Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 85 p. Iyi, Kötü ne olursa olsun, maksat gönül rahatligina ermekti. Biz karimla bu huzuru bulmustuk. Çogumuz böyle degil miyiz? Hayatin bazi sahte durumlarini gerçege almak yanilgisiyla yasayip gidiyoruz. Hep aldatmak, aldanmak oyunlari içindeyiz. Ahlakça, toplumca, ailece vicdamizdan gizlenen öyle gerçekler vardir ki, anlamayarak acilarindan kurtuldugimiza sevinmelimiyiz. Bir saat sonra ölecegini bilmeyen adamin kafaca rahatligi gibi...
Hüseyin Rahmi Gürpınar was a Turkish writer and politician.
Gürpınar was the son of a family close to the Ottoman court, born in Istanbul. Having lost his mother at an early age, he was sent to Crete where his father was an Ottoman civil servant, however he was soon sent back to Istanbul, where he was brought up by his aunts and grandmothers in Istanbul.
Gürpınar started writing fiction at an early age. He became a civil servant, then a writer and journalist. He later served as a member of parliament in the early years of the Turkish Republic between 1935 and 1943.
Başlangıç olarak güzel bir kitaptı ama sonu akılda çok soru işareti bıraktı o çocuk adamın mı yoksa çalışanın mı kitabın sonunda bile belli değildi sonda ters köşe yapan bir romandı adamın sonda yaptıklarının cezasını çekmemesi beni hayal kırıklığına uğrattı kitap dil olarak akıcı ve anlaşılırdı ben bu kitaptan şu dersi çıkardım olmayan bir şey için bir insana sürekli şüpheli yaklaşırsak ve sürekli ona bunu yapmış muamelesi yaparsak o insanın aklında o şey yoksa bile biz onun aklına girmiş oluruz ve onda o şeyi yapma arzusunu uyandırırız kısacası okuduğuma pişman değilim kısa ve çerezlik bir kitaptı
canım hüseyinim yine toplumun ikiyüzlülüğünü harika hikayelerle anlatmis ayrica bir erkek olarak kadinlarin ugradigi haksizliklari ve erkeklerin saygisizliklarini o kadar dogru bir dille anlatiyor ki!!!!