bir yaz gecesi arkadaşının evinde balkon sohbeti yaparken arkadaşının annesi uykusundan uyandı ve “oğlum kapatın şu radyoyu da yatın artık” dedi. Halbuki radyo kapalıydı ve konuşan 19 yaşındaki genç Kahraman’dı...

Çocukluğundan beri özendigi spikerlik hayali daha da derinleserek artmaya baslamisti. Annesi bebekliğinde çok ağladığı zamanlarda onu radyonun yanına yatırır ve susmasını sağlardı. Çok çocuğa bakmakla yükümlü olan bir annenin bulduğu bu çözüm ilerde küçük Kahraman’ı radyocu yapacaktı.

Derken; günlerden bir gün, Türkiye’de ilk özel radyolar açılmaya başladı ve mesleğinde çok önemli bir yere gelmiş olan genç Kahraman, bu işe sevdalandı. Artık o radyocu olabilmek için yıllarını verdiği mesleğini bırakabilirdi. Sıkı bir radyo takipçisi olan genç Kahraman, “Gecenin Serserisi”ni dinleyerek hatta yayın yaptığı radyoya kadar gidip kendisiyle tanışarak hayatında ilk kez bir radyo stüdyosu gördü. Bununla da kalmayıp Orhan Çetin tarafindan programa konuk edildi, şiirler okudu. Gelen olumlu tepkiler kendisini yüreklendirdi ve o gün radyocu olmaya karar verdi. Mesleğini zirvedeyken bırakarak, yayın hayatına yeni “merhaba” diyen Kadıköy FM’de yayına başladı. Sonraki rüzgarlar onu baska radyolara sürükledi ve son durağı en sevdiği ve mutlu olduğu Radyo 7 oldu.

Şimdi Mavi Ada diye bir yerden şiirler seslendirerek gece bunalım oranını yükseltme çalışmalarını sürdürüyor. Kahraman Tazeoğlu’nun “Seni İçimden Terk Ediyorum” “Ölü Bir Kentin Morg Alfabesi” adli iki şiir kitabı var. Bu kitaplara bir de “Araz” adlı bir romanını ekledi. “Mavi Ada Mektupları” ve “Tutsak Mektuplar” adli iki derleme

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
126 (17%)
4 stars
93 (12%)
3 stars
181 (24%)
2 stars
164 (22%)
1 star
169 (23%)
Displaying 1 - 30 of 42 reviews
Profile Image for Eda.
45 reviews11 followers
April 4, 2014
vakit kaybı.. kitapla ilgili söylenebilecek tek şey o! yurtta tüm öğrencilerin elinde dolaşıp "abla nolur oku çok güzel" diye yorumlar duyunca iyi bari dedim ama benden geçmiş böyle kitaplar! daha çok lise-üni çağındakilerin hoşunagidebilecek bi kitap gibi geldi. çok eksik parça vardı.. yazarın üslubunu zaten beğenmedim.. okurken baydı cümleler beni..
Profile Image for Eda.
42 reviews2 followers
September 3, 2016
bir kenara not edilecek kadar güzel sözleri de kendi içinde barındırıyor olsa bile, genel anlamda hem çok zorlama cümlelerden oluşan bir kitap, hem de biraz daha lise/orta okul çağlarındaki okuyuculara hitap eden bir anlatım tarzı...
Profile Image for Tafan Kareem.
31 reviews20 followers
March 5, 2017
Bukre kahraman tazeoğlu tarafindan yazılmış çok güzel bir kitapdir. Her insanin bakış açısndan aşk nasıl görunur ve nasil hissedilir, bunu tamamiyle anlayabilirisiniz . Bir aşk biter ve sizin bakiş açışiniz nasil değışır, nasıl hüzne boğulursunuz. Bütün bünlar sizin hayatta nasil daha güçlü bir kişiliğe sahip etmenizi saglar.
Profile Image for Hande.
42 reviews15 followers
April 13, 2014
Çok fazla kelime oyunları yapılarak ve devrik cümleler etrafında yazılmış piyasa romanı. Şizofren aşka mektuplar kitabını anımsattı. Sadece vakit geçirmek için okunabilir.
Profile Image for Ebru.
29 reviews
Read
July 26, 2014
Daha 40.sayfadayım bu ne yaa hiç edebi bir anlatım yok kelime oyunları boş cümleler sıkıcı bir anlatım kuzum,yavru kuşum lisedeyiz sanki bitirmesem yarım bıraksam yazara ayıp olur mu
95 reviews8 followers
August 22, 2015
Ayrı ayrı güzel ama bir arada... Hayır.
Profile Image for Sümy.
3 reviews20 followers
June 25, 2019
Sevenlerde vardir mutlaka (are you serious?, fakat kitaptan edebiyattan anlayan insanlarin hic bir sayfasinda kendini bulamayacagi bir calisma olarak kalmis hafizamda.
1 review
January 6, 2026
Bükre, Tazeoğlu’nun kaleminin en sahici, en kırılgan ve en derin hâllerinden birini temsil ediyor.

