Jump to ratings and reviews
Rate this book

Gücenmedim Dersem Yalan Olur

Rate this book
Pazar günleri konser programını yönetmesi ve yaşça benden çok çok büyük olması dışında hakkında hiçbir şey bilmiyordum. Şimdi olsa internete girer, sabah kahvaltıda kaç zeytin yediğinden; geçen sene tatilde giydiği lacivert mayosunu kaç liraya aldığına kadar her şeyi, iki dakikada öğrenebilirdim ama o zaman internet falan yok. Arama motoru olarak ansiklopedi kullandığımız yıllar. Biri hakkında bilgi sahibi olmamız gerektiğinde mahallede tahkikat yaptırmak dışında başka olanağımız da yok. İşte, Hikmet'i bu mümkünsüzlükler içerisinde; fakat kalbimin tüm imkânları ile seviyordum.”

Altın günlerindeki kısırın gücüne, karne hediyesi bisiklete atlayıp evden kaçılabileceğine, radyonun içindeki küçük insanlara ve dünyanın, çekirdek yiyerek gidilebilen; mahallenin o en uzak köşesi kadar büyülü bir yer olduğuna inananlara; hâlâ inanlara...

Ihlamur Günlükleri'yle tanıştığımız Başak Buğday, gülmekten gözlerimizi yaşartırken içimizdeki o eski yaraya dokunuyor.

280 pages, Paperback

First published November 1, 2018

1 person is currently reading
25 people want to read

About the author

Başak Buğday

4 books2 followers

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
13 (39%)
4 stars
5 (15%)
3 stars
8 (24%)
2 stars
5 (15%)
1 star
2 (6%)
Displaying 1 - 4 of 4 reviews
Profile Image for Hulyacln.
987 reviews582 followers
November 29, 2018
“İki insan ayrılınca bütün o hatıralar ve hayaller ne oluyor?Uzayın sonsuzluğunda mı kayboluyor,’Bir sana bir bana’diyerek her iki tarafa taksim mi ediliyor?”
.
Başak Buğday bir büyüme öyküsü anlatıyor.İpek memur çocuğu,sevgi yumağına sarılı,bir dediği iki edilmiyor.Sokaklarda oynuyor,aşık oluyor hem de gıdıklanır gibi olanından.Çekirdek çitliyor bol bol,altın günlerinde göbekler atıyor..Biliyoruz bu hikayeyi.Ama her evin bir kalp ağrısı var.Dışarıdan görülen “öğretmen beyin evi” öyle güllük gülistanlık değil.
.
Çok güldüm ben bu kitapta.İpek’in aşklarına,kardeş isterim diye tutturmasına,bilmiş bilmiş konuşmalarına..Sonra dedesinin her cümlesine katıldım,bir isteğinizi “ananeee,dedee” diye yaptıracak kadar nazlı büyütüldüyseniz daha da sahiplenirsiniz bu kitabı..Velhasıl Ot Dergi’den tanıdığım Başak Buğday samimi diliyle okuyucuyu etkilemeyi başarıyor..
Profile Image for Deniz Akyol.
26 reviews
March 3, 2019
Hayat bazen sadece tekrardan ibaret gibi bizi sınasa da, sınanan biz aynı kişi olmuyoruz, olamıyoruz. Benzer duyguların paylaşımlarının üzdüğü bir kitap oldu benim için. Keşke sen mutlu olabilseydin İpekcim. Ama bazen döngü kırılmıyor, nerdeysen huzurlu olmanı dilerim çok. Çünkü insandan belki de en çok onu çalıyor böylesi yaşananlar.
Profile Image for Betül.
61 reviews15 followers
December 18, 2020
Maalesef sevemedim.

İpek isimli kız çocuğunun gözünden aile yaşantısını, arkadaşlıklarını, çocukluk aşklarını okuyoruz. Karakterimizin 7-12 yaş arasında büyüyüşünü ve yaşadıklarını görüyoruz. Her ne kadar konu sıradan da olsa çocukların gözünden anlatılan öyküleri, romanları okumayı seviyorum ancak bu fazla sıradan geldi ve beni etkilemedi yazarın anlattıkları. Keşke yan karakterlere daha çok yer verilseydi başka bir zenginlik aradım kitaptan. Ancak en önemlisi ve neredeyse kitabı yarım bırakmamı sağlayacak şey, yazarın sürekli anlattığı olay örgüsündeki bir olayı herhangi bir şeye benzetmesi. Örnek olarak alıntılayacağım ama inanılmaz okuma zevkimi kaçırdı. Kamyon arkası sözleri okuyorum gibi hissettim ve sanırım kitabı sevmememin en büyük etkisi de bu.

"Ama bilgi, pahalı elbise gibi bir şey. Kullanacak, giyecek yerin olmayınca kıymeti yok; öyle boş boş duruyor dolapta." sf. 79
"Ama annemin hemen arkasından balkona fırlayan o beşibiyerde arkadaşlarını görünce; hava azıcık soğusa, saklı durduğu yerden yazlık kıyafetlerin çekmecesine anlayamadığım bir hızla inen kışlıklar gibi geldi sinirim birden." sf. 90
"Bunun en önemli sebebi, gün grubumuzun bizim bando takımına benziyor olmasıydı galiba. İnsan benzer şeylere çabuk alışır ya, öyle bir durum sanırım. Hani ilk kez yediğin bir şey, daha evvel yediğin bir şeye benziyorsa tanıdık gelir de beğenirsin. Veya yeni tanıştığın biri, daha evvel tanıdığın birini hatırlatırsa; yabancılık çekmezsin de daha çabuk alışırsın ona." sf. 95
"Yeter be! diye bağırdı biri. Olduğum yerde sıçradım resmen. Sanki tahterevallide yukarıdaymışım, o an aşağıda olan arkadaşım gıcıklığına aniden inmiş, ben de lank diye popomun üzerine çakılmışım; o hızla yere çarpınca hıçkırır gibi üst üste iki kez daha zıplamışım gibi." sf. 136

Daha birçok alıntı yapabilirim ancak anlatmak istediğimi anladığınızı düşünüyorum. Bir iki aa tatlı benzetme evet evet bu deseniz de bir yerden sonra hem gerçekten sıkıyor hem de olaydan kopmanızı sağlıyor.
Profile Image for Evrim Coşan.
6 reviews
February 15, 2020
Cok keyifliydi okumasi.. Ipek’in tecrubeleri, hayat cikarimlari, ayni yillarda yasadigimiz yan apt komsumuz, sira arkadasimiz gibi.. bir sozu var ki « gözün gönle ihanetidir alismak » , kapatip saatlerce uzerinde dusunmelik.. 80lerin baslarinda doganlar cok sey bulacaklar icinde.
Displaying 1 - 4 of 4 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.