Jump to ratings and reviews
Rate this book

Français, Encore Un Effort Si Vous Voulez êTre Républicains (Poche)

Rate this book
Franccedil;ais, encore un effort si vous voulez ecirc;tre reacute;publicains est un opuscule politique inseacute;reacute; dans le cinquiegrave;me dialogue de La Philosophie dans le boudoir. Madame de Saint-Ange, soucieuse de deacute;montrer les principes du libertinage laquo; agrave; mesure que lrsquo;on disserte raquo;, livre aux ardeurs de son fregrave;re, le chevalier de Mirvel et agrave; celles de Dolmanceacute;, la jeune et vierge Eugeacute;nie de Mistival.

95 pages, Paperback

First published January 1, 1795

1 person is currently reading
55 people want to read

About the author

Marquis de Sade

627 books2,288 followers
A preoccupation with sexual violence characterizes novels, plays, and short stories that Donatien Alphonse François, comte de Sade but known as marquis de Sade, of France wrote. After this writer derives the word sadism, the deriving of sexual gratification from fantasies or acts that involve causing other persons to suffer physical or mental pain.

This aristocrat, revolutionary politician, and philosopher exhibited famous libertine lifestyle.

His works include dialogues and political tracts; in his lifetime, he published some works under his own name and denied authorship of apparently anonymous other works. His best erotic works combined philosophical discourse with pornography and depicted fantasies with an emphasis on criminality and blasphemy against the Catholic Church. Morality, religion or law restrained not his "extreme freedom." Various prisons and an insane asylum incarcerated the aristocrat for 32 years of his life: ten years in the Bastile, another year elsewhere in Paris, a month in Conciergerie, two years in a fortress, a year in Madelonnettes, three years in Bicêtre, a year in Sainte-Pélagie, and 13 years in the Charenton asylum. During the French revolution, people elected this criminal as delegate to the National Convention. He wrote many of his works in prison.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
11 (16%)
4 stars
18 (27%)
3 stars
16 (24%)
2 stars
11 (16%)
1 star
9 (13%)
Displaying 1 - 16 of 16 reviews
Profile Image for Deniz Balcı.
Author 2 books827 followers
November 15, 2017
Hiçbir zaman Marquis'in fikirlerine tamamen katılmış, onları savunmuş değilim ama beynimde yeni kapılar açmışlığı çoktur ve bir adım sonrasında onunla benzer düşünmeye başladığımda az değildir. Kurmaca eserlerinde cümlelerin arasına sakladığı benzersiz fikirlerini 'Yatak Odasında Felsefe', 'Tanrıya Karşı Söylev' gibi kitaplarında paket halinde okumak açıkçası biraz sersemletici olmuştu. O yüzden 'Yatak Odasında Felsefe'nin en can alıcı bölümlerinden birisi olan bu metinin, ayrıca kitap olarak basılmış olmasını çok yararlı buldum. Zira bu bölüm tüm Marquis düşüncelerinin mikro ölçekte bir sunumu olabilir. Yaptığı tespitlere katılmak zorunda değilsiniz ama uyguladığı akıl yürütmeye dahil olursanız hoş bir düşünme etüdü gerçekleştirmenizi sağlıyor.
Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim!

Profile Image for Cemre.
726 reviews566 followers
July 30, 2019
Kitabın orijinal ismi "Fransızlar, Cumhuriyetçi Olmak İstiyorsanız Biraz Daha Cesaret". Aslında bu metne bir kitap demek ne kadar doğru bilmiyorum; çünkü metin Marki'nin "Yatak Odasında Felsefe" kitabında yer alan bir bölüm (Ayrıntı Yayınları'ndan çıkan basıda "Fransızlar, Cumhuriyetçi Olmak İstiyorsanız Biraz Daha Çabalayın" isimli bölüm). Sel Yayıncılık'ın kitaptaki bu bölümü alıp ayrı bir kitap olarak basmasına sevindiğimi söyleyebilirim; çünkü bu kitap bence Marquis de Sade'ın felsefesini özetler nitelikte. Eserlerinde yer verdiği düşüncelerin, kurguya yedirdiği fikirlerinin özünün bu kısa kitapta anlatıldığını söylemek yanlış olmaz diye düşünüyorum.

