Başını iki yana salladı, bir cevap beklemiyordu.Gözlerini devirerek gayet emin bir şekilde cevapladı kendi sorusunu. “Mümkün değil, tek ihtiyacı ona olan sevgim. Bunu da alacak, sonsuza kadar…”
“Başkalarının gözlerine çektiği perdeyi arala Bahar… Gerekirse annelik diye bildiğin her şeyi bir kenara bırak şimdi. Onun geleceğini görmeye çalışmadan asla iyi bir anne olamazsın. Ve biranne olarak çocuğuna olan gerçek sevginin ilk şartının, ona olan tüm hislerini terbiye etmekten geçtiğini anlayacaksın.”
Gölge kitabının yazarı Ahmet Naç tüm annebabalar, öğretmenler, eğitmenler için yazdı…Beni Bu Kadar Sevme Anne, çocuğunu en doğru şekilde yetiştirmek isteyen herkes için başucukitabı olacak. İçindeki çocuğun hayallerini gerçekleştirmek isteyenlere ise ilham verecek.
Yazarın daha önce Gölge kitabını okumuştum, bu kitabı da tarz olarak aynı. Kitap anne ve her ne kadar hiç vurgulamasa da babalar için ezber bozacak bir eğitim şeklini öneriyor. Günümüz helikopter ebeveynlerinin okurken bile yüreğini sıkıştıracak bir kitap.
Güzel bir eser ama daha kısa tutulabilirdi. Amaç çok doğru ama uygulaması için çok dominant olunması gerek. Türk anneleri için uygulaması zor bir eser. Aman evladım yorulmasın mantığını kafadan atmak gerek.
Doğru annelik nasıl olur? Çok sevmek yeter midir mesela? Bir varlığı dokuz ay karnında taşıdıktan sonra neler yapılacağı veya yapılmayacağı düşünülüyor mu hiç? Büyüklerimizden gördüklerimizi yapmıyor muyuz çoğu zaman. Zaten bizi bu noktaya getiren de bu. Büyüklerden ne gördüysek onu yapıyoruz çocuklara. Çünkü büyüklerimiz de kendi büyüklerinden gördüklerini yapıyor. Bu hesapla biz, onlarca yıl geriden gelen bir çocuk yetiştirme tarzı kullanıyoruz. Ahmet Naç isimli harikalar yaratan sınıf öğretmeni ikinci kitabıyla karşımızda. Bir Tedx konuşması sayesinde tanıştım kendisiyle. Kitabı olduğunu gördüğüm de dedim ki, “Bu konuşmayı yapan adamın kitabını almazsam hiçbir kitabı almak bana hak olmamalı.”
Aldım da, şimdi hep beraber kitaba bakacağız ve üstüne konuşacağız. Beni Bu Kadar Sevme Anne, temelinde Mustafa ve Bahar isimli bir evli çiftin üstüne kurulmuş olan roman. Aynı anda birçok olay akışı olduğu için roman demeyi daha uygun gördüm. Fakat, bir hikaye anlatmaktan ziyade bir ders vermek için yazılmış bir roman.
Nedir peki bize ulaşması için bir kişinin bir kitap yazmayı göze aldığı o ders? Tabi ki de, çocuklara birey olarak bakmamak. “Sen çocuksun, yapamazsın,” demenin getirdiği problemler. Kitap bize bunun neden yapılmaması gerektiğini çok güzel bir şekilde anlatıyor. Yaklaşık yüz seksen sayfa ve yirmi küsür bölüme sahip. Yirmi dört bölümün yirmi dördü de sabit bir zaman çizgisinde ve aynı olay/mekan çizgisinde ilerlemiyor. Gayet yerinde bir şekilde bazen ileri bazen geri atlayarak anlatılmak istenen şey bize dört çevreden net bir şekilde gösteriliyor.
