შეხვდა ანთროპოლოგიის ახალგაზრდა დოქტორანტი სემუელ ბეკეტს პარიზში, რათა დახმარებოდა მას არქივების მოწესრიგებაში. დაუჯერებელი შეხვედრა შთააგონებს დოქტორანტს, ყოველი დღე დღიურში აღწეროს. ისინი შექმნიან საარქივო ყუთებს გამოგონილი საგნებითა და დოკუმენტებით, მკვლევარები რომ საგონებელში ჩააგდონ და შეცდომაში შეიყვანონ. ამ ჩანაფიქრის შესრულებისას კი მათ არაერთი თავგადასავალი ელით წინ. მარტენ პაჟმა საყვარელი მწერალი პერსონაჟად აქცია იმისთვის, რომ უფრო მიახლოვებოდა მას...
French writer Martin Page is the author of the bestselling novel, How I Became Stupid, which won the Euroregional schools’ literature prize, an award given by Belgian, Dutch and German students. His novels have been translated in a dozen languages. He also writes for children (I am an earthquake, Conversation with a chocolate cake…). He is a recipient of the Akademie Schloss Solitude Fellowship. He lives in Paris.
عن الأدباء والكتاب وهم الذين ينتمون للعالم كله وليس للأدب فقط كما يراهم أغلب الناس، وهذه هي فكرة الكاتب حيث جعل الشخصية الرئيسة الكاتب المشهور الإيرلندي "صمويل بيكيت" جزء أساسي منها، هناك طالب دكتوراه شاب في الأنثروبولوجيا يكتب عن تجارب صمويل بيكيت، هناك جمع مابين الواقع والخيال في الأحداث، تجربتي ككل لا بأس بها وتحديداً أنها قصيرة.
Beckett imgelem dünyamı en çok etkileyen yazarlardan birisi benim için ve bu bence Beckett'e özgü bir şey. Eğilip bükülmeye, asılmaya, sarkıtılmaya açık bir yazar kendisi bir şekilde. Edebiyatın İsa'sı gibi bir yandan da, kimileri siyahi kimileri beyaz, kimileri ise bir trans olarak hayal edebilir pekala Beckett'i. Her paralel evrene bir Beckett; arıcı, huysuz, hobo, fetişist çeşit çeşit Beckett, gel abla gel!
Roman Beckett'le birlikte sahte bir Beckett arşivi oluşturmak üzere işe alınmış bir asistanın günlükleri formunda yazılmış. Beckett ve bizim asistan sokak sokak gezip, erotik kasetler, tuhaf yerlere alınan gidiş dönüş biletleri, kartpostallar toplayarak kurmaca bir Beckett arşivi yaratıyorlar.
Ben Beckett'in Martin Page evreni versiyonunu sevdim, yer yer söylevci bir havaya bürünse de bence Godot'yu Beklerken'i yazan Beckettê yaraşır bir Beckett olmuş kendisi.
''Fotoğraf çektirmesi ya da kaçamadığı bir toplumsal zorunluluğa uyması gerektiğinde, sakalını traş ediyor, saçlarını kestiriyor ve sade giysiler giyiyordu. Beckett'i gerçekten tanıyanlar, dünyaya verdiği bu siyah beyaz, ciddi görüntüden çok farklı olduğunu bilirler. Bütün bunların kusursuzca düşünüldüğünü söyledi bana: ''Yazar Samuel Beckett''in klişe görüntüsünü imal ediyordu.''
ჩემმა მეგობარმა მომწერა ამ წიგნის კითხვა რომ დავიწყე, ძალიან ნაივური ამბავიაო და ეგ მგონია პაჟეს ყველაზე დიდი ღირსება.
ნაივური. ყმაწვილურად გულუბრყვილო. აქციო საყვარელი ავტორი პერსონაჟად და დაანახო ისეთი მკითხველს, როგორიც შენ გინდა იყოს. ეს რაღაცნაირი აღრევა რეალობისა და გამონაგონისა, მართლა ამბის ძალაა, რომელიც არც ტკივილით, არც სევდით, არა, პაჟეს გულუბრყვილობით საზრდოობს.