Yatak Odasında Felsefe'yi okurken de bu bölüm oldukça ilgimi çekmişti. Adam Sadizmin isim babası, yapmadığı "ahlâksızlık" yok. Çoğumuz da bu yönüyle biliyoruz onu; ama kesinlikle üzerinde düşünülmesi gereken fikirleri var.

Marki, ilk olarak özgürlüğün ve eşitliğin temel değerler olduğunun, bir cumhuriyetin amacının bu hususların tesisi ve devamının sağlanması olduğunun altını çiziyor. Bunun için de çeşitli önerileri var. İlk olarak din, yasaklanmalı. Marki'ye göre Tanrı diye bir şey yok, tüm kötülüklerin kaynağı da Tanrı fikri ve bu fikre bağlı olan dindarlar. Marki , Tanrı fikrine karşı çıktığı gibi bir de varlığına inanmadığı Tanrı'ya karşı büyük bir kin besliyor. Marki madem Tanrı var ve iyi, o zaman neden mutsuz kulları var; madem belirli bir düzen olsun istiyor, o zaman neden bir düzensizlik hâkim diye soruyor.Yine de okurken Marki'nin Tanrı'nın varlığı hususunda kafasının karışık olduğunu hissettim; çünkü Tanrı'ya karşı ciddi bir öfkesi, ciddi bir nefreti var. Madem kendisine göre Tanrı yok o zaman bu öfkenin kaynağı nedir, bu nefret nedendir? Bir şeyin olmadığına inanıyorsanız ona karşı bir şeyler hissetmek de mümkün değildir diye düşünüyorum açıkçası.

Fransa'da cumhuriyetin egemen olabilmesi için dinin yasaklanmasının yanı sıra Fransız törelerinden de vazgeçilmeli. Yeni yönetim yeni töreler gerektirir. Bu törelerin temelinde de özgürlük ve eşitlik düşüncesi yatmalıdır elbette. Marki bu bağlamda, ilk olarak, çıkarılacak yasaların kısa ve yumuşak olması gerektiğini söylüyor. Herkes farklı karaktere sahiptir ve bu sebeple de farklı olan, karakter olarak eşit olmayan kimselere eşit yasaların uygulanması adaletsizlikten başka bir şey değildir. Herkese uyarlanabilir yasalar Marki'ye göre en adil yasalar. Bundan hareketle çeşitli ilkeler geliştirdiğini söylemek mümkün. Evliliğe, aileye, duygusal birlikteliklere karşı. Bir erkek arzu duyduğu her kadını elde etme hakkına sahip. Bir kadının evlilik bağıyla sadece tek bir erkeğe "ait olması" kabul edilemez. Bir erkek bir kadını arzulamışsa iş bitmiştir, o kadın o erkekle birlikte olmak zorundadır. Benzer şekilde kadınlara da tüm arzularını istedikleriyle tatmin etmelerine izin verilmelidir, bu onların hakkıdır. Evlilik bu sebeplerle kabul edilemez. Ayrıca aile kavramına da gerek yoktur. Kimsenin vatandan başka annesi yoktur (Bu noktada Platon'un ciddi etkisini hissettiğimi belirtmeliyim).

Bunlara ek olarak Marki'nin cinayete ve hırsızlığa dair ilginç yaklaşımları da var. Hırsızın her zaman cezalandırılmaması gerektiğini, aksine bazı durumlarda malını çaldıranın cezalandırılmasının doğru olduğunu söylediği kısımlar var. Cinayet hususunda da karşıt bir tavrı yok. Sonuçta bir kişiyi öldürmek onu tam anlamıyla yok etmek değildir. Doğada hiçbir şey kaybolmaz, mutlaka başka bir formda yaşama ve doğaya katkı sağlamaya devam eder. Cinayet de işte bu katkının türünün değişmesine sebep olur sadece. Yine de belirtmekte fayda var ki Marki, cinayet ile ilgili bunları söylerken ölüm cezasına kesinlikle karşı. Ölen bir kişinin karşılığında devletin bir kişiyi öldürmesini kabul edilemez buluyor.

