Jump to ratings and reviews
Rate this book

Invidia e gratitudine

Rate this book
Reproduced here in facsimile, this volume was originally published in 1957 and is available individually. The collection is also available in a number of themed mini-sets of between 5 and 13 volumes, or as a complete collection.

122 pages, Paperback

Published January 3, 2012

Loading...
Loading...

About the author

Melanie Klein

110 books246 followers
An Austrian-born British psychoanalyst who devised novel therapeutic techniques for children that had a significant impact on child psychology and contemporary psychoanalysis. She was a leading innovator in theorizing object relations theory.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
169 (41%)
4 stars
153 (37%)
3 stars
66 (16%)
2 stars
13 (3%)
1 star
5 (1%)
Displaying 1 - 28 of 28 reviews
Profile Image for Ludmilla.
363 reviews227 followers
December 9, 2014
psikanalizin temel kitaplarından biri. azıcık ağır bir okuma olmakla beraber ilgi duyan birinin okuyamayacağı kadar teknik de değil. hasetten şükrana giden yolu öğrenmenin oldukça ilginç olacağını garanti edebilirim.
Profile Image for funda.
150 reviews
August 18, 2021
Haset, oidipal kıskançlık ve şükran duygusunun temellerine inmesi, oral sadizm ile bağlantısını bu kadar net ortaya koyması hem de bu kitaplarda alıştığımız karmaşıklık olmadan bunun sağlanması 5 yıldızın nedeni. Nesne ilişkileri kuramını ortaya çıkaran M. Klein’in; kullanılan savunma mekanızmalarını detaylı açıklaması ve kendi analizanlarından örneklerle de konuyu derinlemesine pekiştirmesi net bir şekilde anlamamızı sağlıyor hem bu kavramları hem de nesne ilşkilerini. Okudukça ilksel bölünme ve bütünleşmenin oluşumunda karşılılaşılan güçlüklerin nelere sebep olduğunu siz de analiz eder hale geliyorsunuz. Örneğin; NKB ve OKKB’de en sık kullanılan savunma mekanizmalarının ( splitting, yansıtmalı özdeşim, idealizasyon/devaluasyon gibi) -kitapta hiç bahsedilmemesine rağmen- nerden kaynaklandığını oturtabiliyorsunuz.
100 sayfalık bir kitap için uzun bir okuma olduğunu söylemem gerek. Çünkü içselleştirmeye çalıştığım satırlarla Freud ile temel farklılıklarını anlama çabam, düşünmeme, başka kaynaklara ihtiyaç duymama ve bazı yerleri 2/3 kez okumama yol açtı. Çeviri için de ayrıca takdir etmek lazım çevirmenleri ve elbette Metis yayınevini.
Profile Image for Goknilirmak.
105 reviews4 followers
July 15, 2023
2-3 sayfada özetlenebilecek bilgi edinebildim. Mesleki açıdan bilfiil terapide işe yarayan bir metin belki. Genel okuyucuya hitap etmiyor. Akademik çalışma için çeviri yapılmış olabilir.
Profile Image for Ahmet Bozkurt.
6 reviews2 followers
April 16, 2019
Ahmet Bozkurt, “Haset ve Şükran”, Virgül, Sayı 26, Ocak 2000

