“Neden Evlenmedim” ve “Gelmeyen Pazartesi” adlı romanların yazarı Barış Efendioğlu'ndan yeni, sürükleyici, merak uyandırıcı bir eser daha: “Tutuşamayanlar”.
Beyoğlu’nda bir sahaf dükkânında çok uzun zaman önce başladı bu kederli oyun. Eski kitaplar, eski plaklar ve Tutuşamayanlar varoldukça da devam edecekti. Sırrı, kitaptan kitaba, plaktan plağa aktarılacaktı. Telafisi yapılamayan ayrılıklar için bulabildikleri tek çare buydu. Başka bir hayat mümkün olamadıysa başka bir ölüm mümkün olsun diye… Barış Efendioğlu’ndan insanı sarsan, sarstıkça sadeleştiren, yazıldıkça yaşanan “fazla farkındalıklı” hayli sürükleyici bir roman…
***
“…Eskiden 'Tutunamayanlar' derdim bize, fakat sonra gördüm ki 'Tutunamayanlar' tutunmaya çalışıp bunu başaramayanlarmış…
Ama biz öyle miyiz? Değiliz, eminim buna. Biz 'Tutuşamayanlar'ız. Biz tutunmaya değil, tutuşmaya çalışıyoruz. Yanmak istiyoruz...”
Uzun zamandır bu kitabı bekliyormuşum sanırım. Okurken gerçekten çok etkilendim. Öykülerin geçişi, rakı sofrasında oturuyormuş hissi, o kış akşamını sonuna kadar hissettim. Bir plak almaktan konu nerelere gitti doğrusu. Ben kitap altı çizmeyi hiç sevmem, kitaplara pek kıyamam çünkü. Ama bu kitabın daha ilk sayfasını okurken kalemim elime doğru hızla yaklaştı ve satır altlarını çizdim.
Yazara tekrardan teşekkür ediyorum. Çok güzel, sürükleyen bir öykünün içine bizleri bıraktığı için...
💥Her öykünün mağduru bir sonraki ilişkinin işkencecisi oluyor, bu böyle sürüp gidiyordu. 💥Annesinin ölümünü öğreneli güneş sayısız kere doğmuş ve batmıştı.Halen yatıyordu. Ev sessizdi.Adını bile hatırlamıyordu artık. Kimliği ve kişiligi yok olmuştu. Neyi beklediğini bile bilmeden beklemeye devam etti.Bekledi, bekledi, bekledi. 💥Panik,kaygıları olanlar içindi. 💥Karın neden yaktığını, donma hissinin yanma ile neden aynı olduğunu hiçbir zaman anlayamayacaktım.