Jump to ratings and reviews
Rate this book

Öğretmenim Bir Bakar Mısın?

Rate this book
Hangi eğitim sistemi içinde olursa olsun, teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, öğretmenin öğrenciyle göz göze geldiği bir an vardır. Bu kitap, öğretmenin öğrenciyle göz göze geldiği o anın gücünü anlatmaktadır.

O anda öğretmen, öğrencinin gönül kapısından girerek zihnine ulaşır. Ve işte o an eğitim başlar. Öğretmenin gücü binlerce yaşam inşa eder…

Deneyimli bir eğitimci dostumun dediği gibi, “Sadece eğitimin değil, ülkenin lokomotifi öğretmendir. Gücünün sınırı tahminlerin çok ötesindedir.”

Öğretmenim Bir Bakar Mısın? öğretmenin kuşaklar boyu devam eden gücüne tanıklık yapmak için yazıldı.

208 pages, Unbound

First published October 1, 2018

20 people are currently reading
176 people want to read

About the author

Doğan Cüceloğlu

27 books313 followers
Doğan Cüceloğlu, kırktan fazla bilimsel makalesi yayınlanan bir psikolog ve çeşitli topluluklara bilimsel psikoloji çerçevesinde gelişim seminerleri sunan bir iletişim psikolojisi uzmanıdır. Çok sayıdaki kişisel gelişim kitabı ile Türk insanının düşünce, duygu ve davranışlarını inceler.

Mersin'in Silifke kasabasında 11 çocuklu bir ailenin 11. çocuğu olarak dünyaya gelmiş ve ortaokulu orada bitirmiştir. Ankara ve Kırklareli'de liseyi bitirip İstanbul Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olmuştur. ABD'de Illinois Üniversitesi'nde Bilişsel Psikoloji doktorasını yapmıştır.

Türkiye'de Hacettepe ve Boğaziçi üniversitelerinde çalışmış, Fulbright bursu ile Berkeley'deki California Üniversitesi'nde ziyaretçi öğretim üyesi olarak bir sene görev almıştır.

1980-1996 yılları arasında ABD'deki Fullerton şehrinde California Eyalet Üniversitesi'nde görev yapmıştır. 1996'dan bu yana Türkiye'de üniversite öğrencilerine, öğretmenlere, anababalara ve işadamlarına yönelik seminerler, konferanslar ve atölye çalışmaları düzenlemektedir.Psikoloji üzerine bir çok kitap yazmıştır ve bunların hepsi eğitici kitaplardır.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
99 (53%)
4 stars
54 (29%)
3 stars
26 (14%)
2 stars
3 (1%)
1 star
2 (1%)
Displaying 1 - 12 of 12 reviews
Profile Image for Marla'dan Alıntılar.
363 reviews50 followers
Read
March 12, 2019
Doğan Cüceloğlu’nun öğretmenlikle ilgili bir kitap çıkardığını duyunca okuldan arkadaşlarımla kitabı okumaya ve konuşmaya karar verdik. Yayınevinden toplu alışveriş yaptığımız için kitaplarımız hem indirimli hem de yazardan imzalı olarak elimize ulaştı.

Normal, sıradan devlet okullarında okumama rağmen karşıma hep iyi öğretmenler çıkmıştır. Hatta en iyileri de ya Türkçe öğretmeniydi ya da edebiyat öğretmeni. Büyük ihtimalle onlara olan sevgim sayesinde derse, alana ilgim arttı ve ben de Türkçe öğretmeni oldum ama ilerleyen zamanlarda çevremdeki insanlarla konuştukça gördüm ki herkes benim gibi şanslı değilmiş. Çok kötü öğretmenlerle ders yapmak zorunda kalmış birçok insan var. Öyle ki anlattıklarını duyunca bu gerçek olabilir mi diye tereddüde düşüyorum.

Maalesef Sevgili Doğan Cüceloğlu da bu olumsuzluğu doğruladı. Kitabında yararlanmak için okuyucularından kendilerini etkileyen öğretmenleri ve onlarla yaşadıkları anılarını yazmasını istemiş. Gelen mektuplar için şöyle diyor: “Gelen mektupların %30’u mutlu ne var ki geri kalan %70’i mutsuz anıları anlatıyordu.”

Ben ortalama bir öğretmen olduğumu düşünüyorum. Ne çocuklara travma geçirtecek kadar kötü ne de asla unutmayacakları, hayatlarını değiştirecek kadar iyi. Her zaman daha iyisi ve kötüsü olmak mümkün. Kitaptaki örneklerden ve yazarın tavsiyelerinden yola çıkarak kendimizi geliştirebiliriz. Tabii günlük hayatın koşturmacasından bu idealleri korumak her zaman kolay olmuyor. Bu yüzden ara ara bu tarz kitaplar okuyup motivasyonu korumak lazım. Bütün öğretmen arkadaşlarıma önerimdir.

