İs Tanyel başarılı bir konservatuvar öğrencisidir. Sahnedeki başarısının devamlılığını sağlayabilmek uğruna adının önüne yerleştirilen birçok kötü sıfatı umursamaz.
Henüz daha lise yıllarındayken, adının karıştığı kötü dedikodular geçmişine ait bir canavar gibi onu bugününe kadar takip etse de dimdik durarak, aşk olarak gördüğü tiyatro için her türlü dedikodu ve iftiraya kulak tıkar.
İs'i diğerlerinden ayıran yaşadıkları, onun kendini kötü bir insan olarak kabul edip, kötü bir insan olarak yaşadığına ikna ettirir. Aslında İs, annesi tarafından ilgiden yoksun büyümüş, babası tarafından çok küçük yaşlarda bir çocuk parkında terk edilmiş, yine küçük yaşlarda erkeklere olan güvenini kaybetmiş ruhu kanayan küçük bir kız çocuğudur.
Peki aslında çok küçük yaşlarda erkeklere olan güvenini kaybetmesinin asıl sebebi nedir? Bir gün bir yabancının hayatına yaptığı ani girişle, zaten ağır kan kaybetmiş hayatında hiç beklenmedik değişiklikler oluşmaya başlar. Peki bu yabancı kimdir? Ve her şeyden önemlisi İs neden bu yabancıyı hiç sorgulamadan hayatına kabul etmiştir?
Şeytan kanadımın arasındaydı. Şeytan kanadımın altındaydı. Ben ağlıyordum.
Şeytan da benimle birlikte ağlıyordu.
İçimdeki bu yangına rağmen nasıl oluyordu da kemiklerim hâlâ küle dönmüyordu?
Yer yerinden oynuyordu, tüneller dağların kalbine çöküyordu, Otobüsün içinde evlerine gidenler de vardı, bir bilinmezliğe doğru yol alanlar da… Hepsi aynı tünelin içinde ölüyordu.
dün bitirdim ve çok güzeldi 😭😭 Şimdi şöyle ki kitaba başlamadan önce spoi yemiştim ve bu yüzden kitaba bir güven problemim oluştu ndkwnjewk hepsi Korhan'in suçu ama... Yani o kadar temkinli okudum ki kitabı Korhan yüzünden her an bir şey yapacak bir olay olacak diye pusudaydım. Keşke böyle olmasaydı ama yedi bir haltlar. Daha sonrasında kitapta çok betimleme vardı, yani o kadar vardı ki bir buçuk sayfa bazen sırf betimleme oluyordu. Ama bu betimlemeler öyle hisli anlatilmişki is'in o yalnızlığıni iliğime kadar hissettim ve kendime de benzettim ve bu ona daha çok bağlanmama sebep oldu. Yağışı kitaba başlamadan önce erkek sanıyodum... JDKJWAMİEMSJEK kitabı okuyunca zort oldum sjwkiwnsks Yağış ve Çağları çok fena shipliyorum (Akşın özür dilerim bebeğim bu hikayede yanan sen oldun diwniwmaisndusj) ki bence Yağış ve Çağlar birbirinden hoşlanıyor ama itiraf edemiyorlar. (İnş öyledir de yine zort olmam) Başka dicek bir şey bulamadım genel olarak böyle GİDİN OKUYUN HADİİİ
İs serisi uzun zamandır merak ettiğim serilerden biriydi. Almak için acele etmedim çünkü ilk kitabı okuduktan sonra boşluğa düşmek istemedim, neyse ki önümde okunmamış iki kitap daha var. Acele etmeden yavaş yavaş okumayı düşünüyorum, bitmesini hiç istemiyorum. Kitaba sıfırdan başladım, konusunu dahi pek bilmiyordum. Sadece başlamadan önce bir kaç arkadaşım çok seveceğimi fakat ilk kitapta baş karakterlere baya kızacağımı söylemişlerdi. Öyle de oldu 😅 Her sayfa da İs'in hiç bir şeyi sorgulamadan kabullenmesine mi kızsam yoksa Korhan'ın her yerde ansızın bir anda belirip İs'in kendisini kabullenmesini sağlamasına mı kızsam karar veremedim. Kafamda çok fazla soru işaretleri var, okurken bazı teorilerde bulundum ama bunlar gizemleri çözmeye yetmedi ne yazık ki. Tüm soruların devam kitaplarında çözüleceğine eminim. Çok güzeldi kitap, elime ilk aldığımda sayfa sayısından ötürü biraz korkmuştum ama okuyunca su gibi aktı. Betimlemeler biraz sıktı beni açıkçası fakat kitabın güzelliğine gölge düşüremediler. Serinin şimdiden göz bebeğim olacağına yüzde yüz eminim. Yazarın bütün kitaplarına aşığım ve hiç sıkılmadan okuduğum nadir kitaplar arasına giriyor kitapları. Henüz yazarla tanışmadıysanız Tünel'i veya İçinde Bir Sen kitabını okumanızı öneririm, çok seveceksiniz 🌟
