Fatih Altınöz, Birine Bir Şey Yapmaktan Korkuyorum’daki öykülerinde 1990’lı yıllarda bir doktor olarak tanıdığı delileri anlatıyor. Sadece delileri değil, doktorları da elbette.
Kim doktor, kim hastadır bu hayatta? Kim, kime nereye kadar ve ne kadar sağlık, sıhhat verebilir? Doktoru kadir-i mutlak, bütün güçleri sonsuzcasına kendisinde toplamış, hikmetinden sual olunmaz bir varlık olarak görmenin saçmalığına dair trajik örnekler var Birine Bir Şey Yapmaktan Korkuyorum’da.
Fatih Altınöz’ün büyük bir dramın içinden incelikle çıkardığı bu kahramanlar elbette ki müstear isimli. Sonuncusu hariç...
Benzerini sıkça gördüğümüz, kötü dille yazılmış, basit, yüzeysel anı kitaplarından biri sanarak uzun süre uzak durmuştum. İyi anlamda şaşırttı. Derdi “enteresan deli hikayeleri” anlatıp ilgi çekmekten çok daha fazlası. Biraz ercan kesal tadı da var, ama onun romantizminden uzak, daha sert bir kitap.