Jump to ratings and reviews
Rate this book

عن الله والإنسان

Rate this book
يستكشف هذا الكتاب موضع الذين في عالم اليوم وفي الحياة اليومية للأفراد ، ويسلط الضوء على دور الرؤية التوحيدية في عالم متعدّد الأديان واللغات والثقافات والأعراق كما يكشف عن طبيعة التجربة الدينية وأثرها رؤى العالم واستراتيجيات الحياة وسبل الخلاص المختلفة وإمكانية الحوار بين الأديان والعوائق التي تقف في طريقه . ويسعى الكتاب إلى التوفيق بين تعدّد الأديان ووحدة البشرية ، فلا يقع في فخ الالتزام بحقيقة واحدة ووحيدة ، بل يؤكد تعدّد الحقائق الإنسانية باعتباره شرطاً أساسياً للسلام والتضامن والتعاون بين البشر . والكتاب حوار يدور بين عالم الاجتماع زيجمونت باومان وعالم اللاهوت ستانسواف أوبيرك حول العلاقة بين الله والإنسان والعالم افتحديد طبيعة هذه العلاقة هو الذي يحدّد تصوّرات الإنسان عن الذات والمجتمع والكون ، ومن ثم يحدّد مصير الإنسان والعالم في هذه الأرض فإمّا أن يدفعها إلى مزيد من التضامن والتعاون بين البشر أو إلى مزيد من التناطح والاقتتال .

144 pages, Paperback

First published May 1, 2013

13 people are currently reading
338 people want to read

About the author

Zygmunt Bauman

291 books2,404 followers
Zygmunt Bauman was a world-renowned Polish sociologist and philosopher, and Emeritus Professor of Sociology at the University of Leeds. He was one of the world's most eminent social theorists, writing on issues as diverse as modernity and the Holocaust, postmodern consumerism and liquid modernity and one of the creators of the concept of “postmodernism”.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
19 (19%)
4 stars
32 (32%)
3 stars
30 (30%)
2 stars
14 (14%)
1 star
4 (4%)
Displaying 1 - 11 of 11 reviews
101 reviews3 followers
December 4, 2018
-Hakikat çatışmacıdır, sadece karşıtıyla karşılaştığında açığa çıkabilir.

Yasalar koyan tanrı; yasanın gerçekleşmesine duyduğu arzuyla, uyulmamasına duyduğu kızgınlık ve öfkeyle, ve ölümlülerin öfkesini dizginleyip dünyayı yıkmasına engel olmaya izin vermeyi istemesiyle çok insansıdır.

“Dünyanın varlığı erdemli kişinin varlığına dayalıdır” diyen inanışa göre, hem tanrı hem de insan dünyanın geleceğini tayin etmektedir.

Günümüzün monoteistlerinde suçladığım şey; atalarının temel esin kaynaklarını reddedip, pratikte politeistlere dönüşmüş olmalarıdır.

Sınırlar farklılıkları tesdiklemek için çizilmez, sınırlar çizildiği için farklılıklar aranır.

İnançların çoğulluğu ve aralarındaki düşmanlık karşısında, insanların birlikte var olma gayesinde iki strateji vardır. Birinde; tanrı tekdir, onu zikretmenin birden çok yolu vardır. Bunda totaliterizm ruhu gizlidir, kaçacak saklanacak yer yoktur. Farklı olanın günahkarlığı, tövbe edene kadar suçlu sayılması totaliter aksiyonlardır.
Diğerinde; farklılık kusur değil erdemdir, herkesin yararına, birlikte yaşamanın mümkün olduğunu söyler. Diğerlerini ihlal edip bu haktan mahrum etmedikçe kendi tanrına da sahip olma hakkı vardır.

Ayartıcılığın olmadığı hayat esarettir. Gelecek beklentisinin olmadığı bir rutin, bir duraklama, hareketsiz bir ortam kişinin güçsüzlüğü ve talihsizliği ile yalnız kaldığı yerdir.

