What do you think?


Kör Dövüşü
Kör Dövüşü farklı biçimlerde kuşatılmış kadınların, ailesine kırgın çocukların, hayal kırıklığına uğrayan eşlerin tahammül eşikleri aşıldığında ortaya koydukları iradi eylemin öyküsünü anlatıyor. Her hikâye incinmekten karar almaya ve nihayet öfkeye doğru uzanan o engebeli yolun bir parçası olarak hayat bulurken; farklı kültür ve sınıfsal kökenlerden gelenlerin, farklı deneyimlerle harlanmışların yolu, bu ortak duyguda kesişiyor.
Ayşen Işık bir silahın metal soğukluğundan bir mavi elbiseye, bir anı defteri sayfasından bir seri üretim hatasına objelerin, mekânların bellekteki izinin altını çiziyor, ânı dondurarak hislerin uçuculuğuna son veriyor ve minimal üslubunun zenginliğiyle tüm detayları nakşediyor zihnimize. Elini vicdanına değil adalet terazisine koyanlar için...
“Zihnimin arkasında karanlık bir nokta, bir karara kışkırtıyor beni, bazı şeylere son vermeli, tez elden son vermeli, buna kim engel olabilir?
Ayşen Işık bir silahın metal soğukluğundan bir mavi elbiseye, bir anı defteri sayfasından bir seri üretim hatasına objelerin, mekânların bellekteki izinin altını çiziyor, ânı dondurarak hislerin uçuculuğuna son veriyor ve minimal üslubunun zenginliğiyle tüm detayları nakşediyor zihnimize. Elini vicdanına değil adalet terazisine koyanlar için...
“Zihnimin arkasında karanlık bir nokta, bir karara kışkırtıyor beni, bazı şeylere son vermeli, tez elden son vermeli, buna kim engel olabilir?
94 pages, Paperback
First published November 1, 2018
Ratings & Reviews
Friends & Following
Create a free account to discover what your friends think of this book!
Community Reviews
Displaying 1 - 10 of 10 reviews
September 23, 2019
Tesadüfen Flannery O'Connor'un İyi İnsan Bulmak Zor kitabını bitirince başladım bu kitaba. Oradaki tekinsiz atmosferden henüz çıkmışken kendimi bizim toprakların daha bilinen ama benzer tedirginliğin ve huzursuzluğun hissedildiği bir coğrafyada buldum.
Oldukça akıcı, karakterlerin duygu durumunu iyi yansıtan öyküler var kitapta. Öldürmek ve ölüme teslim olmak, ölüm korkusu iyi işlenmiş öykülerde. Dildeki akıcılık ve sadelik böylesine ağır yükü olan konuları anlaşılır ve hissedilir kılmış, bir çırpıda okunup ani bir duygu değişimi yaşatıyor.
İyi bir ilk kitap.
Oldukça akıcı, karakterlerin duygu durumunu iyi yansıtan öyküler var kitapta. Öldürmek ve ölüme teslim olmak, ölüm korkusu iyi işlenmiş öykülerde. Dildeki akıcılık ve sadelik böylesine ağır yükü olan konuları anlaşılır ve hissedilir kılmış, bir çırpıda okunup ani bir duygu değişimi yaşatıyor.
İyi bir ilk kitap.
November 19, 2018
Anneler, çocuklar ve eşler, genelde kadınlar, evlilik ve girift olmuş ilişkiler genel olarak öykülere ev sahipliği yapıyor.
Tarzı biraz tanıdık ama yine de kendine has hava hissediliyor.
2018 boyunca okuduğum en iyi öyküler diyemem ama ilk öykü kitabı için gayet tatmin edici olduğunu kabul ederim.
Günümüz öykücülüğünü takip etmeyi seviyorsanız tavsiye ediyorum.
Tarzı biraz tanıdık ama yine de kendine has hava hissediliyor.
2018 boyunca okuduğum en iyi öyküler diyemem ama ilk öykü kitabı için gayet tatmin edici olduğunu kabul ederim.
Günümüz öykücülüğünü takip etmeyi seviyorsanız tavsiye ediyorum.
October 31, 2020
“ Sarsak adımlarla mutfağa yöneldi. Buzdolabını açtı. Tek bir tencere vardı rafta. Zeytinyağlı pırasa. Dün mü, yoksa önceki gün mü karşılıklı oturup yemişlerdi. Böyle gidivermesi ne saçmaydı. İkisi için bu düzeni kuran, ihtimamla yürüten oydu, zamanı ilaç saatleri gibi aksatmadan ilerleten. Sağlıklı, hafif şeyler yiyorlardı nicedir, ekseriyetle sebze, az yağlı az tuzlu. Çay kahve çıkmıştı hayatlarından, papatya, ıhlamur, yeşil çay. Gündüzler kadar kıymetliydi geceler, birlikte mutfağı toplayıp ışığı söndürüyor, salonda, pencere önündeki koltuklara bırakıyorlardı kendilerini, abajurun yumuşak ışığında Mezzo izleyip odaya yayılan notaları takip ediyorlardı. Buluşan bakışlarında, müziğin ritmiyle dizlerine konup inen parmaklarında kelebeklerin uçuşunu andıran muazzam bir ahenk vardı. Gençliğin hoyratlığından, kavgalarından, kaygılarından süzülmüş, paha biçilemez bir hediye gibi tutuyorlardı ânı ellerinde kalan vakti düşünmemeye çalışarak. ”(s.88)
July 23, 2022
ilk öykü kitabı olarak güzel bir başlangıç olsa da yazar için beni tatmin etmedi öyküler. Yarım kalmışlık hissi oldu her öyküyü bitirdiğimde. Beklediğim hikaye derinliği yoktu öykülerde.