Marki'nin pek çok görüşünü kabul etmem mümkün değil; ama okuyana farklı bir bakış kattığını kabul etmek gerek. İlginç bir adam kendisi. E.L. James tarzında şeyler yazan bir adam olmanın bence çok ötesinde bir adam. Eserlerini okumaya katlanamayabilirsiniz belki; ama bu kısa kitapçığı okumanızı tavsiye ederim.
Profile Image for Yann.
1,413 reviews393 followers
December 19, 2014


Au fond d'un antre sauvage
Un Satyre et ses enfants
Allaient manger leur potage,
Et prendre l'écuelle aux dents.

On les eût vus sur la mousse,
Lui, sa Femme, et maint Petit ;
Ils n'avaient tapis ni housse,
Mais tous fort bon appétit .

Pour se sauver de la pluie,
Entre un Passant morfondu.
Au brouet on le convie.
Il n'était pas attendu.

Son Hôte n'eut pas la peine
De le semondre deux fois.
D'abord avec son haleine
Il se réchauffe les doigts .

Puis sur le mets qu'on lui donne,
Délicat, il souffle aussi.
Le Satyre s'en étonne :
Notre hôte, à quoi bon ceci ?

L'un refroidit mon potage;
L'autre réchauffe ma main.
Vous pouvez, dit le Sauvage,
Reprendre votre chemin .

Ne plaise aux Dieux que je couche
Avec vous sous même toit !
Arrière ceux dont la bouche
Souffle le chaud et le froid !


On a droit ici à un pamphlet qui, après avoir pris des dehors avenants et honnêtes, change son fusil d'épaule pour devenir une atroce apologie du viol et du meurtre, en totale contradiction avec les idées du début. Inutile de s'exciter, c'est Sade, toujours là pour faire du scandale, et mêler des rêveries dérangées à des sophismes grossiers façonnés en pillant les idées de vrais penseurs. Contrairement à ce qu'affirme la postface, il n'y a rien de révolutionnaire, ni d'avant garde, ni de "raisonnement poussé à ses extrêmes conséquences". C'est juste une provocation odieuse sans aucune autre espèce d'intérêt que de vous faire bouillir le sang d'indignation et d'horreur si c'est sincère, ou hausser les épaules avec mépris si c'est autre chose. Le texte est tiré du roman La philosophie dans le boudoir.
Profile Image for Serap Becit.
110 reviews3 followers
June 5, 2025
Sade'nin Cumhuriyeti

Sade, Cumhuriyetçi Olmak İstiyorsanız Biraz Daha Cesaret adlı metninde, gerçek bir cumhuriyetin yalnızca monarşinin değil, aynı zamanda dinin, geleneksel ahlakın ve mülkiyetin de yıkımını gerektirdiğini savunur. Bu, sadece siyasal değil, varoluşsal bir devrim çağrısıdır. Sade burada yalnızca bir hedonist değil; arzuyu sistemli biçimde düşünerek onu politik bir özgürlük aracına dönüştüren bir filozoftur. Onun haz anlayışı, pasif bir zevk düşkünlüğünden çok, tahakküme karşı bir reddiyedir. Özgürlük, ona göre, arzunun önündeki tüm engeller kalktığında başlar.
Profile Image for Fact100.
485 reviews39 followers
November 14, 2018
Ulaşılmaya çalışılan nokta ile bu noktaya ulaşmak için önerilen yöntemler pek alakalı durmuyor.

1,5/5
Profile Image for Néguine.
88 reviews9 followers
December 25, 2021
Un discours moqueur qui prend l'allure d'un plaidoyer vibrant en faveur de l'athéisme et de l'abrogation des lois au sein d'un gouvernement républicain.