Ayartıcılığa teslim olduktan sonraki yaşam da esaret yaşamı olacaktır. Ancak bu gerçeğe henüz varılmamıştır. Sadece baştan çıkarılma anı özgürlük anıdır. Çok kısa süren o anda, tercih yapma olasılığı halen mümkündür. Ayartıcılığa yenik düşüldüğü an ok yaydan çıkacaktır.

Ayartıcılık kurnaz ve hain bir hiledir. Kurbanları ağına düşürmek için onları özgürlükle büyüler, özgürlük köleliğin tuzağı olabilir.

Hakikatin cazibesi tekilliğine değil ulaşılamaz oluşuna bağlıdır.

Moneteizm; özü itabari ile çatışmacıdır, varolma sebebini ve gücünü çatışmadan alır, bir yanda farklılıklara karşı hoşgörü vardır, “tanrıma inanan herkes kardeşimdir” der, diğer yanda yıkılamayacak duvarlar inşa eder. Hakikate sahip olmak öyle saplantılı bir şeydir ki, biricik olana ulaştığımda neden aramaya devam edeyim ki der. Bundan sonra yapılacak şey hakikati duyurmak ve başkalarını zorlamaktır. Artık dialog ve etkileşim kenara atılır.

Sadakate duyulan güvenle sağlamlaşmış yoldaşlık; başkalarına kapıları davetkarca açmak için olduğu kadar, köprüleri kaldırmak, ve siperler kazmak için de kullanılır. Sahip olduğumuz toplumsal sermaye güçlü bir kılıçtır. Toplumsal gruplar ayakta kalma yetilerini; eklemleme/ayrılma, karışma/yabancılaşma, dahil etme/kovma, açma/kapama dialektiğinden alır.

Hedefsizlik, yalnızlık hissi ve terk edilme riski bugün hiç olmadığı kadar güçlü ve ezicidir. Gönüllü köleliğin ayartıcılığına direnmek her zamankinden daha zordur.
Köktenciliğin dini ve seküler biçimleri aynı topraktan beslenir. Dini ve politik mezhepler ile piyasa şirketleri sınırsız insanın üzerine çöken o “kendi eksikliğinin farkındalığı”ndan faydalanır.

Birbirimize; iktidar hissinden gelen aşırı belirliliğe karşı duyarlı olma ve ondan sakınmayı hatırlatmalıyız. İktidara sahip olanlar, onun aldatıcı olduğunu çoğu kez geç fark eder.

Kolakowski: Tanrı insanın yetersizliğinin kabulüdür. İnananlar yetersizliğin farkındayken, ateistler bunu reddetmekte ya da, insanlığı, evrene hakim olsa da varlığı sürmeyecek, geçici bir sorun olarak görüp, yetersizliği koşullu şekilde kabul etmektedir.

Yetersizliğin iki suretinden biri olan “cahillik”de; insan aklının kavrayamayacağı bir şey vardır. Diğer suret olan acizlikte ise; güçler insan tarafından öngörülemez, fethedilemez ve kendi iradesine tabi kılınamaz.

Yetersizliğin toplumsal düzleminde, insanın akıl ve teknolojiyi ne kadar becerikli kullanırsa kullansın dünyayı asla tam olarak bilemeyeceği ve denetime alamayacağına karşıtlıktan “Aydınlanmacı Rasyonalizm” doğar.

Bireyciliğin hakim olduğu bu çağda bizi bunaltan şey yetersizliğin bireysel biçimleridir. Dünya sadece insan eylemlerine rağmen değil onun yüzünden de anlaşılamaz ve yönetilemez bir yerdir. İnsanın kendi başına mücadele etmesi için çok ama çok toplumsal kötülük vardır.

Prometheus Sendromu; bulduğumuz ve yaptığımız şeylerin mükemmelliğiyle eşit derecede acı çekeriz. (Günther Anders)

Akışkan gerçeklik içinde; daha yenisi ve güçlüsünü arayan, yetinmekten aciz, o anki anından zevk alamayan ve ne kadar kovalarsa kendisinden o kadar uzaklaşan hayallerini kovalayan kişi acı çekmektedir.

