Dünyanın Neden Bu Kelimeye Hâlâ İhtiyacı Var? Ülkemizde olduğu gibi dünyanın dört bir yanında da kadınlara yönelik tarihsel ayrımcılık ve şiddet çeşitli boyutlarıyla hız kesmeden devam ederken feminizme duyulan ihtiyaç gün geçtikçe artıyor. Nikki van der Gaag, bu yakıcı ihtiyacın nedenlerini feminizmin anlamına, tarihine, karşılaştığı güçlüklere ve kuramın kendi içindeki farklılıklarına da değinerek, sarih bir biçimde özetliyor.
Gündelik hayat, sosyal ilişkiler, toplumsal roller ya da iş yaşamı… Söz konusu mekân ya da konum ne olursa olsun kadınların hayatlarını değiştirmelerinin şart ve mümkün olduğunu belirterek, hem zorluklara hem de ilham verici değişim hikâyelerine kulak kabartıyor ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin sonuçlarını çarpıcı istatistiklerle ortaya koyarak şiddetten sakatlığa, iş dünyasındaki erkek merkezlilikten sanal zorbalığa, pek çok temel ve güncel meseleyi gerçek yaşamdan örneklerle ortaya seriyor.
Kadınların dünyanın farklı yerlerinde olsalar da ortak sorunlarına nasıl çözümler bulduğunu aktararak deneyim yoldaşlığı kurmayı da amaçlayan bir başvuru kitabı.
3,5'tan 4 feminizm konusuna giriş için ideal bir kitap. çok kafa yormadan, derinlerine inmeden konuyu, bu insanların ne istediğini, neyi amaçladığını güzel açıklamış. kitabı bölümlere ayırmışlar o açıdan da okuması kolay ve zevkliydi ama çok fazla sayısal veri, %'ler verilmiş, oralar benim çok dikkatimi çekmedi. bir iki baktım detaylı ama çok çok fazla olunca oraları biraz üstten okumuş bulundum. tablolar vardı onlar daha dikkat çekiciydi. bir de kutucuklar içinde o konuyla alakalı örnek bir hikaye, olay verilmiş o da güzeldi. çok fazla alıntı içeriyordu. birçok konu hakkında yapılan araştırmalardan bahsediliyor içerisinde. giriş için güzel bir kitap. ama aşırı aşırı beni vurmadı. bu konuda okuma yapmaya devam etmek istiyorum.
#gezicikütüphanekitapkulübü ile birlikte okuduğumuz ilk kitap olan Feminizm bu tarz konularda daha önce pek okuma yapmamış olanlar için de harika bir ilk kitap olabilir. Sel Yayıncılık’ın Giriş Kitapları arasında yer alan Feminizm: Dünyanın Neden Bu Kelimeye Hâlâ İhtiyacı Var? nereden başlayacağını bilemeyenler için, henüz bu konuya ve kavramlara yeni olanlar için biçilmiş bir kaftan. Oldukça yalın ve anlaşılır bir dille yazılmış olan kitap feminizmi küresel bir düzeyde ele alıyor, bugün dünyada feminist olmakla ilişkili kazanımlarla kayıpları, zorluklarla yenilgileri anlatıyor. Nitekim feminizm bugün de her zaman olduğu kadar anlamlı ve hala ihtilaflı.
Kitap bölüm bölüm, oldukça kolay anlaşılır bir şekilde ayrılmış. İlk bölümde genel bilgileri ve feminizmin ilk dalgalarından başlayarak neden var olduğunu ve olması gerektiğini anlatıyor. İkinci bölüm kadın-erkek arasındaki eşitsizliklerin sınıf, ırk, cinsel yönelim ve engelli olmaktan kaynaklanan eşitsizlikler ile nasıl sıkı sıkıya bağlı olduğunu irdeliyor. Kitabın üçüncü bölümü ise kapitalizm, küreselleşme, iklim değişikliği, çatışma ve dini muhafazakarlık bağlamında feminizmin durumunu inceliyor. Dördüncü bölüm benim en çok ilgimi çeken bölümlerden biri oldu. Bizzat kendim iş hayatına erken atılmış genç bir kadın olmanın dezavantajlarını yaşıyorken kadınların işyerindeki yeri, toplumsal normların ve kadın işi olarak görülen şeylerin kadının rolünü nasıl kısıtladığı hakkında okumak ayrı bir hoşuma gitti. Beşinci bölüm ise başlı başına mesleğimi edinmemdeki amaç olan, üzerinde çalışmayı ve değişimde rolümün olmasını istediğim bir konu hakkında, kadına şiddet hakkında olduğu için benim için önemliydi. Çünkü evet feminizm ve kadın örgütlerinin yıllar süren mücadeleleri ile bundan bir 100 yıl öncesine göre yeterli olmasa da çok şey başardık ama kadına yönelik şiddet ırk, sınıf, coğrafya tanımadan hala hiç azalmaksızın devam ediyor. Altıncı bölümde medyanın ve diğer etkenlerin kadın bedeni üzerinde yarattığı baskı, bunun sonucu olarak gelen güzellik idealleri ile yeme bozuklukları ve bedenden utanç duyma sorunu inceleniyor. Son bölümde ise toplumsal cinsiyet nosyonlarının bir çocuğun hayatının ilk yıllarını nasıl şekillendirdiğini, feminizm ile akıl sağlığının ve bedensel sağlığın ilişkisini okuyoruz.
