Bu kitabı, her ne kadar zihnimin bir köşesinde günün birinde shopier benzeri bir platformda dijital bir dükkan açmak gibi bir fikir olsa da, henüz kendi işimi kurmaya vakit ve yeterli cesaretim yokken, girişimcilik doğrudan gündemimde değilken, Fırat Demirel'i sosyal medyada takip edip, işini aşk ve şevkle yapışına hayran olduğum için okumaya başladım.
Dil ve edebiyata olan ilgimden ötürü benim ilk dikkatimi çeken şey Fırat beyin dilinin sade, anlaşılır ve zengin oluşuydu. Yazı işini denemiş ya da içinde olanlar sade yazmanın zorluğunu ve bunun için aslında dili çok iyi bilmenin gerekliliğinden haberdardırlar, bu sebeple ben de bu zenginliği sadeliğin içinde buldum. Herhangi bir kitabı okurken istemsizce yazım ya da anlatım bozuklukları hemen gözüme çarpar normalde, bu kitapta ya ben göremedim, ya da yazar ve editör birlikte dil açısından çok iyi iş çıkarmışlar. Her ikisine de özenleri için gönülden teşekkür etmek isterim
Gelelim içeriğe. Kapaktan da açıkça anlaşıldığı gibi kitap, 80-90 doğumlu olanlardan hemen hepimizin en azından 2-3 tanesine uğramış olduğu, geniş kitlelere ulaşmayı başarabilmiş internet girişimlerinin hikayelerini anlatıyor. İnternet girişimlerini okurken aynı zamanda internetin kendisine dair terimlere de aşinalık kazanıyorsunuz ve yeni şeyler öğreniyorsunuz tabi. Örneğin "URL"nin açılımının Uniform Resource Locator/ Tekbiçim Kaynak Konumlayıcı olduğu, Türkiye'de ilk internet bağlantısının aslında çok da uzak gelmeyen, 12 nisan 1993'te gerçekleştirildiği ve bunun ODTÜ Bilgi İşlem Daire Başkanlığı'na ait yönlendiriciler ve PTT'den sağlanan kiralık hatlarla yapıldığı (s15) vb. Yazar kitaptaki hikayeleri rastgele bir yerlerden toplamamış, her bir girişimin kurucusuyla sohbet etmiş ve bu sohbeti gerekli referansları dikkatli bir şekilde dipnotlarda vererek, girişimcilik konusuna çok da ilgili olmayan bir okuyucuyu dahi okumaya ikna edebilecek bir akıcılıkla ve iyi bir hikaye diliyle anlatmış. Hikayelerin doğrudan girişime odaklanmayıp, girişimi kurucusunun hayat hikayesiyle birleştirerek aktarması hikayelere sağlam bir temel vermiş, hikayeler fotoğraflarla desteklenmiş. Her hikayenin bitiminde ise girişimciden tavsiyeler bölümü eklenmiş, bu da güzel bir jest ama bana sorarsanız tavsiyeleri ya da ipuçlarını hikayelerin içinden kendiniz bulmanız daha etkili ve gerçekçi bir ders alış oluyor.
Son olarak, bu kitabı okumak bahsi geçen ya da geçmeyen girişimlere olan bakış açımı değiştirdi, yapılan fedakarlıklardan haberdar olmak kendi emekleriyle işini kurabilmiş kişilere karşı saygımı bir kat daha artırdı, bunun o kişilerle iletişimdeyken yahut o hizmetlerden yararlanırken her iki taraf için de olumlu olacağını düşünüyorum.
Güzel bir okumaydı. Sevgili Fırat Demirel'e el, göz, klavye ve emeklerinize sağlık diyerek bitireyim 💐