Attila’ydı o. Erken yaşlarından itibaren cesareti ve iradesiyle aman vermez bir rakip olarak çıktı herkesin karşısına. Diplomatik esir olarak Roma’ya gönderildi. Müthiş bir savaşçı olarak Hun ülkesine döndü. Verdiği mücadele sadece düşmanlarına karşı değildi. Kardeş bildikleri onu hiç ummadığı yerden de vurmak istediler, direndi. Hem Doğu hem Batı Roma’ya hükmetti. Tarihte ilk kez Papa’ya diz çöktürdü. Doğuda Sasanilere geçit vermedi. Ve bin yıllara uzanan bir isim bıraktı geriye. Attila’ydı o.
1972 yılında Mersin’de doğdu. Çocukluğu İstanbul - Erenköy’de geçti. Annesinin armağan ettiği gizemli ve kara mizah yüklü öykü kitaplarıyla edebiyata dair ilk heyecanları uyanmaya başladı. Bilkent Üniversitesi’ndeki eğitimini 1994 yılında yarıda bırakarak tamamen edebiyata yöneldi. Yurtdışında, uzak ve gizemli ülkelerde yaşamayı daima sevdi.
Edebiyat çalışmalarının roman alanındaki ilk ürünü olan “Karanlığın Çağrısı” isimli eseriyle Beyan Yayınları 2002/İlk Romanlar ödülünü kazandı. İkinci romanı “Gölgeler” 2004 yılında basıldı. Bunu 2005’te üçüncü romanı “Bin Yılların Gecesi” takip etti. Asıl çıkışını 2009 yılında “Kuşatma 1453” ile yaptı. Tarihi roman okurlarının büyük ilgisiyle karşılaşan Kuşatma 1453’ü, “Kanuni” ve “Yavuz” başta olmak üzere diğer romanları izledi.
En sevdiğim Türk kağanı hayatını anlatan romanı okudum. Tarihten biraz saptırılmış bir kurguydu. Tarih açından değerlendiremem çünkü profesyonel bir tarihçi değilim. Bleda, Attilla'nın öz kardeşidir. Yılmaz Öztuna, Türkiye Tarihi ansiklopedik kitabında anlatmış. Ayrıca oğulları; Csaba, Dengizik, Ernak, Erp ve Eitil'e hiç değinilmemiş yazarımız. Kurgu olarak çok başarılıdır.
Romanın genelinde sıkıcılık ağır basmasının nedeni uzun uzun bölümlerin yazılışından kaynaklıdır. Romanın belli yerlerinde gururlanıp severek okuduğum sahneler oldu. Mesela, Attilla ile Roma Piskoposu arasında geçen Şarap-ekmek ayinine ironik yaklaşımı...
Nacizen fikrim; Tarih romanları gerçek tarihçi yazarlarımız yazsın. Okay abi, olayları dönemin şartlarına göre yazdığı için Ayça gibi Türkopolleri yerden yere vurmamış aksine cesur olarak nitellendirmiş ve topluluğun insani hatalarını eleştirmiş. Bu da gösteriyor ki Okay abi gerçek bir Türkçü'dür. Gerçek Türkçüler'in nezdinde Türklerde din-mezhep farklılığın olmadığını ve sadece kan ağır bastığını iyi bilerler.
Okay abinin üç Gotik romanını okuyacağım. Tarih romanlarında Ahmet Haldun Terzioğlu ve onun önerdiği yazarları okuyacağım.
Bu romanla birlikte Yazarın çıkarttığı bütün eserleri okudum. Yazarın tarihi gerçeklikleri roman dilinde aktarması çok başarılı , diğer eserleri gibi Attila da tarihi anlamda , kurgu ve sürükleyicilik anlamında tatmin edici . Tarihi roman severlerin kesinlikle okuması gereken yazarlardan olan okay tiryakioğlu beni yine şaşırtmadı ve keyifle Büyük Komutan Attila hakkında ve yüce Türk tarihimizin zenginlikleri hakkında bilgi sahibi oldum .
Attila'nın gladyatör okuluna girip Spartaküsçülük oynaması, beraber kaçtığı gladyatörlerle kasabayı terörize eden haydutlara dersini verdiği bir quest alması gibi saçma bölümleri bir kenara bırakırsak her şeyin Attila çevresinde döndüğü, Attila iyi çevresi ahmak temalı, yan karakterlerin felaket zayıf olduğu bir kitap maalesef.
Ayrıca Attila - Greka ilişkisi ve Attila'nın amcası Aybars'ın şaman olması Mielke'nin kitabından fazlaca esinlenilmiş gibi duruyor.
Attila was a man who conguerred all of the Europa. I preferred this book because of historical novel. I am glad to read it. I recommend this book all of Goodreads readers. Four star is enough. Thank you this novels author.