Freud sonrası psikanalizin önemli isimlerinden Melanie Klein, Haset ve Şükran adlı eserinde hasetin nasıl bir libidinal arzu içerisinden geçtiğini gösterir; hasetin yıkıcı itkilerin oral-sadist ve anal-sadist bir ifadesi olduğunu ve yaşamın başından beri etkili olan bu tavrın aynı zamanda bünyesel bir temele dayandığını ortaya koyar.
Çocuk analizinin ve aynı zamanda İngiliz "nesne ilişkileri" okulunun kurucusu olan Melanie Klein insan doğasının saldırgan yönüne özel bir önem atfeder. Ona göre, "nesnenin hasetle bozulması" demek olan paranoid-şizoid konumun sözel dünyasını bilince açmak ancak bilinçdışının dilini bilince tercüme etmek sayesinde gerçekleşebilir. Fakat bunun için de kendi bilinçli dünyamızın sözcüklerini kullanmamız gerekir. Dolayısıyla Klein açısından yıkıcı itkileri, haseti ve açgözlülüğü hafifleten etken, haz ve bunun yol açtığı şükrandır. Zira Kleincı psikanalizde nesne ilişkilerinin gelişimsel sürecinin ortaya çıkardığı içgüdüsel davranış kalıpları, kendilerine vücut veren fantazmatik içsel nesnelerin doğal sonucudur.
Çocuğun ilk nesne ilişkisine, yani annenin memesiyle ve anneyle ilişkisine özel bir önem veren Melanie Klein'a göre, eğer içe yansıtılan bu ilksel nesne "ben"de yeterince güvenli bir biçimde kök salabilirse olumlu bir gelişimin temelleri de atılmış olur. Doğuştan gelen etkenlerin de etkide bulunduğu bu gelişimsel süreç esnasında meme, içgüdüsel bir biçimde, besin kaynağı ve dolayısıyla daha derin bir anlamda yaşamın kaynağı olarak algılanır. Bu fiziksel ve zihinsel yakınlık sonrasında, yitirilmiş olan doğum öncesi anne-bebek birliği ve buna eşlik eden güven duygusu da yeniden kurulur. Doyurucu meme ile olan bu ilişki sonrasında çocuk tarafından iyi meme içe yansıtılır ve "ben"in bir parçası olur; böylece başlangıçta annenin içinde olan çocuk artık anneyi kendi içinde taşır hale gelir.
Orallikten kaynaklanan en erken nesne ilişkileri ve içselleştirme süreçlerinin belirli bir yönüyle ilgilenen Melanie Klein açısından memeyle kurulan ilk ilişkide dışsal etkenlerin çok önemli bir rolü vardır. Ona göre, eğer doğum zor geçmişse ve özellikle oksijen yetersizliği gibi sorunlar yaşanmışsa, çocuğun dış dünyaya uyarlanma sürecinde bir sarsıntı olur ve memeyle ilk ilişki elverişsiz koşullarda başlar. Çocuğun memeyle ilk ilişkisine hüsran ve doyumsuzluğun karışması kaçınılmazdır bu durumda, çünkü mutlu bir beslenme bile doğum öncesi anne-çocuk birliğinin yerini tutmamaktadır. Çocuktaki erken duygusal yaşamın, iyi nesneyi yitirme ve yeniden kazanma duygusuyla belirlendiğinin altını çizer Klein. Ona göre hem sevgi yetisi hem de yıkıcı itkiler bir ölçüde bünyeseldir.
Anne memesine duyulan ilksel hasetten söz eden Klein, haset duyulan ilk nesnenin de besleyen meme olduğunu söyler. Zira bebek bu memede kendi arzuladığı her şeyin bulunduğunu, memenin sınırsız süt ve sevgi verebileceğini, ama bunları kendi doyumu için alıkoyduğunu zanneder Klein'a göre. Arzulanan bir şeyin başka birine ait olduğu ve bize değil de ona haz verdiği inancının yol açtığı bir duygu olan hasetin o istenen şeyi sahibinden çekip almaya ya da bozmaya, kirletmeye yöneldiğini belirten Klein, açgözlülükten farklı olarak hasetin öncelikle anneye ve memesine kötülük atfetmek, kötü dışkıları ve benliğin kötü parçalarını anneyle ve memeyle bağlantılandırmak olduğunu öne sürer.