Ben çok beğendim kitabı. Lakin sorarsanız bunu çocuk gelişimi veya kişisel gelişim kitabı olarak nitelemem. Bir roman olarak bakıp, yıllardır muzdaribi olduğum bir probleme değenen naif bir roman yorumunda bulunabilirim. Yazarın bir öğretmen olmasının getirdiği yerinde betimlemeler ve hafif süslü bir anlatım da mevcut kitapta. Betimlemekten daha çok öyküleştirme diyebilirim buna. Cümleler bir çocuğun ahşap treni gibi arka arkaya bağlanıyor ve tekerlekleriyle kayıp gidiyor. Sizin aklınızı sarmış yüksek olan taştan duvarlarınızın arasından geçmek için izin istiyor. Eğer kitabın ne anlatmak istediğini anlayıp bu durumu değiştirmek isterseniz o ahşap tren aklınıza buyur oluyor. İçindeki kurşun askerler de trenden inip aklınızı, çocuklar hakkında yıllardan beridir yapılan yanlışlara karşı koruyor.
Tam beklediğim gibi bir kitap olmuş. Her şeyiyle, olması gerektiği gibi. Eğer derseniz ki, bu kitaba verecek bütçem yok. Hiç sorun değil, yazarın –Ahmet Naç- Tedx konuşmalarını izlerseniz kitapta anlatılan mesajı video yoluyla da alabilirsiniz. Lakin ben almanızı öneririm. Kitaplığınızda durması ve belki de tesadüf eseri ailenizin okuması gereken bir eser. Belki de sizin okumanızla büyükler tarafından aklınıza sokulan yanlışları değiştirmenize yaracak bir eser.
Kitabı okuduğunuzda, kitapta anlatılan düşünceyi çok ütopik bulabilirsiniz. Bu da bir olasılık. Okumuş olanlar ve çocukları birey olarak görmeyi kabul edemeyeceklere buradan ben de seslenmek istiyorum. Eğer siz, çocukları birey olarak görüp onların; yıllar sonra deneyim edecekleri yetişkinliği prova etmelerine yardımcı olmazsanız, asla içinde olmak istemediğiniz o kabuslarınızdaki geleceğe en önden birinci sınıf bilet almış olursunuz.
Yazarın bundan önceki kitabı olan Gölge’yi de en kısa sürede alıp okuyacağım. Okullarımızda Ahmet Naç gibi insanların da emek verdiğini gördükçe, gençliğe hitabenin altında hazır olmaya hazır olan o nesli asla kaybetmeyeceğimize inanmaya devam ediyorum.
Günümüzün çocuk yetiştirme üsluplarında bir yanlışlıklar olduğunu sezen herkesin alıp okuması gereken bir eser.
Çocukların da insandan sayıldığı güzel günler dileğiyle. Kendinize ve çocuklarımıza iyi bakın.
Kitap tek kelime ile muhteşem. Gölge ile hayatıma giren Ahmet Naç bu kitapta zirveye oynamış. Açıkçası davranışlarımda büyük değişime neden oldu. Seviyoruz derken çocuklarımıza ne çok kötülük yapmışız. Onlar adına karar verdik, onlar adına konuştuk. Kendi olmalarına izin vermiyoruz. Çocuk sahibi olan yada aday olan herkes okumalı bu kitabı...
Çok güzel bir kurgu ile çok doğru ama uygulaması zor şeyler önerilmiş ben sevdim tam olarak kızım için uygulayamam sanırım ama kendi ayakları üzerinde durabilen güçlü ne istediğini bilen çocuklar yetiştirmeyi. Çocukları pamuklara sarmamalı.
Her sayfasında düşündüğüm, okurken acaba şimdi okuduklarımı nasıl hayata geçiririm dediğim muhteşem bir kitap. İnşallah kitabın hakkını verip kızımı yetiştirirken en iyi şekilde uygulayanlardan olurum.
Kitapçının tavsiyesiyle önyargılarla aldığım bir kitaptı. Hatta o kadar önyargılıydım ki ilk sayfalarda altını çizmek istediğim bir bölümü kitabı beğenmeyip 2.el satacak olursam değeri düşmesin diye çizmedim 😅 Meğer çocuk yetiştirmede başucu olacak nitelikte bir kitapmış 👏🏻👏🏻 zaten roman diye geçiyor sürükleyici bir kitap ara ara tekrar okunmalı diye düşünüyorum. Her ebeveynin, öğretmenin kısaca çocuğa dokunan herkesin okuması gereken bir kitap.