3. olay örgüsünün olmadığı belirli bir monotonlukta devam eden seriye giriş kitabıydı. ilk kitapta karakterleri özümsemek açısından bu durağanlık pek rahatsız etmedi ta ki son 200 sayfaya kadar. öncelikle kitap yaklaşık 600 sayfa hal böyle olunca insan bir nokta da nabzın yükseleceği sahneler bekliyor fakat öyle olmadı… yazarın kalemini bildiğim için ağdalı bir dile hazırlıklıydım yine de çoğu yerde yapılan gereksiz betimlemeler özellikle kitaptan kopuk, sanki araya bir anda tumblr reklamı girmiş gibi özlü sözlerin yazılması ve sahnenin devam etmesi kabak tadı verdi. is’in bakış açısıyla okumamıza rağmen uzun bir süre kendisiyle bağ kuramadım çok ağır şeyler yaşamış bir insana normalde daha çabuk empati kuracakken is’in yazılma tarzı ve yaşadıklarıyla başa çıkma yöntemi beni maalesef kendisine yakınlaştıramadı. aksine korhan, her ne kadar kitap boyunca gizemini koruyan ve çözülemeyen bir karakter olsa da onu okurken daha kolay bağ kurdum ve yazarın diğer kitaplarına kıyasla yazılmış en gerçekçi erkek karakterdi. -yazarın bu yönde gelişimi dolayısıyla puanımı daha fazla düşürmedim-
çok çok güzeldi fakat niyeyse bir şeyler eksik geldi. Korhan ile is'in hikayesini okuyoruz evet ama Korhan'ı tam anlamıyla içselleştiremedim sanırım. belki bu yüzden de eksik hissetmişimdir kitap hakkında bilemiyorum. nasıl, ne ara is'i sevdi bu kadar, benimsedi oturtamadım. bir de bölüm sonlarında Binnur'un bombayı patlatıp diğer bölümün başında iç ses okumak, önceki olayın heyecanından kopmama sebep oldu maalesef. bunların dışında kitabı cidden bir oturuşta bitirdim diyebilirim. yedi saat boyunca okuyup bitirdim. evet, yedi saat. düşünün ne derece akıcıydı. serinin devamını cidden çok çok merak ediyorum.
Şu yaşıma geldim ama kitabı sanırım bi 2-3 sene sonra sakin kafayla okumalıyım diye düşünüyorum...
Puntolar küçüktü ve gözlerim gerçekten dayanamadı bi süre sonra betimlemeler yalan yok beni boğdu tamam anlıyorum ama yani iki konuşma cümlesinin arasına da 10 cümle betimleme olmamalı diye düşünüyorum bazı yerlerde gerçekten yerindeydi ama bazılarında ise çok çok fazlaydı serinin diğer kitapları da elimde ama seri tamamlanınca sakin kafayla baştan okumak istiyorum.
"Onun gözlerinde yer yer çürümüş, vurularak kırılmış kemiklere sahip büyük eller gördüğümü şimdi daha net hatırlıyordum. Bir gözün içine bir dünya sığdırmak mümkündü ama bir gözün içinde cehennemin altı katını hapsetmek, yedinci kata başını uzatarak bakan bir mahşer kazanı kaynatmak mümkün değildi. Bunu mümkün kılan o yeşil gözlerin sahibiydi."
Bir gece çocukluğu ölmüş iki gencin; çocuk parkında karşılaşması ile başladı her şey. Onların bedenleri bir tabuta hapsedilmiş, çocuklukları ve gençlik yıllarının ilk döngüleri başkaları tarafından alınmış, ruhları bedenlerinden ayrı yaşayan, acıdan yoğrulmuş ve geçmişin feryatları üzerine hayat kurmuş gençlerdi. Nurşan İs Tanyel ve Korhan Arjen Alacahan... Kader onlar için ağlarını çocukluklarından örmüştü. Ve her şey birer Arap saçına dönmüştü.