Hasetin mutluluk ve şükran duyma yetilerinin gelişimi üzerindeki etkilerini de betimler Klein; hasetin, bebeğin iyi nesneyi kurma yolunda karşılaştığı güçlükleri daha da artırdığını belirtir. Zira bebek, yoksun kaldığı doyumun kendisini hüsrana uğratan meme tarafından alıkonduğuna inanır. Hasetin nesnesi büyük ölçüde oral olduğu için, ilksel nesne olan anne memesi karşısında geliştirilen açgözlülük, nefret ve zulüm görme kaygısının da doğuştan gelen bir temeli vardır. Bu da, besleyici memeye duyulan hasetin ilksel nesneye yöneltilen saldırıları şiddetlendiren bir etken olduğunu göstermektedir.
Klein'a göre huzurlu ve kesintisiz bir beslenme sonrasında memede doyum ve kabullenme deneyimi ne kadar güçlenirse haz ve şükran deneyimlerinin sıklığı ve yoğunluğu da o ölçüde artar. Buna bağlı olarak bebekte bu sefer de karşıdaki nesneye haz verme isteği güçlenir. Bütün bu tekrarlanan nedensel süreçler şükranın en derin kaynağını oluşturmaktadır. Şükran duygusunun kökeni bebekliğin ilk evrelerindeki duygu ve tavırlara uzanmaktadır.
Melanie Klein haseti yaratan bünyesel etkenlerin yoğunluğundaki farklılıkları, Freud'un kaynaşmış ölüm ve yaşam içgüdülerinden birinin ya da ötekinin daha baskın olduğu hipoteziyle bağlantılı olarak açıklar. Bu iki içgüdüden birinin ya da ötekinin daha baskın olmasıyla "ben"in güçlü ya da zayıf oluşu arasında bir ilişki olduğunu düşünen Klein, aynı zamanda, "ben"in başa çıkmak zorunda kaldığı kaygılar karşısındaki gücünün de bir etken olduğunu belirtir. Bünyesel olarak güçlü bir "ben"in hasete kolayca yenilmeyeceğini ve iyi ile kötüyü bölmekte çok güçlük çekmeyeceğini söyler. Zira ona göre, "ben"in ve içgüdüsel dürtülerin gücünün belirlenmesinde doğuştan gelen öğelerin payı hiçbir zaman azımsanamaz.
Profile Image for Yahya Mert Çeto.
14 reviews
February 17, 2026
Ötekini Dinlemek serisine bayılıyorum, Metis gerçekten çok iyi bir iş çıkarmış her birinde bu da bir istisna değil. Saffet Murat Tura'nın harika önsözü ve kitabın akıcı çevirisiyle bu kitabı Metis Yayınları'ndan okumak gerçekten büyük bir şans. Yayınevini övdüğümüze göre kitaba geçebiliriz. Psikanalizin en temel metinlerinden biri Haset ve Şükran. Genelde bu tarz temel psikanaliz metinlerinin kriptik bir dili olur ancak bu kitapta bu durum hiç söz konusu değil. Klein, derdini oldukça açık ve anlaşılır bir şekilde anlatıyor ama bu yine de sizi yanıltmasın psikanalizin temel kavramlarına dair bir bilginiz yoksa kitabı anlamak zor olacaktır. Yalın dili, açık ve anlaşılır anlatımı ve vaka örnekleriyle çok başarılı bir çalışma. Yine de ufak bir kusuru var ki kitaptan alınan verimi düşürdüğüne inanıyorum. Eski ekol RPG oyunlarında "Wall of Text" denilen bir olay vardır. Oyun size derdini anlatmak için kocaman paragraflarda adeta bir yazı duvarı önünüze koyar. Bu kitap da tam olarak öyle hissettiriyor. Paragraflar çok uzun, paragraf araları çok dar ve kitap herhangi bir şekilde bölümlere ayrılmamış. Bu da okuyucuya nefes alması için imkan tanımıyor. Bu durum yayıneviyle mi alakalı diye düşündüm ama hayır farklı dillerdeki metin de aynı şekilde. Kitabın yalın ve akıcı anlatısını adeta baltalayan bir tercih olmuş. Onun dışında temel bir metin olsa da Klein'ın bütün kuramını anlattığı söylenemez. Klein'ı anlamak için okunması gereken ama okuduktan sonra ben artık Klein'ı anladım denilen bir eser değil. Bu bir eksik değil sadece okumadan önce beklenti buna göre ayarlanmalı.
Profile Image for Berkay.
78 reviews1 follower
August 17, 2026
"Beni psikanalistlere emanet ediniz. Keşke Melanie Klein annem olsa." - Anonim

