What do you think?


I libri di mio padre
"I libri di mio padre" è il primo dei dieci volumi della Saga balcanica di Luan Starova, epopea della storia centenaria dell'esilio della sua famiglia, la cui sorte è emblema del destino collettivo del popolo albanese, e balcanico in generale, perseguitato dalla minaccia del disfacimento, dell'assimilazione, dell'intolleranza e del conflitto. La figura paterna domina la narrazione con la sua quiete e la sua dedizione alla lettura. I libri della sua biblioteca si elevano a oggetti sacri da preservare e portare con sé durante ogni migrazione. In essi egli intravede la strada da percorrere per la salvaguardia della famiglia nel corso dei turbolenti eventi storici che interessano la regione tra il 1926 e il 1976. Da studente a Istanbul assiste alla caduta dell'Impero ottomano; fatto rientro nei Balcani, abbandonata la nativa Albania e insediatosi in terra macedone, vedrà il susseguirsi del fascismo e dello stalinismo. I libri costituiscono la sua unica vera patria, amici fedeli di tutta una vita. La carica emotiva che i libri portano con sé; la suggestione dell'autore - figlio del protagonista e narratore - di fronte alla cenere delle sigarette del padre che, come una fenice, riporta in vita gli ideali paterni; la scoperta, nei libri, della strada interiore da percorrere per giungere all'essenza della propria identità; la rivelazione della saggezza dei libri per il superamento dell'irrazionalità balcanica. Sono questi i punti cruciali de "I libri di mio padre".
- GenresHistoryNonfiction
202 pages, Paperback
First published January 1, 1992
Ratings & Reviews
Friends & Following
Create a free account to discover what your friends think of this book!
Community Reviews
Displaying 1 - 12 of 12 reviews
May 14, 2021
07.05.2021
Babasının kitaplarının gölgesinde, tarih, sanat ve yaşanmışlıklara dair bir yolculuğa davet ediyor yazar bizi, hazır mısınız?
Tarih kitaplarınızın satır aralarından Aşina olduğu herşeyi Muazzam bir anlatım ile okumak istiyorum diyenler buyursunlar.
Yalnız söylemeden geçemeyeceğim kitabın yapı kredi kültürden çıkan geçmiş baskısının kapak tasarımı çok çok başarılıymış. Dergah yayınlarına bizi bu kitaptan mahrum etmediği için de ayrıca teşekkür ederim.
Keyifli okumalar.
#readingismycardio #aslihanneokudu #okudumbitti #2021okumalarım #okuryorumu #kitaptavsiyesi #neokudum #dergahyayınları #luanstarova #babamınkitapları
Babasının kitaplarının gölgesinde, tarih, sanat ve yaşanmışlıklara dair bir yolculuğa davet ediyor yazar bizi, hazır mısınız?
Tarih kitaplarınızın satır aralarından Aşina olduğu herşeyi Muazzam bir anlatım ile okumak istiyorum diyenler buyursunlar.
Yalnız söylemeden geçemeyeceğim kitabın yapı kredi kültürden çıkan geçmiş baskısının kapak tasarımı çok çok başarılıymış. Dergah yayınlarına bizi bu kitaptan mahrum etmediği için de ayrıca teşekkür ederim.
Keyifli okumalar.
#readingismycardio #aslihanneokudu #okudumbitti #2021okumalarım #okuryorumu #kitaptavsiyesi #neokudum #dergahyayınları #luanstarova #babamınkitapları
September 1, 2026
Starova’nın kalemiyle sevgili Yağmur sayesinde tanıştım. Yazarın Keçiler Dönemi’ni okumuş çok sevmiştim; Babamın Kitapları’ndan da aynı ölçüde keyif aldım.
Yukarıdaki alıntının da anlattığı gibi suskun bir babanın iç dünyasının aynasında Balkanların durumu; aile reisi babanın çevresinde eşinin, çocuklarının gözünden hayatta kalma mücadelesi satırlara şiir gibi nakşedilmiş. Bu yüzden eseri samimi ve duru anlatımlı kitapları seven herkese tavsiye ediyorum.
“Gerçekte varlığımızı belirleyecek olan sözcükler suskunluğa kök salıp orada gelişiyorlardı. Demek ki en sonunda, suskunluktu sözlerimizin ağırlığımım düzenleyicisi olarak beliren.
Yukarıdaki alıntının da anlattığı gibi suskun bir babanın iç dünyasının aynasında Balkanların durumu; aile reisi babanın çevresinde eşinin, çocuklarının gözünden hayatta kalma mücadelesi satırlara şiir gibi nakşedilmiş. Bu yüzden eseri samimi ve duru anlatımlı kitapları seven herkese tavsiye ediyorum.