İs başarılı bir konservatuar öğrencisidir. Hayatını tamamen tiyatro üzerine kurmuş, gerçek kişiliğini rolleriyle ifade edebilen biridir. Bunun için geçmişinde adının karıştığı kötü dedikodular başarısının yanında da kendisini bir canavar gibi takip etmektedir. Çevresinde kötü olarak bilinen İs bu durumdan gayet memnundur çünkü geçmişinde yaşadığı olaylar ona insanlara güvenilmemesi gerektiğini en acı bir şekilde öğretmiştir. Ama bir gün hayatının ortasına bir yabancı yıldırım edasıyla düştüğünde ona bildiği tüm gerçekleri sorgulatır ve hayatında beklenmedik değişiklikler oluşturmaya başlar. Peki bu yabancı kimdi? ve Nurşan'ın hayatında ne gibi bir değişikliklere sebep olacaktı?
Evvet! Binnur çok merak ettiğim İs serisinin ilk kitabıyla karşınızdayım. Öncelikle belirtmem gerekir ki kitabımız betimlemesel olarak biraz ağır. Zaten Binnur okuyanlar bu duruma oldukça alışkındır diye düşünüyorum. Eğer ağdalı bir dil seviyorsanız mutlaka okuyun derim! Onun dışında kitap tamamen giriş niteliğinde. Karakterleri tanıyor ve geçmişlerine değiniyoruz. İlk kitapta ana karakterimiz İs'in geçmişine oldukça dayandık. Yaşadıkları olaylar bir çocuğun kaldıramayacağı bir yükte. Okurken o küçük kalbin yaşadığı korkuyu hissettim ve canımı yaktı bu durum. Korhan ise tamamen bir sır küpü ama onun hakkında da teorilerim var onlar çıkarsa ki ben ikinci kitabın benim için çok sarsıcı olacağını hissediyorum; bomba olacak. Kitap genel anlamda giriş niteliğinde, genç yetişkin okurlar için uygun çünkü argo ve artı on sekiz uyarısı veriyorum. Genel havası tamami ile dram havasında. Ben çok sevdim ikinciye de en kısa zaman da başlayacağım :)
"Uzun yıllardır tekrar baskı yüzü görmemiş bir romanın unutulmuş, eski, sararmış ve yıpranmış sayfaları gibiydi;ona dokunup sayfaları değiştirirken gözlerine döşediği harfleri, kelimeleri, cümleleri, satırları okumak istiyordum"
#kırpapatyasındanyorumlar 🦔9/10🦔
Selamlar! İs serisinin ilk kitabı Tünel'in yorumu ile geldimm. Kitabın puntosunun küçüklüğüyle beraber sayfa kalınlığı başta gözümü korkutmadı değil ancak şunuda söylemeliyim ki kitabın sayfa tasarımından ayracına kadar işlenmiş her detayına da ayrı vuruldum 😍 İs Tanyel, tiyatroya aşk ile bağlı başarılı bir konservatuvar öğrencisi. Baş rolünü oynadığı tiyatro oyununda Mantus'un bir gün geleceğine inanan ve ona karşı derin bir aşk besleyen Mania karakterini canlandırmakla kalmıyor yaşatıyor resmen. Mantus'un daha kim olduğu muamma🙊 Böyle bir olay üzerinden işlenilmesi kitaba ayrı bir hava katmıştı. İs, küçük yaşlarda ruhu kanamaya mahkum edilmiş bir kız çocuğuyken lise yıllarında adının karıştığı kötü dedikodular ve erkeklere olan güvenini kaybetmesine neden olan acı olaylara rağmen okuduğum en güçlü kadın karakterlerden biriydi. Ona sinir olduğum yerlerde bile kızmaya kıyamayıp sarılmak istedim 🥺 Hüzünlendiğim yerler olsada Yağış'ın çılgınlıklarına Çağlar ve Akşın'ın deliliklerini okurken çok eğlendim. Gelelim İs'in hayatına gizemli bir şekilde girip tüm dengesini bozan yabancıya;Korhan Arjen Alacahan. Kitabın yarısına kadar neredeyse beyfendinin adından başka pek bir şey bilemiyoruz ve bu ilk başlarda ona ısınamama yol açmıştı. Hoşlansamda ondan mıdır bilinmez karakteri pek benimseyemedim. Kitap genel itibariyle gizemli ilerledi zaten. Betimlemeler oldukça yoğundu ancak öyle bir incelikle yazılmış ki kitapta en çok okumayı sevdiğim yerler olduğunu söyleyebilirim😻Kitabın monoton ilerlemesi yüzünden başlarda sıkılacağımı hissettim ama ilerledikçe kitap içine bir şekilde çekti beni.