Bu kitapta aşk, alışıldık romantik bir ideal olarak sunulmaz; aksine eksik, yaralı, suskun ve çoğu zaman acıtan bir hâliyle karşımıza çıkar. Bükre karakteri, klasik bir “sevilen kadın” figürü değildir. O, bir duygu hâlidir; yarım kalmış cümleler, söylenememiş itiraflar, içe atılmış çığlıklar gibidir. Okur, Bükre’yi tanıdıkça onu bir karakterden çok kendi geçmişinde bir yere oturtur. Belki bir bekleyiştir, belki kaybedilmiş bir insan, belki de hiç cesaret edilememiş bir duygudur.

Tazeoğlu’nun dili bu kitapta özellikle güçlüdür. Şiirsellik yerli yerinde kullanılır; süs olsun diye değil, yaranın üstüne konmuş bir kelime gibi durur. Cümleler kısa ama etkilidir. Bazı satırlar vardır ki okur onları yalnızca okumaz, içinde taşır. Bu da Bükre’yi sıradan bir aşk kitabından ayırır. Kitap, duygusal sömürünün kolaycılığına kaçmadan, acıyı romantize etmeden anlatmayı başarır.

En çarpıcı yanlarından biri de kitabın sessizliğidir. Çok şey bağırılmaz bu romanda; daha çok susulur. Ve o suskunluk, çoğu romandaki yüksek sesli dramatik anlatımdan daha ağırdır. Okur, karakterlerin söyleyemediklerini sezerek ilerler. Bu da metni derinleştirir ve kişisel bir okuma deneyimine dönüştürür.

Kahraman Tazeoğlu’nun bazı kitaplarında eleştirilen tekrar hissi, Bükre’de minimumdadır. Çünkü bu kitap, yazarın kalıbından değil, kalbinden çıkmış gibidir. Samimiyet hissi güçlüdür; okur, “yazmak için yazılmış” bir metin değil, “dayanamayıp yazılmış” bir hikâye okuduğunu hisseder.

Sonuç olarak Bükre, aşkı mutlu sonla değil, iz bırakarak anlatan bir kitap. Bitirdiğinde rahatlatmaz; aksine biraz can yakar ama o acı tanıdıktır. İşte bu yüzden unutulmazdır.
Eğer bir kitap, yıllar sonra bile akla düşüyorsa, bazı cümleleri insanın iç sesine dönüşüyorsa, o kitap gerçekten sevilmiştir.