“Her yeni kitap aile hayatında edindiği yere göre, en sonunda, evin yeni çocuğu gibi, uzun hayat yolunda daha ileri gitmeyi sağlayan yeni bir patika gibi görünüyordu.
“Hiçbir zafer kesin değildir, yenilgiler de sonsuza dek devam etmez.”
July 10, 2026
yazarın daha önce Keçiler Dönemi eserini okuyup çok beğendim. Kelimeler ve Şeyler (TRT) programının bir bölümünde de yazarın bu kitabından bahsettiler; pür dikkat dinledim. kitaplar hakkında kitaplar okumak, fikren güzel olsa da umduğumu kolay kolay bulabildiğim bir durum olmadığı için tereddütteydim. ama yazarın üslubu o kadar hoş ki bir oturuşta, bayılarak okudum.
bir imparatorluk dağılışı bu kadar dolaylı ama bir bu kadar güzel anlatılabilirdi sanırım!
bir imparatorluk dağılışı bu kadar dolaylı ama bir bu kadar güzel anlatılabilirdi sanırım!
June 19, 2021
okunmayı çok zorlaştıran bir dağınıklığı vardı
hatta babasının İstanbul'da geçirdiği zamanı tekrar tekrar anlattığı, kitaba hangisini koyacağına karar veremediği için hepsini koyduğu bölüm alenen sıkıcıydı
yine de duygusal yönü nedeniyle babasının kitaplarıyla ilişkisini başka türlü anlatamadığını düşünüyorum, dağınıklık bu yaşamı anlatabilmenin tek yolu olabilir...
hatta babasının İstanbul'da geçirdiği zamanı tekrar tekrar anlattığı, kitaba hangisini koyacağına karar veremediği için hepsini koyduğu bölüm alenen sıkıcıydı
yine de duygusal yönü nedeniyle babasının kitaplarıyla ilişkisini başka türlü anlatamadığını düşünüyorum, dağınıklık bu yaşamı anlatabilmenin tek yolu olabilir...
March 31, 2017
Luan Starova wrote this biography of his father (the beginning of a 10 volume Balkan saga) in Macedonia. Starova, born in Albania in 1941 moved with his family across a lake to Macedonia, when Albania was locked down in fascism. In this short book, we see the love of language, literature, homeland and family. Starova's father collects a huge library of books on the Ottoman empire and family histories.
After reading several books by Albanian author Ismail Kadare and working my way through a book on Balkan history, this is truly an interesting slice of history during a turbulent time in the Balkans. This is also a love story of the written word, and a desire to preserve the history of a language that has been antiquated (old Turkish). Most and foremost Starova also tells the story of his courageous Mother, who support his Father's love of books, but has an uncanny knack to know when trouble is heading for her family and saves them.
After reading several books by Albanian author Ismail Kadare and working my way through a book on Balkan history, this is truly an interesting slice of history during a turbulent time in the Balkans. This is also a love story of the written word, and a desire to preserve the history of a language that has been antiquated (old Turkish). Most and foremost Starova also tells the story of his courageous Mother, who support his Father's love of books, but has an uncanny knack to know when trouble is heading for her family and saves them.
August 16, 2012
one of the best books to understand rumelia. all the series should be read to see how balkans were "balkanized".
December 2, 2025
— Babamın suskunluğu, hayatlarımız boyunca dinleyeceğimiz konuşmaların en uzunu olarak tecelli etti
— Bu kitapların nerede son bulacağını gerçekten bilmiyorum. Ömrümüz sona erdiğinde asla okumadığımız kitapların sayfalarında bizden ne kalır ki zaten?
— Gerçekten, kitaplarıyla birlikte ev bark sahibi olması mümkün değildi. Balkan Donkişotluğunda daha ileri gitmemeliydi: Sancho Panza’sını bin güçlükle keşfedecekti burada. Üstelik, bu yörelerde yel değirmeni yoktu.
— Belki de Balkan’ların bir tür Atatürk’ü ama alçakgönüllü ve görünmez bir Atatürk ‘ü olmayı düşlüyordu.
— Babama göre eğer hayat, Cennet’le Araf arasında bir geçit demektiyse, onun gözünde kitaplar ve okuma da Cennet’te yaşamak demekti.
— Babam şu sonuca varmıştı: İnsanlar korkudan ne zaman kitle halinde kurtulsalar, o ana kadar bastırılmış direnmeler çok daha büyük bir güçle patlıyordu.