Kendisinin freudyen bir psikanalist olduğunu belirten Melanie Klein'in Haset ve Şükran adlı kitabı genel bağlamda bebeğin ilk birkaç ayki "oral evre" pozisyonundan anne memesi ile olan ilk (erotik) bağı, ve memeye bağımlılığın sonuna kadar olan süreci, ve bu sürecin kişinin olgunluk çağındaki yaşantısına etkisini kapsar. Klein, oral evrede bir benlik ve içselleştirilmiş nesne ilişkileri ile Freud'un "oedipal dönem" adını verdiği kuramı olan bebeğin ego gelişimini üç yaşlarında konumlandırdığı görüşünden ayrılır. Kitapta, birçok psikanalistin yaptığı gibi edebiyat örnekleriyle (Canterbury Tales, Paradise Lost, Faerie Queene, Goethe) tezini güçlendirirken, Klein öncelikle kavramsal netlik sağlamak adına bu üç temel duygu arasındaki ayrıma dikkat çeker. Bu üç kelimeyi Klein'in kuramsal tanımlarıyla açıklayalım:

Kıskançlık (Jealousy): İki kişi arasındaki ilişkiye üçüncü bir kişinin dahil olması veya girme tehdidiyle ortaya çıkar. Temelinde "sahip olunan" ya da sahip olunduğu düşünülen sevgi, ilgi veya nesneyi bir başkasına kaptırma korkusu yatar. Üçlü bir ilişki ağını (bebek-anne-baba veya kişi-partner-rakip) gerektirir.

Açgözlülük (Greed): İhtiyaç duyulandan veya nesnenin verebileceğinden çok daha fazlasını, doyumsuz bir şekilde içeri tıkma ve emme arzusudur. Nesneye zarar verme amacı doğrudan bulunmasa da, onu tamamen tüketme ve sömürme hırsı barındırdığı için dolaylı olarak nesneyi tahrip eder. Nesnenin potansiyelini sonuna kadar emip bitirmeye odaklıdır.

Haset (Envy): İki kişi arasında gerçekleşen en ilkel ve en yıkıcı duygudur. Başkasının sahip olduğu iyi bir niteliğe, güzelliğe veya nesneye (Klein'a göre "iyi memeye") tahammül edememe halidir. Haset eden kişi, o iyi şeye kendisi sahip olamıyorsa, onun bozulmasını, kirletilmesini veya yok edilmesini ister. Hasedin amacı nesneyi elde etmek değil; onda var olan iyiliği zehirlemektir ("Bende yoksa onda da olmasın, bozulsun").

Melanie Klein, tumturaklı hesaplarla annenin doğru yer ve zamanda ve bolca şans ile çocuğu bu hassas öğrenim anlarındaki zayıf ve kolay etkilenebilir, yaralanabilir halinden, en az "paranoid-şizoid" ve "depresif durum" ile sağ çıkarmasının amaçlandığından bahseder. Anladığım kadarıyla mutlak cevap, ölçülülük. Anneliği merkeze alarak kadını endişe verici boyutta bir sorumluluk altında ezdiğini düşündüğüm kadar yazılarına katılmamak elimde olmadı.

Bebek, etrafındaki nesneleri ya siyah, ya da beyaz, yani ya iyi, ya da kötü olarak görür. Bebeğin anne memesiyle olan her alışverişi, anne ve onun memesi kadar, bebeğe ve bulunulan çevre faktörlerine de bağlıdır. Klein, bebeğin annenin onu isteksiz veya "zevkle" emzirdiğini bildiğini, sütün geliş hızına, gereken emme çabasına vs. bağlı olarak memeye karşı bir sonuç çıkardığını belirtir. Yani meme ya iyidir, ya da kötü. Bebek her zaman, aynı oranda beslenmek istemez ve de bebek ve anne her zaman iletişim halinde olamayabilir. Bu durum, bebeği hem küstürür, hem de dehşete düşürür. Paranoid-şizoid pozisyondaki kaygı "zulüm kaygısıdır" (persecutory anxiety - benliğin yok edilmesi korkusu); depresif pozisyondaki kaygı ise suçluluk ve nesneyi kaybetme kaygısıdır (depressive anxiety). Yine de, bebek onu her ne kadar tehdit veya kurtarıcı/besleyici olarak algılasa da, ona karşı olan şiddetli veya sevgi dolu tutumunu bir kenara bırakıp, onu (yarı) "affeder" ve kabul eder. Klein'e göre işte tüm bu süreç, gelecekteki kişiliğimizi ve gelecekteki sosyal ilişkilerimizi direkt olarak belirler.

Klein bebeğin sevdiğini ve sevildiğini vücudunun anne memesinden besin almasıyla anladığını söyler. Freud bu duruma ilk cinsel deneyim düşüncesini de ekler. Anne ile bebeğin arasındaki karmaşanın kaotik sonuçları, yetişkinlikte kişide paranoid-şizoid pozisyonun bir yansıması olarak yaşantıya ve partnere karşı olan iletişim(siz)lik biçiminde görülür. Bu, adlandırılamayan bir güvensizlik, korku, isteksizlik, ve kaçınganlık ile kendini gösterir. Klein de kitabında "kaygı" kelimesini zaten sık sık kullanır.