Si je veux résumer en quelques phrases, une société idéale et utopique aux yeux de Sade et celle où ni loi, ni éthique ni aucune conscience humaine ne pourraient limiter la liberté des êtres, et chacun serait en mesure de satisfaire tranquillement tous ses besoins sans se soucier des conséquences de ses actes.
Les êtres humains sont réduits à des animaux, aucun lien de parenté par alliance ou par filiation n'a de sens dans ses idées.
La civilisation donnerait sa place à un vrai tohu-bohu...

Je vais noter certains de ses propos :

C'est une injustice effrayante que d'exiger que des hommes de caractères inégaux se plient à des lois égales. Ça qui va à l'un ne va point à l'autre. Je conviens qu'on peut pas faire autant de lois qu'il y a d'hommes, mais les lois peuvent être si douces, en si petit nombre que tous les hommes de quelques caractères qu'ils soient puissent facilement s'y plier.

Il est certain que dans l'état de nature, les femmes naissent vulgivaques, c'est à dire, jouissant des avantages des autres animaux femelles et appartenant comme elles et sans aucune exception à tous les mâles.
Une femme même dans la pureté des lois de la nature ne peut alléguer pour motif du refus qu'elle fait à celui qui la désire, l'amour qu'elle a pour un autre. Parce que ce motif en devient un d'exclusion, et qu'aucun homme ne peut être exclu de la possession d'une femme, du moment qu'il est clair qu'elle appartient décidément à tous les hommes.
Et c'est pour le bonheur de tous et non pour un bonheur égoïste et privilégié que nous ont été donné les femmes. Tous les hommes ont donc un droit de jouissance égal sur toute les femmes.


L'athéisme est à présent le seul système de tous les gens qui savent raisonner.
Profile Image for Irmak.
142 reviews5 followers
September 23, 2017
Kitap gayet güzel başladı. hiçbir dinin hiçbir şekilde yaşatılmamasından bahsediyordu. din, diktatörlükle paralel bir şekilde yürüdüğü için diktatörlüğün sonu için dinin her türlüsünün, her şeklinin kesinlikle arkamızda bırakmamız gereken bir bela olarak görüyor.
bunun dışında cinselliğin, sapkınlığın kesinlikle suç olmaması gerektiğini söylüyor.
cinayet vakalarında da bazı temel kurallara bakılarak işleyen kişinin eyleminin suç sayılıp sayılabileceğini söylüyor. sonuç olarak ölmek ve öldürmek bizim doğamızda var.
hırsızlığın da aslında suç olmaması gerektiğini söylüyor. zengin ile fakirin arasındaki adaletsizliğin çalma ile dengeleneceğini düşünüyor. bunu yasak olarak koyan kişilerce de bu kuralın sadece zengini koruduğunu, fakir için hiçbir şey yapmadığını söylüyor.
bunun dışında kadınların erkeklerin seks kölesi olarak kullanılmasını tamamen destekliyor. o noktadan sonra kitapla kurduğum yakın samimiyeti yitirdim. aramızda buzdan bir cam tabakası kaldı. açıkçası tam olarak bahsettiği tecavüz değil de erkeğin, kızı ikna etmesi olarak düşünmek istedim ben. ancak sade amcamız cinsel birleşmelerde de kesinlikle iki tarafın da tatmini olması gerektiğini söylüyor. bulmak istediğiniz gibi bırakınız mantığı.
daha çok merak ediyorsan oku.
Profile Image for Beyza.
294 reviews19 followers
May 8, 2020
"Ahlakın dine değil dinin ahlaka dayanması gerektiğine inanmış olduğumuz bir yüzyılda ahlaka uygun bir din gerek, ahlakı geliştirebilecek, onun kaçınılmaz devamı olabilecek ve ruhu yücelterek, onun günümüzde tapılan biricik put olan bu değerli özgürlük düzeyinde sürekli kalmasını sağlayabilecek ahlaka sahip bir din gerek." Sf 7

Yazarın fikirlerinin hepsini onaylamasam da, aykırı bir filozof ve sıradışı bir edebiyatçı olarak kendisine her zaman saygı duydum ve yazılarını her zaman için büyük bir merak ve şaşkınlıkla okumaya devam ettim.