+18 sahneler detaylı anlatımlıydı. Ben o kısımları atlayarak okudum. Bu yüzden rahatsız olacaklar için şimdiden uyarmış olayım. Yazardan okuduğum ilk kitaptı. Anlatım tarzına bayıldım.Gerçekten çok güçlü bir kalemi olduğunu düşünüyorum😻 Yazarın kalemini daha anlatsam yetersiz kalacak inanın 🙈 O zaman ikinci kitabın yorumunda görüşmek üzere 🌼
ya serinin ilk iki kitabını o kadar peş peşe okudum kş olaylar hangi kitaptaydi hatirlamiyorum su an…kitaba cok bayilmadim yalan yok ama asi cakiltasindan sonra kendini gelistirmis o belli💪🏻asi cakiltasinda olan basitlikler, yavan mevzular yoktu ama yine de klasik binnur kalemi(gerci guncelde yazdigi kitaplar bunlardan daha farkli bilemedim simdi) yani illa bi kadini kadina dusman etmeler, mahalle kavgasi tadinda kiz kavgalari fln. hosuma gitmiyo ya sac bas dalmaktansa iki tane okkali laf sokus daha girdili ciktili oluyo🥹yani gittin özgeyi dovdurdun ne oldu simdi?? basit bi olay yani bi da tekmeli fln sadece sac bas degil BİRAZ ELİTLİK BE KARDESİM. ya bir de binnur erkolarının love language’i beni bi tık triggerlio sanırım. kiza gulle diyo, koca got diyo, sisko diyo, cirkin diyo. YA ABİM NEDEN??? valla uzuluom ben kiriliom kızlar adına. gerci onalr icin hava hos oluyo genelde. is biraz fazla sessiz sakindi. bi yandan da sey diyorum her okudugumuz kiz karakter inanilmaz guclu, disli olmak zorunda degil yani. dusununce ben kitabı cok sevmemisim galiba sardi diye bitirdik 😺is’i de cok sevmedim korhan’a da bayılmadım yani. is’in ASLA SORGULAMAMASI BENİ CİLEDEN CİKARTTİ. kizim bi neden de??? her seyi sorgulama tmm da sor be canim bazi seyleri. aralarındaki tensiondan midir nedir hizli gelisti iliskileri cok surundurmedi sukur🫠tiyatro kisimlari beni cok baydi cogu zaman atladim zaten gercek hayatta da siirsel seyler cok sevmem o yuzden problem bende binnurluk sıkıntı yok🫣is’in aile mevzuları bi degisikti ve yuzeysel kalmisti biraz yani daha derin duygulu bisiler bekliyodum. bu korhan’ın ne yaptigini ilk kitapta ogrenmemis olmamiz canimi sıktı biraz VALLA HİC SPOİSİZ OKUYORUM CATLADIM. neyse cani sagolsn binnurun daha da bisi hatirlamiyorum zaten 2.6-2.7’den 3 veriorum, ellerine emegine saglik ablam benim
Herkese merhaba umarım iyisinizdir.🥀 Sayfanın ilk kitap yorumunu Tünel ile açıyorum. Merak edenler için çok kısa konusundan bahsedeyim.
"Konservatuvar öğrencisi olan Nurşan İs Tanyel, sahnedeki başarısının devamlılığını sağlayabilmek uğruna adının önüne yerleştirilen birçok kötü sıfatı umursamaz.
Bir gün hayatına bir yabancının, Korhan Arjen Alacahan'ın girmesiyle, zorlu hataında hiç beklenmedik değişiklikler oluşmaya başlar. "
Başrol karakterlerimiz İs, yaşadığı kötü olaylar ve acı geçmişine rağmen güçlü kalmayı başarabilmiş bir genç kadın. Korhan ise sırlarla dolu bir adam. İs'le ruhen o ladar birbirlerine benziyorlar ki... Akıp gidiyor kitap. Arjen çok sevdiğim bir karakterdi ama bir o kadar da güvenemediğim bir adamdı.
Kitabın her paragrafı, her satırında karakterlerin duygularını en içten hissederek okudum. Ne kadar betimlemeler ağır olsa da Binnur'un betimlemeleri bir yerden sonra hoşunuza gitmeye başlıyor.
