Duygular ve siyaset ilişkisini, Türkiye (son yirmi yılı) özelinde ele alan bir kitap...
Türkiye'de modern siyasetin akıl, duygu ve çıkarlar arasındaki dengesine odaklanarak, AKP ve seçmen arasındaki sembolik ilişkinin bir çözümlemesi yapılıyor. Hali hazırda içerisinde bulunduğumuz AKP deneyimini yeniden düşünmek, belki yeni açılardan kavramak bakımından faydalı bir çalışma olduğunu düşünüyorum.
Siyasetin, seçkinler ve kitleler arasında sembolik bir dinamizm içerisinde nasıl kurulduğuna ve işletildiğine ilişkin olarak, lider (Recep Tayyip Erdoğan), mekan (İstanbul) ve mit (15 Temmuz destanı) uğrakları aracılığı ile analizini takip ederken, toplumsal alanda birikmiş duygu haznesine yeniden dönüp bakma ihtiyacı hissettim.
Tam da kitabı okurken ortaya çıkan "Milli Uzay Programı" gündemine, ister istemez kitabın açtığı ufuktan baktım ve analizin üzerine kurulduğu literatürün (ya da teorik çerçevenin) ne kadar evrensel ve yerinde olduğunu fark ettim.