NOT: Kitaptan farklı kitap tavsiyeleri de aldım. Cüceloğlu, Dr. Özgür Bolat’ın Beni Ödülle Cezalandırma kitabının okunmasını tavsiye ediyor ve ekliyor: “Türk eğitim sistemiyle ilgilenen herkesin okumasında yarar gördüğüm bir kitap: Pasi Sahlberg-Eğitimde Finlandiya Modeli.” İkisini de okuma listeme ekledim.

https://suleuzundere.blogspot.com/201...
Profile Image for Hakan Karabas.
100 reviews5 followers
December 21, 2018
Kitabın adında öğretmenlik mesleği geçiyor olmasına rağmen;
- öğretmen olmayanların,
- her anne-babanın,
- yanında personel çalıştıran her işverenin,
- yoğun insan ilişkileri içinde bulunan tüm kesimden insanların okumalarının çok gerekli olduğu bir kitap.
Profile Image for Neslihan Gür.
15 reviews
August 22, 2025
Öğretmenler gününde bana hediye edilen bu kitabı yeni okuyabilme fırsatı buldum ve iyi ki de okumuşum diyebilirim. Öğretmenin, öğretmen adayının ve öğretmen olmak isteyen herkesin okuması gereken bir başucu kitabı. Eğitimde sevgiyi merkeze alarak farklı öğretmenlerin ve öğretmenlik deneyimlerini paylaşan insanların hikayelerinden biz öğretmenlere anlamlı dersler veriyor. Değişimin öğretmenden başladığını belirterek öğretmenlerin aslında bu mesleği severek yaptıklarında her şeyin çok daha farklı olduğunu vurguluyor. Doğan Cüceloğlu bir kez daha bizlere bu yolda ışık tutmuş, kendisi de ışıklar içinde uyusun🙏
Profile Image for Emre Tosun.
39 reviews
Read
November 26, 2020
Doğan Cüceloğlu'nun Denetim Odaklı Korku Kültürü ile Gelişim Odaklı Değerler Kültürü'nü birçok öğretmen ve öğrenci mektubundan yola çıkarak karşılaştırmalı bir şekilde irdelediği,öğretmenin bir toplumu vezir de rezil de edebileceğini anlattığı kitabı.
Kitap bütün bir eğitim meselesini çoğunlukla öğretmen üzerinden irdeliyor. Bu irdeleme her ne kadar içerisinde pek çok doğru barındırsa da, öğretmenin günün sonunda eğitim sisteminin ve günün siyasi konjonktürünün karşısında pek de yapacak bir şeyi olmadığını düşünüyorum.
Yine de her öğretmen okumalı.
351 reviews3 followers
January 12, 2026
İlk baskısı 2018 yılında yapılmış. Elimdeki Kasım 2021’de yapılmış 14. baskı. Genel olarak öğretmenin önemini, nasıl iyi ve kötü bir öğretmen olunacağını anlatan bir kitap. Bitirdiğinizde Cüceloğlu’nun tertipli anlatımı, akıcı dili ve eklediği mektuplarla kafanızda net resimler oluşuyor. Genellikle sınıf öğretmenleri anlatılmış. Korku Kültürü’nde yetişen bir insanın iyi bir öğretmen olamayacağı şeklinde tespitine tam katılamadım. İnsan içine girdiği ortam ve etrafındaki insanlardan da etkilenebilir yani Korku Kültürü’nde de yetişse sınıfta farklı olabilir. Cüceloğlu’nun diğer kitaplarını okuyanlar için bazı kavram ve anlatılar tekrar olacaktır. Öğretmenler kadar eğitim sistemiyle ilgilenen herkesin faydalanabileceği bir kitap.

