US author, film scriptwriter and sound effects editor who worked with Universal Studios for several years. With Neal R Burger (1931-2005) he wrote three sf novels, all with a strong espionage-thriller flavour.
Ghostboat (1976) centres on the submarine USS Candlefish, believed lost during World War Two, which reappears in modern times minus her crew. The solution of this mystery involves an uneasy mix of Timeslip and supernatural elements, leading to a grim but predictable resolution. Thin Air (1978) is based on the supposed 1943 "Philadelphia Experiment" attempt to render a US warship invisible (see Invisibility); decades later, the protagonist's investigation uncovers secret ongoing Matter Transmission experiments that began during the war years.
Fair Warning (1980) is an Alternate History tale involving efforts by US General George Marshall and US Secretary of State Henry Stimson (without President Harry Truman's knowledge) to avoid the use of the atomic bomb against Japan by convincing them to surrender; Josef Stalin becomes involved in an effort to steal the weapon for the USSR. Together,
Uyarı -orijinal diliyle Fair Warning- yeni yılda okuduğum ilk kitap oldu. Elimdeki basım, 1980 yılında e yayınlarından çıkan birinci basıma ait. Yani eski bir basım, günümüzde kitabın yeni baskısı yok. Eski basım olmasından kaynaklı olarak çok fazla yazım hatası var. Yazım kurallarının günümüzle karşılaştırıldığında yazılmış olan yazım hatalarını anlarım, ancak birçok kelimede harf eksikliği vardı ve noktalama yanlışlarının sayısı da fazlaydı. Ayrıca kitabın çevirisinin de bazı yerlerde çok karmaşık olduğunu belirtmek isterim.
Kitabın konusuna gelecek olursam, bundan yıllar önce ABD kuvvetleri tarafından Hiroshima ve Nagasaki'ye atılan atom bombasını ele alıyor. O insanları bir bombayla yok etmek yerine, bombanın atılacağına dair önceden bir uyarı gönderilseydi ne olurdu?
Geleceği savaşları kazanmak ve siyasal pastadan payımızı almaktan daha başka bir şey olarak görüşmemiz gerek artık.
P. T. Snyder kardeşi Japonlar tarafından öldürülmüş bir binbaşı. Kendisinden bombanın atılacağına dair bir uyarı timi kurulması isteniyor. O da, o timi ince eleyip sık dokuyarak kuruyor. Tabi ki bu grubu kurarken pürüzler meydana geliyor. Aynı zamanda bu grubun kurulma aşamasında çalışırken bir kadına âşık oluyor. Beth... İnanın, binlerce insanı yok eden bir bombanın hikayesini okurken arada onların aşkını okumak yüreğinizi serinletiyor. Öyle ya da böyle bu grup kuruluyor ve Japonları uyarma amacıyla yola çıkma aşamasına hazır hale geliyorlar. Ancak olaylar çok fazla genişliyor ve P.T. Snyder birçok suçlamaya maruz kalıyor. Lakin o kadar güçlü bir karakter ki, o karakter için bile bu kitap okunur. Açık ara farkla en sevdiğim karakteri olduğunu söylememe gerek yok sanırım.
Başka insanların dertleri karşısında sevinmemiz, bunlardan zevk almamız içimizdeki talihsiz bir insanca huydan başka bir şey değil. Kendimizden utanmalıyız, öyle değil mi?
Snyder'in Nakamura ile olan iletişimi de çok güzeldi. Nakamura zaten başlı başına güzel bir karakterdi.
Bolca ihanet ve mücadele, çok az sevgi okuyacağınız bir kitap. Genel olarak bakıldığında kitabın konusu farklı ve güzel. Olay kurgusu çok iyi ve bir sürü karakter mevcut. Her karakter rolünü çok iyi yansıtmış. Sadece bazı yerlerde olay çok uzatılmış. Bu da kitabı okumayı biraz zorlaştıran bir durum oluşturmuş. Kitabın sonu biraz beklentimin altında kaldı. Daha fazla Beth ve Snyder okumak isterdim, çünkü ilişkileri biraz havada ve yarım kaldı. Biraz spoiler vermiş oldum ama kitabın ana konusu onların aşkı değil, meraklanmayın. Sadece ben ikisini de çok sevdiğim ve çok merak ettiğim için onların sonunun belirtilmiş olmasını isterdim.