Yukarıda bahsettiğim bütün bu konular pek çok araştırma ve istatiksel veri ile desteklenmiş bir halde sunuluyor kitapta. Bölümlerin sonunda sonuç ve çözüme odaklı bir kısım da var ki bu beni çok mutlu etti çünkü sayfa sayfa problemleri okuduktan sonra çözüm odaklı bir bölümün olmamasından hoşlanmıyorum.
İkili toplumsal cinsiyet sisteminin tiranlığı her şeyden çok ataerkilliğin muhafazasına hizmet eder. Binlerce yıldır süregelen ataerkil düzen ile savaşan Feminizmin tabiî ki işi kolay değil. Çözüm yolu dönüp dolaşıp toplumsal cinsiyet nosyonlarının değişiminden geçiyor ki tutumlar ile davranışları değiştirmek zaten belki de feminizmin en zor görevlerinden biridir. Evet, bu kelimeye hala ihtiyacımız var çünkü her ne kadar feminizm 1990’ların kasvetli havasından sıyrılmış olsa da, bugün kendine feminist demek hala cesaret istiyor.
Sel'in yeni serisi Giriş Kitapları'nın ilki olan Feminizm, tam da buyur buradan başla niteliğinde. Çevrendeki "erkek"lere, kız kısmısı/kadın kısmısı zihniyetindeki "kadın"lara hediye et oh missss. Dili de gayet sade, "Bilal"ler bile anlar(:
The book of those who say "Rights are not given, they are taken".
It is a valuable work written about feminism in a very clear and simple way, about what women have won in the struggle for social equality, what they are fighting for, what rights are still being fought for.
Even though I liked it by emphasizing that men should also be actively present in the feminist movement and that women's solidarity should expand in this spectrum, I did not criticize the author's secret acceptance and submission to patriarchal power. If we consider this point as a "lesson", I can say that the book was created quite successfully, in terms of content.
It is possible to come across that she criticizes the liberal feminist movement, which has a serious power within the feminist structures, in the book. While she says that feminism is not just a matter of managing the system within the system and regulating the social rights of white* women, she says that the importance of the collective struggle of women who struggle with the same problems around the world as a society. reminding us.
I can say that the book deals with feminism in a simple sociological language. So it is easy to read. Feminist philosophy has been left quite incomplete and psychological evaluations have remained at a very minimal level. That's why it was one of the books that I killed (negative) while loving. Again, a far better book than many. and must read.
This is a great introduction to the topic of feminism with a global, intersectional focus. It would be suitable both for newcomers to the topic and those with lots of knowledge and experience. The author mentions feminist thinkers and campaigners from around the world and touches on race, class, sexuality, geography and disability. The fight for equal rights for women is contextualised as part of a struggle for global justice and equality. Different feminists have different views on certain issues and women from further marginalised groups have different struggles, but solidarity is still important.
The reason I didn't give five stars is that for an otherwise outstanding book, there are surprising shortfalls on the topic of trans women. Although the author does highlight shocking statistics on the high levels of violence, abuse and discrimination against trans women, on the very next page there is a violently transmisogynistic quote from Germaine Greer which contributes to the abuse and discrimination which trans women face. There are also several errors, for example, being trans or intersex is nothing to do with sexuality, but is rather to do with gender. The author misgenders trans women at one point and talks about someone "transition[ing] to being a woman". I very much hope these issues will be corrected in future editions because the rest of the book is really well written and I want to be able to whole heartedly recommend it and, as the book says, "feminism is about questioning privilege and power- our own and others'."
It's clear that in our country, feminism is being demeaned and vulgarized today. The situation seems a bit better in other countries. It's nothing but a source of shame to be a country that abuses women's rights the most. How painful it is to live in an environment where women are murdered, ignored, raped, and commodified!
In her book "Feminism," Nikki Van Der Gaag tries to teach every aspect of this movement. She attempts to explain its core manifesto.
