1989 yılında Düzce’de doğdu. Arsal Anadolu Lisesi’nden ve Selçuk Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun oldu. Habis, Sompla Ka, Evde Yoktum ve Öykülem gibi yayınları hazırladı. Cumhuriyet gazetesinde düzeltmen, Everest Yayınları'nda editör ve yayın koordinatörü olarak çalıştı.
Kitapları: İhtimal Cüce (2013), Taşra Bitki Örtüsü ve Parseller (2015), Planlı Yapılmadık (2017), Epey (2018), Eve Dönmeyen Hayvan (2019), Bir Şey Bitsin Bir Şey Başlamasa da Olur (2021), Kışın Herkes Dürüsttür (2022).
Kitabı kendime zorla gönderttim çünkü ben süperim. Muratçım da yanında bir de sevdiği bir kitabı yollamış, ben utanmazım o benden daha utanmaz slxşsşxikls Yüzsüzlükte iko gibi ol. Neyse.
Bir değişik hava, değişik bir bakış, değişik bir hareket var. Öyküleri sınıflandıramam, yok durummuş, olaymış... Sürprizli değil ama şaşırtıcı, ki o da değil ne diyor siz eleştirmenler, heh, çarpıcı efendim.
Ben üsluba takıldım. Kimi zaman öykü içinde öykü ama birbirinden bağımsız değil, kimi zaman öykü içinde içses, ya da öykünün kurgusu dolambaçlı, sıçrıyor gibi, bazen bir oyun yazmış gibi, bazen oyunlaştırmış gibi. Aynı öykü içinde birden çok göz üzerinden, veya bizzat göz anlatabilir. Ama bu zorlama, üstüne düşünülmüş, uğraş ve çaba kokusu yaymayan bir teknik.
Sayfa 100'de şöyle şeyler geçiyor "içimdeki hitabete döndüm" ve "sekip duran bir belleğim var". İşte bunlar metinlere dair güzel izahat örneği kendi dahilinden.
Süprizli değil öyküler ama kitap,,, son anda yapılan süpriz şahane, öyle şahane ki öykü ile öykü gerisinin; bir şeyi anlatmaya değer kılanın, anlatılanın ne olduğu değil nasıl ve neyi anlatıldığının, anlatılana ne olunca öykü olduğunun şahaneliği bu- ki yukarıda anlatamadığım bir takım teknik meselelerinin tecellisi.
Parçal, Kötü Şaka, Duvar öykülerine bayıldım. FEKAT Kötü Ruhlar ve Şair öyküsünde 'şairin' mevzuyla olan olayını anlamadım. Gidişlerden Bir Gün ya da Çiçek Dürbünü Hakkında öyküsündeki 'cepten çıkan kılavuz' ve 'yazılanların tersi'ni anlamadım. Gidip rahatsız etçem asap.
Hayır bir de 2009-2013 aradı yazılmış öyküler, zaten Everest tekrar bastı, daha önce basılmıştı. Murat Çelik günümüz türk öykücülerinde (ve şairlerinde) benim aradığım taze kandır- benim aradığım çünkü ben güncel bişi takip etmiyorum hele bir de ÖOÖ olarak. Abilerimiz ablalarımız ne der bilemem ama ben diyorum ki okuyun.
"Yani şu ki hayal etmek sadece bir sanatçı becerisi değildir. Her şey biraz da yokluktan."