— Bu kitapların nerede son bulacağını gerçekten bilmiyorum. Ömrümüz sona erdiğinde asla okumadığımız kitapların sayfalarında bizden ne kalır ki zaten?
— Gerçekten, kitaplarıyla birlikte ev bark sahibi olması mümkün değildi. Balkan Donkişotluğunda daha ileri gitmemeliydi: Sancho Panza’sını bin güçlükle keşfedecekti burada. Üstelik, bu yörelerde yel değirmeni yoktu.
— Belki de Balkan’ların bir tür Atatürk’ü ama alçakgönüllü ve görünmez bir Atatürk ‘ü olmayı düşlüyordu.
— Babama göre eğer hayat, Cennet’le Araf arasında bir geçit demektiyse, onun gözünde kitaplar ve okuma da Cennet’te yaşamak demekti.
— Babam şu sonuca varmıştı: İnsanlar korkudan ne zaman kitle halinde kurtulsalar, o ana kadar bastırılmış direnmeler çok daha büyük bir güçle patlıyordu.
May 13, 2021
Nadir kitaptan, yayın evine, kitabın ismine ve arka kapak konusuna aldanıp aldığım bu kitabın konusu çok derin olmasına rağmen yazarın babasını anlatımı sanki uzak bir tanıdığını anlatır gibiydi. Duygusallıktan uzak kalmış bu kitap ara ara yükselse de bazen çok durgun ve sıkıcı ilerledi. Bir ailenin ölümle burun buruna yaşamasını ve nereye ait olduğunu sık sık iç dünyalarında sorgulayan sessiz çığlıklarını duyabiliyorsunuz. Balkanlardaki bazı gerçekleri öğrenmiş ve tekrarlamış olmaktan mutsuz değilim; fakat bu kitabı okuduğuma mutlu da olamadım.
July 2, 2023
Nekako su te Starove priče otišle u patetiku, idealiziranje svojih roditelja. Nema tu mana, ni prividnih mana, nema nijansi, nema kuteva gledanja. Ima dosta ponavljanja i to mi je kao čitateljici smetalo. Previše ponavljanja istih radnji, iz iste perspektive, u istom ili sličnom kontekstu.
April 9, 2023
Gardaş ne anlatıyon ya valla hep tekrara düşmüşsün, giriş var sonuç yok sonuç var gelişme yok. Şiştim okurken!
November 25, 2023
Çok hevesle ve severek başladığım kitabı ne yazık ki biraz hayal kırıklığıyla bitirdim. Kitapların peşinde geçen bir ömrü, çok yakından gözlemlemiş olmasına rağmen, duyguyu ve en önemlisi kitap tutkusunu okura aktar(a)madan anlatmış yazar ne yazık ki. Sanki anlatılan kişi babası değil de yaşamını sonradan öğrendiği herhangi bir insanmış gibi.
Kitapta, daha doğrusu babasının düşünce hayatında bir çelişki gördüm: Bir taraftan Atatürk’ü ve devrimlerini överken diğer taraftan eski Türkçe sevgisiyle yazının (ve daha sonra dilin) değişmesini kabullenemiyor. Hatta bu çelişki bazen o kadar yakın gözüküyor ki bir sayfada “Osmanlı’dan kurtarılabilecek her şeyi kurtarmak gerekir” derken hemen yan sayfasında “Atatürk reformunun öldürücü bir darbe indirmeye çalıştığı eski Türkçe…” diyor (sayfa 126-127). Ya babasının gerçekten kafası karışıktı ya da yazar, babasına uzaklığı sebebiyle böyle bir çelişkiye düştü, bilemiyorum.
Kitapta, daha doğrusu babasının düşünce hayatında bir çelişki gördüm: Bir taraftan Atatürk’ü ve devrimlerini överken diğer taraftan eski Türkçe sevgisiyle yazının (ve daha sonra dilin) değişmesini kabullenemiyor. Hatta bu çelişki bazen o kadar yakın gözüküyor ki bir sayfada “Osmanlı’dan kurtarılabilecek her şeyi kurtarmak gerekir” derken hemen yan sayfasında “Atatürk reformunun öldürücü bir darbe indirmeye çalıştığı eski Türkçe…” diyor (sayfa 126-127). Ya babasının gerçekten kafası karışıktı ya da yazar, babasına uzaklığı sebebiyle böyle bir çelişkiye düştü, bilemiyorum.
November 23, 2025
A very well-written book. The idea of discovering the family history through the books in the father's library seems extraordinary to me. A lesser-known world of the Balkans is revealed to us in a very friendly format.
Displaying 1 - 12 of 12 reviews













