Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 512 p. Düsmaninin senden üstün oldugunu fark edersen, bos yere kan dökmemen gerekir, çünkü san ve seref ancak adamlarin ölürken feryat etmemeleriyle kazanilir.Hun Hakani Muncuk'un en küçük oglu Attila, MS. 409'da on dört yasindayken Roma Imparatoru Honorius'un rehinesi olarak Roma'ya gelir. Sadece bir yil sonra, daha önceden ittifak kurduklari Vizigotlar, Roma'yi üçüncü kez kral Alaric'in bünyesine katar ve yakip yikar. Böylelikle Attila sehirden kaçip Tuna üzerinde yasayan halkina geri döner. 35 yil sonra Attila, Hunlarin hakani olur. Göçebe yasami seven Attila, çökmüs Roma düsünce ve yasam tarzini derinden reddetse de, rehin oldugu zamanlarda dünyayi bir Romalinin gözlerinden görmeyi ve kendi zamaninda Bati Romalilari bir askerî ittifak olarak kullanmayi ögrenir. Bu durum onu hem ideal bir Roma ittifaki, ayni zamanda en tehlike düsmani yapar.
Agir olmayan bir tarih kitabi diyebilirim. Roman tarzinda yazilmis ve ufak tarih bilgisi iceriyor. Gercekci olup olmadigi tartisilir.
Genel olarak ulkelerin tarihlerini yazarken objektif olamayacaklari acik bir sekilde anlatilmis. Savasi kaybeden ulke dahi, nasil basarili olup savasi kaybetmediklerini yaziyor. Gercekten sapmak isten bile degil.
Sen koskoca Hun imparatoru ol, Doğu Romayı yen, haraca bağla, Batı Romayı yen, Papa ayağına kapansın, Tanrının kırbacı desinler, daha neler neler, sonra bir tarihçi çıksın senin hayatını anlatan iki ciltlik kitap yazsın, bu hayatı sıkıcı bir şekilde anlatsın. İki cilt... Kağıda yazık. İlk ciltte hiçbir şey yoktu. Belki ikinci farklı olur diye düşündüm ama beklentilerimi hiç karşılamadı.
Muncuk Han'ın oğlu Bleda ve Ruga'nın kardeşi Tanrının kırbacı Attila. Müthiş bir roman. Attila'nın cesareti, zekası ve düşmanlarına korku dolu anlar yaşatması. 14 - 15 yaşındayken Roma'lılara esir düşüp daha sonra Roma'lıların korkulu rüyası olan Büyük Kağan Attila.
Her şeye rağmen, duyabilen kulaklar için, bozkırlar hâlâ Hunların Büyük Kağanı'nın göklere çıkartıldığı şarkılarla çınlıyor ve yıldızlar Attila'nın ilk öğrendiği çocuk melodisini tekrarlıyor:
Ne mutludur Neşeli ruhlarla dolu olan Ve önlerinde atların otladığı Büyük yurtlarla uzaklara gitmek...