ძალიან ვისიამოვნე და თუ ბეკეტი ჩემსავით ვინმეს უყვარს ( დიდად მეეჭვება, მაგრამ მაინც) აუცილებლად წასაკითხი წიგნია.
ძაან საკაიფო რამეა. ბეკეტთან ერთად ქუჩაში სეირნობ, მაღაზიებში დადიხარ. უმეტესად ფიქციური ამბებია, მაგრამ არის რაღაც რაღაცეები მართალიც. შუა პარიზში, შენობის სახურავზე ფუტკრების მოვლა ნამდვილად ლამაზია. ვინც მე მიცნობს იცის, რომ სულ ავტორიტეტების და კერპების დამხობას ვცდილობ, და რა საჭიროა ვინმე ავტორის ბიოგრაფიის კითხვა? ჩემი აზრით იმისთვის უნდა წაიკითხო რომ ის ავტორები და კერპები დაპატარავდნენ და მათი უბრალოება დაინახო, რომ ისინიც შენნაირები არიან. ზოგი იმის გამო რომ ეს ავტორიტეტის კომპლექსი თუ რაღაც მსგავსი აქვს, უარს ამბობს თავად გახდეს ავტორი. ფიქრობს რომ ბეკეტზე ან ვინმეზე უკეთ ის ვერ შეძლებს დაწერას. რა საჭიროა საერთოდ ხელოვნებაში შედარება, შეჯიბრი. სპორტი მაგიტომ არ მიყვარს. "ჩვენ უნდა ვიყოთ ფუტკრების სიმაღლეზე. გავხდეთ ალქიმიკოსები და ვაწარმოოთ ჩვენი თაფლი".
üniversite yıllarında okuduğumuz kitaplar vardı: paul auster'in new york üçlemesi, jean philippe toussaint'in banyo yahut fotoğraf makinası adlı novellaları...bunlar yükte hafif edebiyat tadında leziz kitaplardı bizim için. SBGA da öyle bir kitap işte. yazarın kendi biyografisini de kurmaca hâline getirmesi bölümleri eğlenceli, yardımcının yalnızlığı hüzünlü. arada alıntılanacak çok bölüm var onlar da cabası. bu kısa metni okuyanları müthiş bir keyif bekliyor orası kesin.
Bu kitabı Ersan Üldes'in tavsiyesiyle okudum, yazarın tavsiye yazısını buraya da eklemek istiyorum, çünkü kitabı oldukça merak etmemi sağlamıştı. "Ünlü bir yazarın hayatıyla ilgili uyduruk arşiv toplayarak sahte biyografi oluşturma fikri heyecan verici. 'Homeros'un hayatını hiç bilmiyoruz. Cervantes'in, Shakespeare'in ve Moliere'inki hakkında da pek bir şey bilmiyoruz, ama bu durum bu yazaların evrensel olmasını ve üzerlerine kitaplar yazılmasını engellemiyor. Kişisel yaşama fazla değer veriliyor.' Bu kitaptan sonra biyografileri terk ederiz belki." Yazarların özel hayatları deşilerek oluşturulmaya çalışılan biyografilerinin onların eserlerine ne kazandıracağı ya da eserlerinden hiçbir şey götürmeyeceğine ilişkin fikir Edauard Leve'nin İntihar kitabını okurken belirmişti kafamda. (Yazarının da tıpkı kitap kahramanı gibi intihar ettiği bilgisini içermeyen tanıtım yazısı yok gibiydi.) Martin Page de bu fikirden yola çıkarak Beckett için Beckett ve yardımcısına sahte bir biyografi yaratmak üzere işbirliği yaptırıyor. Bu iş arkadaşlığının tüm detaylarını yardımcının tutmuş olduğu günlükten okuyoruz. Günlüğün içinde anlatılan Beckett da pek okurların hayalinde Beckett değil doğrusu. Zaten bu günlük de sahte biyografinin bir parçası mıdır, değil midir? Martin Page'in esinlendiği gerçek hayatta var olan böyle bir günlük vardıysa eğer, işte o günlüğün deli yazarı ile tanışmayı, arkadaş olmayı çok isterdim. Kitapta Beckett tarafından söylendiği anlatılan çok çok iyi tespitler var. Beni en çok etkileyen yer, şehir hayatı içinde arıları keşfeden ve bu sayede arıların bal yapabilmesi için şehir hayatında gözden kaçırdığımız, yok saydığımız, ama aslında kendini yenileyip duran doğanın da etrafında bir yerlerde hâlen var olduğu bilgisiyle mutlu olan Beckett'tı.