“Güven içinde olmanın iki yolu vardır: Birincisi; güçlü olmak, böylece karşıdaki kişinin davranışını sürekli denetleyebilmek. İkincisi; karşıdakine güvenmek. Güvenin kaynağı paylaşıla in değerlerdir.” (13)

“Öğretmenin yaşam öyküsü Denetim Odaklı Korku Kültürü içinde oluşmuşsa, otoriteye yaranma ve kendinden aşağıdakileri denetleme tavrı doğal olarak baskın olacaktır. Öğretmenin yaşam öyküsü Gelişim Odaklı Değerler Kültürü’nde oluşmuşsa, öğretmenin gücünün kaynağını şu değerler oluşturacaktır: saygı, sevgi, hakkaniyet, hâlden anlama-empati, sorumluluk, işbirliği, dürüstlük.” (17)

“1. Etki alanım içine giren, benim yapabileceğim şeylerin farkında mıyım?
2. Yapabileceklerim arasında anlamlı olanlar hangileri?
3. Anlamlı olanlar arasında önemli olanlar hangileri?
4. Önemli olanlar arasında en etkili olanlar hangileri?
5. Etkili seçenekler içinde başlaması ve sonuç alması en verimli ve kolay olan hangisi?” (29)

“Öğrenci sınıftaki çocukların sosyal kimliğidir; o kimliğin altında çocuk ya da genç yaşta insan vardır. Ve insan, öğrenci kimliğini aşan ve kapsayan bir varoluşa sahiptir.” (33)

“İnsanın niyeti, onun neyi algılayacağını belirler.” (41)

“Aklın gereksinmeleri vardır; insanlar gereksinmeleriyle doğarlar: merak etmek, kurcalamak, araştırmak, sorgulamak, belirsizi belirgin hâle getirmek gibi. İnsanlar duygusal, gönül gereksinmeleriyle de doğarlar: önem verdiği birinin gözünde var olmak, kabul edilmek, değerli görülmek, güvenilmek, sevmek ve sevilmek, hem birey olarak saygı görmek hem de kendini aynı ekipten görmek gibi.” (43)

“Henüz niyetini keşfedememiş birinin sürekli şikâyet ettiği durumlarda, niyetinin saflığına ulaşmış öğretmen şükür duygusu ile dopdoludur.” (44)

“Denetim Odaklı Korku Kültürü içinde otorite, kişinin makamıyla, yani sosyal kimlikle; Gelişim Odaklı Değerler Kültürü içinde ise otorite, bilgi, beceri, deneyim ve karakteriyle, yani liyakatiyle tanımlanır.” (46)

“Ne sorusu öğretmenin sınıfta öğreteceği içeriği belirler. Nasıl sorusu öğretmenin sınıftaki öğretim tarzını belirler. Niçin sorusu eğitim felsefesiyle, öğretmenin niyetiyle ilgilidir.” (48)

“İnsanların en etkili öğrenmesinin ceza ve ödül ile değil, etkileşim içinde anlama ile oluştuğunu artık bilimsel olarak biliyoruz.” (54)

“… Korku Kültürü içinde yetiştirilmiş biri, ne yazık ki, kendine saygılı biri olarak büyüyemiyor.” (56)

“Ayıplama, utandırma, azarlama ve korkutmayla yetiştirilenlerin iç çocuğu kendini değersiz, güvenilmez, sevilmeye layık olmayan, ötekileştirilmiş biri olarak görür. Elinde olmadan herkese, her şeye ve hayata öfkelidir. Bu kişi maskeli, sahte, yapmacık, haset dolu, her şeyi eleştiren biri olarak hayatını sürdürecektir. İç çocuğu utanca boğulmuş kişinin sevgisi koşulludur; duygularını inkâr eder ve saklar. Ya saldırgan ya da pasif davranır.” (57)

“… Kendisinden güçlü, çekindiği biriyle etkileşim içinde olan ve sevilmediğini hisseden çocuğun hipotalamusu alarm durumuna geçip tehlike işaretleri veriyor. Bu durum, kortizol hormonu salgılanmasına yol açıyor. Kortizol hormonu tüm sistemi savunma hâline sokuyor. Savunma hâline gelen organizmada stres oluşuyor ve kaçmaya ya da saldırma hazırlığına giriyor.” (66)

“Babanın erkek çocuğunu muhallebi çocuğu olarak yetiştirmeme tavrıyla annenin, çocuğunun sağlıklı bir insan olarak gelişmesine odaklanması önemli bir konudur.” (68)

“Yaşam bir ekip işidir. … Yaşam, ilişkiler içinde oluşur ve gelişir.” (78)

“Emek ve zamanının YÜZ kalıplamaya mı harcıyor, CAN geliştirmeye mi?” (78)

“Çocukların potansiyeli CAN’da gizli olarak vardır.” (78)

“Türk eğitim sistemiyle ilgilenen herkesin okumasında yarar gördüğüm bir kitap: Eğitimde Finlandiya Modeli.” (79)

“… öğretmen iyi bir insandan daha fazlası olmak durumunda.” (84)

