"Bir hayalperestin zihni onun en harika oyuncağıdır." Dünyayı ancak hayalperestler değiştirebilir. Meraklı gözler, kâşif ruhlar ve yaratıcı zihinler sizi ileriye taşır. Peki, hayalleriniz için sınırlarınız nelerdir? Onlara ulaşabilmek için nereye kadar gidebilirsiniz? Peki ya zorluklarla başa çıkma konusunda kendinize ne kadar güvenirsiniz? Mesela beklemek de dahil midir hayallerinize kavuşmaya? Ya derin üzüntüler yaşamak? Doğru cevabı bulduğunuz gün, yeni hayatınızın ilk günü olacak.
Serinin son kitabı Düşler Atlası'nda Göğü Yeri İndirelim'den tanıdığımız Deniz ile Yeryüzünün Kalbi'nden tanıdığımız Bamba bir araya geliyor. Mahsur kaldıkları adada bir çıkış yolu ararken, kaderleri adanın yerlisi Ra'yla birleşiyor.
' Burada bir hayalperest olarak yaşadım. Hiç bilmezdim. Düşler, taşlar ve çiçekler birer tohum gibi umut tarlasına yarınları ekecekler. Belki içimde bir yerlerde bilirdim de söylemeye cesaret edemezdim. Şimdi ancak hayalperestlere yakışacak güzellikte bir yolculuğun içindeyim. Ne güzel... Ne güzel... '
"Çoğumuz ağaçları yalnızca birer ağaç olarak görürüz. Oysa onlar konuşarak, birbirlerine yardım ederek, birbirlerini koruyarak kocaman bir orman olabiliyorlar. Ya biz insanlar ne yapıyoruz? Nefretle, öfkeyle, yalanla, iftirayla, savaşla birbirimizi yok edebilmek uğruna ömrümüzü çürütüyoruz."
Ne yazık ki her güzel şey gibi Düşperest serisinin de sonu var:( Keşke on kitaptan oluşsaydı da keyifli keyifli okumaya devam etseydim ama bitti işte. Artık diğer Özgür Balpınar kitaplarına yelken açacağım mecburen. Favorim hâlâ ikinci kitap ama Düşler Atlası çok güzeldi. Önceki kitaplardan tanıdığım ve sevdiğim her karakter buradaydı ki serinin başından beri bunu hayal ediyordum. Bamba ve Deniz tüm zorluklara rağmen çok güzel arkadaşlar edinmişlerdi. Bu kitapta hep birlikte bir gemi yolculuğuna çıkıyorlar ama büyük bir sorunla karşılaşıyorlar. Tabii Ra ile de. Ra kim mi? Sizi seriyi okumaya davet ediyorum. Güldürüyor, düşündürüyor, hüzünlendiriyor, yeni şeyler öğretiyor. Kısacası kendine bağlıyor. Çok detay vermek istemiyorum kimsenin okuma keyfi bozulmasın. Son olarak seriyle ilgili okuduğum her değerlendirme nasıl da haklıymış. İyi ki okudum. Sizi özleyeceğim çocuklar💛
Bu serinin ilk kitabı "Göğü Yere İndirelim" her zaman favorim olarak kalacak. İkinci kitap "Yeryüzünün Kalbi" ise beklentimin biraz altında kalmıştı, olaylar çok mantıklı değildi. "Düşler Atlası" ise bence bu ikisinin arasında.