Bebeğin anneye olan hasedinin ve saldırganlığının sorumlusunun 'çoğunlukla kendisi' olduğunu fark etmesi, onda anneye karşı derin bir suçluluk duygusu yaratır. Kendi yıkıcılığı yüzünden annenin kendisinden öç alacağını zannederek zulmediliyor hissetmesiyle birlikte meme, bebek için hem bir suçluluk hem de bir tehlike nesnesi haline gelir ve bu durum bebekte belirgin bir çekingenliğe yol açar. Bunun sonucunda bebek, depresif pozisyonun eşliğinde, sağlıklı veya sağlıksız bir şekilde ikinci bir "meme" (dayanak) arayışıyla babaya yönelir. Bu yönelim, Klein'e göre erken Oidipal dönem ile çakışır.

Klein'e göre bu dönemdeki depresif kaygının, memeye olan bağlılığın ve ayrılığın şiddetine göre yetişkinlikte kişi; romantik ilişkilerdeki rekabette sadakatsizlik, performans dalgalanmaları, başkasının partnerini ayartmaya yönelim veya bir savunma mekanizması olarak eşcinsellik gibi tutumlar sergileyebilir. Takıntı boyutunda sevgi, kıskançlık ve ayrılık korkusu kişide hasedi maskeler hale gelir. İleride bir anne/baba olduğunda ise çocuk yetiştirme süreci üzerinden bu içsel durumu telafi etmeye (onarmaya) çalışır.

Klein kitabın beşinci bölümünde danışan hastanın analizci ile olan ilişkisini, onların gördükleri rüyalar üzerinden ele alır. Bu rüyalarda çeşitli semboller, vücutlar ve eylemlerle şifrelenmiş mesajlar, hastanın ona yardımcı olmak isteyen analistine karşı farkında olmadan duyduğu haset ve şükranı gösterir. Bu rüyalarda gözlemlenen vücuttan atılan, tükürük, dışkı, sidik gibi bedensel/iğrençleştirilmiş (abject) imgeler, bebeğin oral-anal agresyonunu bebeğin oral-anal agresyonunu bilinçdışı rüyalarda tekrarlar. Freud'un hastanın analizciye aşık olması fenomeninin aksine Klein, hastanın analizciye karşı (aktarım yoluyla) ilk nesnelerine hissettiği güçlü bir haset ve (muhtemelen şu ana kadar gizli kalmış) bir şükranın yansımasını ortaya çıkarır. Bu yöntem, hastanın benliğindeki bölünmelerin farkına vararak aydınlanması veya ikna oluşuyla önce depresif pozisyona, sonraysa iyi oluşa geçişini sağlar.
Profile Image for Yiğit.
37 reviews
October 16, 2022
Kuramsal açıdan bir değerlendirme yapmak bu sitenin amacına pek uygun düşer mi emin değilim. O nedenle kuramın işlenişi ve editöryel konularda değerlendirme yapmayı uygun görüyorum.
Psikanalizin gelişimine dair fikir sahibi olmak isteyenlerin es geçmemesi gereken bir kuramcı olan Klein'ın haset ve şükranı, kuramın işlenişi; Freud ile olan fikir ortaklığı ve ayrılıklarının özellikle belirtilmesi; vaka örnekleri ve analiz esnasında karşılaşabilecek güçlüklere ayrı bir parantez açılması ile gayet başarılı bir kitap. Önsözde Saffet Murat hocanın Kleinyen kuramı özetler nitelikteki yazısı bence okuyucunun esere dair ilgisini de artırır nitelikte. Ayrıca belirtmem gerekir ki bu denli kısa bir kitabın bu derece fazla miktarda altını çizmem de Klein'ın cümle israfından kaçındığını gösterebileceği gibi aynı zamanda okuyucuya düşünceleri sindirmesine de pek müsaade vermediği kanısı da yaratabilir.
Profile Image for Kübra.
34 reviews12 followers
July 31, 2022
Klein oldukça katı fikirlere sahip olsa da literatüre kazandırdığı en önemli fikirlerden biri bireyin geliştikçe, olgunlaştıkça hasetin yerini şükrana bırakabilmesidir. Şükran duyabiliyorsak daha sağlıklıyızdır ona göre.
Profile Image for Gülhan.
3 reviews
November 1, 2023
it is not difficult to read as I expected considering it’s a psychological book. As someone who has recently become interested in reading this kind of literature , I found it fascinating to explore the path that leads from jealousy to gratitude.
Profile Image for Yasemin.
32 reviews
September 3, 2026
Metis Ötekini Dinlemek serisinin altıncı kitabı ‘Haset ve Şükran’. 1882’de Viyana’da yahudi bir ailenin son çocuğu olarak dünyaya gelen Melanie KLEIN, Sigmund Freud’dan sonra psikanaliz tarihinde en etkili olmuş kuramcıların başında yer alıyor. Kitapta anlatılan, birbirinin panzehiri olan iki güçlü duygu: haset(yedi ölümcül günahtan biri) ve şükran. Terazi dengesizleştiğinde bir kefe yukarı çıkarken diğeri aynı hızda aşağı iniyor. Kişisel gelişim için çok güzel bir kaynak kanımca. Kitap, analist ve hasta bazlı olsa da kişi kendinden ve etrafından birçok benzer örneklem bulacaktır. Burada beni en çok çarpan ve umutlandıran bilgi; ‘kişinin en negatif(karanlık-utanılacak[!])yanlarını görüp onları kabul etmesiyle depresyona girmesi(ki bazıları haftalarca süren derin depresyon durumları oluyor) ve depresyondan sağlam çıkmasıyla bölünmüşlüğünün azalması ve bütünleşme yolunda yararlı bir adım atması’ bilgisi. Her ne kadar Klein’a göre ‘tam ve sürekli bütünleşmenin sağlanması imkânsız olsa da. “Haset,ağır bir mutsuzluk kaynağıdır; sakin ve doygun ruh hallerinin temelinde göreli bir hasetsizlik yatıyordur.’(s.55) Bu ağır mutsuzluktan mümkün olabildiğince kurtulmak, haz ve şükran duygularımızı da mümkün olduğunca artırabilmek için okunmaya ve buradan birkaç merhem bilgiye ulaşmaya değer. Kendine ulaşmaya çalışanlara tavsiyedir. ♥️