"Notre coeur se trouve là où sont les ruches de notre connaissance. Nous sommes toujours en route vers elles, nous qui sommes nés ailés et collecteurs de miel de l'esprit (...)" Nietzsche in Généalogie de la morale
İtiraf ediyorum Beckett ile alakalı olup da bu kadar kolay ve eğlenerek, ve tabi öğrenerek okuyabileceğim bir kitap olduğunu söyleseler inanmazdım büyük ihtimalle. Beckett’ın asistan olarak 10 gün için işe aldığı bir kişinin günlüklerinden Beckett’ın günlük yaşamına, ilgi alanlarına, nasıl bir insan olduğuna dair bir çok bilgi öğreniyoruz. Bunlar doğru ya da yanlış farketmez -çünkü okurken yazar bunları uydurmuş mu, hayal mi etmiş yoksa bir yerlerden bilgi mi edinmiş emin olamıyoruz- ünlü bir edebiyatçıdan sadece edebiyat yapması ve sadece bu alanda iyi olmasının beklenmesi ne kadar olağandır, başka alanlarda da iyi yaptığı işler olamaz mı, bunlarla da görünür olması edebiyatına hakaret midir sorgulaması bence kitabın ana teması. Çok eğlenceli ve düşündürücü bir Beckett okuyoruz. Mutlaka okuyunuz derim.
"مرة أخرى حاولتُ موازنة تشاؤمه، فقلتُ له إنَّ الأعمال الفنية يُمكن أن تنقذ الناس، أن تُغيرهم، وتساعدهم" "الفن لا يعوِّض السياسة، ردَّ عليَّ بالقول، إننا نضع الضمادات على الجراح، وهذا يسمح للنظام بالبقاء، أريد أن يكون الفنَّ مجرد فن، إمكانية لاستعادة الشخصية، وليس أداة لصناعة أطفال حكماء ومواطنين، أو إعادة إدماج المجرمين. الفنُّ الاجتماعي يستغلُّ الفنانين. المسرح ليس ملجأ للمحرومين. بل للفنانين أنفسهم. أيُّ نفاقٍ هذه التجارة الإنسانية! لا شيء يعوِّض السياسة"
تربية النحل حسب صمويل بيكيت – مارتن باج
عمل أدبي موجز وحميمي، جميل ودافئ، لا يخذل مارتن باج قرِّ��ءه، وفي كلِّ عملٍ يُقدم لهم الأجدر والأجمل. أحببتُه كثيراً.
بدأت الرواية وأنا خافض سقف توقعاتي، ولكنها فاجئتني.
صامويل بيكيت مسرحي معروف بغرابته وأعماله صعبة الفهم ولكن في هذه الرواية حسيت أنه انسان طبيعي وقريب مني أقدر أفهمه وأتواصل معه. في الواقع لو صامويل بيكيت كان نفس تصوير الرواية أنا مستعد أكون في نفس وظيفة بطل الرواية، خلّاني أبغى اقابل هذا الانسان، وأسمعه يتكلم وأشوف وش يفكر فيه، وأكيد حمّسني لقراءة أعماله.
