Ehrenburg'un anıtsal eserinin bu cildi, Sovyet halkının Büyük Anayurt Savaşı'ndaki çelik iradesini, Kızıl Ordu'nun faşizmi ininde boğuşunu ve partizan direnişini destansı bir dille aktarıyor. Avrupa'nın işbirlikçi burjuvazisi karşısında, kendi kaderini eline alan işçi ve köylülerin Stalingrad'dan Berlin'e yürüyüşü, edebiyatın sınırlarını aşarak canlı bir tarihe dönüşüyor. İnsani acıların, yıkımın ve kayıpların ortasında, yeni ve sosyalist bir insanın nasıl direndiğini gösteren en yetkin sosyalist gerçekçi yapıtlardan biridir. Sadece askeri bir zaferin değil, ahlaki ve ideolojik bir üstünlüğün de edebi belgesidir.