“… öğretmen tanıklığı ile öğrencisinin özünü ya zayıflatıp cılız ve güçsüz bırakır ya da besleyip güçlendirerek geliştirir.” (86)

“Değer veren, hâlden anlar. Hâlden anlayanla gönül bağı kurulur. Gönül bağı kurduğunu seversin ve ondan öğrenmeye açık hâle gelirsin. İşte öğretmenin gücünün sırrı.” (94)

“Çocuk, öğrenme hevesiyle doğar. Öğrenme süreci içine giren herkes gibi çocuk da öğrenirken hata yapar. … Hata yapmak doğaldır;…” (97)

“Çocuk sürekli olarak bir önceki hâliyle, yani kendisiyle yarışma hâlindedir; bir başkasıyla değil. Yola böyle başlar.” (97)

“Kendisiyle yarış hâlinde olmasını önemsemeyen ve onu sürekli diğer çocuklarla kıyaslayan bir aile ortamında büyüyen bir çocuk, daha küçükken kendini diğerleriyle kıyaslayarak ne kadar başarılı olduğuna karar vermeye başlar. Bu yolla şöyle bir kanı çocuğun içine yerleşir: “Başarılı olup olmadığım konusunda ben karar veremem, beni diğerleriyle kıyaslayan annem babam karar verir.” (98)

“… Benimle birlikte sınıfta değerli olduklarını hissettiler ve diğerlerine de hissettirdiler. Bu tür öğretmenlerin çoğunlukta olduğu bir toplumda terör olmaz. Ötekileştirme olmaz. BİZ’im temelinde değerler vardır: saygı, hâlden anlama, iş birliği, sorumluluk duygusu ve dürüstlük.” (107)

“Evde anası babası, sınıfta öğretmeni tarafından dinlenilmeyen çocuk, zihinsel ve duygusal olarak gelişemez. Çocuklarla ilişki içindeyken en güçlü etkileşim ânı, onların dinlenildiği andır.” (109)

“Gelişmiş insanın en temel özelliği, bilinçli seçimleriyle kendisi için anlamlı bir gelecek inşa edebilme çabası içinde olmasıdır. Kendisi için anlamlı bir gelecek inşa etme çabasının temelinde bireyin kendi değerleriyle uyum içinde seçimler yapması bulunur.” (125)

“Değerler insanın yaşamının büyük resim içinde anlamlı olabilmesi için neyin “iyi”, hangi davranışın “doğru” ve hangi ilişkinin “adil” olduğunu ifade eden inançlardır. Şimdi-burada bilinciyle yapılan seçimler, değerlerin yaşandığı anlardır.” (128)

“… bireyin, ailenin, toplumun yaşadığı ve yaşattığı değerler.” (130)

“Kıyaslamanın hiçbir eğitici tarafı yoktur. İnsan ancak kendisiyle kıyaslanmalıdır; diğer tüm kıyaslamalar zehirleyicidir.” (132)

“Eğitim insanın içini doldurmalı, boşaltmamalı! İçinde koca bir boşluk olan insanın hayatı anlamlı, coşkulu ve güçlü olamaz.” (135)

“Sigara içenlerin sayısı artıyor, yaşları küçülüyor. Öyle anlaşılıyor ki toplumun, sağlığı bir değer olarak yaşatmasında yetersizlikler var. Eksikler, hastalık istatistikleri olarak karşımıza çıkıyor.” (146)

“İnsan kızınca küfretme olasılığı artar, ama her insan kızınca otomatik olarak küfretmez. Küfretme ya da küfretmeme bir seçimdir ve bazı insanlar kızınca küfretme yerine sessiz kalıp “Beni kızdıran söz, olay veya tavır neden beni kızdırıyor? sorusunu sorabilir.
… Geçmişin deneyimlerinden elde ettiği alışkanlıkları otomatik olarak şimdi-burada yapacak mı, yoksa düşünüp taşınıp bilinçli olarak bir seçim mi yapacak? Küfrettiği zaman küfrünü yönelttiği kişi ile ilişkisi belirli bir yönde gelişecek, küfretmeyip sessiz kaldığı zaman başka bir yönde gelişecektir. Peki, şimdi-burada seçimini yaparken ne türden bir gelecek istediğinin farkında mıdır? Duygusal zekâ burada devreye giriyor ve her alandaki başarının temelinde bulunuyor.” (149)

“… onları ait oldukları geleceğe taşıma yolunda…” (152)

“Unutmayalım ki bilginin kaynağı geçmiş, coşkunun kaynağı gelecektir. Öğrencisinin coşkusunu ayakta tutmak isteyen öğretmen, onun gönlünün muradını keşfetmesine yardımcı olur.” (152)

“Güven konusunun altında gerçeğe saygı, hakkaniyet ve dürüstlüğü kök değerler olarak gördüğünü ifade etmek isterim.” (154)!