TR: Feminizm'in günümüzde aşağılamaya ve bayağılaştırılmaya başlandığı apaçık ortada. Tabi bunu ülkemiz bazında konuşuyorum. Zira diğer ülkelerde durum biraz daha iyi gibi görünüyor. Kadın haklarının en çok istismar eden bir ülke olmak utanç kaynağından başka bir şey değil. Kadınların katledildiği, yok sayıldığı, tecavüze uğradığı, metalaştırıldığı bir ortamda yaşamak ne acı!
"Nikki Van Der Gaag" "Feminizm" adlı bu kitabında bu akımın her yönünü öğretmeye çalışıyor. Esas manifestosu nedir onu anlatmaya çalışıyor.
"...umarım kurallara uymamanın ve gittiğin yerlerde biraz sorun çıkarmanın bir yolunu bulursun. ayrıca umarım o sorunun bir kısmını kadınlar adına çıkarmayı tercih edersin."- Noah Ephron
"kadın özgür doğar ve erkeklerle eşit haklara sahip olarak yaşar...kadın idam sehpasına çıkma hakkına sahipse o halde konuşma kürsüsüne de çıkma hakkına sahip olmalıdır." - Olympe de Gouges
"birbirimizi sevmek, hatta birbirimizi tam olarak anlamak zorunda bile değiliz. farklılıklarımıza rağmen birlikte çalışmamıza yetecek kadar anlasak yeter. erkekler bunu yüzyıllar önce halletti ve halen de bunu yapıyorlar; erkekler kendilerini stratejik, uluslarötesi bir sınıf olarak yarattı. ataerkillik dünya tarihinde pek çok farklılığın işbirliğine dayanan, en başarılı küresel harekettir..." - Rachel Holmes
Feminizmle ilgili önemli konuları, hatta kesişimsellik bölümünde sakatlığı bile, yalın ve anlaşılır şekilde ele almasıyla kalbimi kazanan bir kitap oldu. Bazı noktalarda daha fazla ayrıntıya ihtiyaç duydum ama feminizme yeni başlayacaklar için önemli bir kaynak olduğunu düşünüyorum. Bir de, baskıcılığa daha çok sakatlık perspektifinden bakan biri olarak, kadın hakları ihlalleri ve engelli hakları ihlallerinin ne çok ortak noktası olduğunu bir kez daha okudum. Sel Yayınlarının bu dizisindeki diğer kitapları da mutlaka okuyacağım.
uzun bir sürede okudum ama bunun nedeni kötü olmasından ziyade konulara biraz aşina olmamdı diye düşünüyorum. feminizme başlangıç için tam ideal bir kitap kendisi. din, çalışma yaşamı, beden ve daha farklı birçok konunun feminizmle bağlantısı anlatılmış her bölümde. tüm bunların hepsini de sadece anlatmakla kalmamış aynı zamanda her birine de ayrı istatistik verilmiş. bu detay benim için çok güzeldi. okurken istatistiklerle beraber görüyoruz, her defasında da daha çok sinirlendim duruma gerçekten. feminizme dair bilgi edinmek istiyorsanız başlangıç olarak bu kitaba kesinlikle bakabilirsiniz
Okurken geçmişe ve kanunların yetersiz kalmasına üzüldüm fakat bu beni beni hırslandırdı. Her zaman daha fazlasını istemeliyiz ve kadın haklarına tam desteğin verilmesi için küçük kız ve erkek çocuklarımız, gençlerimiz dahil bir araya gelip güzel sonuçlar alana kadar savaşmalıyız. Dünyada hiçbir kadına haksızlık yapılmayana kadar...
A concise yet thorough overview of feminism today. The focus is on the internationalism of feminism and the differences and similarities in feminism thought around the world. It's very thought provoking and a quick yet educational read.
Feminist teoriye giriş için iyi bir kaynak. Mizojininin sebeplerini ve feminizmin baş etmeye çalıştığı kadın nefretinin sosyolojik alanlardaki farklı tezahürlerini konulara ayırarak işlenmiş. Aşırı derinlikli ve teorik değil ama kitaplıkta olması gereken kitap.
feminizmle ilgili okumalar yapmaya başlamak için ideal bir kitap olduğunu düşünüyorum. yazar verilerle destekleyerek herkesin anlayacağı bir biçimde feminizm hakkında bilgiler veriyor. fazla detaylı bir kitap değil ama başlangıç yapmak için uygun
ideal bir feminizme giriş kitabı diyebilirim. içerisindeki istatistiki bilgiler ve hayattan kısa öyküler haricinde bana çok şey kattığını iddia edemem ancak birçok kişi için faydalı olabileceği düşünüyorum. ayrıca feminizmin sınırlarıyla alakalı benim bakış açımla uyuşmayan kısımları da bulunuyor.
Bir solukta okudum! İçerdiği istatiksel bilgiler ve yorumlarımı özellikle keyifle okumamı sağladı. Feminizm hakkında bir giriş kitabı arıyorsanız ya da bir başucu kitabı, işte karşınızda.