Kısaca:
Bükre, Kahraman Tazeoğlu’nun en “yakışmış” kitaplarından biri.
Profile Image for Afət Budaqlı.
47 reviews2 followers
March 23, 2017
Güzellik, bakmayı bilen gözdedir sevgilim. Artık kendime layık olanı seçebiliyorum sayende. Bir insanın gözlerine bakıp, kalbini görebiliyorum her seferinde. Eskisi gibi değilim. Neden mi senden çok daha öndeyim? Herkesin dünyası kendi gördüğü kadardır sevgilim. Sen önüne bakarken, ben uzakları ezberledim. Sen olup bitenlerle ilgilenirken, ben olmayanın izindeydim. Çivi çiviyi sökermiş, yalnızlığı kanatan hüzünlü şarkılar, yalnızlığa iyi gelirmiş. İşte ben bu şekilde hayata karşı direndim. Keşke bana akıl vereceğine, aklımı alacak kadar beni sevseydin. Ben, bir çocukluk edip büyüdüm işte! Sen büyümüşsün ama doğmamışsın bile. Ben, senin doğrundum sevgili. Ötekiler gelip geçerdi. Sen doğru olanı değil, geçerli olanı seçtin. Terk etmek kazanan olmaya yeter zannettin. Bana, bir veba busesi bırakıp gittin; bak şimdi yerini başkaları aldı. Bu aşkın vebası sende, busesi bende kaldı. Seçtiğin yolda sana mutluluklar diliyorum. Unutmak alışmaktır. Unutursun demiyorum… Ama alışacaksın biliyorum
Profile Image for ipar_han.
228 reviews
January 25, 2025
Bukre ye veda zamanı 📖 #kahramantazeoğlu ergenliğe henüz girenler için facebook iletisi yazmaya müsait çokça şiirsel cümleler bulunduran duygusal bir kitap çıkarmış ama belki birşeyler bulurum diye son satırına kadar okumama rağmen malesef bana hitap etmedi. 😕 Bana bu kitabı tavsiye eden arkadaşla ilgili düşüncelerimi gözden geçireceğim 😒
Profile Image for Neslihan.
17 reviews1 follower
January 30, 2018
Bitirene kadar kaç kez öflediğimi hatırlamıyorum. Gerçekten kaldı mı bu bilirkişilere (!) inananlar? Yarım bırakmayı sevsem daha yüzüne bakmazdım kitabın. Tekrar öfff!
Profile Image for Melike.
1 review
August 13, 2019
Bir an önce bitsin diye okuduğum nadir kitaplardan oldu. Zorlama ve tekerleme gibi cümleler içeren sıkıcı bir kitap 👎🏻👎🏻
10 reviews
November 27, 2020
Vakit kaybı. Daha çok lise-üni çağındakilerin hoşuna gidebileceği bir kitap sanki. Eksik parçalar var gibi. Zorlandım.
Profile Image for MyReaL.
69 reviews2 followers
February 14, 2016
Ahhh bir kitap bir insanı bu kadar mı can evinden vurur arkadaş!
Kahraman'ın facebook sayfalarını vs takip ediyor, paylaşılan sözleri, alıntıları çok beğeniyordum. Kuzenimin de önerisi üzerine gidip Bukre'yi aldım..
Ve tam anlamıyla aşık oldum kitaba..
Bu adam beni gerçekten mahvediyor.. Nasıl kelimeleri, cümleleri böyle birbirine geçiriyor ve harikalar yaratıyor anlatılmaz okunur yaniii :)

Kitapta farklı farklı başlıklar ve hikayeler var. En uzunu da kitabın adını taşıyan Bukre'nin hayatı.. Sizlere tek tek konuları anlatmayacağım, çünkü o zaman spoilerin ardı arkası kesilmiyor :)..
Ama şunu söyleyeyim adam bildiğiniz Aşkı ve Acıyı anlatıyor..
Birbirine en yakın, en iç içe geçmiş bu iki duyguyu çookk güzel kaleme alıyor..

Eğer vaktiniz varsa kalbiniz kırık, kelimeleriniz eksik ve diliniz lal ise buyurun bu kitabı alın ve okuyun derim hepinize..

Ben okurken bir çok yerde "Tanrım bu adam beni anlatıyor yaaa" dedim hatta defalarca dedim.. Utanmasam her sözcüğü profilimde paylaşacaktım o derece..
Hatta arkadaşlarım "senin paylaşım ve alıntılarından sonra kitabı okumuş kadar olduk yeter yaaa her gece alıntı yapıyorsun bitir şunu da sen de kurtul biz de kurtulalım nedir içindeki bu aşkın acısı kardeşim" falan dediler :)

İşte profilimde paylaştığım birkaç alıntı, direk profilimden kopyalıyorum :)..

... ilk aşk unutulmaz; çünkü ilk aşk, sadece aşkı tanıdığın kişiyle değil, Aşkla da İlk Tanışmandır.. — Kahraman Tazeoğlu "Bukre" okuyor.

Gozlerime bakma! Ben kalbimden aglarim... Ben kalbimden aglarim... — Kahraman Tazeoğlu "Bukre" okuyor.

Soyle kimin hatasiydin sen bedeli bana ödetilen?! — Kahraman Tazeoğlu "Bukre" okuyor.
Kotulukleri tanirsin; Allah seni iyilik kiligina burunmus kotuluklerden korusun.. — Kahraman Tazeoğlu "Bukre" okuyor.
Bir gun bana cok mu yalnizsin diye sorsa 'Hayir.. yalniz degilim, tiklim tiklim sensizim!' diye bilirim ona...
off be kahraman neler yapiyorsun sen boyle bu cumlelere!!! — Kahraman Tazeoğlu "Bukre" okuyor.