Serinin ilk kitabıydı ve biz bu kitapta genel olarak karakterleri tanıdık. Severek okuduğum bir kitap oldu. Sizin düşüncelerinizi de merak ediyorum.
Kitaptan Alıntı : "Șeytanı oynama, İs" diye mırıldandı Korhan... "Kanatları kırılmış her melek kendini şeytan sanır. Sanmasana."🍷
Aaaa çok güzeldi baya sardı ama Korhan beni çok yordu ya daha da yoracağına eminim çok içine kapanık ve bizi kırıyor ayrıca sürekli gidersen ben sana asla gitme demem de yok sana gelmem de tamma annen yüzünden böylesin anladık ama abartma ne demek ben asla senin peşinden gelme sen prenses bir watty boy musun oğlum ikinci kitapta bizi çok kötü kıracak diye biliyorum o yüzden aşırı korkuyorum ve özgeden nefret ediyorum nefretim yağışla yarışır iğrenç biri ya elime geçirirsem öldürülen onu mal Korhan onu niye tehdit etmeye gittin gerçi gitmesen de gerizaklı sana aşık olurdu bence ilişkin olduğunu bilmesine rağmen bir de ya karaktersiz paçoz ikinci kitapta da çok geçiyormuş bu özge muhabbeti ya kafayı yicem eğer Korhan onunla gereksiz muhatap olursa sebep ne olursa olsun Korhan soğuk davranıp uzak durmalı çünkü özge bizi öldürmeye çalıştı Korhan özgeyle muhatap olursa benim için biter sikerim belasını . Ve sonra çok kötü oldum ya gerixakli annesi deseydin baban öldü diye resmen bizi mezarlığa gönderdi mal kadın
This entire review has been hidden because of spoilers.
İs serisinden alıntıları çok sık gördüğüm için dikkatimi çekti ve seriyi aldım. Yazım tarzı pek bana göre değildi. Aslında betimlemelerin fazla olması normalde beni rahatsız etmez. Betimlemelerin neredeyse yarısının anlamsız gelmesine ve olmasa da olur betimlemeler olmasına takıldım. Hatta bazı noktalar hikayenin akışını bile bozuyordu. Karşılıklı konuşmalarda iki cümle arasında paragraf paragraf betimleme vardı. Ayrıca bazı şeyler çok fazla tekrar edilmişti. Mesela anneannesinin Çağlar'a Çağla demesi her anneannesi Çağla dediğinde ayrıca belirtiliyordu. Bunlar haricinde kitabı sevdim. Konusu klişe olsa da sevdiğim bir konu çeşidi. Korhan'ı tüm bana ters gelen davranışlarına rağmen sevdim. Diğer yandan İs'in anlatımıyla yazılmış olmasına rağmen İs bana pek geçmedi. Hatta 3. şahıs ağzıyla anlatılan yerleri daha zevkle okudum. Keşke tüm kitap üçüncü şahıs olarak yazılsaymış. Bu serinin tamamı üçüncü şahıs kısımlarında yazıldığı gibi yazılsaydı net favori kitaplarım arasına girerdi.
Çok güzeldi, okurken her duyguyu tattım. Karakterlerin her birini tanımamız kitaba renk kattı, bazı kitaplarda yan karakterlere bu kadar önem verilmiyor. Betimlemeler bana abartı gelmedi, zaten yazarın kalemi böyle. Okurken çok keyif aldım ve ikinci kitabını almadığım için kendime kızdım. Sonunu asla böyle tahmin etmiyordum. Korhan ve İs'in aşkını okumak, psikolojilerini ve geçmişlerini keşfetmek kitaba ayrı bir zevk vermiş. Kitapta beni rahatsız eden, kusur olarak gördüğüm bir şey yoktu. Gerçekleri yansıtan bir kitaptı. Yazar ülkemizdeki gerçekleri, ailevi yaşantıları bence gerçekten gösterebilmiş. Kitap sayesinde gitmek, görmek istediğim iki şehir edindim. Şansım olursa Antalya ve Eskişehir'i görmek istiyorum. Alın ve okuyun bana kalırsa, pişman olmayacaksınız
Bu kitap... Binnur'un kalemine aşığım ve ondan böyle bir seri okumak o kadar güzel ki. Giriş kitabı olduğu için başta biraz ağır ilerliyor ama sonra konular çok güzel açılıyor. O kadar severek okudum ki okurken sanki kitabın içinde gibi hissettim. Hep aynı tarz konuları okumak beni çok sıkmıştı bu yüzden böyle bir kitaba başlamak ve böyle mükemmel karakterlerle tanışmak çok güzeldi. Çok iyi hissettirdi.
