Paperback. 15,00 / 23,00 cm. In Turkish. 330 p. Arif Keskiner, nami diger Çiçek Arif'in kendi hikâyesiyle birlikte, aydinimizin bohem tarihini kaleme aldigi anilarla sarmalanmis kitabinda kimler yok ki… "Arif kirvemin bu anilari, kesinlikle ani degil salt, ayni zamanda da aydinimizin 1950'lerde baslamis 'bohem yasaminin' tarihi, hiç kuskunuz olmasin. Üstelik, olaganüstü yalinlikta, ustaca yazilmis. Okudukça tadina varacaksiniz ve doyamayacaksiniz. Eminim..." – Demirtas Ceyhun "Yakin geçmisimizin Beyoglu agirlikli Türkiyesi'nde paylasilan bir yasami çekincesizce gözler önüne serdigi için Arif'in eline saglik." – Cengiz Alpman "'Çiçek gibi', Arif'in ne zaman keyiflense ettigi kelamdir. Kitap da öylesine keyifli..." – Birol Kudatgu "Kitabi kapattigimda bir süre kaldim öylece. Tadi damagimda degil, bellegimde kalmisti..." – Tunç Basaran "Arif Keskiner'in anilarini okurken zaman zaman gözlerim doldu, zaman zaman da gülümsedim. Anilari okuduktan sonra Arif'e, 'bu malzemeden bir roman yazabilirdin' dedim. Çiçek Gibi gerçekten de bir Orhan Kemal, hatta bir Dickens romaninin zengin malzemesini tasiyor." – Atif Yilmaz
Dili çok akıcı ve yalın; okurken sanki Arif Keskiner’le karşılıklı oturmuş, sohbet ediyormuşsunuz hissi yaratıyor. Kitap; bir dönemin sosyal, ekonomik ve sanatsal hayatına, hatta bence işin en keyifli kısmı olan "dedikodu" dünyasına eğlenceli bir pencere açıyor.
İlhan Koman’ın Stockholm’deki tekne evinden İhap Hulusi Görey’in Kınalıada’daki "tutumlu" davetlerine; Alev Ebuzziya’nın Edip Cansever ve tiyatrocu Mehmet Ulusoy ile yaşadığı aşklara kadar neler var neler...
Üstelik Arif Keskiner, özellikle Ankara ve İstanbul’da geçen mekanların adreslerini belirli mihenk taşlarını referans vererek anlatıyor ki bu, kent belleği için paha biçilemez bir katkı. Sinema merakınız veya bilginiz kısıtlı olsa bile bu kitabı mutlaka okuyun derim; barındırdığı renkli maceralar ve memleketin sanat hafızasına isimlerini kazıyanların hikayeleri gerçekten çok keyifli.
Arif Keskiner'in kendi hayat hikayesini anlattığı bu otobiyografi kitabını bir solukta okudum. Çok güzel, özenilesi bir hayat yaşamış. Özellikle 1950-1980 arası İstanbul'unu özlemle andım. Hepimizin tanıdığı pek çok yazar/sanatçılarla dostluklarını, pek çok anekdotla süsleyerek anlatmış. Abartı olabileceğini düşünerek verdiğim payı düşsek bile, Arif Bey ve çevresindekilerin içki tüketim miktarı beni dehşete düşürdü! Kitabın sayfalarını çevirirken bile sarhoş olabilirsiniz.