What do you think?


Elimde Viyoletler / Beklenen Sevgili
Türk edebiyatının ustalarından Selim İleri’den duymak, hissetmek isteyenler için enfes bir beste!
Elimde Viyoletler / Beklenen Sevgili, bir ayna; mektuplar kâğıda döküldükçe aynanın içi açılıyor, sonrasında ortaya son derece kişisel ve cesur bir metin çıkıyor!
Şefkati’ye yazılıyor her şey. Yazan kişi basımevinde musahhih. Emekliliği yaklaşmış devlet memuru. Şefkati kim? Bunca mektup neden yazılıyor? Selim İleri, imlanın sınırlarını bilinçli bir şekilde zorlayarak, bu “heyûlâ”yı bile isteye kurguluyor. Okurun yüreğini perde perde bükerken onu, içli hayat dökümlerine bir kader ortağı olarak konuk ediyor…
Onca mektubu yazan kişi; mâziye asla dönülemeyeceğini bilebiliyorsa, yaşamaya hâlâ susayabiliyorsa, her günün hercümercinden kurtulabiliyorsa, hatıraların canını fena halde yakmasına aldırış etmeyebiliyorsa, rüyalar sayesinde! İki satır karşılık, bir ses, umut hep umut talep ediyor, saadetsizlik çukurunda. Musikî gönlünü çelse de çelmese de köşede bir yerde “piyano” hep duruyor…
Belki hiçbir şey yazılmıyor, kim bilir!
“Yazdıklarımı ne olur oku; başkalarına, beni tanımayanlara yazmam imkânsız! Kendime merhametim ağır basmasa yapmayacağım çılgınlık yok. Beni oku, nefes almam için ümitler ver!”
Elimde Viyoletler / Beklenen Sevgili, bir ayna; mektuplar kâğıda döküldükçe aynanın içi açılıyor, sonrasında ortaya son derece kişisel ve cesur bir metin çıkıyor!
Şefkati’ye yazılıyor her şey. Yazan kişi basımevinde musahhih. Emekliliği yaklaşmış devlet memuru. Şefkati kim? Bunca mektup neden yazılıyor? Selim İleri, imlanın sınırlarını bilinçli bir şekilde zorlayarak, bu “heyûlâ”yı bile isteye kurguluyor. Okurun yüreğini perde perde bükerken onu, içli hayat dökümlerine bir kader ortağı olarak konuk ediyor…
Onca mektubu yazan kişi; mâziye asla dönülemeyeceğini bilebiliyorsa, yaşamaya hâlâ susayabiliyorsa, her günün hercümercinden kurtulabiliyorsa, hatıraların canını fena halde yakmasına aldırış etmeyebiliyorsa, rüyalar sayesinde! İki satır karşılık, bir ses, umut hep umut talep ediyor, saadetsizlik çukurunda. Musikî gönlünü çelse de çelmese de köşede bir yerde “piyano” hep duruyor…
Belki hiçbir şey yazılmıyor, kim bilir!
“Yazdıklarımı ne olur oku; başkalarına, beni tanımayanlara yazmam imkânsız! Kendime merhametim ağır basmasa yapmayacağım çılgınlık yok. Beni oku, nefes almam için ümitler ver!”
230 pages, Paperback
First published September 1, 2018
About the author
Selim İleri
128 books97 followersAli Selim İleri was a Turkish writer, screenwriter, and film critic.
Ratings & Reviews
Friends & Following
Create a free account to discover what your friends think of this book!
Community Reviews
Displaying 1 - 4 of 4 reviews
October 27, 2020
Başlangıçta yalnız, yaşlı ve mutsuz bir adamın Şefkati isimli çok yakın bir arkadaşına içini döktüğü mektuplardan oluştuğunu sandığım romanın ortalarına gelince, kahramanın isminin de Şefkati olduğunu okuyup acaba bir tesadüf mü , yoksa mektupları kendine mi yazıyor diye düşündüm. Kahramanın hayaller, ve rüyalar görüp bunları gerçeklerle karıştırması mektupları kendine yazıyor olabileceği hissini güçlendirdi. Kitabın sonunda ise mektupları yazıp yazmadığından , mektuplarda bahsettiklerinin gerçekleğinden bile şüphe duydum. Acaba herşey kahramanın kendi kurgusu ve iç monologları mı?
May 25, 2024
Selim İleri'nin bu romanı insanı 1940'larda bir yolculuğa çıkarıyor. Benim de 1970'lerdeki kendi çoçukluk yıllarımdan hatırladığım benzer tecrübeler var. Mesela Küçüksu'da denize girmek ve uskumru dolması yemek gibi. Romanın zengin dili ve Henri Bergson'a atıflarla işlenen zaman vs. gibi felsefi konular bana Tanpınar'ın romanlarını hatırlattı.
November 20, 2018
Selim İleri, 2003 yılında başlayıp 2017 yılında bitirmiş kitabı. 2003 yılında başlayıp yazı masasında
unutmuş ve metnin yıllar sonra farkına varmış olmalı . Böyle ''ezgin'' bir karakteri biraz daha sivriltseymiş, sanrılarını abartsaymış güzel olurmuş. Filme çekilebilir. Okunası.
unutmuş ve metnin yıllar sonra farkına varmış olmalı . Böyle ''ezgin'' bir karakteri biraz daha sivriltseymiş, sanrılarını abartsaymış güzel olurmuş. Filme çekilebilir. Okunası.
December 22, 2021
Dilini çok sevdim. Kurgusu ayri bir güzel. Tek bir karakterin icsel monologu ama anlatilan daha büyük bir hikaye.
Displaying 1 - 4 of 4 reviews