Her şey; “insanın insanlık hakkı” ve “insanı tanrılaştırmanın tehlikeleri” etrafında dönmektedir.

Yanıklarımızın kaynağı görünüşte karşıt kamplarda tutuşan ateşler. Birimizinkinin Mesih Kampı ötekimizinkinin Prometheus Karargahı.

Ahlaki benliği yaratan şey, yukardan gelen buyruklar yahut aklın varsayımları değil. Başka insanlara ve dayanışmaya bağımlı olduğumuz çürütülemez gerçektir.

İster yazılmış ister konuşulmuş olsun, sözün gücüne duyulan inanç, hiç de Sisyphus’çu olmayan yeni görevler üstlenmemize olanak taşıyan şeydir.

Dünyadaki adaletsizliklere gösterdiğimiz rıza, ikinci gelişe kadar bunları çözme ihtiyacını ertelememizdir. Ancak tanrının sırlarını çalan Prometheus, insanın mazaret üretme şansını elinden almıştır.

Sizi eylemlerle örtüşmeyen sözler, beni ise sözlerle çelişen eylemler gücendirdi. Hala sözcüklerin ete kemiğe dönüşeceğini umabiliriz, fakat aynı zamanda, umudumuzu kollarımızı sıvayıp sözleri ete kemiğe dönüştürmeye bağlayabiliriz.

Taahütlerim ve eylemlerim, aynı sizin ve benim kayıtsızlığımız ve eylemsizliğimiz gibi, o veya bu şekilde dünyanın bedenine kazınacaktır.

Yalnız kalmayı severken, tek başına olmaktan tiksiniyorum. Ve dialog tek başına kalmanın imkansızlığıdır.

Ruhban ve Entellektüellerin ağzından, görünüşte birbiriyle çelişen, iki beyanın çıkması söz konusudur. “Korkun” ve “Korkudan Kurtulun”. İlk mesaj ikincisinin üzerine ağırlık koymaktadır. İkinci mesajın içeriği iki kategoriye ayrılmıştır. Biri insanlığı kurtaracak olan dayanışmayı beslerken diğeri onu felakete sürükleyecek düşmanlığı ve saldırganlığı körükler.
Profile Image for Abdullah Nasser.
20 reviews27 followers
November 10, 2020
يجلس باومان وأوبيرك على سور اللّاأدريّة يتفكّران في تسوية أخيرة لموقف التوحيد والعلمانيّة إزاء العالم، في مغالطة نوستالجيّة لما أسموه: التعايش السلميّ الرومانيّ في عالم متعدد الآلهة. ويتصوران، أنّ بعقلهما اللاأدريّ/البرغماتيّ (عدم تأييد أو نفي الإيمان/ والتوجه للمنفعة العمليّة لقياس صحة الأشياء) يستطيعان دعوة العالم للعشاء على طاولة التضامن والسلام.

يُعد الخلاف القائم بين الديني واللّاديني؛ جوهريًّا ومتشعبًا للغاية، وهو ما لم يتطرقا له في حوارهما العقلانيّ الطويل القاصر على الأخلاق المجردة. وهو تناقض لاقتباس باومان نفسه لقول جون غري في كتاب آخر، بأنّ الخلافات حول القضايا المصنّفة باعتبارها «خلافيّة في جوهرها» لا يُمكن حلها.