Şuan duygularımı nasıl kelimelere dökerim bilmiyorum. İlk defa bir kitabın yorumunu yaparken bu kadar zorlanıyorum. Şuan bu yorumu yazarken Nehir'e başlamak için kendimi zor tutuyorum. Yazarın ilk defa bir kitabını okudum. Sanırım diğerlerini bu seri bittikten sonra alıp okuyacağım😍 Kitaba gelecek olursak Karakterimiz İs başarılı bir konservatuar öğrensidir. Hayatının dönüm noktalarının birinde karşına çıkan Korhan Arjen Alacahan onu bu cehennemden kurtarmak ve yaralarına yara bandı olmak ister. Ancak İs'in karşına çıkan Korhan'ın yaraları onu iyileştirmek için değil adeta hatalarıyla yaşaması için yanında olduğunu hissettirir. Bu bana o kadar acımasız gelmişti ki hala öyle hissediyordum. Ve Korhan'ın cesaretine hayrandım kitap boyu. İs'in cehennem hayatının içinde yaşam mücadelesi verirken okuduğum o satırlar beni çok etkiledi. İs'in okuduğum diğer kitaplardan çok farklı bir karakteri vardı. acaba Nehir'de bu değişecek miydi? Deli gibi merak ediyorum. O yüzden ben bu yorumu paylaştıktan sonra Nehir kitabını bitirmek üzereyimdir.🤭 Eğer siz de @binnurnigiz kalemiyle karşılaşmadıysanız vakit kaybetmeden hemen okuyun🥰 (Kitapta yetişkin içerikli sahneler var. Ben uyarımı yapayım.) • Puanım:5/🍁🍁🍁🍁🍁 •"Senarist gibi düşün. Filmi sen yazarak var ediyorsun, belki de yönetmenliği üstlenip sen çekiyorsun ama oyuncusu sen değilsin. Bazen içinde olmadığın bir şey senin tüm hayatını değiştirebilir, İs." • Her an geri çekilebilecek kadar fevri, benzini kendi etrafında çember şeklinde dökerek o çemberi ateşe verebilecek kadar cesursun. Cesaret ve aptallık arasında incecik bir çizgi vardı, o çizgi ateşlerin içinde olduğu için seçemedim, ben o cesareti aptallık sandım." • "Arkamızda kalan satırlar, daima orada kalacağını bildiğim fakat artık bizi takip etmeyen o geçmiş gibiydi." •
Postitledigim yerler vardi ama bu betimlemenin fazlaligindan kaynakliydi yani illaki goruyorsun bir yerde kendini o kadar var. Onun harici bitmesi icin yalvardim okudugum sure boyunca. Erkek karakter zaten baslica bir sorun. Spoiler yemistim o sahneler ve serinin uc kitabini da birden aldiginm icin dayandim kitaba.
3.5⭐⭐⭐ ne hissedicem bilmiyorum😣 bayadir okuyorum bu kitabı geçen yaz da okuyordum ama sayfa 400de pes etmistim. Bu sefer daha iyidim en baştan başladim (ki bu konuda da kendimle büyük gurur duyuyorum sabır taşı miyim neyim) neyse sonuç olarak bitti sonu da fena değildi okunur ikinci kitap ya (tabi bunun kadar uzun değilse)
Çok akıcıydı. Kurgusunu da sevdim. Hatta İs favori karakterlerimden biri. Sadece okul yüzünden hem çok uzun sürede hemde bölük pörçük okudum. Bu da beni biraz baydı. Yine de 5 puanı çok büyük bir farkla hak ediyor.
Binnurun kalemi ve yarattığı karakterler o kadar güzel ki.Size karakteri hissettiriyor resmen.Ama kolay bir dili yok yani eğer uzun bir süredir okuyan biri değilseniz vesaire sizi zorlayabilir ama bunun dışında gayet güzeldi.
Evet güzel bir kitap ama olay başlayana kadar kitap biraz yavaş akıyor ama Binnur'un serilerinin ilk kitabını okuduktan sonra da serinin devam kitapları bırakılamıyor.
kitapin konusu olsun karakterleri olsun cok guzel fakat Binnur'un yazdigi kitaplarda betimleme gercekten kafayi bulandirabiliyor onun disinda ben kitabi gercekten sevdim ve samimi buldum