ALINTILAR:

1) ‘Yetişkin kişiliğin karmaşıklığını kavrayabilmek için bebeğin zihnini anlamamız ve onu yaşamın daha sonraki evrelerine kadar izlememiz gerekir, deneyimlerimin bana öğrettiği budur. Analiz, yetişkinlikten bebekliğe gider ve ara aşamalardan geçerek yine yetişkinliğe döner; o anda geçerli olan aktarım durumuna bağlı olarak sürekli tekrarlanan bir ileri-geri hareketidir bu.’(syf.20)

2) ‘İyiliğin varlığı konusunda beslenen umut ve güven, günlük yaşamda hep görüldüğü gibi, kişilerin zorlukları aşarak zulmedilme kaygısına başarıyla karşı koymalarını sağlar.’(syf.42)

3) ‘Başkalarının yaratıcı çalışmalarından ve mutluluğundan diş bilemeksizin zevk alabilen kişi, hasetin, gücenmenin ve zulmedilme duygusunun azabından da muaf demektir. Oysa haset ağır bir mutsuzluk kaynağıdır; sakin ve doygun ruh hallerinin- son kertede, çılgınlıktan kurtulmuşluğun- temelinde göreli bir hasetsizlik yatıyordur.’(syf.55)

4) ‘Başlangıçtan beri bütün duygular kendilerini ilk nesneye {anne memesi ve dolayısıyla anne figürü} bağlarlar.’(syf.98)
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Merve Kasırga.
42 reviews
September 27, 2026
“Ömrünün başlangıcıyla sonu arasında anlaşma olan kişi mutludur.” Goethe