Gerçekten de bazı toplumsal konularda aşırı hassas olan ya da katı önyargıları olan insanların okuyup, seveceği bir yazar değil Sade. Ancak, onun bu aykırı fikirlerini "kişisel almadan", sadece onu bir filozof veya edebiyatçı düzeyinde okursanız, alınıp, gücenmeyecek, aksine zihninizi, bakış açınızı genişleteceksiniz.

Ancak bu şekilde bakabilecek okurların kendisini okumasını öneririm.

Kendisinin ağzından:
...filozof küçük insani gururları asla okşamaz; onun her zaman için büyük bir tutkuyla istediği şey, hakikati aramaktır, özsaygının aptalca önyargıları altından hakikati bulup çıkarır, hakikate erişir, onu geliştirir ve şaşkın dünyaya cesurca gösterir. Sf 66

Not: Işık Ergüden çevirisi başarılıydı lakin bir şeyi anlamadım. Örn: sf 64'te [.....] gibi boş bırakılan kısımlar var, bunların sebebi kaynak metnin okunur olmamasından mı, yoksa Sel yayınevi bir otosansür mü uygulamış? Bu konuda bir bilgisi olan varsa, lütfen bu yazının altına bir yorum bıraksın.
Şimdiden teşekkürler.
Profile Image for Antlessa.
9 reviews1 follower
May 9, 2018
-Français en dessous-
CW/TW rape, incest, sex, murder. Don't read this if you're fragile with these subjects/talking reading about it.

.
.
.
This book is very weird and interesting at the same time. But my conclusion is that we need to keep in mind that this book was written after the 1789 French Revolution/Bastille Day so the provocative tone can maybe embody the way of thinking at that time. Sade write strong but long sentences, with precise and researched words. In the case of the original version book (i.e in French) the book is organised in two chapters : the first is about religion (and especially Christian religion) and the second about habits. Sade wants that habits, and especially religion change to be adapted to the post-revolution republican ideal.
In the first chapter about christianity criticisism Sade have a supportable argumentation and gives references about the old regime and the clergy but the second chapter is very uncertain and Sade multiply sophisms about non-monogamy, free sex, prostitution, incest and rape. So if you are weak about these subjects you need to avoid this book!!! Sincerely!!!

FR : Ce livre du Marquis de Sade (le premier que je lis de lui, d'ailleurs) m'a paru très bizarre et très intéressant à la fois. C'est sûrement ce que les gens peuvent ressentir en lisant Lolita de Nabokov. Je pense qu'on doit garder en tête le contexte d'après révolution française (le livre a été publié en 1795) et des Lumières qui poussaient à une plus grande libération des idées, et dans ce cas toutes les idées, même les plus provocantes et répulsives aux yeux de la plupart des gens. Ce pamphlet est divisé en deux chapitres, qui servent selon Sade à "arriver au but" càd à passer de peuple monarchique à un peuple républicain. Il aimerait presque, avec ce texte, nous pousser à nous éveiller afin d'arriver au "but". Le premier chapitre est une critique de la religion chrétienne et le second est une critique des mœurs de l'époque qui seraient trop restrictives et qui empêcheraient au peuple d'exprimer ses "pulsions". Cette partie contient une apologie du meutre, qui selon Sade serait naturel mais auquel nous ne devrions pas répondre par le meurtre (= référence à la peine de mort). Voilà la couleur. Il y a également des références à ce qu'il appelle le "libertinage" (je mets entre guillements le terme car il y a une inclusion du viol, de la prostitution et de l'inceste également).
Ce livre n'est donc pas pour les personnes frileuses, non averties ou sensibles donc.
74 reviews7 followers
Read
December 10, 2016
Kisa metin, bir kez daha "Marquis de Sade ile genc yasta tanismanin uzerimde nasil bir etkisi var acaba" sorusunu sordurdu.
Displaying 1 - 16 of 16 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.