إنَّ حوار «عن الله والإنسان» هو باب طريق ثالث تصدّع من كثرة الغُدُوّ والرّواح، طريق لا يخلو من حوارات «قسريّة متكلّفة غير متسقة مع نفسها وقاصرة» كما وصفه بيغوفيتش. إنه أشبه بدعوة إلي التسليم بالسيولة الدينيّة، من فيلسوف السيولة وعدوها اللّدود.
Profile Image for Ibrahim Abdulla.
213 reviews517 followers
May 16, 2016
I can say the main topic is Religion in a pluralistic societies, and more specifically, monotheism ( Bauman uses this word in a broader sense to include any world view which represents and defends that truth is one and only one, and not just in the religious sense ) and polytheism. He criticizes the former and praises the latter as the appropriate solution to our pluralistic world. From this starting point, they will discuss related topics such as : Interfaith dialogue, and some philosophical and theological speculations. There's some insightful comments about other intellectuals' work, such as Gadamer ( actually, there's a whole chapter discussing one of the most well known concepts of his : Fusion of Horizons ), Derrida, Ulrich, Amin Maalouf, and Bauman himself. In general, if you are looking for a kind of friendly-afternoon discussion about religion in our time between two intellectuals without any theoretical conclusions, then this book is for you.

يمكنني القول بأن الموضوع الرئيس هو الدين في مجتمعات تعددية، وبشكل أدق، التوحيدية ( يستخدم باومان هذه الكلمة بمعنى أوسع بحيث تتضمن رؤى العالم التي تُقدم وتدافع عن واحدية الحقيقة، وليس حصرًا بالمعنى الديني ) وتعدد الآلهة. ينتقد الأولى ويمتدح الآخرى باعتبارها الحل الأنسب لعالمنا التعددي. من نقطة الانطلاق هذه، يناقشون مواضيع ذات صلة مثل : الحوار بين الأديان وبعض التأملات الفلسفية واللاهوتية. ثمة تعليقات ممتازة حول أعمال مثقفين آخرين أمثال غادامر ( في الحقيقة، يوجد فصل كامل مخصص لمناقشة أحد أهم مفاهيمه : إندماج الآفاق ) دريدا، أولريتش، أمين معلوف، وباومان نفسه. عمومًا، إن كنتِ تبحثين عن شيء مثل حوار لطيف خلال أحد العصريّات حول الدين في عصرنا بين مثقفين بدون الخروج بنتائج وخلاصات نظرية؛ فهذا الكتاب لكِ
Profile Image for Umkalthoum Mohammed.
12 reviews
March 29, 2023
إذا جرت الحوارات على أساس عدم التغيير وقبول أفكار ومعتقدات الآخرين، إذاً فلما الحوار؟ إذا تقبلنا كل شيء كما هو فلماذا نسعى إلى التغيير؟ وإذا تقبلنا كل شيء ألا يعنى هذا بأننا نتقبل الشر؟ أ لم يكن هذا الحوار منطلقاً بسيطاً للتغيير، عكس ما كانوا يقولونه؟
فبينما كان الحوار بشكلها الظاهر يدور حول إمكانية التوفيق بين التوحيد و تعدد الآلهة، كانت هناك، و بشكل يناقض نزعتهم الإنسانية بأن على الإنسان تقبل اختلاف الآخرين بأفكارهم و معتقداتهم، دعوة مُلطفة لمذهب اللاأدرية والحط من الديانات التوحيدية. في الحوار و بشكل ما يشيران بأن الإنسانية لا تتحقق إلا بقبول تعدد الآلهة، فالتوحيد لها حدود أستشهاداً بقول فريدريك بارت "أن الحدود لا تُرسم لتأكيد الاختلافات، ولكن لأننا قد رسمنا الحدود، فإننا نجتهد في البحث عن الاختلافات…..فالاختلافات هي نتاج الحدود"
بينما كانت الإنسانية هي قبول اختلاف البشر، أصبحت الآن قبول تعدد الآلهة! وفي الوقت الذي يعارضون فيه وجود حقيقة مطلقة، يسعون إلى جعل اللاأدرية حقيقة يستوجب على كل إنسان محب للإنسانية أن يؤمن بهذه التعددية و أن يتقبلها. لكن أليس هذه الدعوة هي بالضبط ما يعنيه عدم تقبل الآخرين بأفكارهم و معتقداتهم؟ بما يجعلهم في تناقض مع نزعتهم الإنسانية.
Profile Image for أمل..
205 reviews52 followers
August 10, 2021
عن أثر الكلمة يقول أوبيرك:
"لولا الإيمان بأن الكلمة تغيّر شيئًا لما اكترث المرء بها أبدًا، فالأمر يستحق أن يضيع المرء جهده ويستنفد قلمه"