وهذا هو الهدف من هذا العمل، تقريب الفنانين وحطْهم من برجهم العاجي إلى الناس العاديين، إزالة هذه الصورة النمطية عنهم و"القداسة الوهمية" الموضوع من قبل القرّاء، نجح في إيصال الهدف وأعطاني تجربة مميزة، أنا متأكد إني راح أوصّي فيها لأي انسان حتى لو مو مهتم بالقراءة بسبب جمالها.
"يجب نسيان بيكيت من أجل إعادة اكتشافه وقراءته كما يجب أن يقرأ، بعيداً عن تلوث الشهرة والسمعة التي تحيط به اليوم. كل مبدع هو مختطف. المطلوب هو إعادة الحرية له، و ليس نسيانه تدريجياً، من أجل تسليط رؤية جديدة على عمله."
(فلسفية، عميقة، مختصرة) من يوميات شخصٍ استأجره بيكيت مساعدًا لمدة عشرة أيام، نتعرّف كثيرًا على تفاصيل حياته اليومية، واهتماماته، وطبيعته التي تبدو أحيانًا خارجةً عن المألوف. ويزخر الكتاب أيضًا بالعديد من المقاطع الجديرة بالاقتباس، وهي إضافة لطيفة. ومع ذلك، تبعث الرواية على شيءٍ من الملل في بعض المواضع، رغم قِصرها.
Libro corto (meno di 100 pagine) ma molto intenso, con uno stile diretto e coinvolgente che aiuta a credere alla finzione dei dialoghi tra Beckett e il suo assistente. I capitoli estremamente brevi aiutano a spezzare la lettura senza far perdere il filo della narrazione. Libro molto gradevole anche se forse sarebbe potuto durare un po' di più, con un finale troppo repentino e uno sviluppo quasi nullo. Tutto sommato, però, una buona lettura.
Está muy bien. Imaginar a Beckett disfrazado, siendo otro, alguien vivo, no ese engendro teatral, un poco de piedra, que aparece en las fotos, está muy bien. Pero aparte, la novela, está llena de tonterías, da un poco de sueño por trechos, aunque es corta, lo cual está muy bien
Intenta alejar del canon a Beckett a partir de relatos y pequeños detalles de su vida cotidiana. Salvo por la idea y el relato sobre la construcción del falso archivo, el resto del libro logra sacar a Beckett del canon, pero para que no nos den ganas ni de ir tomar un café con él. Aburrido.
Enjoyed how the author makes Beckett argue against the audience’s obsession of learning about an author’s personal life, in a book dedicated to make fiction out of his life.
Olağanüstü şeylerin mümkün olduğunu kendime hatırlatmak için arılara ihtiyacım var. Arıların düzeyine erişmeliyiz. Simyacı olup kendi balımızı yapmalıyız.
საინტერესო მწერალია პაჟი. ამ დონის მწერალს რომ აშიშვლებ, "მწერალ სემუელ ბეკეტის" ხატს რომ ამსხვრევ და პუბლიკისთვის შექმნილ იმიჯს სრულიად ცლი სერიოზულობისგან და ტრადიციულობისგან, ნამდვილად დასაფასებელია. სანაცვლოდ კი ვიღებთ ექსცენტრიკულ, ჯიგარ ბეკეტს, ნობელის კომიტეტს რომ არაფრად აგდებს, 15 წელია შვედეთში ჩასვლა ეზარება პრემიის წამოსაღებად და მზადაა პიესაში გმირებიც კი დაამატოს, მონაწილეობის მსურველი პატიმრები რომ არ დაიჩაგრონ. "ხელოვანთა ბიოგრაფიების კითხვა საჭიროა იმისთვის, რომ გაიცნო ისინი, გაწმინდო ხოტბის ლექისა და ჭორებისაგან."
წიგნის დღეებზე დავიწყე კითხვა და როგორც კი დროს გამოვნახავდი ეგრევე ვკითხულობდი. რაღაცნაირად მელანქოლიური და ქიუთ რამეა, სუუულ სხვანაირ ბეკეტს გიხატავს ავტორი.