Sanirim ben bir aska sahip olmayi degil, bir askin bana sahip olmasini bekliyorum..
Degismem gerek biliyorum.. — Kahraman Tazeoğlu "Bukre" okuyor.

Eger bir imtikamsa bu, evet! Seni gozlerimden siliyorum.. — Kahraman Tazeoğlu "Bukre" okuyor.

Ask, celladina guvenmektir...

Utanmasam da daha da alıntı yapacağım ama sanırım artık bu kadar yeter (:

Bu alıntıların her biriyle alakalı kendi düşüncemi ve bana hissettirdiklerini yazmayı düşünüyorum bir ara bilmiyorum yapar mıyım ama belli olmaz belki yaparım (:
Profile Image for C.
305 reviews66 followers
November 19, 2017
Bu kitabı düşününce hatırlayabildiğim, diyaloglarda boğulduğum. Kahraman Tazeoğlu diye diye abatılan bu kitap hayal kırıklığıydı.
Profile Image for Gamzishko.
77 reviews43 followers
September 9, 2016
Yazarın popüler kültürde bu denli yer aldığından haberim yoktu. Bukre ismini birkaç kere duymuştum ve meraktan okuyayım dedim. 50 sayfa dayanabildim, daha fazla okusaydım ağzımdan burnumdan kuzular ve selimler ve zorlama aforizmalar fışkıracaktı. Kitap bir kurguyu anlatmak için mi yazılmış, orta sondaki kızlar altını çizip sosyal medyada paylaşsın diye mi yazılmış, anlayamadım! Birkaç tane evet güzelmiş dediğim cümle oldu, onlar için de bu kadar sayfa okumaya değmez. Selim karakteri şimdiye dek gördüğüm en zorlama karakterlerden biri. Kahraman Bey sanırım Tutunamayanlar'daki Selim Işık karakterinden esinlenmiş. Keşke esinlenmeseymiş. Daha fazla konuşmak istemiyorum, eyyorlamam bu kadar.
2 reviews1 follower
December 30, 2013
Ortalamanın biraz üstünde bir kitap olduğunu düşünüyorum. Bukre'nin hikayesi tam bir yeşilçam klasiği... Bukre'nin hikayesi bittikten sonraki bölümünde yazar aşka dair paylaşımlarda bulunmuş, ancak çoğu okura bu bölümün sıkıcı gelebileceğini düşünüyorum, açıkçası bu bölümlerde kitabı bırakmayı düşündüm. İyi ki de okumaya devam etmişim. 275. sayfa ve sonrası benim açımdan kitabın en can alıcı noktasıydı.
Profile Image for Elif.
391 reviews
January 8, 2015
Kitaptaki tüm o sözler kimin için yazıldı çok merak ettim.. Evet altı çizilecek söz çoktu ama çizmeye kalksak kitap baştan sona çizikle dolu olurdu. İşte bu yüzdendir ki -bana göre- bu sık kullanımdan dolayı kitabı okumak zorlaşmış. İlk başta adapte olamadım o yüzden. Biraz Türk filmi tadında evet ama ülkemizde olan bunlar yani burun kıvırsak da. Neyse ister okuyun ister okumayın ben karışmam.
Profile Image for Ezgi.
26 reviews3 followers
August 5, 2015
Yalnız geçirmek zorunda kaldığım 3 - 5 günü değerlendirmek için okuyayım dedim, elimin altında bir tek bu vardı. Üzülerek söylemeliyim ki okuduğum en kötü kitaplardan biriydi. Konusu basit, hiçbir etkileyiciliği yok; kitaptaki neredeyse tüm cümleler de çok zorlama olmuş. Hikaye bittikten sonraki küçük yazılar da bana samimiyetsiz geldi. Sonuç olarak gerçekten vakit kaybıydı. Tavsiye etmiyorum.
3 reviews
Read
July 24, 2014
hayat reklam filmleri gibidir.. aslında sizin için avantajlı diye gecen bir tanıtımın dez avantaj olduğudur çünkü altan geçen ufak yazılar bunu belirtir..Ve genelde bu yazılar kaydırılarak gecer. Biz okumayalım diyedir..
Profile Image for Erhan Öz.
3 reviews
March 13, 2015
felsefe herkesin kaldırabileceği bişi değil kitabın en kötü tarafı hikayeyi askıda bırakması ve deneme yazısı olmasından mı nedir blog yazısı gibi olmuş okunur ama beklenti düşük tutulmasında fayda var
This entire review has been hidden because of spoilers.
Displaying 1 - 30 of 42 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.