“Besleyen ve anneyle sevgi ilişkisini başlatan ‘iyi meme’ yaşam içgüdüsünün temsilcisidir ve aynı zamanda yaratıcılığın ilk belirtisi olarak algılanır. Bu temel ilişkide bebek sadece arzuladığı doyumu almakla kalmaz, aynı zamanda yaşatıldığını da hisseder. Çünkü aç bırakılma korkusunu uyandıran acıkma duygusu, ölümün tehdidi olarak algılanmaktadır. Ama iyi ve yaşatıcı bir içsel nesne ile özdeşleşme sağlanabilmiş ve sürdürülebilirmişse, bu açlık duygusu yaratıcılığın da kaynağı olur.”
Profile Image for Sefa YILMAZ.
Author 2 books2 followers
December 23, 2023
Envy and Gratitude is unsettling because Klein treats destructive feeling as part of psychic life rather than a defect belonging only to obviously cruel people. Her account of envy as an attack on what is experienced as nourishing suggests that dependence can generate hostility precisely where affection seems most necessary. The movement toward gratitude and integration offers a way to understand how relationships become bearable when people can accept ambivalence instead of splitting others into wholly good and wholly bad figures. I find the conceptual vocabulary illuminating for literary character analysis, especially in narratives of rivalry, attachment, and damaged intimacy. Yet psychoanalytic reconstruction of early infant experience reaches far beyond what can be directly verified, and I am wary when interpretive confidence exceeds empirical evidence. The book works best for me as a speculative account of emotional structures, not a universal scientific explanation of development. Its value lies in making contradictory feelings intelligible without pretending they are morally simple. Klein's emphasis on splitting also offers an explanation for why intimate relationships can oscillate so quickly between idealization and hostility. The crucial achievement of maturity, within this model, is the capacity to recognize contradiction without destroying the relationship. I find that idea more defensible as an interpretive metaphor than as a fully demonstrated developmental law.
Profile Image for Yahya.
252 reviews26 followers
February 6, 2026
Çocuk psikanalizinin iki öncüsünden biri olan Melanie Klein'in bu metni psikanaliz literatüründe en çok atıf yapılan metinlerden biri olabilir. Klein Freud'un çocukluğun insan kişiliği üzerindeki etkisini daha da geriye götürerek en başa doğumdan itibaren bebekliğe kadar götürüyor. Burada insan yavrusunun ilk nesnesiyle -anne, anne memesi veya bakım vereni- olan ilişkisine ayna tutuyor. İlk nesne ile olan ilişki türünün bizim kişilik örüntümüzü şekillendirdiği çıkarımında bulunuyor. İlk nesneyle olan sağlıklı ilişkinin sevgi ve şükran duygusunun kişinin ilerleyen sürecini şekillendirirken, kötü ilişkinin temelde haset, kıskançlık ve açgözlülük gibi duyguların temelini oluşturduğunu ifade eder.
"Bütün çalışmalarımda, çocuğun ilk nesne ilişkisine -annenin memesi ve annesiyle ilişkisine- büyük önem verdim. Vardığım sonuç şuydu: Eğer bu içe yansıtılan ilksel nesne ben'de yeterince güvenli bir biçimde kök salabilirse, olumlu bir gelişimin temelleri de atılmış olur. Bu bağın kuruluşuna doğuştan gelen etkenler de katkıda bulunur. Oral itkilerin egemen olduğu bir durumda, meme de, içgüdüsel bir biçimde, besin kaynağı ve dolayısıyla daha derin bir anlamda yaşamın kaynağı olarak algılanır. Eğer her şey yolunda giderse, doyurucu memeyle bu zihinsel ve fiziksel yakınlık, yitirilmiş olan o doğum öncesi anne-bebek birliğini ve buna eşlik eden güven duygusunu bir ölçüde yeniden kurar."
Profile Image for sema dural.
444 reviews
December 28, 2025
“İyi nesneye sahip olduklarından kuşku duyan ve kendi duygularının iyiliği konusunda kararsız kalan insanlar da açgözlü ve gelişigüzel özdeşleşmelere yatkın olurlar; böyle insanlar kolayca etki altında kalırlar, çünkü kendi yargılarına güvenmiyorlardır.

Şüphesiz, hüsran ve mutsuz deneyimler, her bireyin yaşamında belli ölçülerde haset ve nefretin gelişmesine yol açar; ama bu duyguların şiddeti ve kişilerin bunlarla baş etme yolları çok farklı olacaktır. Haz ve memnunluk yetisinin -ki alınan iyiliğe karşı duyulan şükran’la bağlantılıdır- kişiden kişiye değişmesinin nedenlerinden biri de budur.