March 21, 2019
"Anlaşılmak ne zor, diye inledi. Bu kadar mı kısa huzurun ömrü? "
January 13, 2020
Akıcı ve aksamayan bir dili var. Ama anlatıcının erkek olduğu iki öykü hariç, sanki hep tek bir ses var öykülerde. Bu beni rahatsız etti. Kadınların dertlerine, acılarına odaklansa da, bunları yeterince derin bir şekilde ele aldığını düşünmüyorum.
August 10, 2019
Ayşen Işık’ın öykülerinde en çok dikkatimi çeken hız ve ritim oldu. Kısa cümlelerle kurduğu hızlı tempo ve kelime seçimi okuyanı anlatının içine çekiyor. Dilindeki bu ritmi çok sevdim ve izleğe bizi ulaştıracak vurucu noktaya öyle hızlıca ama vakitlice ulaşıyor ki, sözü dolandırmadan kısa ama derin öyküler kuruyor. Bundan çok şey öğrenebilirim.
Kitabın ilk yarısında özellikle kadın öyküleri anlatıyor. Ama izlekleri bu temayı aşıp yakın ilişkilere, hayatını hayalini yaşayamamış hayal kırıklığı içindeki karakterlere, annesiyle dertli gençlere, çocuğuyla yanda eşiyle dipdibe olup bir türlü ortak bir dünya yaratamayanlara kayıveriyor. Bana bu öyküler Oates’in öykü dünyasını hatırlatıyor. Ayrıca öyküyü öyle bir noktada bitiriyor ki hikaye içimizde devam edip gidiyor. Tabii bazı öykülerde bu bitmemişlik hissi de yaratmıyor değil hani. ‘Ateş’in önemli bir imge olduğunu düşündüm okurken.
“Çünkü yanlış yerdeydik” ve “Baraka” isimli ilk iki öyküsü bayağı hoşuma gitti. Hemingway’in buzdağı kuramını ve gizli bileği ilkesini çok başarılı kullanıyor. Bodrum Bodrum öyküsünü dil ve tempo olarak çok beğensem de uzun bir süre karakterimizin erkek olduğunu anlayamadım. Çok sonra dil açıldıktan sonra ise erkek karakter dilinde öyle güzel akıyor ki öykü. Kısa, duru, gizemli ve derin öyküler... Üstelik bu ilk kitabını da 50 yaşında Sel yayınlarından çıkarmış yazarımız, doğrusu bana ilham oldu ve ilk kitabı yayınlamak için hiç bir zaman geç olmadığını düşündürdü. Acaba ben de bu kadar iyi öyküler yazıp yayınlayabilir miyim? 😊
Kitabın ilk yarısında özellikle kadın öyküleri anlatıyor. Ama izlekleri bu temayı aşıp yakın ilişkilere, hayatını hayalini yaşayamamış hayal kırıklığı içindeki karakterlere, annesiyle dertli gençlere, çocuğuyla yanda eşiyle dipdibe olup bir türlü ortak bir dünya yaratamayanlara kayıveriyor. Bana bu öyküler Oates’in öykü dünyasını hatırlatıyor. Ayrıca öyküyü öyle bir noktada bitiriyor ki hikaye içimizde devam edip gidiyor. Tabii bazı öykülerde bu bitmemişlik hissi de yaratmıyor değil hani. ‘Ateş’in önemli bir imge olduğunu düşündüm okurken.
“Çünkü yanlış yerdeydik” ve “Baraka” isimli ilk iki öyküsü bayağı hoşuma gitti. Hemingway’in buzdağı kuramını ve gizli bileği ilkesini çok başarılı kullanıyor. Bodrum Bodrum öyküsünü dil ve tempo olarak çok beğensem de uzun bir süre karakterimizin erkek olduğunu anlayamadım. Çok sonra dil açıldıktan sonra ise erkek karakter dilinde öyle güzel akıyor ki öykü. Kısa, duru, gizemli ve derin öyküler... Üstelik bu ilk kitabını da 50 yaşında Sel yayınlarından çıkarmış yazarımız, doğrusu bana ilham oldu ve ilk kitabı yayınlamak için hiç bir zaman geç olmadığını düşündürdü. Acaba ben de bu kadar iyi öyküler yazıp yayınlayabilir miyim? 😊
December 11, 2018
Zevkle, keyifle, heyecanla okudum. Kırılgan hayatların yüreğe dokunan hikayelerini duru bir dille anlatmış Ayşen Işık, etkilenmemek mümkün değil. Her bir hikaye kahramanının acısını, hüznünü içimde hissettim.
April 23, 2019
hikayenin orta yerden başlamasını sevdim, şiir yazmaya çalışmadan vurucu hırpalayıcı anlatımı sevdim,
April 24, 2019
Yazarın okuduğum ilk kitabı, dilini, kurgusunu sevdim ama bu seviye şiddet ve umutsuz son içeren hikayeleri sevmedim.
Displaying 1 - 10 of 10 reviews