ويُضيف باومان قائلًا:
"وما زال بإمكاننا أيضًا أن نستثمر أملنا في التشمير عن سواعدنا وتحويل الكلمة إلى واقع"


كتاب جميل، وهو عبارة عن حوار بين أوبيرك المسيحي، وباومان اليهودي، تناقشوا فيه عن عدة مواضيع من منظور ديانتيهما ، ومنها:
-التوحيد وتعدد الآلهة
-دور المثقفين والأدباء في هداية الحيارى
-بواعث الأمل
-إله أم آلهه
وغيره..
Profile Image for Sukina Abdulmohsen.
16 reviews1 follower
July 19, 2025
" إذا مات الإله ، فإن ذلك لن يحدث إلا مع موت الإنسانية. فالطريق إلى فهم أعظم و قدرة أكبر على التعامل مع العالم يتطلب فهمًا لهذه الازدواجية الكامنة في الوضع الإنساني ، حتى و إن لم يكن هناك علامات كثيرة ��ي الأرض و لا في السماء على إمكانية قبول واسع له ، ناهيك عن قبول عالمي "

يلخص الاقتباس أعلاه موضوع الحوار الدائر بين كل من باومان و أوبريك داخل الكتاب .

الكتاب عبارة محادثة طويلة تتناول موضوع الدين و محوريته في حياة البشر. ينطلق الكاتبان من مبدأ لا أدري و يفتتحان النقاش بموضوع تعدد الآلهة و تقبل التعدد على أساس تعايشي لا عقدي.

أكثر نقطة أعجبتني بالحوار هي التأكيد على إن العلم هو دين و عقيدة جديدة مما يؤكد بإن الملاحدة مؤمنين و لكن من نوع آخر.

تم نقل الحوار على شكل فصول مقسمة حسب محور الحديث. كتاب يفتح الآفاق و يثير أسئلة و يجاوب عن أخرى، و لكن غالب التركيز و التأثير الواضح على المحاورين هو من اليهودية و المسيحية في السياق الأوروبي مع ذكر بسيط للديانات و الثقافات الأخرى.

175 reviews6 followers
March 26, 2021
This is a truly fascinating conversation, a dialogue between two eminent intellectuals, or rather contemporary philosophers, about whether and what role God (however understood in any culture and ideology) can and must play in order for humanity to stil exist. A truly inspiring read ☺
Profile Image for Maurizio Manco.
Author 7 books132 followers
October 8, 2017
"Rimane dunque l'incertezza - la madre della libertà e delle decisioni morali." (p. 171, excipit)
Profile Image for Eylül T.
73 reviews1 follower
February 5, 2022
Okurken birbirlerine olan tatlılıklarıyla çok samimi bulduğum.Din olgusu üzerinden bakıldığında farklı noktalar duran ama gerçekleri yadsımayan iki insanın keyifli bir sohbeti diyebilirim. Tanrı olgusu, bu olgunun insanlar ve insan yapısındaki her şeye olan etkisine dair şeyler üzerine. Baumun'nın düşüncelerine ve odaklandığı kısımlara daha büyük bir yakınlığım mevcut eklemeden geçmek istemedim.
Profile Image for Titus Hjelm.
Author 18 books99 followers
May 11, 2016
I have no idea what the purpose of this book was. I was expecting a dialogue about the role of religion in contemporary society, but this is mostly a jumble of theological-philosophical speculation. Bauman's coauthor is so reverent that there is little actual challenging of ideas. Avoid.
Displaying 1 - 11 of 11 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.