“İç disiplin, özdenetim, kişinin kendine tanıklığının önemli olduğu bir yaşam anlayışı içinde gelişir. Bu yaşam anlayışı bireyin değerli olduğu, bir’in değerinin yaşandığı aile ve sınıf ortamlarında gelişir.” (160)

“Öğretmen geliştiren, usta bir öğretmen de olsa; ehliyetsiz, beceriksiz biri de olsa, içinde yer aldığı ilişkiler matrisinden dolayı güçlü biridir.” (165-166)

“Öğretmen konuyla ilgili ne, niçin ve nasıl sorularının cevabını, öğrencinin gözünden, öğrencinin yaşam deneyimleri çerçevesinde anlatırsa o ders zevkli geçer ve öğrencinin ilgisini çeker. Öğrencinin yaşam öyküsü içinde anlam bulan bilgi, öğrencinin ilgisini çeker ve öğrenciyi geliştirir.” (171)

“Kanımca anne babaların en önemli hedefi, kendine tanıklığını önemseyen çocuklar yetiştirmek olmalıdır. Yine kanımca eğitim sisteminin ve öğretmenlerin temel hedefi, öğrencilerinin kendine tanıklıklarının önemini keşfetmelerini sağlamak olmalıdır. Kendi yaşamının en önemli tanığı olduğunu ve değerlerini keşfetmiş bir insan, iyi, doğru ve adili bilmeye ve yapmaya özen gösteren bir vatandaş olur.” (174)

“Yeniden söylemek istiyorum: Tüm eğitim sisteminin varoluş amacı, öğretmeni ustalaştırmak ve usta öğretmene hizmet etmek olmalıdır. Eğitim sistemi öğretmen, öğretmen de öğrenci için vardır.” (187)
Profile Image for Zeynep Çiçek.
301 reviews2 followers
November 8, 2025
Doğan Yüceloğlu'nun her kitabı mutlaka insana güzel şeyler katıyor.Kendim de bir öğretmen olduğum için bu kitabı da anlamlar çıkararak, kendime dersler alarak büyük bir dikkatle ve özenli okudum.Tüm öğretmen arkadaslarimin da okuması kanaatindeyim.
11 reviews1 follower
September 9, 2019
Öğretmenlik yapmak için müfredatın veya eğitim sisteminin düzelmesini bekleyenler için yazılmış gibi.
Profile Image for Begüm Ün.
2 reviews
June 25, 2020
Bu kitapta sadece öğretmen olmak değil temellinde insan olma ve bir insanın hayatında rol model olarak nasıl etkiler bırakabileceğimiz samimi ve gerçekci bir şekilde anlatılmış.
Profile Image for Enes.
34 reviews3 followers
October 5, 2023
Loglamayı unutmuşuz, bir çok not aldığım ve bana güzel farklı bakış açıları katan bi kitap oldu
Profile Image for Melissa.
21 reviews
August 17, 2025
Değinilen noktalar ve hikayeler elbette verimli. Ama kitap çözüm önerisinden ziyade konuya dikkat çekmeye dönük ki yazarın amacı da bu. Farklı bakış açıları kattığı bölümler olsa da kimi yerler oldukça zorlamaydı. Yine de ben böyle kitapların daha dolu bir içeriğe sahip olması gerektiğini düşünüyorum.
Profile Image for Yasir Demir.
2 reviews
May 3, 2025
Öğretmenlik yapmaktan ziyade Öğretmen olanın gücünü; öğrenciye, topluma ve geleceğe etkisini "Gerçek Hayat Hikayeleri"nden derlemeler ile anlatan bir kitap. Okurken duygulandıran ve öğretici bir içeriğe sahip.
Kitabı bir cümleyle özetlemek gerekirse, kitap içerisindeki şu cümle ile özetleyebiliriz.
"Öğretmenlik yapanın gözünde , sınıf öğrencilerle doludur.Öğretmen olanın gözündeyse sınıf öğrenci kimliğinde, kendine özgü kişilikleri olan "insan"larla doludur.
Kitap öğretmenlere ithafen yazılmış olsa dahi, herkesin okuyup ders alabiliceği noktaları barındırmakta.Öğrenme, öğrencilik; ömür boyu devam ediyor, nerede ne zaman birilerine bir şey öğreteceğimiz bilinmez...
Displaying 1 - 12 of 12 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.