Aşırı hasetin sonuçlarından biri de erken başlayan suçluluk duygusudur. Suçluluğun en derin kaynaklarından biri, her zaman besleyen, onaran iyi nesnenin; hasetli saldırılarla bozulmuş olma duygusuyla ilgilidir. “

Kafa karıştırıcı, okunması meşakkatli bir kitaptı, tavsiye üzerine okudum. Anne-bebek ilişkisini, daha doğrusu meme-bebek ilişkisini; psikanalist kuramlarla yazılmış tezlerle, ödipal kompleks ve rüyalar üzerinden anlatıyor. Bir bebek için açgözlülük, kıskançlık gibi duygu tanımlamalarını kabul edebilirim ama haset duygusunu kabul etmem zor görünüyor. Yok etmeye ve zarar vermeye yönelik karanlık duyguların bebekte olduğu iddiası bana çok hıristiyanvari geldi.
Profile Image for Seda.
25 reviews
December 14, 2015
This book can be counted among my first psychoanalytical readings. Her ideas about envy, its origin and its relationship with gratitude make sense for me. However, I can't say the same thing about analysis of dreams. I found them little ridiculuos and deviant .In addition, I think she exaggerated the role of therapist, like an enviable god.Nevertheless, I am aware that my all criticisms are associated with the classic psychoanalytic theory rather than Melanie Klein's theory in particular.
Profile Image for Marco Innamorati.
Author 19 books34 followers
April 10, 2023
Per quanto di lettura molto più faticosa rispetto ai testi di Freud (o Jung), Invidia e gratitudine è una delle opere più significative della storia della psicoanalisi.
Ruota intorno al tema dell’invidia e della (conseguente) reazione terapeutica negativa. Per quanto sia molto discutibile l’ipotesi kleiniana del far risalire alcuni conflitti fondamentali ai primissimi mesi di vita del bambino, la finezza delle sue osservazioni cliniche è tuttora stupefacente.
Profile Image for Hafif Adımlarla Gülümseyerek.
163 reviews2 followers
December 22, 2024
Klein’in tezini üzerine kurguladığı zemini büyük ölçüde doğru bulmamakla birlikte, hasedin ve şükranın kaynağına dair kurgusunun oldukça “kafa açıcı” olduğunu düşünüyorum.

Kitap bende bir yumağı düzgün sarabilmek için sökme duygusu uyandırdı. Ve bu çağrışım bile, üzerine düşünmeye sevk ediyor beni. Hem konu hem de çevirinin karmaşıklığı sebebiyle okunması zor ama aynı zamanda etki altında bırakan, dinamik, güçlü bir temel metin.
Profile Image for Cagatay Caglayik.
5 reviews
December 22, 2021
Bebekliğimizde yaşadığımız nesne ilişkilerinin hayatımızdaki duyguları nasıl etkilediğini ve değiştirdiği üzerine bir psikanaliz kitabı. Teknik terimler çok fazla olsa da okurken bazı taşlar kafanızda yerine oturuyor. Çevrenizdeki insan davranışlarını daha iyi anlamlandırmak ve altyapısını görebilmek için faydalı bir yayın
Profile Image for Alev Atakan.
16 reviews4 followers
December 15, 2023
Pek cok danisanda gordugumuz bölme mekanizmasının derinlemesine uzanan analiziyle meme ve bebek ilişkisine uzanan bir eser. Zaman zaman beni terapi odasındaki deneyimlerime götürerek geçmiş danisanlarimla olan aktarım ilişkilerimi daha iyi anlamami da sağladı. Klein'a hayran kaldım.
Profile Image for Sevda Alkan.
16 reviews
December 11, 2021
Psikoloji alanında çalışan veya okuyanlar daha fazla anlam çıkarabilir. Benim gibi bu konuda uzman olmayan ama konuya meraklı olanlar içinse biraz teknik bir dili var. Daha yüzeysel bir okuma oldu.
Profile Image for ekin utku deniz.
15 reviews
May 23, 2024
Kavram açıklamaları güzel. Haset kıskançlık ayrımı ve hasetin hangi davranışlarla kendini gösterebileceğini açıklaması değerli.
Profile Image for Marina Andronova.
140 reviews3 followers
November 2, 2024
Замечательная серия статей, проливающая очень полезный свет на вопросы переноса и проявления ранних объектных отношений в анализе.
Profile Image for Zeynep Özmen.
78 reviews1 follower
February 22, 2025
Okuyun okutturun. Narsizm nasıl oluşur açgözlülük nedir, mutluluğa giden yolun biyolojik alt yapısı nasıl oluşmuş anlatıyor Melanie klein
Displaying 1 - 28 of 28 reviews